logo
17 EYLÜL 2026

BTP lideri Hüseyin Baş’tan Erdoğan’a çok kritik İsrail soruları

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, partisinin grup toplantısında İsrail için söylediği, "Bu azgın devlet, bu terör devleti eğer durdurulmazsa vadedilmiş topraklar hezeyanıyla gözünü er ya da geç Anadolu'ya dikecekler. Bunu göremeyecek kadar kör müsünüz?" sözlerini değerlendirdi. BTP lideri, Erdoğan'a, "Sen bunları Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanı olarak mı söylüyorsun yoksa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak mı?" sorusunu sordu

17.05.2024 12:21:00 / Güncelleme: 17.05.2024 12:26:49
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Erdoğan’a çok kritik İsrail soruları
BTP lideri Hüseyin Baş’tan Erdoğan’a çok kritik İsrail soruları
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, partisinin grup toplantısında İsrail için söylediği, "Bu azgın devlet, bu terör devleti eğer durdurulmazsa vadedilmiş topraklar hezeyanıyla gözünü er ya da geç Anadolu'ya dikecekler. Bunu göremeyecek kadar kör müsünüz?" sözlerini değerlendirdi.

BTP lideri, "Biz kör değiliz. Teşhis harika. İsrail'in bir Arz-ı Mevud planı olduğunu, Büyük İsrail Projesi olduğunu yıllardan beri söylüyoruz" dedi ve Erdoğan'a 'Sen bunları Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanı olarak mı söylüyorsun yoksa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak mı?" sorusunu sordu.

Kişisel YouTube kanalından açıklama yapan Hüseyin Baş şunları söyledi:

Türkiye, İsrail ile ilişkilerinden her zaman zarar gördü

"Bunu söyleyen Erdoğan Büyük Ortadoğu Projesinin -ki nedir Büyük Ortadoğu Projesi; İsrail'in topraklarının Anadolu'ya kadar genişlemesi projesi- eş başkanı olarak mı söylüyor, yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı olarak mı söylüyor? Şimdi asıl soru bu. Bundan daha bir yıl önce New York'ta Birleşmiş Milletler toplantılarında el ele sıkışıp, 'Kravatlarımız bile aynı, seninle çok güzel bir gelecek oluşturacağız' dediği Netanyahu'ya bunu söyleyen Erdoğan olarak mı söylüyor, yoksa 'Netenyahu katil' diyen Erdoğan olarak mı söylüyor?

Bakın teşhisler güzel, Erdoğan bunları kaçırmıyor. Erdoğan bunları biliyor, bunun da farkındayız ama bu sorunlara karşı tedavi Erdoğan'ın tedavisi değil. Çünkü İsrail ile 23 yıldan beri bizim bir dargın bir barışık diyaloğumuz ilişkimiz var ama bu ilişkiler neticesinde İsrail'in toprakları hep genişledi. İsrail'in istedikleri hep oldu, Filistin'de, Gazze'de, Batı Şeria'da Müslümanlar Filistinliler hep katledildi. Türkiye, İsrail ile ilişkilerinden her zaman zarar gördü, Ortadoğu bu ilişkilerden zarar gördü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kritik sorular…

Şimdi Erdoğan, 'Bunu görmeyecek kadar kör müsünüz?' diyor. Ben de kendisine sorayım; Lübnan'ın ve Hizbullah'ın İsrail için çok büyük bir tehdit arz ettiğini bütün dünya biliyor. Bunların arkasındaki en büyük güç olan Suriye'ydi, Esad'dı. Esad zayıflatıldığı anda, Suriye dağıtıldığında ve Suriye'nin insanları sığınmacı olarak Anadolu'ya doldurulduğunda, bunun İsrail'in genişlemeci politikasına hizmet edeceğini görmeyecek kadar kör müydü Erdoğan?

Libya'da Kaddafi görevden indirildiğinde, O'na karşı isyanlar başlatıldığında bunun İsrail'in genişleme politikasına hizmet ettiğini görmeyecek kadar kör müydü Erdoğan?

Irak karıştırıldığında, milyonlarca insan öldürüldüğünde, Amerika Irak'ı işgal ettiğinde bunun altında yatan sebebin İsrail'in genişlemeci politikasına bir hizmet olduğunu Erdoğan görmeyecek kadar kör müydü?

"Bırak bunları görmemeyi Erdoğan bunlara hizmet etti"

Bırak kör olmayı, bırak bunları görmemeyi, Erdoğan bunlara hizmet etti. Erdoğan Irak'ın işgal edilmesine onay verdi. Erdoğan Suriye'nin karıştırılmasını istedi. Suriye'den sığınmacıları Erdoğan bizim topraklarımıza doldurdu. Libya'dan Kaddafi'nin indirilmesini Erdoğan istedi. Şimdi soruyorsun 'İsrail'in Gazze ile durmayacağını görmeyecek kadar kör müsünüz' diye…

Biz kör değiliz efendim ama acaba siz kör müsünüz? Bu soruyu sormak lazım. Bu sorunun cevabı aslında Erdoğan'ın verebileceği bir cevap. Bütün gizem, bütün sır o cevapta gizli. Kör müydü, değil miydi? Bilerek mi yaptı, bilmeyerek mi yaptı? Erdoğan bir çok sorunu doğru teşhis edebilen bir insan, ama bu sorunları çözmek için tedavi yapan değil bu sorunları körükleyen, sorunun bir parçası, bunu da söylemek lazım."

İşte adım adım YKS ek tercih rehberi

İlk yerleştirme sürecinde herhangi bir üniversite programına yerleşemeyen adaylar için kritik viraj dönüldü. ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuzla birlikte 2026 YKS ek tercih işlemleri resmen başladı. Peki, ek yerleştirme süreci nasıl işleyecek, adayların hata yapmamak için hangi altın kurallara dikkat etmesi gerekiyor? İşte adım adım ek tercih rehberi...

17.09.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
 İşte adım adım YKS ek tercih rehberi
 İşte adım adım YKS ek tercih rehberi
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), üniversite kayıt maratonunun tamamlanmasının ardından merakla beklenen 2026-YKS Ek Yerleştirme sürecini başlattı. İlk yerleştirmede açıkta kalan ya da tercih hakkını kullanmayan yüz binlerce aday için yükseköğretim kurumlarında boş kalan kontenjanlar yeniden erişime açıldı.

Adayların geleceğini doğrudan etkileyecek olan bu kritik süreçte, tercih işlemlerinin hatasız yapılması büyük önem taşıyor. İşte tercih ekranına girmeden önce bilinmesi gereken tüm detaylar:


YKS ek tercih şartları nelerdir, kimler başvurabilir?


Ek yerleştirme döneminde tercih yapabilmek için ÖSYM'nin belirlediği temel kurallar şu şekildedir:

Hiçbir Programa Yerleşmemiş Olmak: 2026-YKS merkezi yerleştirmede herhangi bir lisans veya ön lisans programına yerleştirilen adaylar (kayıt yaptırmış olsalar dahi) ek tercih hakkından faydalanamazlar.

Tercih Yapıp Yerleşemeyenler veya Hiç Tercih Yapmayanlar: İlk aşamada tercih listesi gönderen ancak açıkta kalanlar ile ilk dönemde hiç tercih bildiriminde bulunmayan adaylar ek yerleştirmeye başvurabilir.

Puan Hesap şartı: Adayın, tercih edeceği programın ilgili YKS puan türünde puanının hesaplanmış olması gerekmektedir.


Ek tercih yaparken nelere dikkat edilmeli?


Uzmanlar, ek tercih döneminin genel yerleştirmeden çok farklı işlediğini belirterek adayları şu konularda uyarıyor:

1. Sıralama Değil, Puan Esas Alınacak: İlk yerleştirmede başarı sıralamaları ön plandayken, ek yerleştirmede taban puanlar dikkate alınır.

2. Taban Puan Şartına Dikkat: Eğer tercih etmek istediğiniz bölüm ilk yerleştirmede dolmuş ve kayıt yaptırmayanlar nedeniyle boş kontenjan oluşmuşsa, puanınızın o bölümün oluşan en küçük taban puanına eşit veya bu puandan yüksek olması şarttır. Puanınız yetmiyorsa o bölümü listenize ekleyemezsiniz.

3. Taban Puanı Oluşmayan Bölümler: İlk yerleştirmede kontenjanı tamamen dolmayan programlar için taban puan oluşmamıştır. Bu bölümleri, ilgili puan türünde barajı geçen ve puanı hesaplanan tüm adaylar tercih edebilir.

4. Gitmek İstemediğiniz Bölümü Yazmayın: Ek tercihle bir bölüme yerleştiğiniz takdirde, önümüzdeki yıl sınava girerseniz Ortaöğretim Başarı Puanınız (OBP) yarı yarıya düşecektir. Bu nedenle sadece gerçekten eğitim görmek istediğiniz yerleri seçin.


YKS ek tercih işlemi nasıl yapılır?


Adaylar ek tercih başvurularını tamamen dijital ortamda, bireysel olarak gerçekleştireceklerdir. Posta veya faks yoluyla gönderilen tercih listeleri geçersiz sayılacaktır.

• Adım 1: ÖSYM tarafından yayımlanan güncel 2026-YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu ve boş kontenjan listelerini detaylıca inceleyin.

• Adım 2: T.C. Kimlik Numaranız ve aday şifreniz ile ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) internet adresine veya ÖSYM AİS Mobil Uygulamasına giriş yapın.

• Adım 3: Seçtiğiniz bölümlerin program kodlarını girerek listenizi oluşturun (En fazla 24 tercih hakkınız bulunmaktadır).

• Adım 4: Tercih listenizi kontrol ettikten sonra sistem üzerinden mutlaka onaylayın.


Son gün ne zaman ve ek tercih ücreti ne kadar?


ÖSYM takvimine göre ek tercih işlemleri 17 Eylül 2026 tarihinde saat 16.00'da başlamış olup, 21 Eylül 2026 günü saat 23.59'da sona erecektir.

Tercih bildirimini tamamlayan adayların yerleştirme işlemlerinin geçerli olabilmesi için 170 TL olan ek yerleştirme ücretini ÖSYM Ödemeler Sayfası veya anlaşmalı bankalar aracılığıyla en geç 22 Eylül 2026 saat 23.59'a kadar yatırmaları gerekmektedir. Ücreti yatırılmayan tercihler sistemde görünse dahi geçersiz sayılacaktır.

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

17.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan zanlıların emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Konuya ilişkin emniyetten paylaşılan görüntülerde görüşlerine yer verilen İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "Suç örgütlerinin yalnızca tetikçilerini değil elebaşından yöneticisine, finansöründen saha yapılanmasına kadar bütün unsurlarını tek tek çökertiyoruz." ifadelerini kullandı.

Operasyon
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstihbarat Şubesi desteği ve İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan, motosikletlerle iş yeri kurşunlaması ve yağma gibi suçlara karışan ve elebaşları hakkında kırmızı bülten bulunan organize silahlı suç örgütü üyelerinin yakalanmasına yönelik çalışma yürütmüştü.

Elebaşlığını yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan şüphelilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerinin deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla gerçekleşen çalışmada, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, silah kanununa muhalefet ve tehdit suçlarına karıştıkları tespit edilen 12 ayrı yeni nesil organize suç örgütü üyelerinin kimlik ve adresleri tespit edilmişti.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler, şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 155 şüpheliyi gözaltına almış, operasyon sonrası 23 şüpheliyi daha yakalamıştı.

Adreslerdeki aramalarda, ruhsatsız otomatik tabanca, 4 tabanca, 207 mermi, 2 av tüfeği, 122 gram uyuşturucu ile suçtan elde edildiği değerlendirilen yüklü miktarda para ele geçirildi.

Ankara'da 20 milyon liralık kaçak akaryakıt ele geçirildi

Ankara'da düzenlenen operasyonda piyasa değeri 20 milyon lira olan kaçak akaryakıt ve sahte motor yağı ele geçirildi

17.09.2026 14:06:00
İHA
 
Ankara'da 20 milyon liralık kaçak akaryakıt ele geçirildi
Ankara'da 20 milyon liralık kaçak akaryakıt ele geçirildi
Türkiye'de kaçakçılığa yönelik operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekipleri kaçakçılığın önlenmesine yönelik yeni bir operasyon gerçekleştirdi.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Mamak İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan istihbari çalışmalar sonucunda T.A. isimli şahsın piyasadan topladığı madeni yağları kimyasallar ile karıştırmak suretiyle kaçak akaryakıt elde ettiği, ayrıca bu madeni yağlardan sahte motor yağı imal ederek piyasaya sürdüğü tespit edildi.

Ekiplerin dün şüphelinin iş yerine düzenlediği operasyonda piyasa değeri yaklaşık 20 milyon lira olan kaçak malzeme ele geçirildi. Aramalarda 8 bin litre madeni yağ, 13 bin 500 litre temizlik maddesi, 5 bin litre gliserin, 2 bin kilogram temizlik hammaddesi (donmuş yağ), 10 bin 800 adet çeşitli madeni yağ markalarına ait sahte etiket, 1 adet ambalaj makinesi, 1 adet folyo kapatma makinesi ele geçirildi.

Ele geçirilen malzemelere el konulurken, gözaltına alınan T.A. hakkında adli işlem başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

17.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
 Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
Ergenekon soruşturması nedeniyle tutukluyken Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili soruşturma sürüyor.

Geçtiğimiz günlerde dosyada feth-i kabir kararı alınmış, kabirden alınan örneklerle Kozinoğlu'na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği araştırılmaya başlanmıştı.

Son olarak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni gözaltı kararları verildiğini duyurdu.

Bu kişiler şöyle sıralandı:

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman ve eski Jandarma mensubu Emekli Albay Hasan Atilla Uğur,
O dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren, sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen savcı Ali İşgören
O dönem cezaevi savcısı olarak görev yapan, yine darbe girişiminden sonra FETÖ'den ihraç edilen Necip Doğan

Ataman, İşgören ve Doğan, bugün saat 07.00'de İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı.

Uğur hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı.

Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında

Geleneksel suç örgütlerinin katı hiyerarşisi, ailevi bağları ve mekâna bağlı gücü yerini; esnek, merkezsiz, dijitalleşmiş ve ağ tabanlı yeni nesil suç yapılanmalarına bırakıyor. Bu hibrit yapılar, lider odaklı piramit modeli yerine projelere göre bir araya gelen hücrelerden ve anonim aktörlerden oluşuyor. Eylemlerini taşeronlaştırarak riski dağıtıp, sokak şiddetini siber imkânlarla birleştiyorlar

17.09.2026 12:50:00 / Güncelleme: 17.09.2026 12:54:29
Hasan Gündoğdu
 
Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında
Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında

Oluşum mekanizmaları ve finansal kaynaklar



Yeni nesil suç yapıları, geleneksel mahalle mahremiyetinden ziyade dijital mecralarda kök salar ve küresel ölçekte iş birliği yaparlar.

Dijital Devşirme ve Taşeronlaşma: Suç örgütleri; oyun platformları, kapalı mesajlaşma uygulamaları (Telegram, Discord vb.) ve sosyal medya üzerinden gençleri "kolay para", "lüks yaşam" ve "statü" vaatleriyle manipüle eder. Eylemler parça başı ihale edilerek tetikçilik ve kuryelik gibi riskli işler suça sürüklenen çocuklara yaptırılır.

Finansal Gelir Kalemleri: Yasa dışı bahis ve kumar, siber dolandırıcılık, veri hırsızlığı, şantaj ve uyuşturucu ticareti ana gelir kaynaklarıdır.

Kripto Varlık ve Aklama: Elde edilen gelirler, finansal denetimlerin dışına çıkabilmek amacıyla kripto varlıklar, dijital cüzdanlar ve katmanlı katıksız para transferi (hesap kiralama/IBAN kuryeliği) yöntemleriyle saniyeler içinde taranıp aklanır.

Korunma yolları ve alınması gereken önlemler



Tehdit hem fiziksel hem sanal alana yayıldığı için mücadele de çok katmanlı olmak zorundadır.

Bireysel ve Ailevi Farkındalık: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik bilinci artırılmalıdır. Gençlerin sosyal medyadaki şüpheli ilişki ağları ve ani harcama değişiklikleri takip edilmeli; "IBAN kiralama" veya "hesap kullandırma" gibi tekliflerin doğrudan suça ortaklık olduğu topluma anlatılmalıdır.

Teknolojik ve Mali Denetim: Mülkiyet ve finansal takip mekanizmaları güncellenmelidir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) benzeri kurumların kripto varlık akışlarını ve blokzincir işlemlerini anlık izleme kapasitesi artırılmalıdır.

Siber Kolluk ve Uluslararası İş Birliği: Kolluk kuvvetlerinin siber operasyon kabiliyetleri güçlendirilmeli, sınır ötesi dijital suç ağlarına karşı uluslararası adli ve istihbarı iş birliği kanalları hızlandırılmalıdır.

Türkiye'deki tehlikenin boyutu



Türkiye, yüksek genç nüfusu, dijitalleşme hızı ve stratejik coğrafi konumu nedeniyle bu dönüşümün doğrudan hedefinde yer almaktadır.

Son yıllarda sokaklarda sıkça görülen motosikletli infaz çeteleri, dijital platformlar üzerinden radikalleşen ve suça sürüklenen çocukların araçsallaştırılması, tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra, uluslararası suç gruplarının Türkiye'yi finansal aklama sahası veya hesaplaşma alanı olarak kullanma arayışları güvenlik riskini artırmaktadır.

Suçun dijital mecralarda cazip hale getirilerek gençlere bir yaşam tarzı gibi sunulması, durumun sadece adli bir kolluk sorunu değil, acil müdahale gerektiren sosyolojik bir tehdit olduğunu göstermektedir.

Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı

Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 gündür aranan Büşra bebek soruşturmasında cinayetle suçlanan baba ve anne çıkartıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 05:00:00
İHA
 
Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı
Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 5 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etmiş, ardından ifade değiştirerek babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulunmuştu.

Annenin iddiası üzerinde konumda yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen bebeğin cesedine ulaşılamadı.

Soruşturma kapsamında 3 gündür gözaltında tutulan anne E.B., baba Y.B. ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., M.D., M.R.B., R.B., Ö.B., İ.B., A.Ç. ve M.B. tamamlanan emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri devam ederken mahkemeye sevk edilen anne E.B. ve baba Y.B. cinayet suçlaması ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ayrıca bir kişi adli kontrol şartı ile serbest kalırken, 6 kişinin savcılık ta ki işlemleri sürüyor.

KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!

1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor

16.09.2026 20:46:00
Haber Merkezi
 
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor.

Şanlıurfa'daki bir sınav merkezinde sınavın yaklaşık 30 dakika geç başlatıldığı, kitapçıklar dağıtıldıktan sonra erteleme duyurusu yapıldığı, bazı adayların salondan çıktığı ve cevapların adaylar arasında paylaşıldığı ileri sürüldü. İddiaların araştırılması ve sınavın Türkiye genelinde iptal edilmesi için başvuru yapıldı.

Sınav 10.15'te başlayacaktı, iddiaya göre 10.45'te başladı

KPSS kılavuzunda sınavın 10.15'te başlamasının öngörüldüğü, adayların ise 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmaması gerektiği belirtiliyor. Ancak Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki sınava ilişkin başvuruda, sınavın yaklaşık 30 dakika gecikmeyle 10.45 civarında başlatıldığı iddia edildi.

Daha da önemlisi, iddiaya göre soru kitapçıkları dağıtılıp açıldıktan sonra sınavın erteleneceği duyuruldu. Bu iddia doğruysa ortaya doğrudan sınav güvenliği ve fırsat eşitliği tartışması çıkıyor.

Sorular açıldıktan sonra erteleme duyuruldu

Başvuruda, bazı salonlarda kitapçıkların dağıtılmasının ardından adaylara sınavın 30 dakika ertelendiğinin sözlü olarak bildirildiği ileri sürülüyor.

Aynı süreçte bazı adayların tuvalete götürüldüğü, başka salonlarda ise adayların soru kitapçıklarıyla karşılaşmasının ardından erteleme bilgisinin verildiği iddia ediliyor.

Bunların gerçekten yaşanıp yaşanmadığını ortaya çıkaracak şey ise belli: Salon tutanakları, görevli raporları ve kamera kayıtları.

Zaten ÖSYM'ye yapılan başvuruda da bu kayıtların incelenmesi talep edildi.

En ağır iddia: Cevaplar paylaşıldı


Bazı salonlarda adayların soruların cevaplarını birbirleriyle paylaştığı, bazı adayların görevli kontrolü olmadan salondan çıktığı ve sınav başladıktan sonra bir adayın yeniden salona alındığı ileri sürülüyor. Bunlar kanıtlanmış vakalar değil.

Fakat iddiaların ağırlığı nedeniyle tartışmanın sosyal medya paylaşımlarından çıkarılıp resmi kayıtlarla aydınlatılması gerekiyor. Çünkü KPSS'de birkaç kişinin dahi kurallara aykırı avantaj elde etmesi, aynı sorular için ter döken yüz binlerce aday açısından ciddi bir adalet tartışması yaratabilir.

Milyonların emeği bir sınav salonuna mı emanet?

KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu. Bu insanların önemli bölümü aylarca, hatta yıllarca sınava hazırlanıyor. Kitap alıyor, kursa gidiyor, işinden veya sosyal hayatından fedakârlık ediyor. Sonra bütün bu emek birkaç saatlik sınavda ölçülüyor.

İşte tam da bu nedenle sınav güvenliği konusunda ortaya çıkan en küçük şüphe bile görmezden gelinemeyecek kadar önemli. Çünkü mesele yalnızca bir sınav değil. Mesele insanların geleceği.

Neden her seferinde aynı tartışma?

Bugünkü tartışmanın bir başka boyutu da ÖSYM'nin geçmişte yaşadığı sınav ve değerlendirme sorunlarının hafızalardaki yerini koruması.

ÖSYM'nin geçmiş yıllarda soru sızıntıları, soru iptalleri, puanlama ve yeniden değerlendirme süreçleriyle gündeme geldiği biliniyor. 2010 KPSS'de soru sızdırılması nedeniyle sınavın bir bölümünün iptal edilmesi de kurumun tarihindeki en önemli sınav güvenliği krizlerinden biri olmuştu.

2026'da ise MEB-AGS sonuçlarında katsayı hesaplamasına ilişkin hatanın yeniden hesaplama gerektirmesi, sınav sistemine duyulan güven tartışmasını tekrar gündeme getirdi.

Dolayısıyla bugün sorulması gereken yalnızca "Şanlıurfa'da ne oldu?" sorusu değil.

Asıl soru şu: Milyonlarca insanın kaderini belirleyen sınavlarda aynı güvenlik ve denetim tartışmaları neden tekrar tekrar yaşanıyor?

İptal talebi yargıya taşındı

İddiaların ardından ÖSYM'ye başvuru yapılarak 6 Eylül'deki KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun Türkiye genelinde iptal edilmesi talep edildi.

Başvuruyu yapan avukat Mustafa Tuncel, konuyu yargıya da taşıdığını ve davanın Ankara 24. İdare Mahkemesi'nde görüleceğini açıkladı.

Ancak şu anda ÖSYM'nin sınavı Türkiye genelinde iptal ettiğine ilişkin resmi bir karar bulunmuyor. Dolayısıyla "KPSS iptal edildi" şeklindeki paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor.

Şimdi gözler ÖSYM'de!

Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında

Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lehine algı, örtülü mesaj ve örgütsel propaganda yapıldığı iddiaları üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi inceleme başlatıldı. Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölüm dosyası kapsamında derinleştirilen soruşturmada, dizinin ünlü senaristleri adliyeye çağrılarak ifade verdi

16.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, hakim karşısına çıkmasına 13 gün kala şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyasını yeniden açtı. Faili meçhul suçları araştıran özel birimin tespitleri ve savcılığa ulaşan çok sayıda ihbar üzerine, dönemin popüler dizisi "Kurtlar Vadisi Pusu" hakkında şok bir inceleme kararı verildi.

Uzman bilirkişi heyeti kuruluyor

Başsavcılıktan yapılan resmi açıklamaya göre, dizinin belirli bölümlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunup bulunmadığı mercek altına alınacak. Sahnelerin detaylıca incelenmesi amacıyla alanında uzman kişilerden oluşacak bir bilirkişi heyeti görevlendirildi.

Soruşturma dosyasında öne çıkan ve bilirkişinin inceleyeceği temel unsurlar ise şunlar oldu:

"Kazım Kaşifoğlu" Karakteri: Gerçek hayatta Kaşif Kozinoğlu'nu simgelediği değerlendirilen dizideki "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin sistematik olarak vatan haini gibi gösterilmesi ve ardından gelen ölüm sahneleri.

"FG" Plakalı Araçlar: Dizinin bazı kilit sahnelerinde örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in baş harflerini taşıyan "34 FG 7061" gibi plakaların kasti olarak kullanıldığı iddiaları.

Sosyal Medya Paylaşımları: Dizinin resmi mecralarında geçmişte paylaşılan "Kaşifoğlu'nun Kara Tarafından Tarihi İnfazı" gibi video başlıklarının, Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüyle kronolojik bağı.

Senaristler ifade verdi: "Hatırlamam mümkün değil"

Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte dizinin ünlü senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, Silivri Adliyesi'ne çağrılarak "tanık/bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan senaristlerin savcılık sorgularındaki ayrıntılar ise basına sızdı.

Dizinin baş senaristi ve yapımcısı Raci Şaşmaz'ın ifadesinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Şaşmaz'ın, "Yıllar önce çekilen bu sahnelerdeki mezar taşları, figüranlar veya araç plakaları gibi detayların yapımcı ya da senarist tarafından tek tek kontrol edilmesi mümkün değildir. Bu durumların kasıtlı yapıldığını hatırlamam ya da bilmem imkansız" diyerek iddiaları reddettiği, sahnelerdeki detayları kurgusal veya tesadüfi olarak nitelendirdiği belirtildi.

Osman Sınav detayı da dosyada

Haber merkezlerine ulaşan bilgilere göre savcılık, dizinin ilk dönemlerinde yönetmenliğini üstlenen ancak daha sonra şüphe uyandıran bir şekilde ekipten ayrılan ünlü yönetmen Osman Sınav'ın ayrılık sürecini de araştırıyor. Sınav'ın geçmişte ayrılık kararı için "Benimle mezara gidecek" demesi nedeniyle, "Örgütün senaryoya müdahale girişimlerini kabul etmediği için mi projeyi bıraktığı" sorusu da soruşturma dosyasındaki yerini aldı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dijital materyaller ve uzman bilirkişi raporunun tamamlanmasının ardından soruşturmanın seyrine göre iddianame hazırlığına veya takipsizlik kararına yönlenecek. Gelişmeler yakından takip ediliyor.

Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Şanlıurfa'da bir yolcu otobüsünün bagaj kısmında 17 kilo 300 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

16.09.2026 16:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yol uygulamasında durdurdukları bir yolcu otobüsünde arama yaptı.

Bagaj kısmında narkotik köpeğinin yardımıyla yapılan aramada bir yolcuya ait 4 parça halinde 17 kilo 300 gram skunk maddesi ele geçirildi. Gözaltına alına yolcu, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ele geçirilen uyuşturucunun 69 bin 200 kişiyi zehirlemeye yetecek miktarda olduğu açıklandı.

İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde faaliyet gösteren fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan yedikleri yemekten zehirlenerek hastaneye kaldırıldı

16.09.2026 14:00:00 / Güncelleme: 16.09.2026 14:02:24
İHA
 
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı ilçesine bağlı Çelik köyündeki Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan sipariş verdikleri tantunileri yedikten bir süre sonra fenalaştı.

Mide bulantısı, kusma ve halsizlik şikayetleri üzerine fabrikaya çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi.



Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan işçiler, Gölbaşı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hastanede tedavi altına alınan işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.