logo
06 HAZİRAN 2026

Bul 2 bin avukatı, kur BAROnu!

 
Türkiye'de ilk kez 'çoklu ya da paralel baro' sistemini getiren kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla hazırlanan teklif, sadece İstanbul, Ankara ve İzmir'de çoklu baro uygulamasının önünü açıyor. Düzenlemeye göre bu illerde 2 bin avukatı toparlayan kesim, kendi barosunu kurabilecek.

30.06.2020 21:00:00
Bul 2 bin avukatı, kur BAROnu!
Bul 2 bin avukatı, kur BAROnu!
 
RECEP BAHAR / DETAY HABER
 
Nisan ayında Ankara Barosu'nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı hedef almasıyla başlayan baro tartışması, "Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin Meclis Başkanlığına sunulmasıyla farklı bir aşamaya geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Ak Parti ve MHP kurmaylarınca hazırlanan kanun teklifini 30 Haziran'da Meclis Başkanlığına sundu. MHP'nin de imza koyduğu 28 maddelik yasa teklifi ile Barolar Birliği delegasyon sistemi de değiştiriliyor ve 3 büyük ilin birlikteki delege ağırlığı azaltılıyor. AK Parti, kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve 80 il barosu ile Türkiye Barolar Birliği'nin de itiraz ettiği çoklu baro düzenlemesinden geri adım atmadı.
 
Kanunun gerekçesi
 
Özkan, "Bu düzenlemeyi niçin yaptık?" sorusunu bizzat sorarak, kanun teklifinin gerekçesine dair şunları söyledi: "Öncelikle baroların, Anayasa'da ve yasada belirtilen bu görevleri dikkate alındığı zaman bu ihtiyaçları günümüz koşullarında karşılayamadıkları ve hakkıyla yerine getirmediklerini tespit etmiş bulunmaktayız. İkinci olarak, özellikle son 20 yılık süre zarfında hızla artan avukat sayısı, artan bu avukat sayısının özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde yoğunlaşmış olması, barolar ile meslek üyeleri arasında rabıtanın maalesef tamamen kopmasına neden olmuştur. Kanunun, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 10 bin civarında olan avukat sayısı, aradan geçen süre zarfında 130 binleri aşmış bulunmaktadır. Artan bu avukat sayısı özellikle İstanbul'da 50 bini, Ankara'da 20 bini, İzmir'de 10 bin rakamını zorlamaktadır. İstanbul, Ankara ve İzmir barolarında toplam avukatların yaklaşık yüzde 20'sinin oyunu almak suretiyle baro başkanı, baro yönetim kurulu üyeleri ve Türkiye Barolar Birliği delegasyonu belirleniyor. Bu antidemokratik durum baroları, siyasi ve ideolojik çatışmanın merkezi haline getirdi." 
 
Mevcut düzen ve yenisi
 
Mevcut Avukatlık Yasası'na göre Türkiye Barolar Birliği (TBB) Genel Kurulu için her baro ikişer delege belirliyor. Avukat sayısı yüzden fazla olan barolar, yüzden sonraki her 300 üye için ayrıca birer delege seçiyor. Bu durum örneğin 48 bin dolayında üyesi bulunan İstanbul Barosu'na, TBB Genel Kurulu'nda yüzde 25'e yakın temsil imkânı getiriyor. TBB'nin 477 delegesinden 138'i İstanbul, 53'ü Ankara, 30'u İzmir Barosu seçimlerinde belirleniyor. Teklif aynen yasalaşırsa İstanbul'un delege sayısının 14, Ankara'nın 7, İzmir'inki ise 5'e düşeceği hesaplanıyor.
 
 
Kanun ne getiriyor?
 
Geçen hafta manşetten verdiğimiz haberde vurguladığımız gibi kanun teklifi 28 maddeden oluşuyor. Kanunda yer alan düzenlemeler özetle şöyle:
• Halen İstanbul, Ankara ve İzmir'de, gelecekte ise avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde 2 bin avukat bir araya gelerek ikinci, üçüncü veya dördüncü bir baro kurabilecek. Türkiye'de halen 80 baro bulunuyor. Gümüşhane-Bayburt tek baroya sahip. Bunlardan 72'sinde 2 binden daha az avukat mevcut!  
• Çoklu baro olan yerlerde barolar, noterler gibi numaralandırılacak. Mevcut barolar 'bir numaralı baro' olacak. İlk kurulan baro, '2' numarayı kapacak!
• Kanun teklifinde yeni kurulacaklar dahil her baronun Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda üç delege ve bir başkanla temsil edilmesinin yolu açılıyor. 
Üye sayısı 10 binden fazla olan İstanbul ve Ankara'da her baroya Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda 5 bin avukat için ilave bir delegeyle temsil imkânı getiriliyor. Her iki ilin gücü önemli ölçüde kırılıyor.
• Genç avukatlar, mesleğin ilk 5 yılında ilgili baro aidatının yüzde 50'si oranında aidat ödeyecek.
• Avukat sayısının 2 binin altına düşmesi halinde Türkiye Barolar Birliği (TBB) ilgili baroya yazılı bildirimde bulunacak ve 6 ay içinde kuruluş için gerekli olan asgari avukat sayısı sağlanamazsa o baro tasfiye edilecek. Tasfiye işlemleri son yönetim kurulu tarafından TBB'nin gözetim ve denetimi altında yapılacak ve tasfiye edilen baronun malları TBB'ye geçecek.
Geçmişte başörtüsü nedeniyle yaşanan tartışmalarının da dikkate alındığı teklife göre, avukatlar için tek zorunlu kıyafet cübbe olacak. Avukatların kılık kıyafetiyle ilgili başka bir zorunluluk olmayacak.
 
 
 
Yeni baro nasıl kurulacak?
 
Yeni baroların özellikle İstanbul'da yoğunlaşması bekleniyor. Zira megakentte 48 binden fazla avukat var ve burada 24 baro kurmak mümkün! Ancak İstanbul Barosu seçimlerindeki gruplar dikkate alındığında kurulacak baro sayının 5'i geçmeyeceği tahmin ediliyor. AK Partili avukatların 2, MHP'li avukatların 1 ve HDP'li avukatların da 1 baro kurması bekleniyor. Baro aidatlarından ciddi ölçüde kurtulmak isteyen avukatların da örgütlenip baro kurması bekleniyor! Yeni baro kurmak için öncelikle 4 kişilik Kurucular Kurulu oluşturmak gerekiyor. Bu Kurucular Kurulu, 2 bin avukatın imzasını alarak kuruluş işlemlerini 6 ayda tamamlayacak. Türkiye Barolar Birliği ise kuruluş işlemlerini yerine getirmek üzere Kurucular Kurulu'nu görevlendirecek. Kurucular Kurulu, kurulacak baronun genel kurulunu toplayacak ve genel kurulda yeni baronun organları seçilecek. Seçim sonucunun Türkiye Barolar Birliği'ne bildirilmesi üzerine baro, tüzel kişilik kazanacak. Kuruluşu tamamlanan baronun ilk seçimli olağan genel kurulu, kuruluşu takip eden ve son rakamı çift olan yılın Ekim ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti üzerine toplanacak. Böylece tüm baroların seçimleri aynı tarihte yapılacak. Ekim ayının ilk haftası içinde, TBB organlarının seçimi ise Aralık ayı içinde yapılacak. Seçimler sonu çift rakama rastlayan yıllarda yapılacak.
 
 
 
Baro tartışmasını Ankara Barosu başlatmıştı
 
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, pandemi sürecinde Ankara'da verdiği bir hutbede, "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüz binlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın İslamî literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim" demişti. Ankara Barosu, hiç vazifesi olmamasına rağmen, Diyanet İşleri Başkanı'nı açıktan hedef almıştı. Baronun halen daha sitesinde duran ve açıkça İslam'ı hedef alan açıklaması aynen şöyle: "Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiği konuşmayı şaşkınlık ve ibretle izledik. Şaşkınlığımız; sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın, bir devlet kurumunun başında oturup söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir. Aldığımız ibretse, anılan şahsın içinde bulunduğu takvim yılında yaşamasına rağmen bundan 8-9 nesil önceki büyükleriyle aynı zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip olmak için insan onuruna karşı gösterdiği büyük direnişten kaynaklanmaktadır. Görevde olduğu süre boyunca çocuk tecavüzcülerine gözlerini kapatıp kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın deprem, LGBTİQ+, kadın ve çocuk söylemlerine rağmen halen görevde kalması durumunda, sonraki konuşmasında halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda cadı diye kadın yakmaya davet etmesi kimseyi şaşırtmamalıdır. Anılan şahsı ve ona hak veren zihniyeti büyük bir şaşkınlık ve ibretle kınadığımızı tüm kamuoyuna saygıyla arz ederiz." Konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı yargı süreci devam ediyor. 
 

İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı


 
İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada "İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklanmıştır" denildi.

06.06.2026 08:49:00
AA
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı

İstanbul Valiliği, kent genelinde ormanlık alanlara girişlerin, mangal, tüp kullanımı ve nargile gibi sebeplerle ateş yakmanın 8 Haziran-15 Ekim tarihlerinde yasaklandığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, yaz mevsimiyle ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinde artış olduğu, bu durumun orman yangınları riskini artırdığı bildirildi.

Amaç ormanları korumak

Kasten veya kusurlu olarak ortaya çıkabilecek bu risklerin önüne geçebilmek için bir dizi tedbirin uygulanmasına kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında, Orman Kanunu'nun 31. ve 32. maddesi kapsamında köy/mahalleler başta olmak üzere orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan tüm köy ve mahallelerde anız, bağ–bahçe, zeytinlik ve tarla temizliği gibi gerekçelerle ağaç, dal ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. İstanbul il sınırları içerisinde yer alan ve belirlenen piknik ve mesire alanları, korular, parklar, tabiat parkları ve eko turizm alanlarında piknik, spor, yürüyüş ve benzeri faaliyetler için herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamaktadır."

Enerji hatları uyarısı

Açıklamada, orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşlarının, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı önleyici tüm tedbirleri eksiksiz almaları konusunda yükümlü olduklarına işaret edildi. Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşların enerji hatlarının özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları gerçekleştirecekleri, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alacakları, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacakları belirtildi: "Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır. Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin gözetim ve denetim çalışmalarını yürütecektir. Gerekli hallerde kaymakamlıklarımızın emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak olası yangınlara karşı etkili mücadele yapılacaktır. Yukarıda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında ilgili kanunların belirlediği şekilde idari ve adli işlem yapılacaktır."

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Bir sigara grubuna daha zam geldi

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu

05.06.2026 14:30:00
Haber Merkezi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Bir sigara grubuna daha zam geldi
Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada British American Tobacco (BAT) grubundaki sigara fiyatlarına zam yapıldığını duyurdu.

Buna göre, gruptaki ürünlere 5 lira artış yapıldı ve yeni fiyatların 5 Haziran'dan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Zamla birlikte BAT grubunda en düşük sigara fiyatı 105 liraya, en yüksek sigara fiyatı ise 120 liraya yükseldi. Böylece grup, yıl içerisinde ikinci kez fiyat güncellemesine gitmiş oldu.

Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi

İzmir'in Çeşme ilçesinde işlenen Can Polat cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan cinayet şüphelisi Serhat Altun ve beraberindeki bir şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ana ayağının İstanbul olması nedeniyle dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi

05.06.2026 14:14:00
İhlas Haber Ajansı
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Çeşme ilçesinde meydana gelen Can Polat cinayetiyle ilgili emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltında bulunan cinayet şüphelisi Serhat Altun ile olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sağlık kontrolüne götürüldü. Hastanedeki sağlık kontrolleri tamamlanan 2 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi.

Dosya İstanbul'a gönderildi

Öte yandan, cinayetle ilgili yürütülen çok yönlü soruşturmada önemli bir yetki değişikliği yaşandı. Olayın ana ayağının ve bağlantılarının İstanbul'da bulunması nedeniyle, Çeşme'de başlatılan soruşturmanın bundan sonraki aşamalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüleceği öğrenildi. Dosya İstanbul'a gönderilirken, şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor.

Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisine geri dönüşünün en büyük destekçilerinden Ali Haydar Fırat, partinin iletişim koordinatörü oldu

05.06.2026 13:57:00
Haber Merkezi
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde iletişim politikalarının daha kurumsal ve koordineli yürütülmesi amacıyla yeni bir yapılanmaya gidildi.

"Butlan" CHP'si tarafından alınan karar kapsamında, medya, sosyal medya ve iletişim çalışmalarının etkin biçimde yürütülmesi için İletişim Koordinatörlüğü kuruldu.

Yeni koordinatörlüğün, Genel Merkez, parti örgütleri ve yerel yönetimler arasında düzenli, sağlıklı ve güçlü bir iletişim ağı oluşturması hedefleniyor.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede Ali Haydar Fırat, partinin yeni İletişim Koordinatörü oldu.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede, sahip olduğu bilgi, birikim ve deneyimleri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.

Görevlendirme yazısında, "Görevinizde başarılar dilerim" ifadelerine yer verildi.

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

05.06.2026 11:33:00
AA
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı.

Liderlerin kullanımı için pisti ve salonları yeniden yapılan Etimesgut askeri havaalanının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Haziran'da yapılacak.

Savunma Bakanlığı zirvenin güvenliği için NATO ile koordineli olarak her türlü önlemin alınmakta olduğunu açıklarken, Ankara Valiliği de kamu personelinin 6-12 Temmuz günleri arası idari izinli olacağını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "tarihin en önemli zirvesi" olarak tanımladığı NATO Ankara Zirvesi'nin başlangıcına bir aydan az bir süre kaldı.

Zirvenin içeriği kadar lojistik düzenlemeleri de hem Ankara hem NATO karargahının bulunduğu Brüksel'de hem de müttefikler ülkeler tarafından yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi çok sayıda üst düzey yetkili katılıyor.
Bu durum Ankara'daki hazırlıkların lojistik, güvenlik, protokol düzenlemeleri ve kamu düzeni açılarından çok daha titiz ve yoğun bir şekilde yürütülmesine neden oluyor.
En göze çarpan hazırlık, liderlerin Ankara'ya havadan daha güvenli ulaşımının sağlanması.

Ankara'ya gelecek liderler, sivil kullanıma açık olan Esenboğa Havalimanı yerine Etimesgut askeri havalimanını kullanacaklar.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da
1993'te inşa edilen ve askeri havacılığın başkentteki en önemli merkezlerinden olan Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi için yenilenmesine geçen sene sonlarında başlanmıştı.

Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 3 Haziran'da Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği bir demeçte, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" bilgisini verdi.

Etimesgut havalimanında yapılan tadilat kapsamında pistlerin başta ABD Başkanı Trump'ın kullandığı Air Force 1 olmak üzere büyük uçakların kullanımına uygun hale getirildiği, bunun yanı sıra Şeref Salonu'nun da tamamen yenilendiği kaydediliyor.

Bakan Uraloğlu, Etimesgut havalimanının, zirvenin düzenleneceği Cumhurbaşkanlığı'na 7 kilometre, savunma bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarını bir yerleşkede toplayan Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu anımsattı.

Bakan Uraloğlu'na göre, liderlerin uçaklarının Etimesgut'a yönlendirilmesi Esenboğa Havalimanı'ndaki faaliyetlerin aksamamasına ve havalimanı ile şehir arasındaki yol trafiğinin de normal akışına devam etmesini sağlayacak.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi'nin ardından da protokol uçuşları açısından kullanılmaya devam edileceğine işaret ediyor.

Güvenlik önlemleri üst düzeyde
Zirve öncesinde ve zirve boyunca alınacak güvenlik önlemleri de Ankara ve Brüksel'de ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Savunma Bakanlığı'nın 4 Haziran günü İzmir'de düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, zirveyle ilgili bir soru üzerine, "NATO Zirvesi'ne yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklaması yapıldı.

Basında çıkan haberlere göre, Türk ve NATO yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, Ankara'nın İran-ABD geriliminin yaşandığı bölgeye coğrafi yakınlığı göz önünde bulundurularak hava savunma sistemlerinin aktive edilmesi konusunun ele alındığı kaydediliyor.

Bu kapsamda, Türk Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra NATO hava savunma sistemlerinin teyakkuzda olması öngörülüyor.

İran, 28 Şubat'ta başlayan savaş sırasında Türkiye'ye 4 adet balistik füze ateşlemiş bunlar NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmişti. NATO'da alınan kararlar kapsamında bir Amerikan Patriot sistemi Türkiye'ye yerleştirilmişti.

Bu sistemin haziran ayı sonunda Almanya'dan gönderilecek bir başka Patriot sistemi ile değiştirilmesi öngörülüyor.

Ankara'da 'hassas bölge' uygulaması
Ankara'da güvenlik önlemlerine ilişkin çalışmalar İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü başkanlığında sürdürülüyor.

Kentte zirvenin gerçekleşeceği hafta boyunca kamu düzeninin aksamaması ve güvenlik açısından sorunlar olmaması için ilk koordinasyon toplantısı 25 Mayıs'ta Ankara'da yapılmıştı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
Ankara Valiliği dün akşam yayımladığı genelge ile şehirde alınacak önlemleri kamuoyuna duyurdu. Buna göre, alınan bazı önlemler şöyle:

Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçeleri sınırları içinde yer alan tüm kamu kurum ve kuruluş personeli 6-12 Temmuz günleri arasında izinli sayılacak. Zirvede görevli olanlar veya zirve sürecini doğrudan etkileyecek hizmet alanlarında olanlar ise görevlerine devam edecekler.
Aynı ilçelerde sağlık, güvenlik, ulaşım, altyapı, haberleşme, itfaiye, acil durum ve afet yönetimi gibi devamında fayda görülen alanlarda görev yapan personel için idari izin uygulamasının detayları Valilik tarafından belirlenecek.
Ankara genelinde zirve haftası boyunca sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri etkinlikleri yapılamayacak.
Bu tarihler arasında detayları güvenlik birimlerince belirlenecek ve duyurulacak olan geliş-gidiş güzergâhlarında, misafirlerin konakladığı oteller bölgesi ve civarında, toplantıların yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezinin bulunduğu bölgede trafiği aksatacak, vatandaşların toplu geliş-gidişlerine ve toplanmalarına neden olacak, güvenliği riske sokacak, her türlü özel ya da resmi, kapalı ya da açık alan etkinliğine izin verilmeyecek.

40 bin emniyet personeli görevde olacak
Zirvenin Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleşecek olmasına karşın Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile kongre merkezlerinde de aktiviteler yapılacak olması Ankara merkezde önemli bir alanın "hassas bölge" olarak ilan edilmesine neden olduğu kaydediliyor.

Bu alana resmi heyetlerin kalacağı 15 adet beş yıldızlı otel de eklendiği belirtiliyor.

Bu bölge arasındaki birçok yolun ve ana caddelerin trafiğe kapatılması öngörülüyor.

Kamu personelin izinli olması ve o dönemde okulların da kapalı olması sayesinde kent trafiğinde ve kamu düzenin sağlanmasında önemli bir avantaj sağlanacağı kaydediliyor.

Basında yer alan haberlere göre, güvenlik önlemleri kapsamında 1-15 Temmuz günleri arasında gösteri ve yürüyüşlere izin verilmeyecek. Zirve günleri boyunca eğlence, şenlik, mezuniyet töreni gibi toplu etkinlikler de yapılamayacak.

Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Zirve süresince 40 bin emniyet ve jandarma personeli sahada görev yapacak.

Güvenlik tedbirlerine sivil polisler de destek verecek. Ankara genelindeki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarının yanı sıra 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirilecek.

MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı

Milli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedelin 1 Temmuz'da memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini bildirdi

05.06.2026 11:14:00
AA
MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı
MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı
Milli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedelin 1 Temmuz'da memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini bildirdi.
Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadeler yer aldı:
"Bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarı Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere memur aylık katsayısına göre güncellenecektir. Mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin 30 Haziran 2026 tarihine kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları önem arz etmektedir."

Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Seul'de Kore Üniversitesi'nce düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu

04.06.2026 16:41:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu
Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Seul'de Kore Üniversitesi'nce düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu.
Bakan Fidan, Asya turunu sürdürüyor. Bakan Fidan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Endonezya'dan Güney Kore'ye geçti. Başkent Seul'de Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun ile görüşme gerçekleştiren Bakan Fidan, daha sonra Kore Üniversitesi tarafından düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu.
Asya-Pasifik'e yönelik yoğun diplomasi trafiği
Bakan Fidan'ın Güney Kore ziyareti, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik diplomatik temaslarının devamı niteliği taşıyor. Fidan, son günlerde bölge ülkelerine yönelik yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Fidan, 2 Haziran'da Singapur'u ziyaret etmiş, 3 Haziran'da ise Endonezya'da temaslarda bulunmuştu. Türkiye'nin "Yeniden Asya Girişimi" kapsamında bölge ülkeleriyle siyasi, ekonomik, ticari ve savunma sanayii alanlarındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.