logo
28 EYLÜL 2026

'Bu adamı Biden saklıyor'

FETÖ ABD'yi eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika'da yaşıyorlar. Ve bu adamı Amerika saklıyor. Kim saklıyor? Biden saklıyor. Kendilerine Pensilvanya'da devasa bir kaşane verdiler, orada bu adam yaşıyor. Bana terörün merkezi neresi diye sorarsanız; işte ben size şu anda bunu söylerim" dedi

12.11.2022 12:32:00
 
'Bu adamı Biden saklıyor'
'Bu adamı Biden saklıyor'

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 9. Zirvesi'ne katıldığı Özbekistan ziyareti sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu


Türk Devletleri Teşkilatının 9. Zirvesi'ni başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, görüşmelerde Türk dünyasına ilişkin güncel meseleleri etraflıca ele aldıklarını, gelecek dönemde iş birliği yapılacak alanları belirlediklerini söyledi.

Geçen sene İstanbul'daki tarihi zirvede Türk dünyası vizyon belgesinin kabul edildiğini, belgeyle gelecek 20 yıla dair hedeflerin ortaya konulduğunu anımsatan Erdoğan, bu zirvede de ilk 5 yıllık uygulama kılavuzu niteliğindeki strateji belgesinin kabul edildiğini aktardı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ticaretten ekonomiye, kültürel konulardan çevre sorunlarına kadar geniş bir yelpazede iş birliğimizin alt yapısını oluşturacak bir dizi anlaşmaya imza attık. Türk Konseyimizin Teşkilata dönüştürülmesiyle Nahçıvan Anlaşması'nda ortaya çıkan değişiklik ihtiyacını akdettiğimiz bir protokolle giderdik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bu çerçevede gözlemci üye olmasını kabul ettik. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü'nün yalnız olmadığını gösterdik. Alınan bu tarihi kararın başta Kıbrıs Türkleri olmak üzere hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Kardeşlik hukukumuzun gereğini yerine getirdikleri için tüm liderlere teşekkür ediyorum."

Zirvede ayrıca ulaştırma, medya, kültür, turizm projelerinde atılabilecek ortak adımların görüşüldüğünü ifade eden Erdoğan, "Özellikle finans alanında dayanışmamızı güçlendirmek maksadıyla Türk Yatırım Fonu'nu kurduk. Fonun sağlayacağı imkanların iş birliğimizi daha da kuvvetlendireceğine ve faaliyetlerimize ivme kazandıracağına inanıyorum." diye konuştu.

Erdoğan, zirvede güncel küresel meselelere ilişkin ortak yaklaşımların ve Türk dünyasında iş birliğinin geliştirilmesi hususundaki kararlılığın Semerkant Bildirisi'yle somutlaştırıldığını da söyledi.

Gelecek zirvenin, 2023 yılında Kazakistan'da gerçekleştirileceğini belirten Erdoğan, "Zirveye katılan devlet ve hükümet başkanlarıyla samimi görüşmelerimiz oldu. Temaslarımızda ikili ilişkilerimize ilaveten güncel küresel konuları da ele aldık." dedi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in, şahsına Türkiye-Özbekistan ilişkilerine katkıları dolayısıyla Yüksek Düzeyli İmam Buhari Nişanı'nı tevcih ettiğini, Türk Devletleri Teşkilatına ve Türk dünyasına olan hizmetleri nedeniyle de teşkilatın Türk Dünyası Ali Nişanı'yla taltif edildiğini aktaran Erdoğan, "Bu nişanları milletimiz adına almaktan mütehassis oldum." ifadesini kullandı. Erdoğan, Türk Dünyası Ali Nişanı'nın, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Türkmenistan eski Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov'a da tevcih edildiğini anımsattı.

Zirvede ayrıca Semerkant'ı Türk Dünyası Medeniyet Başkenti olarak ilan ettiklerini belirten Erdoğan, "Mevkidaşlarımla beraberce diktiğimiz fidanlarla hem birlikteliğimizi güçlendirdik hem de 11 Kasım Ağaçlandırma Günü'müzü kutladık. Gerek zirvemizin gerekse Özbekistan'da yaptığımız diğer görüşmelerin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Dönem başkanlığını devrettiğimiz Özbekistan'a ev sahiplikleri için teşekkür ediyor, başarılar diliyorum." diye konuştu.

"Türk Devletleri Teşkilatı kendisini başarılı bir iş birliği platformu olarak ispatlamış bulunuyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Uzun süre Sovyet esareti altında kalmış Türk devletlerinin, Türk halklarının bağımsızlık sonrası ayağa kalkmaya çalıştığı bir dönem oldu. Yüzyıllar sonra Türk halklarını, devletlerini aynı çatı altında toplamada, üstelik bunu kurumsal bir yapıda gerçekleştirmede siz öncü bir rol oynadınız. Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan'a Türkiye'nin verdiği destek burada Türk dünyasına çok büyük cesaret ve özgüven verdi. Türk Devletleri Teşkilatı gibi ileride çok gelecek vadeden bir ulus ötesi yapılanmanın kuruluşunda rol oynamış, öncülük yapmış bir insan olarak duygularınız neler? Türk Devletleri Teşkilatının geleceğini nasıl görüyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin, gücünü tarihsel kardeşlik bağlarından, ortak kültür, dayanışma, dil ve geleneklerden aldığını söyledi.

Türk dünyasının ne yazık ki bugüne kadar çok darbeler yediğini ve bu yediği darbeler sebebiyle de arzu edilen hedeflere ulaşamadığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kendi aralarında da ne yazık ki belli bir güç devşiremedi, oluşamadı. Geçtiğimiz dönem başkanlığını devraldığımız İstanbul Zirvesi, Türk devletleri için aslında bir dönüm niteliği taşıyordu. Biz bu zirveyle Türk Konseyini, Türk Devletleri Teşkilatı adıyla uluslararası bir teşkilata dönüştürdük. O zirveyi gerçekleştirdiğimiz Demokrasi ve Özgürlükler Adası bu noktada ciddi bir sıçrama merkezi oldu. Ev sahipliğini yaptığımız İstanbul Zirvesi'nde ayrıca iş birliğimizin uluslararası hedeflerini ortaya koyan 2040 vizyonunu da kabul ettik. Bütün bu süreci Türk devletleri arasındaki karşılıklı sevgiye, saygıya dayalı olarak yürüttük. Sağ olsunlar kardeşlerimiz de bu süreç içerisinde belirlediğimiz istikametten sapmadılar ve yere sağlam bastılar. İşte bugün de atılan adımların neticesi olarak şahsıma Türk Dünyası Ali Nişanı'nı takdim ettiler. Türk Devletleri Teşkilatı kendisini başarılı bir iş birliği platformu olarak ispatlamış bulunuyor; bölgesinde ve dünyada ağırlığı artıyor. Burada ayrıca Yüksek Düzeyli İmam Buhari Nişanı'yla taltif olmak bizim için çok çok farklı, çok çok anlamlıydı. Özellikle de Şevket Mirziyoyev'in bu konuda hassasiyeti, Buhara'yı bu konuda bir merkez haline getirme gayretleri var. Belki de önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde Türkiye-Özbekistan ortak üniversitesini kurmak suretiyle İmam Buhari Fakültesi veya enstitüsü gibi bir adımı da inşallah burada birlikte atacağız. Birkaç gün önce buraya arkadaşlarımız geldiler, birlikte Buhara'da, Taşkent'te çalışmalar yaptılar ve bu çalışmaların neticesini de çok kısa zamanda görmek istiyoruz. Bununla birlikte bu ilk çeyrekte de imzaları atarak Türkiye-Özbekistan Üniversitesi'ni inşallah Taşkent'te kurmuş olacağız."

"Büyük tehlike ve tehdittir"
Bu coğrafyanın en önemli belalarından birisinin FETÖ yapılanması olduğu, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bazı temizlemeler yapıldığı belirtilerek "Ama bu coğrafyanın kendi içinde dengeler var ve hala bu yapıyı Amerika ile aralarındaki yumuşak güç olarak görenler de var. Özellikle Orta Asya'daki bazı ülkelerde hala varlıklarını sürdürdüklerine dair izlenimler var. Türk Devletleri Teşkilatının geleceğinde bu yapının tamamen silinmemesi halinde sorunlar çıkacağı açıktır. Bu yapı burada tamamen nasıl biter? Umudunuz var mı? Türkiye olarak bu liderleri ikna edebildik mi?" soruları üzerine Erdoğan, liderlerle her bir araya gelişinde terörle mücadele konusunu; PKK/PYD/YPG, FETÖ, DEAŞ, bütün bunları kendilerine hatırlattığını söyledi.

Liderlerin, FETÖ konusunda "Bizde var." demediğini, "Biz bunları temizledik, temizliyoruz." dediğini aktaran Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Bugün de aynı şeyi gerek Kırgızistan gerek Özbekistan gerek Kazakistan'la yine konuştuk. Dedik ki 'Bu konudaki mücadeleniz hangi safhada? FETÖ ile mücadelede belli bir mesafe kaydedebildiniz mi? Sizler yok diyorsunuz ama bizdeki istihbarat bilgilerinde ne yazık ki hala sizin devlet kademelerinde bile bunların olduğunun bilgileri bize geliyor. O zaman benim size söyleyeceğim tek şey var; istihbarat dairenizi bizim istihbarat başkanlığımızla bir araya getirelim, müşterek olarak çalışsınlar, eğer hakikaten temizlenmişse mesele yok, siz de rahat edersiniz biz de rahat ederiz. Ama bilin ki bunlar sizin için büyük tehlike ve tehdittir.' Mesela liderlerden bir tanesi bugün bana şunu söyledi; 'Ben, siz bu işin üzerinde bu kadar dururken bu FETÖ'nün ne olduğunu hala bilmiyordum' dedi. 'İşte sizin bu noktadaki bilgi kaynaklarınız maalesef size yanlış bilgi aktarıyor. Yanlış bilgi aktardığı için de bu alçakların, bu namussuzların ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Bunların 160'a yakın ülkede okulları vardı ve bu okullarda bunlar güya iyi niyetle eğitim öğretim yaptırdıklarını söylüyorlardı. Oranın yöneticileri de 'Bunlar kötü bir şey yapmıyor, bunlar eğitim öğretim yaptırıyor.' diyorlardı. Ama o eğitim öğretim yaptırıyor dediğiniz yerde oraların zeki çocuklarını alıyorlar, onları zehirliyorlar ve onları da ondan sonra hem kendi ülkeleri hem de Türkiye aleyhine birçok çalışmaların içerisine sokuyorlar. Bakın işte bizde 15 Temmuz hadisesinde her şey patlak verdi ve bizim 252 canımız maalesef şehit oldu. Bunun yanında askeriydi, siviliydi 2 bini aşkın vatandaşımız yaralandı, gazi oldu. Bütün bunları biz yaşadık. Gelen başbakanlara, başkanlara Meclisimizi gösteriyoruz. İşte demokrasinin merkezi olan Meclisimizi bunlar bombaladılar. Neyle? Bu ülkenin, bu devletin, bu ordunun uçaklarıyla bombaladılar. Helikopterlerle geldiler vurdular. Eğer zaman yarışında isabet ettirebilseydiler bugün belki ben de olmayacaktım. Benim iki tane korumam şehit oldu. Bunların hepsi yaşanmış hadiseler. Benim canım yandığı için ben size bunları anlatıyorum' dedim.

Şu anda bunlara kim sahip çıkıyor? Başta Yunanistan. Kaçıp Yunanistan'a gidiyorlar, kaçıp Avrupa'ya gidiyorlar. Hep buralara kaçtılar; Almanya'da, Fransa'da, Hollanda'da, Danimarka'da, İngiltere'de, Amerika'da yaşıyorlar. Ve bu adamı Amerika saklıyor. Kim saklıyor? Biden saklıyor. Kendilerine Pensilvanya'da devasa bir kaşane verdiler, orada bu adam yaşıyor. Bana terörün merkezi neresi diye sorarsanız; işte ben size şu anda bunu söylerim."

"Sıradan bir süreç yaşamıyoruz"
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gelecek hafta Endonezya'da yapılacak G20 Zirvesi'ne katılmayacağını açıkladığı hatırlatılarak "Rus heyetine Sergey Lavrov'un başkanlık edeceğini biliyoruz. Rusya'nın şubat ayında Ukrayna'ya başlattığı savaştan sonra Biden ve Putin'in ilk kez bu zirvede bir araya gelmesi bekleniyordu. Putin'in zirveye katılmamasını nasıl yorumlarsınız? Siz hem Rusya hem Ukrayna liderleriyle yakinen görüşüyorsunuz. Zirve öncesinde bir telefon görüşmeniz olacak mı kendisiyle? Bir de bu kapsamda savaşın sona erme ihtimalini nasıl görüyorsunuz?" soruları üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrusu kendisiyle son görüşmemde Endonezya'ya gelmesinin isabetli olabileceği kanaatinde olduğumu söylemiştim. Fakat kendisi de 'Ben bir değerlendirmemi yapayım, ona göre haber veririm' demişti. Sonra Dışişleri Bakanının Endonezya'ya gelmesine karar vermişler. Bu 2-3 gün içerisinde eğer kendisiyle bir irtibatım olabilirse neler düşündüğünü, ne gibi adımlar atacaklarını, özellikle de bu sürecin, yani diyaloğun barışa dönüştürülmesi noktasında adımlarının ne olabileceğini kendisiyle konuşma imkanı bulabilirim. Zirveye katılmama konusunda Sayın Putin demek ki kendi ekibiyle bunun istişaresini yapmış, sonunda da böyle bir karara varmıştır. Bu konuda bir değerlendirmeye girmek hem kendisine saygısızlık olur hem ekibine saygısızlık olur. Bu tabii kendilerinin bileceği bir iştir. Çünkü sıradan bir süreç yaşamıyoruz."

Rusya'nın sıradan bir devlet olmadığını, güçlü bir devlet olduğunu dile getiren Erdoğan, "Tabii başta Amerika olmak üzere Batı, Rusya'ya adeta sınırsız saldırıyor. Bütün bunların karşısında da tabii şu anda Rusya bir direnç ortaya koyuyor. Biz de acaba nasıl olur da -işte bir tahıl koridoru olayı gerçekleşti- buradan bir barış koridorunu açabiliriz, bunun gayreti içerisindeyiz. Bunun için de en güzel yol, diyalogdan barışa giden bir yol olabilir diye düşünüyoruz." dedi.

Burada sadece Putin'in kanaatlerinin yetmeyeceğini, Zelenskiy ile de görüşerek burada onların düşündükleri nedir, onlar böyle bir şeye nasıl bakarlar, onların da kanaatini alacaklarını ifade eden Erdoğan, "Ve bu arabuluculuk acaba bizi bir barışa taşır mı, bunu da görmenin yollarını arayacağız. Ama şimdilik bizim için en önemlisi bu tahıl koridorunu ciddi manada işletmek. Amonyak aynı şekilde, gübre aynı şekilde. Burada tabii Sayın Putin'in de hedefi özellikle fakir Afrika ülkelerini öne çıkaralım; Mali gibi, Somali gibi, Sudan gibi ülkeleri öne çıkaralım yönünde. Ve biz ücretsiz olarak onlara tahılı gönderebiliriz teklifini bana yaptı. Böyle bir adım atıldığı anda biz de aynı hassasiyeti gösterebiliriz." diye konuştu.

"Süre tahdidi koymak bana göre yanlış olur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Kasım'da tahıl koridoru anlaşmasının sona ereceği hatırlatılarak "Uzatılması için görüşmelerin devam ettiğini biliyoruz. Acaba siz taraflara yine 4 ay mı, yoksa daha uzun süreli bir anlaşma mı önereceksiniz? Bir tavsiyeniz olacak mı?" sorularını şöyle yanıtladı:

"Orada süre tahdidi koymak bana göre yanlış olur. Biz kendilerine bu işi ne kadar uzun tutarlarsa o kadar isabetli olacağını belirttik. Öte yandan bana göre bizim daha çok bu işin sınırını iyi çizmemiz, bunun üzerinde iyi çalışmamız lazım. Yani Putin'in söylediği gibi, Afrika ülkeleri adıyla bu adım atılabilir. Çünkü şu anda fakir fukara, garip gureba hep Afrika ülkelerinde. Afrika'yı bir tarafa koyup Avrupa'ya göndermek adil bir yaklaşım olmaz. Zira 'Biz böyle yapacaktık ama böyle olmadı, Avrupa ülkelerine gidiyor.' dedi. Ve Avrupa ülkelerine gidiş de onun bu konudaki yaklaşımını olumsuz etkiledi. Şimdi tekrar görüşmemizde özellikle Afrika ülkelerine -yani bu zikrettiğim ülkelerin adedini çok daha artırabiliriz- garip gureba, fakir fukara ülkelere yoğun bir şekilde tahıl koridorundan tahıl, gübre, amonyak akışı sağlarsak oradaki halkları da rahatlatmış oluruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan bazıları şöyle:

- "ABD'deki seçimle birlikte bazı olumlu haberler geliyor. Temennim gelecek ay müjdelerle dolu olsun ve F16 konusunu çok daha olumlu istikamette geliştirelim." dedi.

- "Kuzey Kıbrıs olayı Kosova kadar kolay değil ama elimizden geleni yapacağız. İşin üzerine üzerine gidecek, inanıyorum ki dünyaya tanıtma imkanı bulacağız."

- "(FETÖ elebaşı Gülen) ABD saklıyor, Pensilvanya'da verdikleri devasa kaşanede yaşıyor. Bana terörün merkezi neresi diye sorarsanız, ben size bunu söylerim."

-"(CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu) Hani Londra'ya gidişi eleştiriyordun. Buradan parayı kime getireceksin, sen iş adamı mısın? Yanında para talebinde bulunan birileri mi var?"

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.