Ekonomisi çöken, zamanın kalkınma hamlelerini yapamayan, dış politikası teslimiyete dayanan Osmanlı'ya son darbe 1. Dünya Savaşında vuruldu.
İngiltere, İtalya, Fransa, Yunanlılar, ABD geldiler ve Osmanlı'yı pay ettiler. Yetinmediler! Ermenileri, Rumları ve de devşirdikleri Nakşi şeyhleri ve de aslı bozuk, nesli bozuk sözde Kürt ağalarını ayartarak Anadolu'yu kan gölüne çevirdiler.
Bir güneş doğdu 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'da ve o güneş 29 Ekim 1923'te bütün Anadolu'yu aydınlattı.
10 günde 400 kilometre
26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz 'un başladı. Mustafa Kemal'in ifadesi ile 'Ordularımız, asıl kuvvetleri ve bütün savaş gereçleri ile dört yüz kilometreyi on gün içinde aşıp geçtiler' ve İzmir'e girdiler. 18 Eylül 1922'de Anadolu'da bir tek Yunan kalmamıştı.
Yani bu millet, Mustafa Kemal önderliğinde 1.625 günde (4,5 yıl) zamanın küresel güçlerine ve bu güçlerin içimizdeki inanç ve etnik kimlik üzerinden tetikçilerine karşı aklınıza gelebilecek her türlü yokluk, noksanlık mücadele vermiş ve tam bağımsızlığını kazanmıştır.
O şartlar, öylesi koşullarda ve bu kısacak zaman diliminde böylesi şanlı bir zaferi sıradan bir insanın önderliğinde hiç kimse başaramazdı.
Atatürk sıradan bir insan değildi. Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın bizzat Osmanlı arşiv belgelerinden ortaya koyduğu gibi 8. Hak İmam, İmam Ali Rıza'nın soyundandır. Anne ve baba tarafından bir çok irşat ehli büyüğü olan büyük bir insandır.
Türk Milleti, Allah'ın emanetine sahip çıkmış, yüz yıllarca İslam'ın sancaktarlığını yapmış büyük bir millettir.
İşte büyük bir millet ile büyük bir önder birleşince karşısında hiçbir güç duramamıştır. Zaferimiz kutlu, devletimiz baki, milletimiz var olsun.
Sürece ortak olma daveti
Malum sürecin ilk ayağı olan yasayı da çıkardılar. Sayın Erdoğan Malazgirt'ten 'herkesi bu sürece ortak olmaya' davet etti.
Devlet Bahçeli bütün çizgileri aşarak süreci 'milletin eseri ve devletin politikası' ilan etti.
Numan Kurtulmuş, sürecin 'tıkır, tıkır' ilerlediğini açıkladı.
İletişim Daire Başkanlığı, süreç aleyhine paylaşım yapan sosyal medya hesaplarını takibe alacağını açıkladı.
Hemen ardından İstiklal Marşı okunurken ıslık çalanlara ceza vermeyen TFF, tribündeki sarı torbalar için Kocaelispor'a ceza yağdırdı.
Devrimin şehitleri!
Süleyman Soylu ile özdeşleyen Murat Karayılan, PKK'nın yayın organı ANF ile görüntülü röportaj yaptı.
"Şehitlerimizi belki de ilk kez toplu olarak açıklıyoruz. İlk şehitlerimiz 1976 yılında verildi. 1976'dan 1983'e kadar 173 şehidimiz var. 1984'ten 2000 yılına kadar 13.778 şehidimiz var.
2001'den 2026'ya kadar 7.949 şehidimiz var… Bunların tamamı Kuzey Kürdistan'da verilen şehitlerdir…
Fakat bu şehitleri Kuzey'den saydık. Kerkük, Maxmur, Kobanê'de, Rojava'da ve Şengal'de şehitlerimiz var…
Çok ağır bir savaştaydık…
Yani hiçbir şehidimizin kaybolmasına müsaade etmeyeceğiz…
Bütün şehitlerimizi bir araya getirmek istiyoruz…
Halkımızın, özellikle de değerli şehit ailelerimizin bu durumu anlamasını umuyorum. Onların bu durumu anlayacağına da inanıyorum' gibi iman ve irfan sahibi hiç kimsenin kabul edemeyeceği cümleler kurdu.
Bizzat DEM Parti yöneticileri, teröristler için düzenlenen anma programlarına katılarak, bebek katili ve vatan hainlerini posterleri altında mücadelelerinin büyüklüğünü vurguladılar.
Bu açıklamaların yapıldığı günlerde Suriye'de HTŞ lideri Ahmet Şara ile SDG Lideri Mazlum Abdi birleştiklerini açıkladı.
Siyasetçilerimiz ve medya 'SDG, kendini feshetti' başlığında bu birleşmeyi alkışlayıp bölgede huzurun adımlarını duymaya başladıklarını açıkladılar.
Cumhurbaşkanımız sonucu açıklamıştı
Süreç, İran ve Suriye'deki gelişmeler, Irak'ta Papa'nın, Barzani'yi bizzat koruması altına alması ülkemizde de konuşuluyor. Herkes bir şeyler söylüyor.
Şu bir gerçek ki, sonucu Cumhurbaşkanımız çok önceleri açıklamıştı:
'Terör örgütlerinin iyisi kötüsü olabilir mi? Bu mantıkla bir yere varamayız. Terör örgütünün hepsi kötüdür…
Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, kullananları da sokarlar. Çünkü karakterleri budur'.
Çok haklı değil mi?
İngiltere, İtalya, Fransa, Yunanlılar, ABD geldiler ve Osmanlı'yı pay ettiler. Yetinmediler! Ermenileri, Rumları ve de devşirdikleri Nakşi şeyhleri ve de aslı bozuk, nesli bozuk sözde Kürt ağalarını ayartarak Anadolu'yu kan gölüne çevirdiler.
Bir güneş doğdu 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'da ve o güneş 29 Ekim 1923'te bütün Anadolu'yu aydınlattı.
10 günde 400 kilometre
26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz 'un başladı. Mustafa Kemal'in ifadesi ile 'Ordularımız, asıl kuvvetleri ve bütün savaş gereçleri ile dört yüz kilometreyi on gün içinde aşıp geçtiler' ve İzmir'e girdiler. 18 Eylül 1922'de Anadolu'da bir tek Yunan kalmamıştı.
Yani bu millet, Mustafa Kemal önderliğinde 1.625 günde (4,5 yıl) zamanın küresel güçlerine ve bu güçlerin içimizdeki inanç ve etnik kimlik üzerinden tetikçilerine karşı aklınıza gelebilecek her türlü yokluk, noksanlık mücadele vermiş ve tam bağımsızlığını kazanmıştır.
O şartlar, öylesi koşullarda ve bu kısacak zaman diliminde böylesi şanlı bir zaferi sıradan bir insanın önderliğinde hiç kimse başaramazdı.
Atatürk sıradan bir insan değildi. Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın bizzat Osmanlı arşiv belgelerinden ortaya koyduğu gibi 8. Hak İmam, İmam Ali Rıza'nın soyundandır. Anne ve baba tarafından bir çok irşat ehli büyüğü olan büyük bir insandır.
Türk Milleti, Allah'ın emanetine sahip çıkmış, yüz yıllarca İslam'ın sancaktarlığını yapmış büyük bir millettir.
İşte büyük bir millet ile büyük bir önder birleşince karşısında hiçbir güç duramamıştır. Zaferimiz kutlu, devletimiz baki, milletimiz var olsun.
Sürece ortak olma daveti
Malum sürecin ilk ayağı olan yasayı da çıkardılar. Sayın Erdoğan Malazgirt'ten 'herkesi bu sürece ortak olmaya' davet etti.
Devlet Bahçeli bütün çizgileri aşarak süreci 'milletin eseri ve devletin politikası' ilan etti.
Numan Kurtulmuş, sürecin 'tıkır, tıkır' ilerlediğini açıkladı.
İletişim Daire Başkanlığı, süreç aleyhine paylaşım yapan sosyal medya hesaplarını takibe alacağını açıkladı.
Hemen ardından İstiklal Marşı okunurken ıslık çalanlara ceza vermeyen TFF, tribündeki sarı torbalar için Kocaelispor'a ceza yağdırdı.
Devrimin şehitleri!
Süleyman Soylu ile özdeşleyen Murat Karayılan, PKK'nın yayın organı ANF ile görüntülü röportaj yaptı.
"Şehitlerimizi belki de ilk kez toplu olarak açıklıyoruz. İlk şehitlerimiz 1976 yılında verildi. 1976'dan 1983'e kadar 173 şehidimiz var. 1984'ten 2000 yılına kadar 13.778 şehidimiz var.
2001'den 2026'ya kadar 7.949 şehidimiz var… Bunların tamamı Kuzey Kürdistan'da verilen şehitlerdir…
Fakat bu şehitleri Kuzey'den saydık. Kerkük, Maxmur, Kobanê'de, Rojava'da ve Şengal'de şehitlerimiz var…
Çok ağır bir savaştaydık…
Yani hiçbir şehidimizin kaybolmasına müsaade etmeyeceğiz…
Bütün şehitlerimizi bir araya getirmek istiyoruz…
Halkımızın, özellikle de değerli şehit ailelerimizin bu durumu anlamasını umuyorum. Onların bu durumu anlayacağına da inanıyorum' gibi iman ve irfan sahibi hiç kimsenin kabul edemeyeceği cümleler kurdu.
Bizzat DEM Parti yöneticileri, teröristler için düzenlenen anma programlarına katılarak, bebek katili ve vatan hainlerini posterleri altında mücadelelerinin büyüklüğünü vurguladılar.
Bu açıklamaların yapıldığı günlerde Suriye'de HTŞ lideri Ahmet Şara ile SDG Lideri Mazlum Abdi birleştiklerini açıkladı.
Siyasetçilerimiz ve medya 'SDG, kendini feshetti' başlığında bu birleşmeyi alkışlayıp bölgede huzurun adımlarını duymaya başladıklarını açıkladılar.
Cumhurbaşkanımız sonucu açıklamıştı
Süreç, İran ve Suriye'deki gelişmeler, Irak'ta Papa'nın, Barzani'yi bizzat koruması altına alması ülkemizde de konuşuluyor. Herkes bir şeyler söylüyor.
Şu bir gerçek ki, sonucu Cumhurbaşkanımız çok önceleri açıklamıştı:
'Terör örgütlerinin iyisi kötüsü olabilir mi? Bu mantıkla bir yere varamayız. Terör örgütünün hepsi kötüdür…
Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, kullananları da sokarlar. Çünkü karakterleri budur'.
Çok haklı değil mi?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bin 625 günde ayağı kalktık / 30.08.2026
- ‘Samsun’a çıktığım gün umumî vaziyet ve manzara’ / 29.08.2026
- Yezid’i mantığa karşı Hüseyin olmak Hüseyin ile olmak / 28.08.2026
- ‘Reis bizi, Gazze'ye götür’ / 27.08.2026
- Dış politikada, Hz. Muhammed’in ‘Sünneti’ yok mu? / 26.08.2026
- Resulullah’ı sevmek ve O’na kardeş olmak / 24.08.2026
- Sömürge valisi bu kez Yüce Allah’ı ve Peygamberleri hedef aldı / 23.08.2026
- Hangi hukuk, kime göre adalet? / 22.08.2026
- Türk askerini, Ortadoğu’da istemiyorlar / 21.08.2026
- Toplumun huzuru nasıl bozulur? / 20.08.2026
- ‘Samsun’a çıktığım gün umumî vaziyet ve manzara’ / 29.08.2026
- Yezid’i mantığa karşı Hüseyin olmak Hüseyin ile olmak / 28.08.2026
- ‘Reis bizi, Gazze'ye götür’ / 27.08.2026
- Dış politikada, Hz. Muhammed’in ‘Sünneti’ yok mu? / 26.08.2026
- Resulullah’ı sevmek ve O’na kardeş olmak / 24.08.2026
- Sömürge valisi bu kez Yüce Allah’ı ve Peygamberleri hedef aldı / 23.08.2026
- Hangi hukuk, kime göre adalet? / 22.08.2026
- Türk askerini, Ortadoğu’da istemiyorlar / 21.08.2026
- Toplumun huzuru nasıl bozulur? / 20.08.2026

























































