Resûlullah'ın durumu iyice ağırlaşmıştı. Bir ara bayıldı. Kendine gelince şöyle dedi: "Bana kardeşimi ve arkadaşımı çağırın."
Aişe, Ebu Bekir'i, Hafsa da Ömer'i çağırdı. Ancak Resulullah şöyle buyurdu: "Dağılın, eğer size ihtiyacım olursa sizi çağırırım."
Efendimiz tekrar, "Bana kardeşimi ve yardımcımı çağırın" buyurdu.
Ümmü Seleme Annemiz, "Ali'yi çağırın, Efendimiz, O'ndan başkasını istemiyor" dedi. Hz. Ali'yi çağırdılar.
Resulullah, O'na yaklaşmasını işaret etti. Hz. Ali, O'na sarıldı ve uzun süre Resulullah, Hz. Ali'nin kulağına bir şeyler söyledi.
Artık Resûlullah'ın vefatı an meselesiydi. Ruhunu teslim etmeden az önce Hz. Ali'ye:
"Ya Ali, başımı kucağına al, Allah'ın emri gerçekleşmek üzeredir. Ruhumu teslim edince başımı, kendine doğru çek. Beni, kıbleye doğru yatır. Bana, kendin gusül ver ve sen kefenle. Herkesten önce Sen, Bana namaz kıl ve Beni defnetmeden önce Benden ayrılma. Bütün bunları yaparken Allah'tan yardım dile" buyurdu.
Ümmü Ebiha (Babasının annesi) ağlıyor
Bu esnada Hz. Fatıma, babasının üzerine kapanarak ağlamaya başladı. Resulullah, O'na yaklaşmasını söyledi. Hz. Fatıma kendisine iyice yaklaşınca Efendimiz kızına yavaşça bir şeyler söyledi. Ve Hz. Fatıma'nın ağlaması hafifledi.
Ebu Eyyub el-Ensari şöyle der:
"Hz. Resulullah hastalandı. Fatıma, O'nun ziyaretine gelerek ağladı. Resulullah, O'nun bu durumunu görünce şöyle buyurdu:
"Ey Fatıma! Allah, seni çok sevmektedir. Seni, geçmişi herkesten parlak olan ve ilmi herkesten daha çok olan biriyle evlendirdi.
Allah, yeryüzündeki insanlara özel bir şekilde teveccüh edip onların arasından Beni seçti. Beni mürsel bir peygamber kıldı, yine yeryüzüne teveccüh etti.
Onların arasından kocanı seçti. Ve seni, onunla evlendirmek ve onu vasi kılmam için Bana vahyetti.
Ey Fatıma! En üstün peygamber bizdendir. O da, Babandır.
En üstün vasi bizdendir. O da, eşindir.
En üstün şehitler bizdendir. Onlar da, babanın amcası Hamza ve iki kanadıyla cennette uçan ve cennette istediği yere giden babanın amcasının oğlu Câfer'dir.
Cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyin bizdendir. Ve senin evlatlarındır.
Canım elinde olan Allah'a hamd olsun ki, bu ümmetin Mehdisi bizdendir. O da, senin torunlarındandır."
Veda
Allah Resulü ruhunu teslim etti. Ali sağ eliyle Efendimizin çenesini tutuyordu. O'nu kıbleye doğru yatırıp çenesini bağladı. Üzerini örterek gusül ve kefen işlerine başladı.
Hz. Ali, Hz. Peygambere gusül verdi, hanut yaptı ve Allah Resulü'nü kefenledi. Fazl b. Abbas bu işlerde kendisine yardım ediyordu. Gusül ve kefen işlerini bitirince Hz. Ali tek başına O'na namaz kıldı.
Ardından dışarıda bekleyen kalabalığa şöyle dedi: "Resulûllah sağlığında da öldükten sonra da bizim imamımızdır. Kimse, imamlık etmeden grup grup efendimize namaz kılın. Allah hangi peygamberin ruhunu nerede alırsa onun defnedileceği yerdir. Ben, Efendimizi vefat ettiği odasına defnedeceğim" dedi.
Daha sonra Mekke'nin mezar kazıcısı Ebu Ubeyde b. el-Cerrah ve Medine'nin mezar kazıcısı Zeyd b. Salh'i çağırarak mezar kazdırdı.
Yazdırılmayan vasiyet
Peygamberimizin yazdırılmayan fakat sözle beyan ettiği son vasiyeti 3 madde idi.
"Müşrikleri Arap Yarımadası'ndan çıkarın. Gelen heyetleri, Benim yaptığım gibi ağırlayıp, yolcu edin. Üçüncüsünü ise ravi bilerek söylemedi veya 'unuttum' dedi." (Buhari, Sahih, c. 2, s. 118; Müslim, Vasiyet kitabı; Hamidi, Cem'un, Beyn'es-Sahihayn; İmam Hanbel, Müsned, c. 1, s. 222; İbn Ebi'l-Hadid, Nehcü'l-Belağa Şerhi, c. 2, s. 563)
(Ravinin bilerek söylemediği veya unuttum, dediği şey İmam Ali'nin hilafetidir)
Peygamberimiz ruhunu teslim etti. Usame'nin ordusunda asker olarak bulunan ve çoktan Medine'den uzaklaşmış olması gereken o ünlü isimler hemen Sakife isimli yerde halife tartışmaları başlattı.
Büyük tartışmalar, kavgalar yaptılar. Hepinizin çok iyi bildiği 17 sahabenin Allah'ın emrini ve Resulünün Gadir Hum'da aldığı biatı hatırlatarak yaptıkları itirazına rağmen Ebu Bekir'i halife seçtiler.
Usame'nin ordusuna ne oldu?
Ordu, Medine'nin hemen dışında beklemeye devam ediyordu. Bazıları da orduyu dağıtmak ya da komutanını değiştirmek için harekete geçmişti.
Bunlar, Ebu Bekir'e niyetlerini belirtip, istekleri için ısrar ettiler.
Ebu Bekir bunu reddetti. O kişiler, Ömer'e gittiler ve ikna ettiler. Ömer b. Hattab, Ebu Bekir'e gelip, o komutanı azletmesini ve yerine başka birini tayin etmesini istedi.
Kitaplarda ki ifadeyle; Ebu Bekir ayağa kalkıp, Ömer'i sakalından tutup, "Annen, sensiz kalsın ya Ömer! Onu, Peygamber (s.a.a.v) tayin etti, sen ise benden azlini istiyorsun öyle mi?" dedi ve orduyu gönderdi.
Ya! Oyun çok açık. Akledebilenler için ne mutlu!
Aişe, Ebu Bekir'i, Hafsa da Ömer'i çağırdı. Ancak Resulullah şöyle buyurdu: "Dağılın, eğer size ihtiyacım olursa sizi çağırırım."
Efendimiz tekrar, "Bana kardeşimi ve yardımcımı çağırın" buyurdu.
Ümmü Seleme Annemiz, "Ali'yi çağırın, Efendimiz, O'ndan başkasını istemiyor" dedi. Hz. Ali'yi çağırdılar.
Resulullah, O'na yaklaşmasını işaret etti. Hz. Ali, O'na sarıldı ve uzun süre Resulullah, Hz. Ali'nin kulağına bir şeyler söyledi.
Artık Resûlullah'ın vefatı an meselesiydi. Ruhunu teslim etmeden az önce Hz. Ali'ye:
"Ya Ali, başımı kucağına al, Allah'ın emri gerçekleşmek üzeredir. Ruhumu teslim edince başımı, kendine doğru çek. Beni, kıbleye doğru yatır. Bana, kendin gusül ver ve sen kefenle. Herkesten önce Sen, Bana namaz kıl ve Beni defnetmeden önce Benden ayrılma. Bütün bunları yaparken Allah'tan yardım dile" buyurdu.
Ümmü Ebiha (Babasının annesi) ağlıyor
Bu esnada Hz. Fatıma, babasının üzerine kapanarak ağlamaya başladı. Resulullah, O'na yaklaşmasını söyledi. Hz. Fatıma kendisine iyice yaklaşınca Efendimiz kızına yavaşça bir şeyler söyledi. Ve Hz. Fatıma'nın ağlaması hafifledi.
Ebu Eyyub el-Ensari şöyle der:
"Hz. Resulullah hastalandı. Fatıma, O'nun ziyaretine gelerek ağladı. Resulullah, O'nun bu durumunu görünce şöyle buyurdu:
"Ey Fatıma! Allah, seni çok sevmektedir. Seni, geçmişi herkesten parlak olan ve ilmi herkesten daha çok olan biriyle evlendirdi.
Allah, yeryüzündeki insanlara özel bir şekilde teveccüh edip onların arasından Beni seçti. Beni mürsel bir peygamber kıldı, yine yeryüzüne teveccüh etti.
Onların arasından kocanı seçti. Ve seni, onunla evlendirmek ve onu vasi kılmam için Bana vahyetti.
Ey Fatıma! En üstün peygamber bizdendir. O da, Babandır.
En üstün vasi bizdendir. O da, eşindir.
En üstün şehitler bizdendir. Onlar da, babanın amcası Hamza ve iki kanadıyla cennette uçan ve cennette istediği yere giden babanın amcasının oğlu Câfer'dir.
Cennet gençlerinin efendileri olan Hasan ve Hüseyin bizdendir. Ve senin evlatlarındır.
Canım elinde olan Allah'a hamd olsun ki, bu ümmetin Mehdisi bizdendir. O da, senin torunlarındandır."
Veda
Allah Resulü ruhunu teslim etti. Ali sağ eliyle Efendimizin çenesini tutuyordu. O'nu kıbleye doğru yatırıp çenesini bağladı. Üzerini örterek gusül ve kefen işlerine başladı.
Hz. Ali, Hz. Peygambere gusül verdi, hanut yaptı ve Allah Resulü'nü kefenledi. Fazl b. Abbas bu işlerde kendisine yardım ediyordu. Gusül ve kefen işlerini bitirince Hz. Ali tek başına O'na namaz kıldı.
Ardından dışarıda bekleyen kalabalığa şöyle dedi: "Resulûllah sağlığında da öldükten sonra da bizim imamımızdır. Kimse, imamlık etmeden grup grup efendimize namaz kılın. Allah hangi peygamberin ruhunu nerede alırsa onun defnedileceği yerdir. Ben, Efendimizi vefat ettiği odasına defnedeceğim" dedi.
Daha sonra Mekke'nin mezar kazıcısı Ebu Ubeyde b. el-Cerrah ve Medine'nin mezar kazıcısı Zeyd b. Salh'i çağırarak mezar kazdırdı.
Yazdırılmayan vasiyet
Peygamberimizin yazdırılmayan fakat sözle beyan ettiği son vasiyeti 3 madde idi.
"Müşrikleri Arap Yarımadası'ndan çıkarın. Gelen heyetleri, Benim yaptığım gibi ağırlayıp, yolcu edin. Üçüncüsünü ise ravi bilerek söylemedi veya 'unuttum' dedi." (Buhari, Sahih, c. 2, s. 118; Müslim, Vasiyet kitabı; Hamidi, Cem'un, Beyn'es-Sahihayn; İmam Hanbel, Müsned, c. 1, s. 222; İbn Ebi'l-Hadid, Nehcü'l-Belağa Şerhi, c. 2, s. 563)
(Ravinin bilerek söylemediği veya unuttum, dediği şey İmam Ali'nin hilafetidir)
Peygamberimiz ruhunu teslim etti. Usame'nin ordusunda asker olarak bulunan ve çoktan Medine'den uzaklaşmış olması gereken o ünlü isimler hemen Sakife isimli yerde halife tartışmaları başlattı.
Büyük tartışmalar, kavgalar yaptılar. Hepinizin çok iyi bildiği 17 sahabenin Allah'ın emrini ve Resulünün Gadir Hum'da aldığı biatı hatırlatarak yaptıkları itirazına rağmen Ebu Bekir'i halife seçtiler.
Usame'nin ordusuna ne oldu?
Ordu, Medine'nin hemen dışında beklemeye devam ediyordu. Bazıları da orduyu dağıtmak ya da komutanını değiştirmek için harekete geçmişti.
Bunlar, Ebu Bekir'e niyetlerini belirtip, istekleri için ısrar ettiler.
Ebu Bekir bunu reddetti. O kişiler, Ömer'e gittiler ve ikna ettiler. Ömer b. Hattab, Ebu Bekir'e gelip, o komutanı azletmesini ve yerine başka birini tayin etmesini istedi.
Kitaplarda ki ifadeyle; Ebu Bekir ayağa kalkıp, Ömer'i sakalından tutup, "Annen, sensiz kalsın ya Ömer! Onu, Peygamber (s.a.a.v) tayin etti, sen ise benden azlini istiyorsun öyle mi?" dedi ve orduyu gönderdi.
Ya! Oyun çok açık. Akledebilenler için ne mutlu!
Akın Aydın / diğer yazıları
- BOP genişliyor mu? / 19.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026
- Sayın Erdoğan ‘İşçi Ahmet’i’ hatırlar mı? / 08.06.2026
- ABD neden kazanamadı? / 07.06.2026
- Kudüs, Şam ve Bursa / 18.06.2026
- Bu savaş bitmez, ta ki! / 17.06.2026
- Fakir değiliz, fakir bırakıldık / 15.06.2026
- ‘Alo adalet’ ve Arz-ı Mevut / 14.06.2026
- Dünya kupasında insanlık aşağılanıyor / 12.06.2026
- Devlet Bahçeli ile Bay Kemal’in üst aklı aynı / 11.06.2026
- Hükümet, kendini de inkar ediyor / 10.06.2026
- Sayın Erdoğan ‘İşçi Ahmet’i’ hatırlar mı? / 08.06.2026
- ABD neden kazanamadı? / 07.06.2026























































