HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 MAYIS 2021, PAZARTESİ

Bu günler sanki o günler

17.05.2001 00:00:00
Anadolu gibi aziz bir vatanın sakini olmak, dün de kolay değildi, bugün de kolay değil. Bu cennet vatanın can düşmanları dün de vardı bugün de var.

Ama bugün düne göre bir talihsizlikle vatanın düşmanları güçlü, düşmanlar hilekar, düşmanlar sinsi. Fakat bu vatanın bekçileri, sakinleri üzerlerine ölü toprağı serpilmişçesine ilgisiz, vurdumduymaz. Hal böyle olunca, vatan düşmanlarının gücü bir kat daha artıyor.

Dünü hatırlatarak dünkü faaliyetleri dile getirerek, dikkatleri çekip bu vurdumduymazlığın giderilmesine yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Bu cümleden olarak 1920 yılına uzanacağız. Kastamonu Müdafai Hukuk Cemiyeti'nin yayınladığı bir bildiriyi dikkatlerinize sunacağız. Bu bildirinin altında imzaları bulunan on kadar ismin hepsi de o devrin tanınmış ilim adamlarından, müftülerden, müderrislerden oluşmaktadır. Yaklaşık seksen yıl önce kaleme alınan bu metni günümüzü de tahlil ettiği, içine bırakıldığımız dehlizleri farkettirdiği için pürdikkat okumanızı istiyoruz:

"Kastamonu'nun hamiyetli Müslümanlarına ve kahraman delikanlılarına!..

Bismillahirrahmanirrahim.

"Hepiniz birden Allah'ın Kitabına sımsıkı tutununuz. Birbirinizden ayrılmayınız. Düşmanlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayınız" manasına gelen ayetten sonra,

Müslüman kardeşler!... Allah'ın bu emrini yerine getirmek gayesi ile inşallahurrahman bu Cuma günü Olukbaşı'nda toplanacağız. Bütün din kardeşler hep bir arada görüşüp tanışacak, yekdiğerimize karşı kalplerimizdeki uhuvvet ve rabıtalar teyid olunacak, düşmanlara karşı kuvvet hazırlamak için lazım gelen kararlar hep birlikte verilecektir.

Yan gelip vakit geçirerek, yahud ye'se düşüp kadınlar gibi ağlayacak zamanda değiliz. İş görecek zamandayız. Namert düşman, her türlü uhudu ayaklar altına alarak güzel Anadolu'muzun, bu sevgili İslam yurdumuzun kapılarını kırdı. Harim-i ismetine kirli ayaklarını soktu. Güzel İzmir'imizde, Adana'mızda tutuşturduğu yangının siyah dumanlarını göreceğiz, kulaklarımızı verecek olsak, dağlarda inleyen binlerce yetimin feryatlarını, eninlerini işiteceğiz.

Müslüman kardeşler! Anadolu'nun kapıları tutuşmuş yanıyorken biz buralarda atıl, lakayt kalır rahat döşeklerde yatar, derin uykulara dalar hiç bir hazırlıkta bulunmayız. Hain düşman memleketimizi parçalamak, İslam'ın son yurdu olan bu güzel Anadolu'yu baştan başa çiğnemek istiyor. Eğer biz müslümanlar kayıtsızlıkla, ihmalcilikle birbirimizi çekiştirmekle vakit geçirecek olur isek, mazallah bu yangın her tarafa sirayet eder. Merhametsiz düşman, yağlı kundağını eline almış sokacak tutuşturacak memleket arıyor. Nerede bir zaaf ve gaflet, hangi sahilde bir şikak ve nifak görecek olsa hemen orasını tutuşturmakta ihmal etmiyor ve etmeyecektir. Onun için ey müslüman kardeşler!.. Gözlerini açarak habl-i ilahiye sımsıkı tutunmak, kalplerimizi birleştirmek, kuvvetlerimizi toplamak hepimize farzı ayındır.

Adetleri binlere, milyonlara baliğ olduğu halde ölüm korkusundan memleketlerinden çıkarılan zelil milletlerden ibret almamızı Cenab-ı Hak bize ihtar ediyor.

Yaşamayı seven ölümden korkan ümmetlerin sellerin getirip kenara attığı saman çöpleri kadar ehemmiyetleri olmadığını Hazret-i Peygamberimiz Efendimiz, Müslümanların ibret nazarları önüne koyuyor. Dünyada ölümlerin en acısı, düşman istilasına uğramaktır. Hakimiyeti elden gidip, esaret boyunduruğuna düşen bir millet günde bin kere ölüm azapları çeker de yine hayatını sürüklemeğe mecbur kalır. Çünkü yaşamamak da elinde değildir. O zalimler esaretleri altına aldıkları milletleri hayvanlar gibi kendi hesaplarına işletirler. Dünyanın yedi iklim, dört köşesinde sürü sürü ordularla getirilen renk nek mahkum milletlerin ne halde bulunduklarını gözlerimizle gördük. Biz sığırlarımızı, beygirlerimizi nasıl kullanır isek, o zalim devletler de taht-ı esaretine aldıkları milletleri öylece kullanırlar. Bu zilletlere düşmemek, bu esaret boyunduruğuna girmemek için fırsat elde iken düşman daha uzakken hazırlanmak, dağınık kuvvetleri bir araya toplayarak tanzim etmek bütün müslümanlara farzı ayındır. Bilirsiniz ki, talim görmüş, bin kişilik muntazam bir kuvvetin göreceği işi, talimden mahrum nizam ve intizamsız on bin belki yirmi bin kişi göremez. Yarın için hazırlıklı olmayan milletler hiç bir zaman yaşayamaz. Yarınki tehlikeyi bugünden hesap etmek, ona göre o tehlikeye karşı hazırlanmak herkes için farzdır".
 
Aziz Karaca / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.