logo
24 HAZİRAN 2026

BTP Lideri formatı attı: Siyaseti de, hükümeti de güncelleyeceğiz

 
BTP Genel Başkanı Baş, partisinin Ankara'da düzenlenen 8. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Hiç kimseyi ezmeden, güçlünün güçsüze karşı sözünün geçtiği bir dünya değil, herkesin birbirleriyle rahatça iletişim kurabildiği bir dünya oluşturacağız. İşte bunu oluşturmak için bu genç kardeşiniz karşınızda. Gelin bunu hep birlikte yapalım. BTP ile birlikte kendi geleceğimizi şekillendirelim. Siyasete format atmaya gelen bu kalabalığa teşekkür ediyorum. Bu siyaseti de, bu hükümeti de güncelleyeceğiz" dedi.

20.03.2022 16:05:00
 BTP Lideri formatı attı: Siyaseti de, hükümeti de güncelleyeceğiz
 BTP Lideri formatı attı: Siyaseti de, hükümeti de güncelleyeceğiz
RECEP BAHAR

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) 8. Olağan Büyük Kongresi, Ankara'da Ankara Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın tek aday olarak girdiği kongreye partililer büyük ilgi gösterdi. "At Bi Format", "Türkiye'yi Yönetecek Gençler Aranıyor" ve "Gençler Halleder" sloganlarıyla gerçekleştirilen ve baştan sona coşkulu geçen kongreye siyasi partiler de temsilciler gösterdi. Kongre salonunda BTP'nin kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş ile birlikte Hüseyin Baş'ın fotoğrafları yer alırken, "Format atmaya geldik", "Var bir hayalimiz" yazılı pankartlar asıldı. BTP Lideri Baş, salona 'Sen Bize Umut Oldun' adlı sosyal medyada viral olan marş eşliğinde girdi. Partilileri selamlayan Baş, Karadeniz halk oyunları ekibiyle horon oynadı.

Genç liderden Gençliğe Hitabe ile başlangıç

BTP Lideri konuşmasına Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nde yer alan "Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur" ifadesiyle başladı.
Bu yıl 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin Cuma gününe denk geldiğine işaret BTP Lideri, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı hutbede yine Atatürk'ün ismine yer verilmediğini işaret ederek, şunları söyledi: "Bunu daha önce de yaptılar. Geçen yıl 29 Ekim de Cuma gününe denk gelmişti. O gün de Diyanet'in hazırladığı hutbelerde Atatürk'ten bahsedilmemişti. Hep faiz lobisi diyorlar. Bu ülkede faiz lobisi var mı bilmiyorum ama bu ülkede bir vaiz lobisi olduğu kesin. Halbuki bu işi çözmüştük. Tekrar edelim. Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra ülkenin her bir tarafını imar ediyor. Bu ülkenin sosyo-politik, kültürel, dini, ekonomi ve eğitim altyapılarını hazırlıyor. Diyor ki ben size 52 tane hutbe bırakıyorum. Bir yılda 52 hafta var. Bu hutbeler içinde zafer hutbesi, Ramazan hutbesi, kurban hutbesi var. Aklınıza hangi konu geliyorsa, Atatürk onlarla ilgili eksiksiz hutbeler hazırlıyor. Çanakkale Zaferi'nin çok özel bir anlamı vardır: Çanakkale cephesi, Birinci Dünya Savaşı'nın bir cephesi. Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı topraklarında düşmandan tam olarak arındırılan tek bir cephe var, o da Çanakkale cephesi. O cephede de Atatürk var. Diğer cephelerde başarıya ulaşılamıyor, bir tek Küt'ul Amare'de kısmı başarı var. Batı'nın işgaline uğruyor. Bizim iktidarımızda her Cuma dinleyeceğimiz hutbe Atatürk'ün yazdığı hutbe olacak. Çünkü din değişmedi. Size değişmiş gösteriyorlar ama değişmedi."

Lozan'da gizli madde var mı?

Lozan Anlaşması'nda madenlerle ilgili gizli madde olduğu şeklinde iddiaya değinen BTP Lideri, şunları söyledi: "Bu iş nasıl çıktı? Yıllarca bizleri soyarlarken, bize şu hikaye anlatıldı: Bizim yeraltı kaynaklarımız yok. Böyle şansımız yok. Sonra 2002 yılında bir halk kahramanı, Prof. Dr. Haydar Baş çıkıp dedi ki, 'bizim 3 katrilyon dolarlık yeraltı zenginliğimiz var.'  O zaman dendi ki, 'bizim aslında var ama Lozan'dan dolayı çıkaramıyoruz'. Bu işin hikayesi budur. Parti Sözcümüz Emre Polat, istişare ederken 'Lozan konusunu işlememiz, vatandaşı aydınlatmamız lazım' dedi. Ben de dedim ki, 'Biz bunu anlatıyoruz'. Lozan'da gizli madde olup olmadığı sizi, bizi ilgilendiren bir konu değil. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin namusudur. Eğer bu ülkeyi yönetenler bu ülkenin namusunu düşünüyorlarsa, çıkıp diyecek ki, 'gizli anlaşma vardır ya da yoktur.' Ben şimdi burada Sayın Cumhurbaşkanı'ndan rica ediyorum: Lozan Anlaşması'nda gizli madde varsa, lütfen bu halka gizli maddenin varlığını açıklayın. Gizli madde yoksa, ülkemizin yöneticisi, o anlaşmanın bugünkü tarafı olan Cumhurbaşkanımız çıksın desin ki, 'gizli madde yoktur.' Peki buna niye cevap vermiyorlar: İşlerine geliyor. Çünkü Türkiye'deki öyle bir ekonomik tablo var ki, asgari ücret yoksulluk sınırının 3'te biri. Bu ülkede doktora 8-9 bin lira maaş veriliyor. Bir de 'neyine yetmiyor, yetmiyorsa çek git' deniyor. Siz 100 bin lira alıyorsunuz. Sana yetiyor mu? Kiran da yok, faturalarını da biz ödüyoruz. Asgari ücretin olduğu nokta beceriksizlik... Beceriksizliklerini örtbas etmek için Lozan'daki gizli madde meselesini gündeme getiriyorlar. Bunlara asla itibar etmeyeceğiz. Maden çıkaramıyormuşuz! Bakır madenlerimizi, Seydişehir alüminyum madenlerimizi, Mardin'de fosfat madenlerimizi Cengiz Holding çıkarırken, sorun yok! Gizli madde yok! Gümüş madenlerimizi Yıldızlar Holding'e peşkeş çekerken, sorun yok! Altın, petrol madenlerini dün FETÖ'cü ilan ettiklerine peşkeş çekerken sorun yok. Onlar çıkarıyor ama devlet çıkaramıyor. Gerçi sıkışınca gaz çıkarıyorlar, müjde veriyorlar, sorunu çözüyorlar!"


Çözümün anahtarı: MEM

Bütün sorunların çözümünün olduğuna işaret eden BTP Lideri, "Çözüm Milli Ekonomi Modeli (MEM). Bu tezi bugün tüm dünya uygulamaya çalışıyor. Mübalağa etmiyorum tüm dünya. Buna ABD de dahil" dedi. Bugün Çin ile Rusya'nın milli paralarla ticaret yaptığına işaret eden Hüseyin Baş, "Milli paralarla ticaret ekonomi literatürüne ilk defa Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ile 2005'te girdi. Bizim elimizde bir model var. Tüm sorunların altından kalkabileceğimiz bir anahtar var" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin 40 yıldan bu yana yerinin altındaki zenginliğin işgal altında olduğuna işaret eden BTP Lideri, şöyle devam etti: "Milli Ekonomi Modeli, bütün zenginliğimizin ve varlıklarımızın milletimizin yararına kullanma projesidir. Bu kadar basit."

Özelleştirmeler perişan ediyor

Hayat pahalılığına da dikkat çeken Baş, şunları söyledi: "Bir top A4 kağıdı 80 liraya çıktı. Oysa yazın 24 liraya çıktı, diye ortalık sallanmıştı. Artık kanıksadık. Çünkü SEKA'yı özelleştirdin. Atatürk'ün kurduğu fabrikayı yok ettin. Bu kadar elektrik faturası var. Niye? Elektrik dağıtımını özelleştirdin. Ekmek şu kadar pahalandı? Niye.... Buğdayı ithal ettin. Şeker fabrikaları özelleştirildi, bir kaç ay önce bu ülkede şeker bulunamadı. Ayçiçeği yüklü gemilerin limana yaklaşması canlı yayınlanıyor. Peki niye özelleştirdiniz? Diyorlar ki, neoliberal ekonomide devlet rekabet etmez, devlet istihdam yapmaz! Zannedersin ki çok acayip bir cümle kurdu. Müthiş bir buluş!"

Buğdaysız savaşılamaz

Buğdayın ilk yetiştiği yerlerden birinin Şanlıurfa olduğunu vurgulayan Hüseyin Baş, şöyle devam etti: "Biz buğdayı ithal eder hale geldik. Biz çiftçinin ürününe alım garantisi vereceğiz. Müteahhidin yaptığı geçiş garantisi veriyorsun da, çiftçiye niye vermiyorsun! Tarım stratejik bir sektördür. Babam bunu şöyle anlatırdı: Silahsız savaşırsınız ancak buğdaysız savaşamazsınız. Çiftçimizin girdi maliyetlerini düşüreceğiz. Devlet bunu yapmak zorunda… Başka türlü insanlarımızın karnı doymayacak. Oysa şimdi gözlerdeki ışıltıyla ekonomik sorunlar çözülmeye çalışılıyor. Bir ekonomi bakanımız var, harikulade! Beni bugüne kadar düşmanca karşısına alan tek kişi Hazine ve Maliye Bakanı Nebati oldu. 20 Aralık günü dolar 18 liraya çıkmıştı, bir anda 11 lira oldu. Ben de o zaman canlı yayındayım. Dedim ki: Bu normal bir durum değil. Bunun olabilmesi için en az 40 milyar dolar piyasaya para sürülmesi lazım. Ertesi gün bakan çıkıp dedi ki, 'bir tanesi çıkmış, 40 milyar dolar' diyor, Türkiye'de bu iş 1-2 milyar dolarla olur. Siz ne anlarsanız! Sayın Bakan, madem 1-2 milyar dolarla oluyor, o zaman sat da düşsün döviz! Yeminle söylüyorum, yüzde 19 faiz davullarla zurnalarla adım adım indirildi. O günlerde 8 lira seviyesinde olan dolar, 18 liraya çıkarıldı. Faiz ise yüzde 14'e indi. Yemin ediyorum, bu faizi bir sabah yüzde 19'dan yüzde 9'a düşürselerdi, bu ekonomiye bu kadar zarar vermezlerdi. Bu döviz de buraya gelmezdi. Milletimiz bilinçli ve planlı şekilde fakirleştirildi. Şimdi çıkmış diyorlar ki, 'ekonomiyi kurtardık, elhamdülillah.' herhalde kendi ekonomisini kurtardı."

Bu ülkede pahalılık yok!

"BTP olarak bu ekonomiyi çözeriz" diyen Baş, "Bu ülkede 'yoksul kalmasın' istiyorum. Bu ülkede pahalılık yok. Bu ülke Bulgara, turiste, gurbetçiye ucuz. Hatta Suriye'den gelen mülteciye ucuz, bu ülke bize pahalı çünkü bizim paramız yok. Ekonomiyi çözmek istiyorsan, bu millete parayı vereceksin. Bu kadar basit! Çiftçiye alım garantisi vereceğim. Yaparım kardeşim, sen müteahhide geçiş garantisi veriyorsun, ben de çiftçiye alım garantisi veririm" şeklinde konuştu. 


En güçlü mesajlar


BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, konuşmasını şu mesajlarla tamamladı: "Hadi 10 yıl sonra, 15 yıl sonra aramızda olmayacak insanların geleceğimizi şekillendirmesine müsaade etmeyelim. Kendimiz yapalım. Biz yapalım bunu. Biz de bunu yapabilecek bilgi, birikim, proje ve kabiliyet var. Ancak bir an önce köprüden önceki son çıkıştan çıkmamız lazım. Yarın kurgulanan dünyada 'bir köleler, bir de efendiler' olacak. Köle mi, efendi mi olacağımıza biz karar vereceğiz. Huawei kurucusu 'Kendi altyapısına sahip olmayan ülkeler, ordusu olmayan devletler gibidir. Telekomünikasyon ekipmanları bir güvenlik meselesidir.' Böyle bir dönemeçteyiz, dünyanın kenarındayız. Biz bir gelecek inşa etmemiz lazım. Bu geleceği inşa edecek çocukları ve gençleri kendi hayallerini hayata geçirebilecek noktaya kadar özgür ve serbest bırakmak istiyorsak BTP ile bir ve beraber olmak zorundayız. Bunun dışında hiç bir çıkar yolumuz yok! Bu ülkede hiç kimsenin Alevi-Sünni diye; Türk-Kürt diye; Laz-Çerkez diye; sağcı-solcu diye ayrıştırılmasına, ötekileştirilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. İnanacağız. Kendi değerlerimiz olacak, birbirimizden mutlaka ayrışacağız. Ama inandığımız şeyleri başkalarına aktarırken, insan hakları çerçevesinde davranacağız. Hiç kimseyi ezmeden, güçlünün güçsüze karşı sözünün geçtiği bir dünya değil, herkesin birbirleriyle rahatça iletişim kurabildiği bir dünya oluşturacağız. İşte bunu oluşturmak için bu genç kardeşiniz karşınızda. Ve gelin bunu hep birlikte yapalım. Dolayısıyla ülkemizin birliği ve beraberliği için, geleceği için hep birlikte olalım. BTP ile birlikte kendi geleceğimizi şekillendirelim. Siyasete format atmaya gelen bu kalabalığa teşekkür ediyorum. Bu siyaseti de, bu hükümeti de güncelleyeceğiz."

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.