logo
30 MART 2026

BTP'den asgari ücret ve dış politika açıklaması

Önder, "Türkiye'ye mesaj vermeye çalışan, bizi köşeye sıkıştırmak isteyen devletlere karşı köklü ve güçlü bir devlet olmanın gereği olarak gerekli tepkilerin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. "Türkiye çok güçlü bir devlettir" mesajı sürekli içeriye değil, dışarıya verilmelidir" dedi.

25.12.2025 12:28:00 / Güncelleme: 25.12.2025 12:32:32
Haber Merkezi
BTP'den asgari ücret ve dış politika açıklaması
BTP'den asgari ücret ve dış politika açıklaması
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, düzenlediği basın toplantısıyla gündemi değerlendirdi.

Önder, şunları söyledi:

"Yoksulluk katmerlenerek, katlanarak artmaya devam edecek"

"Asgari ücret 28 bin 75 lira olarak açıklandı. İşverene maliyeti vergilerle, primlerle birlikte çok daha fazla; ancak asgari ücretlinin eline geçecek olan miktar bu. Son ay belirlenen yoksulluk sınırı 97 bin 159 liradır. Asgari ücretli, ilk maaşını ocak ayı sonu itibarıyla alacak. İlk maaşını alana kadar yoksulluk sınırı tekrar değişecek. Özellikle ocak ayı itibarıyla her şeye yaklaşık yüzde 30 zam yapılacak. Yani devlet, kaşıkla verdiğini bir ay geçmeden kepçeyle geri alacak ve sonraki 11 ay boyunca yoksulluk katmerlenerek, katlanarak artmaya devam edecek."

"Bu iktidar, herkesin zarar ettiği bir denklemi oluşturmayı başardı"

Asgari ücretteki artış doğrudan işverenin sırtına yüklenmektedir. Sadece net artış değil, brüt artış da işverenin sırtına yüklendiği için işverenin maliyeti artmaktadır. Bu durum, mal ve hizmet fiyatlarına otomatik olarak yansımaktadır. Dolayısıyla alım gücü artırılmış olmamaktadır. Asgari ücrete yapılan her artış, ülkede enflasyonu artırmakta; emeklinin, memurun ve herkesin alım gücünün düşmesine neden olmaktadır. Bu iktidar öyle bir tablo oluşturdu ki ne asgari ücreti alan mutlu ne de asgari ücreti veren mutlu. Herkesin zarar ettiği bir denklem oluşturuldu. Oysa herkesin mutlu olacağı, herkesin kâr edeceği, herkesin memnun olacağı bir denklemi oluşturmak mümkündür. Biz, Bağımsız Türkiye Partisi olarak bunu yıllardır anlatıyoruz. Bunun tek bir formülü vardır ve o formül sadece Bağımsız Türkiye Partisi'ndedir. Biz diyoruz ki; asgari ücretliye, ücretlilere ve dar gelirlilere verilecek paralar işverenin sırtına yüklendiği sürece bu, mal ve hizmet fiyatlarına yansır ve kimsenin alım gücü artmaz. Biz şunu ifade ediyoruz: Dar gelirlilere devlet destek olmalıdır. Devlet; ev hanımı maaşıyla, vatandaşlık maaşıyla, asgari ücretliye yapılacak ilave ödemelerle ve çocuk yardımıyla bu desteği sağlamalıdır.

"Kaynak sorunu yok, doğru yönetememe sorunu var"

Biz bunları söylediğimizde "Hangi kaynakla vereceksiniz?" diye soruyorlar. Türkiye'nin imkânı çoktur; yeter ki bu imkânları devreye koymayı ve doğru yerde kullanmayı bilin.
Örneğin, 2026 bütçesinde tek bir kalemde faiz ödemelerine bütçenin yüzde 15'i ayrılabiliyor; bu da 2,7 trilyon liraya denk geliyor. Faiz lobisine bu para ödenirken; vergi indirimleri, vergi teşvikleri ve vergi muafiyetleri için de bütçenin yüzde 10'u ayrılıyor. Demek ki sorun kaynak değil, doğru yönetememektir. Bu ülkenin yer altı kaynağı da vardır, yer üstü kaynağı da vardır. Bütün bu kaynakları harekete geçirecek insan gücü de mevcuttur. Yeter ki bunları organize edin, yeter ki doğru bakış açısıyla değerlendirin.

"Türkiye'nin en büyük sorunu ekonomidir"

Türkiye'nin en büyük sorunu ekonomidir ve bizim dışımızdaki partilerin tamamı ekonomiye hemen hemen aynı pencereden bakmaktadır. Biz ise bambaşka bir pencereden, Millî Ekonomi Modeli penceresinden bakıyoruz. Herkesin insan onuruna yaraşır bir gelire ulaşabileceği, her ailenin yoksulluk sınırının üzerinde gelire sahip olacağı ve ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabileceği bir ekonomik sistemi kurabileceğimizi biliyoruz. Biz bunu projelendirdik; yeter ki imkân verilsin.

"Bütün bunlara sessiz kalmak mümkün değil"

Libya Genelkurmay Başkanı'nı ve beraberindeki heyeti taşıyan uçak, Ankara'dan havalandıktan kısa bir süre sonra düşüyor ve Genelkurmay Başkanı ile beraberindekiler hayatını kaybediyor. Öncelikle Libya devletine başsağlığı diliyorum. Son dönemde özellikle dış politikada yaşanan gelişmeleri birbirinden bağımsız düşünmek zordur. Ankara çevresinde kimliği belirlenemeyen İHA'ların düştüğüne dair haberler gündemimizi meşgul etmektedir. Gemilerimiz Karadeniz'de bombalanıyor. Diğer taraftan Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan, Suriye'de mevkidaşıyla açıklama yaparken sözü kesilerek basın toplantısı sonlandırılıyor. Bu, diplomatik tahammüllere ve hatta insan ilişkilerine sığmayacak bir muameledir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yapılan bu tavra sessiz kalmak mümkün değildir. Tüm bunları tesadüf olarak değerlendirmek de mümkün değildir.

"Libya Genelkurmay Başkanı'nın hayatını kaybetmesi tesadüf değildir"

Libya Genelkurmay Başkanı, Türkiye'nin tezlerini savunmakla tanınan bir isimdir. Libya ile yapılan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması, Doğu Akdeniz'de büyük bir kazanım olarak değerlendirilmektedir. Bu kazanımın somutlaşmasına katkı sunabilecek kişilerin bu şekilde hayatını kaybetmesini tesadüf olarak değerlendirmek doğru değildir.

"Devletin gücü içeriye değil, dışarıya gösterilmelidir"

Türkiye'ye mesaj vermeye çalışan, bizi köşeye sıkıştırmak isteyen devletlere karşı köklü ve güçlü bir devlet olmanın gereği olarak gerekli tepkilerin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. "Türkiye çok güçlü bir devlettir" mesajı sürekli içeriye değil, dışarıya verilmelidir. Dış politikanın anlamı budur. Aksi hâlde verilen mesaj yalnızca iç politikaya ve propaganda malzemesine dönüşür; dış politikada kazanım sağlamaz.

Etimesgut Belediyesi'ne operasyon

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine "zimmet" soruşturması başlatıldı. Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Etimkent A.Ş. Genel Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 4 şüpheli gözaltına alındı

30.03.2026 10:31:00
AA
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Etimesgut Belediyesi'ne operasyon
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesinde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet" suçundan 4 belediye çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığında gerçekleştirilen 2025 yılı hesap ve işlemleri olağan denetimleri sırasında, aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile Etimkent A.Ş'nin hesap bilgilerinde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi.

Bu kapsamda, sermayesinin tamamı Etimesgut Belediye Başkanlığına ait iştirak şirketi Etimkent A.Ş. Genel Müdürü M.Ç, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C, Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü Mutemeti S.K. ve Etimkent A.Ş kasa sorumlu personeli H.B. hakkında "zimmet" suçundan gözaltı kararı verildi.

Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararlarına istinaden şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemi yapıldı ve tüm zanlılar gözaltına alındı.

Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın hakkında yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu

30.03.2026 02:26:00 / Güncelleme: 30.03.2026 06:30:25
İHA
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda 27 Mart günü operasyon düzenledi.



Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Gözaltına alınan Başkan Yalım ve 12 kişi aynı gün İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü.



Başkan Yalım'ın Uşak'taki iş yerlerinde arama yapıldı



Soruşturma kapsamında Yalım'ın Kaşbelen köyü yakınlarında bulunan otel ve eğlence mekanlarında jandarma ve polis ekiplerince arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor


 
 
Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. 

28.03.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor

Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dündar, şunları kaydetti: "Kaslarımızı çalıştırdığımızda, kana miyokin adı verilen özel haberci proteinler salgılanıyor. Bunların en ünlüsü BDNF'dir. Bu proteinler, yeni nöronların filizlenmesini ve aralarındaki bağların kök salmasını sağlar. Ancak mesele, kimyasal bir kokteylden ibaret değil. Hareket halindeyken sadece kaslar değil, onları kemiğe bağlayan tendonlar da devreye girer. Tendonlar gerildikçe, beyne yüksek hızda veri paketleri gönderilir.

Araştırmalar, bacak kası kuvvetli bireylerde hipokampus hacminin, yaşıtlarına göre daha geniş olduğunu gösteriyor. Kas kütlesi düştüğünde, beyne giden oksijen ve glikoz dengesi bozulur. Bu da sadece yorgunluğa değil, karar verme mekanizmalarında milisaniyelik gecikmelere neden olur. Kas kütlemizi korumak, kan şekeri dengenizi sağlar.

Kaslarımızın bir diğer faydası olan stabil kan şekeri düzeyleri, gün boyu kesintisiz zihinsel odak demektir. Beynimizi korumak ve potansiyelini zirveye taşımak için sadece kitap okumak veya bulmaca çözmek yetmez. Zihnimizin en keskin olduğu anlar, aslında bedeninizin en dirençli olduğu anların birer yansıması. Hareket, sadece bedenin yer değiştirmesi değil, biyolojimizin kendi kendini iyileştirme ve geliştirme dili. Geleceğimize yatırım yapmamız için harekette kalmamız şart."

Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde 51 kişinin, kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine tahliye edilen binanın 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde orta hasardan az hasara çevrildiği öne sürüldü

28.03.2026 13:08:00 / Güncelleme: 28.03.2026 13:12:33
İHA
Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü
Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine dün gece 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.

Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.



Bina sakinlerinden Serhat Kartal, 3 gün önce birinci kattaki komşularının, kolonlardan ses geldiğini, gece yattıklarında duyduklarını söylediğini ifade etti. Kartal, "Bizde bunun üzerine binanın etrafını gezdik, sabah erken binayı dinledik. Dün hepimiz toplanıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliğine haber verelim. Hepimizin için rahat olsun, ne olur ne olmaz. Ekip geldi, şu kolonlara baktılar, hasar olduğunu tespit ettiler. Geçici olarak tahliye edildi. Bina sakini 51 kişi tahliye edildi" dedi.



Bina sakini Salih Topsa ise, alt komşularını ses duyduğunu ve herkesi uyardığını dile getirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile AFAD'ı aradıklarını aktaran Topsa, "Gelip baktılar, tedbir amaçlı dışarı aldılar. Bugün de gelip bize bilgi verecekler. Depremde bize orta hasar vermiştiler. Orta hasardan az hasara çevirdiler. Gücümüz olmadığı için çıkmadık. İmkanı olan çıktı, ayrıldı. İmkanı olmayanda oturmaya devam etti" diye konuştu.

Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi

İstanbul'un Tuzla ilçesinde bulunan Kuzey Star Tersanesi'nde demirli kuru yük gemisinde yangın çıktı. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, kısa sürede büyüyerek geminin bir bölümünü sardı

28.03.2026 04:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:11:47
İHA
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
Tuzla'da kuru yük gemisinde yangın: Çok sayıda ekip sevk edildi
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.



Ekipler, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf ederken, tersane çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.



Ekiplerin söndürme ve soğutma çalışmaları sürerken olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti

27.03.2026 21:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 21:56:31
İhlas Haber Ajansı
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Darısı bütün sivil örgütlerinin başına...
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti.

Memur-Sen tarafından İran ABD ve İsrail savaşı başta olmak üzere bölgede yaşanan çatışmaları protesto etmek üzere ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması düzenleyerek Siyah Çelenk Bırakma Eylemi gerçekleştirdi.

Büyükelçilik önünde bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, 'Savaşa hayır' yazılı yelekler giydi, dövizler taşıdı.

"ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir"



Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir ülkeyi protesto etmek için değil, bir zihniyeti teşhir etmek için toplandıklarını ifade ederek, "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir. O çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir. Çünkü artık açıkça görüyoruz. Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. Ve bugün İran'a yönelen saldırı da böyle bir düzenin devamıdır" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada hayatını kaybeden kim olursa olsun kendilerinden olduğunu söyleyen Yalçın, karşılarında ABD'nin emperyal aklıyla İsrail'in siyonist hattı olduğunu ve ikisinin yıkım, şiddet ve insan hayatının yok edilmesi noktasında kesiştiğini bildirdi.

Yalçın, buna karşı bütün dünyanın birlik olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu zihniyet, 'Ben yaparım. Çünkü güç bende' diyor. Bu noktada mesele artık sadece politika değildir, insanlık meselesidir. Bu manzara karşısında dünyanın bütün iyi insanları bir an önce birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalıdır" diye konuştu.

'Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir'



Çocuğa işkence edebilen bir sistemin yalnızca savaş üretmeyeceğini insanlıktan çıkmış bir zihin üreteceğini kaydeden Yalçın, "Burada çok ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu zihinde çocukların ölümünü yalnızca kaçınılmaz görmüyorum. Onu sistemin doğal bir parçası olarak görüyorum. Bugün burada yaptığımız budur. Bu aymazlığa, ahlaksızlığa, çirkefliğe isyan ediyoruz. Çünkü susarsak bu düzen büyür. Sessiz kalırsak bu yöntem kalıcı halde gelir. Onun için İran'a yapılan saldırıyı bu çerçevede okumak lazım. Devamında genişleyen ateşi buradan görmek lazım. Bu saldırı bu düzenin sürekliliğidir. Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir. Onun için bu süreçte her şey araç haline gelir. Toprak araçtır enerji, araçtır, insan bile araçtır. En acısı çocuklar bile bu kirli savaşın aracı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.

"Bu sadece bir savaş değil, bir zihniyetin ifşasıdır"

Ortadoğu'da yaşanan savaşın sadece İran'a yönelik bir saldırı olmadığını belirten Yalçın, saldırıların insanı merkeze almayan bir sistemin devamına temsil ettiğini söyleyerek, "Bu sadece bir savaş değil, bu bir zihniyetin ifşasıdır. Bu zihniyeti reddediyoruz. Bugün buraya bırakacağımız siyah çelenk bir yas değil bir kayıptır. Demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir. Çocukların ölümünü sistematik hale getiren hiçbir makam meşru değildir. İnsanı dışlayan hiçbir düzen kalıcı değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Yalçın, konuşmasının ardından konfederasyon üyeleriyle üzerinde 'Savaşa hayır' yazılı siyah çelengi, ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin önüne bıraktı.

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.