logo
27 AĞUSTOS 2026

BTP lideri Hüseyin Baş: Vaka sayısı açıklandı, darısı işsizlik ve enflasyonun başına

Sosyal medya hesabından Sağlık Bakanlığı'nca 25 Kasım'da ilk kez paylaşılan günlük yeni vaka sayısıyla ilgili dikkat çeken bir paylaşımda bulunan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, mesajında, "Gerçek (!) vaka sayısı açıklanmış. Darısı işsizlik ve enflasyon oranlarının başına..." ifadelerine yer verdi

26.11.2020 16:00:00
 
BTP lideri Hüseyin Baş: Vaka sayısı açıklandı, darısı işsizlik ve enflasyonun başına
BTP lideri Hüseyin Baş: Vaka sayısı açıklandı, darısı işsizlik ve enflasyonun başına
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, şahsi Twitter'daki hesabından Sağlık Bakanlığı'nca 25 Kasım'da ilk kez paylaşılan günlük yeni vaka sayısıyla ilgili dikkat çeken bir paylaşım yaptı.

Mesajında gerçek vaka sayısının Sağlık Bakanlığı tatafından açıklandığına dikkat çeken BTP lideri Baş, işsizlik ve enflasyon oranlarıyla ilgili olarak da benzer bir paylaşım yapılması gerektğine vurgu yaptı.

Türkiye'nin en genç lideri olan ve sosyal medyayı etkili kullanmasıyla diğer siyasilerden pozitif ayrışan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şu mesajı paylaştı: "Gerçek (!) vaka sayısı açıklanmış. Darısı işsizlik ve enflasyon oranlarının başına..."

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53’te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD, depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi. Bazı evlerde hasar oluşurken Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımının izlenmesi gerektiğini belirtti

26.08.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53'te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Pınarbaşı olan depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirlendi.
Deprem nedeniyle ilçeye bağlı Yukarıborandere Mahallesi'nde bir evin duvarında yıkıntı, bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldiği öğrenildi.

AFAD depremin büyüklüğünü 4,1 olarak açıkladı
AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Kayseri Pınarbaşı merkezli deprem saat 09.53'te kaydedildi.
Sarsıntının büyüklüğü 4,1, derinliği ise 7 kilometre olarak açıklandı.

Bazı evlerin duvarlarında hasar oluştu
Depremin ardından bölgede bazı yapılarda hasar meydana geldi. Pınarbaşı ilçesine bağlı Yukarıborandere Mahallesi'ndeki bir evin duvarında yıkıntı oluştuğu öğrenildi.
Mahalledeki bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Pınarbaşı depremi açıklaması
Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Pınarbaşı'ndaki depremin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin izlenmesi gerektiğini belirtti.
Bektaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "26 Ağustos'ta Pınarbaşı'nda Mw 4,1 büyüklüğünde, 7 km derinlikte bir deprem oldu. 6 Şubat depremleri Doğu Anadolu'daki sol yanal fay sisteminde büyük bir deformasyon ve gerilme değişimi yarattı. Bu nedenle Mw 4,1'i tek başına yorumlamak yerine ardından gelecek depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımı izlenmeli. Özellikle aynı bölgede M4+ depremler tekrarlanırsa, konu daha önemli hale gelir."

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

26.08.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme 25 Ağustos'ta verdiği kararla oy pusulalarının reddedilmesi konusunda makul gerekçe bulunmadığına hükmetti.

Başkan vekilinin seçildiği turda beş oy geçersiz sayılmıştı.

Kararda, oylama sürecinin sağlıklı ve güvenli yürütülmediği, adaylar arasında gerginlik yaşandığı ve seçim işleminin hukuka aykırılık taşıdığı vurgulandı.

İstanbul Valiliği tarafından başkan vekili seçilinceye kadar, bu görevi Üsküdar İlçe Belediye Meclisi'nin birinci başkan vekilinin yürüteceği açıklandı. Başkan vekilinin bulunmaması durumunda ise ikinci başkan vekili görev yapacak.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında başkan vekilliğine CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya seçilmişti.

25 Ağustos'taki mahkeme kararına yedi gün içinde itiraz edilebilecek.

AKP Üsküdar ilçe teşkilatı seçimle ilgili iki ayrı suç duyurusunda bulunmuştu.

Taraflar birbirini meclis üyelerinin iradesine müdahale etmekle suçladı.

AKP grubu, üçüncü turda adaylarının kazandığını ancak bazı geçersiz oyların Çetinkaya lehine sayılması sebebiyle seçimin dördüncü tura sarktığını iddia etmişti.

'Herkes hür iradesiyle oyunu kullandı'
Üsküdar Belediyesi'ndeki oylama belediye tarafından canlı yayınlanmıştı.

Belediye meclis üyeleri arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Ancak ilk iki tur oyların geçerliliği ile ilgili herhangi bir tartışma yaşanmadı.

Çetinkaya ilk iki tur Gültekin'den fazla oy almasına karşın aranan üçte iki çoğunluğa ulaşılamayınca üçüncü tura geçildi ve ardından gerginlik arttı.

Burada Çetinkaya 21, Gültekin ise 18 oy aldı. Beş oy, harf ve yazım hataları gibi gerekçelerle geçersiz sayıldı.

Daha sonra CHP grubu tarafından verilen bir dilekçe üzerine oylamaya ara verildi.

AKP grubu ara verilmesine tepki gösterdi.

Aranın ardından salt çoğunluğun arandığı dördüncü tur oylamasına geçildi.

Burada Çetinkaya 22, Gültekin ise 18 oy aldı. Bunun üzerine Çetinkaya yeni başkan vekili ilan edildi.

AKP meclis grup başkan vekili Vefa Yunus Taylan, üçüncü turdan sonra ara verilmemesi yönündeki taleplerinin "gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini" söyleyerek sonuca itiraz etti.

Taylan ayrıca Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik'i "CHP'nin grup odasını işgal etmek ve meclis üyelerinin iradesini ıskat hale getirmekle" suçladı.

Buna cevaben CHP grup başkan vekili Mustafa Erhan Eyvel ise Taylan'ın iddialarını reddederek "Herkes sandıkta kendi hür iradesiyle oyunu kullandı" diye konuştu.

Eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de X hesabından yaptığı bir paylaşımda başkan vekilliği seçimini sert dille eleştirdi.

Türkmen, "Bugün Üsküdar Belediye Meclisi'nde yaşananlar bir oylama değil, adeta planlı rezil, sefil bir tiyatroydu" ifadelerini kullandı.

Paylaşımında AKP adayı Gültekin lehine dördüncü turda atılan ve geçersiz sayılan bir oy pusulasına yer verdi.

Türkmen, geçersiz kararını veren başkan vekilinin CHP'li olmasını eleştirdi.

Kararın hukuki dayanağı olmadığını ve bunun "Meclis iradesine yönelik ciddi bir müdahale" teşkil ettiğini söyledi.

Başkan vekilliği oylamasının ardından kameralar karşısına geçen Sibel Tan Çetinkaya ise gözaltındaki Sinem Dedetaş'a seslendi.

Çetinkaya, "Emanetiniz burada, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar'ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz" dedi.

Çetinkaya ayrıca "Bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi

26.08.2026 13:34:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Milli Park Alanı'nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı'nda yaptığı konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.

Dün Anadolu'nun giriş kapısı Ahlat'taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı'nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi'nde 3. kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi de Bizans'ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu'nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt'te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt'te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan'ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yad ediyorum." ifadelerini kullandı.

Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabb'im sizleri korusun. Rabb'im bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz."

Konuşması sırasında kadınların sık sık zılgıt çekmesi, gençlerinse hep bir ağızdan slogan atması üzerine Erdoğan, "Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Sağ olun." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle Milli Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz." diye konuştu.

"Bu coğrafyada bizim güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz." ifadesini kullandı.

Erdoğan "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur." diye konuştu.

"Terörsüz Türkiye hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.

Tahriklerle tuzaklarla Türkiye'nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur."

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek

26.08.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
 Suriye vatandaşlarına vize uygulamalarında hava yoluyla seyahat şartının kalktığı duyuruldu. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek
Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği, Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında değişikliğe gitti.

Buna göre, Türkiye'nin dış temsilciliklerinden alınan geçerli vizelerde hava yolu şartı kaldırıldı. Vizeler bundan böyle kara hudut kapılarından girişlerde de kullanılabilecek.

Büyükelçiliğin açıklaması şöyle:

"Suriye vatandaşlarına yönelik vize uygulamalarında yapılan yeni düzenlemeyle, 'hava yoluyla seyahat' şartı kaldırılmıştır. Temsilciliklerimizden alınmış geçerli vizeler, hava hudut kapılarımızın yanı sıra tüm kara hudut kapılarımızdan yapılacak girişlerde de geçerli olacaktır."

Türkiye'den Suriye'ye pasaportla giriş-çıkışlar Ağustos 2025'te yeniden başlamıştı.

Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı

26.08.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik botta kaçak göçmenler olduğu bilgisi üzerine harekete geçti.

Sahil Güvenlik Gemisi 'TCSG-61' ve Sahil Güvenlik Botu 'KB-76' tarafından durdurulan lastik bottaki 20 kaçak göçmen beraberinde 17 çocuk olmak üzere toplamda 37 kaçak göçmen yakalandı.

Olayla bağlantılı Ayvacık İlçe Jandarma Komutanlığı'nca yapılan takip neticesinde ise 2 göçmen kaçakçısı şüpheli yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı

Beykoz'da 2016'da vefat eden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de arasında olduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi

26.08.2026 10:00:00
AA
 
Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı
Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine tahkikata başlandığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Müteveffanın otopsisine ilişkin video kaydı üzerinden alınan, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı bilirkişi raporundaki 'şüpheli ölüm' tespiti karşısında, şikayet edilen Alihan Kuriş ve şüpheliler hakkında ilk etapta 'adam öldürme' suçundan, 17 Ekim 2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 'Beyin Kanaması Nedeniyle Doğal Ölüm' raporu altında imzası bulunan doktorlar ile Cumhuriyet Başsavcılığının otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'Böyle bir kayıt yoktur.' şeklinde cevap veren ancak 18 Ağustos tarihinde 'Kayıt vardır.' diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturmaya devam edilmektedir."

Fethi kabir işlemi, Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışma, ölüm olayına ilk el koyan Riva Polis Merkezi'yle yapılan yazışma, HTS kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma neticesi ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına yazılan müzekkere cevabı, devam eden beyan işlemleri ile toplanacak diğer delillere göre soruşturma işlemlerinin hassasiyetle ve genişletilerek yürütüleceği kaydedildi.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti.

Karar doğrultusunda, Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti.

Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu.

 

Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde orman dışı alanda başlayıp ormana sıçrayan yangın, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı

25.08.2026 19:04:00
AA
 
Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı
Bursa'da çıkan orman yangını kontrol altına alındı

İlçeye bağlı Başköy Mahallesi mevkisinde orman dışı alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ile Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.

Ormanlık alana sıçrayan yangına, 2 uçak, 4 helikopter, 8 arazöz, 2 su tankeri ve 2 dozerle havadan ve karadan müdahale edildi.

Ekiplerin çalışmalarının ardından yangın kontrol altına alındı.

 

Masa başında çalışanlar, dikkat!


 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor. 

25.08.2026 17:31:00
Murat Çorbacı
 
Masa başında çalışanlar, dikkat!
Masa başında çalışanlar, dikkat!

Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.


Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!

Tıp literatüründe "gecikmiş kas ağrısı" (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle "eksantrik" olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve açma germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!

Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72'nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.

Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, "Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir" diye konuşuyor.

Olağan dışı belirtilere dikkat!

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: "Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir."

Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren "rabdomiyoliz" olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, "Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir" uyarısında bulunuyor.

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.

Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyın

Acemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

1. Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
2. Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
3. Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
4. Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
5. Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
6. Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
7. Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının.

Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi

Yurt dışında yürütülen operasyon ve iş birliği çalışmalarıyla kırmızı bültenle aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu Türkiye'ye getirildi

25.08.2026 12:33:00 / Güncelleme: 25.08.2026 12:37:24
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi
Kırmızı bültenle aranan 16, ulusal seviyede aranan 44 suçlu Türkiye'ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 16 ve ulusal seviyede aranan 44 olmak üzere toplam 60 suçlu, yurt dışında yakalanarak Türkiye'ye getirildi.

Yapılan çalışmalarda Gürcistan'dan 43, Yunanistan'dan 5, Almanya'dan 2, Birleşik Krallık'tan 2 kişinin yanı sıra Bulgaristan, Karadağ, Polonya, Sırbistan, Ermenistan, İsviçre, Romanya ve Rusya'dan da aranan şahısların Türkiye'ye iadeleri sağlandı.



Bu çerçevede Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.A., U.O., M.R., S.K., T.Ç., C.B., Ö.D., S.C., F.G., M.A., Ü.Y., E.E., S.E., A.B., B.Y. ve K.T.S. isimli 16 şahıs yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Ulusal seviyede aranan 44 şahsın da yurt dışında yakalanmasının ardından Türkiye'ye iadeleri gerçekleştirildi. Çalışmalar EGM birimleri ve Adalet Bakanlığı ile koordineli yürütüldü.



Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların, EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları ile Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda yürütüldüğü bildirildi.

Bakanlık açıklamasında, "Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.