logo
17 EKİM 2026

Bursa'da yasa dışı bahis operasyonu: 16 tutuklama

Bursa'da yasa dışı bahis ve kumar sitelerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yaklaşık 652 milyon 717 bin liralık para hareketliliği tespit edilen 25 şüpheliye yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 21 şüpheliden 16'sı tutuklandı

17.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da yasa dışı bahis operasyonu: 16 tutuklama
Bursa'da yasa dışı bahis operasyonu: 16 tutuklama
Bursa'da yasa dışı bahis ve kumar sitelerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yaklaşık 652 milyon 717 bin liralık para hareketliliği tespit edilen 25 şüpheliye yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 21 şüpheliden 16'sı tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis ve kumar sitelerine yönelik yapay zekâ destekli çalışmalar yürütüldü. Yapılan incelemelerde, yasa dışı bahsin finansmanına aracılık ettiği değerlendirilen banka hesapları ve bu hesaplarla bağlantılı kişilerin kimlikleri tespit edildi.



Hesaplara ilişkin Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının temin edilmesi ve yürütülen çalışmaların ardından, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 25 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 16'sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 5 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğünün yasa dışı bahis ve benzeri suç organizasyonlarıyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü bildirildi.

Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu


 
 
Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki kadın aynı apartmanda yaşadığı komşusunun evinde öldü. Belediye tabibi, ölümü şüpheli olarak değerlendirdi.

17.10.2026 08:54:00 / Güncelleme: 17.10.2026 08:58:14
Haber merkezi/AA
 
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde Yadigar Yılmaz, Hoşnudiye Mahallesi Sağın Sokak'taki komşusunun evinde bulunduğu esnada fenalaşarak yere yığıldı. Ev sahibi 56 yaşındaki İ.G'nin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde, Yılmaz'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Belediye tabibi, Yılmaz'ın ölümünü şüpheli olarak değerlendirdi.

Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken, ev sahibi İ.G. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Yılmaz'ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi amacıyla yapılacak otopsi işlemleri için Eskişehir Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.

İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?


 
İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "İstanbul'daki şiddetli yağışta, Karadeniz'in yaklaşık 19.5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar'dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesi etkili oldu" dedi.

17.10.2026 08:49:00
Haber Merkezi/AA
 
  İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?
  İstanbul'daki felaketin nedeni El Nino mu?

Türkiye'nin önde gelen metereoloji ve afet uzmanı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kentin özellikle kuzey ilçelerinde yaşananların, bölgenin kendi imkanlarıyla baş edemeyeceği bir tablo ortaya çıkardığını söyledi. Kuzey ilçelerinde kısa sürede düşen şiddetli yağışın etkisine dikkati çeken Kadıoğlu, bu nedenle kent geneline tek bir sarı uyarı vermenin riskin yerini ve şiddetini anlatmaya yetmeyeceğini vurguladı.
Yağış miktarının, metrekareye düşen suyun yüksekliği üzerinden ölçüldüğüne işaret eden Kadıoğlu, "1 milimetre yağış, metrekareye 1 litre, yani 1 kilogram su düşmesi demektir. Metrekareye 100 kilogram yağış, suyun akmadığı ve sızmadığı durumda 10 santimetre yüksekliğinde bir tabaka oluşturur. Beykoz'da ölçülen yağış, 100 metrekarelik bir çatıya yaklaşık 24 ton su düşmesi anlamına geliyor" bilgisini verdi.

Yağışın ana nedeni

Rekor yağışın ardındaki etkenlerden bahseden Kadıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "İstanbul'daki şiddetli yağışta Karadeniz'in yaklaşık 19.5-20 dereceye ulaşan su sıcaklığının, Balkanlar'dan gelen soğuk hava ve deniz üzerinden nem taşıyan poyrazla birleşmesi etkili oldu. Sıcak denizler atmosfere nem sağlayarak kuvvetli yağışları besleyebilir ancak tek bir yağış olayını doğrudan iklim değişikliğine bağlamak için özel bir atıf çalışması yapılması gerekir. İklim değişikliği aşırı hava olaylarının şiddetini artırabilir. İklim değişikliği olmasaydı da dere yatağına yapılmış bina su alacaktı, bodrumdaki pano yine elektrik verecekti, alt geçit yine dolacaktı. İklim değişikliği tehlikeyi bir miktar büyütüyor, afeti biz büyütüyoruz. El Nino da İstanbul'daki yağışın doğrudan nedeni olarak gösterilemez."
Kadıoğlu, beton ve asfalt yüzeylerde yağışın neredeyse tamamının toprağa sızamadan yüzey akışına geçtiğine ve yerçekimiyle en alçak noktalara, dere yataklarına, alt geçitlere ve bodrum katlara aktığına değindi.

Kadıoğlu, "Yağmur bir tehlike. Afet, o tehlikenin bizim hazırlıksız, yanlış yere kurulmuş ve yanlış işletilen kentimizle buluştuğunda ortaya çıkan sonuçtur. Bu tanıma göre İstanbul'da yaşananlar yerel ölçekte bir afettir. Ama 'doğal afet' demeyelim. Yağmur doğaldır, afet insan yapısıdır." ifadelerini kullandı.

Kritik önemi haiz öneriler

Kadıoğlu, afetlerin önlenmesi için şu önerilerde bulundu: "Üstü kapatılarak yol, otopark ve konut alanlarına dönüştürülen dereler yeniden açılmalı, dere yataklarını daraltan dolgular kaldırılmalı. Çatı suları depolanmalı, parklar ve meydanlar yağış sırasında suyu geçici olarak tutabilecek şekilde tasarlanmalı. Yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılmalı. Taşkın haritaları hazırlanmalı ve bu haritalar dikkate alınmadan riskli alanlarda yapılaşmaya izin verilmemeli. Sorun yalnızca boruların yetersizliği değil, suyun doğal akış yollarının kapatılması ve kentlerin buna göre planlanmamasıdır."

Elektrik panoları ve jeneratörlerin taşkın seviyesinin üzerine alınmasını, riskli alanlardaki bodrum kullanımının sınırlandırılmasını ve otopark girişlerinde su bariyerleri kurulmasını öneren Kadıoğlu, taşkın tehlike haritalarına dayalı bir "sel yapı yönetmeliği" hazırlanması gerektiğini kaydetti. Vatandaşların adresleri üzerinden taşkın riskini öğrenebileceği haritaların yayımlanmasını isteyen Kadıoğlu, alt geçitlerde su seviyesi 15 santimetreye ulaştığında otomatik kapanan bariyerler ve dere kenarlarında erken uyarı sistemleri kurulması önerisinde bulundu.

Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var


 
Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "Ayasofya'nın Arkeolojisi"ni anlattı. Diker, Roma'nın Ayasofya'nın altında devasa bir altyapı sistemi inşa ettiğini belirtti. 
 

17.10.2026 07:38:00
Haber Merkezi/AA
 
 Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var
 Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin içerisindeki kültür-sanat alanı BlackBox'a konuk oldu. Diker, İş Sanat tarafından düzenlenen Cengiz Özdemir yönetimindeki "İstanbul Sohbetleri" dizisi kapsamında "Ayasofya'nın Arkeolojisi" başlıklı konuşma yaptı.
Ayasofya'nın yüzyıllara uzanan tarihine arkeoloji penceresinden bakıldığı programda Diker, Ayasofya'nın geçirdiği dönüşümleri, yapının arkeolojik katmanlarını, mimari özelliklerini ve İstanbul'un tarihindeki yerini sunum eşliğinde katılımcılara anlattı.

Su şebekesinin merkezi

Diker, Roma'nın Ayasofya'nın altında devasa bir altyapı sistemi inşa ettiğini belirterek, yapının bir mabet olmanın ötesinde, korunaklı ve güvenli bir alan sunan, şehrin su şebekesinin dağıtımını sağlayan bir istasyon işlevi gördüğünü aktardı.
Yapıda revaklı avlu izlerini 17. yüzyıla kadar Avrupalı seyyahların betimlemelerinden takip ettiklerini söyleyen Diker, yine Ayasofya'da bugüne kadar izleri duran, fakat ayakta olmayan katmanlı yapı topluluğu hakkında bilgiler verdi.

Bugün ayakta duran yapı üçüncü kez inşa edilen Ayasofya

Diker, Ayasofya'nın çok derinlikli ve mimari bir kurgusu olduğuna işaret ederek, ilk yapılan Ayasofya'nın 5. yüzyılda bir yangından dolayı ortadan kalktığını, o yüzyılda yine ikinci bir Ayasofya'nın yapıldığını ve Nika ayaklanmasında yakılıp yıkıldığını, bugünkü yapının ise üçüncü Ayasofya olduğunu anlattı.

İlk Ayasofya'nın grovak (sert, koyu renkli kaya türü) kayası üzerine inşa edildiği bilgisini veren Diker, "İlk Ayasofya, şimdiki yapının yaklaşık 2 metre 30 santim altında kalıyor. Tabii önceden şimdiki gibi hafriyat kamyonları olamadığından şehir, bütün yıkıntılarıyla gömüle gömüle üst üste inşa ediliyor" dedi.
Yapıda 1935-1936 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsü ve ABD'den gelen ekibin kazı çalışmalarından bahseden Hasan Fırat Diker, "Biz de bugün Atatürk'ün 90 yıl önce başlattığı çalışmaları devam ettirmenin ve inşallah da bitirmenin mutluluğunu yaşıyoruz" ifadesini kullandı.



Ayasofya'nın altındaki tünellerden tonlarca moloz çıkarıldı

Diker, Ayasofya'daki 5. yüzyıla tarihlenen Roma Caddesi'nin üst kısmını ilk olarak Alman arkeolog Alfons Maria Schneider'ın ortaya çıkardığını ve belgelediğini, bilim kurulu olarak da bugün bu caddenin alt kısmında çalışma yürüttüklerini dile getirdi.
Ayasofya'nın yanında olan ve Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Fatih Medresesi'nin 1869'a kadar varlığını sürdürdüğünü söyleyen Diker, şunları kaydetti:
"1869'da yani Sultan 1. Abdülaziz döneminde dönemin belediye başkanı Server Paşa, Ayasofya'nın siluetini bozduğu gerekçesiyle bu medreseyi yıktırıyor. Hatta Server Paşa, yol genişletme bahanesiyle minarelerden birinin de yıktırılmasını öneriyor. Medrese yıkılıyor. Daha sonra 1873'te dönemin şeyhülislamı yeniden medresenin inşa edilmesini padişahtan rica ediyor. 1874'te yapı yeniden yapılıyor. Sonra kimsesizler yurdu olarak da bir dönem kullanılıyor. Yine böyle bir yurdun Ayasofya'nın bahçesinde ne işi var diye yeniden bina yıkılıyor. Son olarak 2014'te Ayasofya'nın son müze müdürü Hayrullah Cengiz'in yoğun girişimleriyle medresenin tekrar rekonstrüksiyonu gündeme geliyor. 2017'de yapımına başlanıyor. 2020'de bitmek üzereyken Ayasofya'nın camiye çevrilmesiyle, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesine veriliyor."

Diker, Ayasofya'daki altyapıların Alfons Maria Schneider'ın yanı sıra 1943'te Amerika Bizans Enstitüsü tarafından belgelendiğini, 2017'de iç ve dış tarafta kendilerinin tarama ve belgeleme çalışmaları yaptıklarını belirtti.

Tüneller karmaşık

Ayasofya altındaki tünellerin çok karmaşık ve adeta bir metro ağı gibi olduğuna dikkati çeken Diker, Romalıların bu devasa altyapı sistemiyle caddeye gelen yağmur suyunun tahliye edilerek denize dökülmesini 1600 yıl önce düşündüklerini söyledi. Prof. Dr. Diker, tünellerde halen çalışmaya devam ettiklerini ve bugüne kadar 2025 şubat ayından bu yana yaklaşık 3 bin ton çamur, moloz çıkardıkları bilgisini verdi.
Yapının altındaki ana arter Roma Caddesi'nin bir tarafının Sarayburnu'ndan başlayarak Küçük Ayasofya'ya kadar devam ettiğine işaret eden Diker, bu yolun bugüne kadar 170 metresini temizlediklerini ve bu çalışmaların bugüne kadar hiç yapılamadığını aktardı.

Hasan Fırat Diker, Ayasofya'nın en katmanlı bölümünün kuzeydoğu cephesi olduğunun altını çizerek, burada 1946'da ilk olarak Muzaffer Ramazanoğlu tarafından yer altı mezarı olarak yan yana 4 odadan oluşan hipojenin (toprak altında ya da kaya içine oyularak inşa edilmiş antik yeraltı mezarı veya mezar odası) bulunduğunu kaydetti.
Bu bölgede hipojenin hem üst hem de alt kısmını temizlediklerini belirten Diker, "Hipojenin bir buçuk metre daha altına indik. Çamur doluydu. Bu kısım Ayasofya'dan daha eski bir yer" dedi.
Diker, Ayasofya'da altyapıda geniş alanların ziyarete açılabilmesi için de çok titiz bir çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, bir teşhir projesi hazırlayacaklarını sözlerine ekledi.

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 4'ü tutuklandı

17.10.2026 05:00:00
AA
 
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin sulh ceza hakimliğinde işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı'nın tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlikçe diğer şüphelilerden Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında "ev hapsi", Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, zanlı Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarılmıştı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Mahiroğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği aktarılmıştı.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin belirlendiği bildirilmişti.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtilmişti.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 zanlının gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedilmişti.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarılmıştı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen ile Mehmet Necati Yağcı'nın gözaltına alındığı öğrenilmişti.

Zanlılar Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlenmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğince, TMSF'nin kayyum olarak atandığı Halk TV'nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen 12 şüpheliden 7'si tutuklama, 5'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti. 

Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi

84 yılın yağış rekorunun kırıldığı İstanbul'da yaklaşık 30 saat süren aralıksız sağanak felakete yol açtı. Ayazağa'da bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla can kaybı 4'e yükselirken, kayıp 3 kişiyi arama ve kent genelinde hasar tespit çalışmaları aralıksız sürüyor

16.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
İstanbul'da 14 Ekim'de başlayan ve kenti etkisi altına alan şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel felaketinde acı bilanço ağırlaşıyor. Kent genelinde yaklaşık 30 saat boyunca aralıksız süren tarihi yağışlar neticesinde meydana gelen sel felaketinde can kaybı sayısı 4'e yükseldi.


Acı haber Ayazağa'dan geldi


Selin en çok etkilediği noktalardan biri olan Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi Kemerburgaz Caddesi'ndeki bir köprü altında erkek cesedi bulunduğu ihbarı üzerine ekipler hızla harekete geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından, hayatını kaybeden kişinin iki gündür kayıp olarak aranan 66 yaşındaki Turgut Dursun olduğu teşhis edildi.

Kağıthane Deresi'nin taşmasıyla sular altında kalan bölgeden çıkarılan Dursun'un cansız bedeni, ambulansla Sarıyer Seyrantepe'deki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.


3 kayıp vatandaş için zamana karşı yarış


İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen arama-kurtarma faaliyetlerinde bilanço güncellendi. Daha önce 4 olarak bildirilen kayıp sayısının, Turgut Dursun'un bulunmasıyla birlikte 3'e düştüğü açıklandı.

Sel sularına kapılarak gözden kaybolan diğer 3 vatandaşı arama çalışmaları, dere yatakları, köprü altları ve su baskınının yoğun yaşandığı kritik noktalarda AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin katılımıyla havadan ve karadan titizlikle sürdürülüyor.


Hasar tespiti sürüyor


84 yılın rekorunun kırıldığı sağanak yağışların ardından İstanbul genelinde yaralar sarılmaya çalışılıyor. İstanbul Valiliği ve belediye ekiplerinin koordinasyonunda kent genelinde yaklaşık 46 bin personel arama, kurtarma, tahliye, temizlik ve hasar tespit çalışmalarında görev alıyor.

Başta en ağır hasarı alan Sarıyer Ayazağa Mahallesi olmak üzere, sular altında kalan yüzlerce ev, iş yeri ve araçta maddi hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor. Bir yandan su tahliye işlemleri tamamlanan binalarda çamur ve balçık temizliği yapılırken, diğer yandan zarar gören vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi adına kayıtlar tutuluyor.

Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze törenine katıldı

16.10.2026 17:10:00
AA
 
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin toprağa verildi.

Gültekin için Büyük Çamlıca Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi.

Gültekin'in ailesi cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, cuma namazını kıldıktan sonra avluya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan da merhumun ailesine başsağlığı diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, tezkiye konuşması yaptı ve cenaze namazını kıldırdı.



Gültekin'in çocuklarıyla birlikte saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, ebediyete uğurlayacakları Gültekin'le ilgili Arpaguş'ın gerekli tezkiyeleri yaptığını belirterek, "Rabbim inşallah ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında haşru cem eylesin. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi.

Erdoğan, Gültekin'in çok kısa sürede Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendiğini aktararak, "Ankara'da bir görevi ifa için yola çıkmışken de ne yazık ki bir trafik kazasında ebedi aleme kendisini uğurladık, uğurluyoruz. Öncelikle tüm kardeşlerime sabırlar temenni ediyorum. Rabbim yar, yardımcımız olsun, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun inşallah." diye konuştu.

Gültekin'e hakkını helal ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yavruları da yanımızda, Rabbim onlara da inşallah sabrı cemil lütfeylesin. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ama bileceğiz ki hepimizin de sonu bu. Durmak yok, yola gideceğiz. Bu yol hepimiz için mukadder. Tüm ailesine, tüm kardeşlerimize sabırlar diliyorum. Bu yolculuk hepimiz için mukadder, bu mukadder olan yolculuğa hepimiz de her an hazır olalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah, makamı cennet olsun. Sevgili habibin sancağı altında da bizleri haşru cem eylesin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Gültekin'in tabutuna omuz verdi.

Gültekin'in naaşı, defnedilmek üzere Nakkaştepe Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze merasimine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel, bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, çalışanları, vatandaşlar ve Gültekin'in yakınları katıldı.

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

16.10.2026 13:06:00
AA
 
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla sosyal medya platformlarında karşılaşılan siber zorbalık ve internet üzerinden işlenen suçlar, özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli riskler oluşturuyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalığa maruz kalan kişilerin hakaret veya tehditle karşılık vermelerinin kendileri açısından da hukuki sorumluluk doğurabileceğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yapabildiğini ve bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini aktaran Ünsal, "Siber zorbalığa maruz kalan çocuk ve gençler bazen karşılık olarak hakaret veya tehdit içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu tür tepkiler de suçu doğuruyor." dedi.

Ünsal, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemesi, ilgili hesabı sosyal medya platformu üzerinden şikayet ederek engellemesi gerektiğini vurguladı.

Hakaret, tehdit veya şantaj gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulmasının önemine işaret eden Ünsal, internet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde hangi davranışların suç oluşturduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

İnternet ortamındaki eylemler de suç oluşturabiliyor
İnternet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirten Ünsal, hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal, yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini söyledi.

Dijital ortamda gerçekleştirilen eylemlerin hukuki sonuçlarına dikkati çeken Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti kullanırken bilinçli hareket etmelerinin, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçların hukuki açıdan hiçbir farkının olmadığını vurguladı.

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül'ün de gözaltına alındığı, Emir Sarıgül için ise gözaltı kararı olduğu öğrenildi

16.10.2026 11:13:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla aklandığı iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda gazeteci Murat Ağırel, Aylin Kotil, Ömer Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Cavidan Tanrah Artuner gözaltına alındı. Emir Sarıgül hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar ayrı değerlendirmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıca yürütülen soruşturmanın, Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli iki müştekinin başvuruları üzerine başlatıldığı belirtildi. Müştekilerin, 80 milyon Euro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiğini ve 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ileri sürdükleri kaydedildi. Ayrıca 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddiası da soruşturma dosyasında yer aldı.

Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdükleri belirtildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunları kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli müştekilerin, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği iddiasında bulunmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.

Müştekiler tarafından; 80 milyon Euro tutarında bir sözleşme düzenlendiği, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiği, 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği ve 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.

Müştekilerin ayrıca, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki beyanları ile sundukları ses ve görüntü kayıtları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek şüpheliler Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar, ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir.

Soruşturma işlemleri devam etmektedir."

15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimleri sonucu 15 siyasi partinin sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 11:07:00 / Güncelleme: 16.10.2026 18:12:50
Anadolu Ajansı
 
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Adalet Birlik Partisi'nin 2019 ve 2021, Hak ve Adalet Partisi'nin 2019, Türk Birliği Partisi'nin 2020 ve 2022, Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi ile Adil Türkiye Partisi'nin 2024, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin 2020, 2021, 2022, Hak ve Huzur Partisi'nin 2020 ile 2021, Muhafazakar Yükseliş Partisi'nin 2020 ile 2021, Komünist Parti'nin 2020 ile 2021, Türkiyem Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet ve İstiklal Partisi'nin 2021, Aydınlık Geleceğin Partisi'nin 2021 ile 2022, Devrimci İşçi Partisi ile Yenilik Partisi'nin 2020, Aydınlık Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi ve Güç Birliği Partisi'nin 2021, Yurt Partisi, Türkiye'nin Sesi Altınçağ Partisi, Bağımsızlık Partisi ve Anavatan Partisi'nin ise 2022'ye ait kesin hesaplarının mali denetimleri yapıldı.

Yüksek Mahkeme, incelemesi sonucunda bazı partilerin kesin hesaplarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olduğuna hükmetti.

Bazı partilerin kesin hesaplarının kanuna aykırı olduğunu belirleyen AYM, bazı partilerin hesaplarının ise kanuna uygun olmasına rağmen incelenmesi adına gerekli evrakların zamanında sunulmadığını tespit etti.

AYM, ilgili parti yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Bu partiler Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Adalet Birlik Partisi, Türk Birliği Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Yenilik Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Komünist Parti, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Türkiyem Partisi, Aydınlık Geleceğin Partisi, Devrimci İşçi Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi ile Güç Birliği Partisi oldu. 

İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi

16.10.2026 10:58:00
AA
 
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi.

Bakan Çiftçi, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı binasındaki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde, İstanbul ve çevre illerde etkili olan şiddetli yağışa ilişkin basın açıklaması yaptı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 31 il için sarı, 4 il için turuncu meteorolojik uyarısının devam ettiğine dikkati çeken Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde valilerin il AFAD koordinasyon merkezlerinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

İstanbul'da yağış miktarının yer yer metrekareye 272 kilograma ulaştığını hatırlatan Çiftçi, kent genelindeki durumun 12 bini aşkın kamerayla anlık takip edildiğini vurguladı.

Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Bugünkü yağışlar neticesinde İstanbulumuzda maalesef 1 vatandaşımız elektrik çarpması, 2 vatandaşımız ise boğulma sonucu olmak üzere toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize de başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Sel neticesinde İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere toplam 6 vatandaşımız için de kayıp ihbarı yapılmıştır. Arama ve kurtarma ekiplerimiz bu 6 vatandaşımızı bulmak için çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürmektedir."

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde dere kenarında tedbir amacıyla boşaltılan bir binanın yıkıldığını aktaran Çiftçi, olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Sürecin Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında hem merkezden hem sahadan 7 gün 24 saat esasına göre koordine edildiğini bildiren Çiftçi, AFAD Başkanlığı ve ilgili illerdeki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri üzerinden valilerin koordinasyonunda yürütüldüğünü söyledi.

İstanbul'da mahsur kalan 3 bin 55 kişi kurtarıldı
Bakan Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde vatandaşların SMS yoluyla, sarı uyarı verilen illerde ise valilikler aracılığıyla bilgilendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uyarı verilen illerimiz genelinde toplam 12 bin 372 ihbar alınmış, bu ihbarların 9 bin 755'i İstanbul'dan yapılmıştır. İstanbul 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşan ihbarlardan doğrulanan 7 bin 456 olaya ekiplerimizce hızlı bir şekilde müdahale edilmiştir. İstanbul Ayazağa'da mahsur kalan vatandaşlarımızın tahliye işlemleri de tamamlanmıştır."

Yağışlar nedeniyle mahsur kalanların kurtarılmasına ilişkin de bilgi veren Çiftçi, "İstanbul genelinde mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşımız AFAD, sahil güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizin çalışmalarıyla kurtarılmış, barınma talebi olan vatandaşlarımız kamu misafirhanelerine yerleştirilmiştir" dedi.

Ülke genelinde 58 bin 85 personel görev yapıyor
Çiftçi, İstanbul'da 8 bin 597'si arama kurtarma ve ilk müdahale, 38 bini destek personeli olmak üzere toplam 46 bin 597 personelin görev yaptığını, ülke genelinde ise bu sayının 58 bin 85 olduğunu bildirdi.

Sahadaki çalışmalara destek amacıyla AFAD tarafından yönlendirilen bin gönüllünün de görev yapmaya başladığını aktaran Çiftçi, Afet Beslenme Grubu bünyesinde 22 personelle gün boyunca vatandaşlara 9 bin 185 adet gıda malzemesi dağıtıldığını söyledi.

Çiftçi, "Devletimiz tüm imkanları, personeli ve araçlarıyla sahada vatandaşımızın yanındadır. Ekiplerimiz müdahale çalışmalarının devamlılığını sağlamakta ve olası yeni gelişmelere karşı 24 saat teyakkuz halinde koordinasyonu sürdürmektedir." diye konuştu.

Sel ve su baskınlarına karşı uyarılar
En büyük önceliklerinin vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak olduğunu vurgulayan Çiftçi, kuvvetli yağışlarla meydana gelebilecek sel ve su baskınlarına karşı dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin uyarılarda bulundu.

Çiftçi, sel tehlikesiyle karşılaşıldığında sakin olunması, dere yatakları, çukur alanlar ve su baskını riski taşıyan bölgelerin vakit kaybetmeden terk edilmesi gerektiğini belirtti.

Sel sularının ve akıntıların bulunduğu alanlardan yürüyerek geçilmeye çalışılmamasını isteyen Çiftçi, araç kullananların suyla kaplanmış yollara girmemesi ve sel sularının bulunduğu güzergahlardan ilerlememesi gerektiğini vurguladı.

Elektrik kaynaklarından ve suyla temas etmiş olabilecek kopuk elektrik hatlarından uzak durulması uyarısında bulunan Çiftçi, elektrik kesintilerinde aydınlatma için pilli fenerlerin tercih edilmesini önerdi.

Çiftçi, içme suyunun güvenliğinden emin olunmadığında ambalajlı suların tercih edilmesini, bu süreçte yaşlıların, çocukların, engellilerin ve yardıma ihtiyaç duyan komşuların gözetilmesini istedi.

"Zamanında alınan tedbir hayat kurtarır"
Bakan Çiftçi, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:

"İnsan hayatı her şeyden kıymetlidir. Önceliğimiz, tek bir vatandaşımızın dahi can güvenliğini tehlikeye atmamak olmalıdır. Vatandaşlarımızdan yetkili kurumlarımızın açıklama ve yönlendirmelerine hassasiyetle riayet etmelerini, kendi can güvenliklerini ve çevrelerindeki insanların güvenliğini ön planda tutmalarını önemle rica ediyorum. Unutmayalım ki zamanında alınan tedbir hayat kurtarır."

Afetzedelere ve millete geçmiş olsun dileklerini ileten Çiftçi, gün boyunca AFAD Başkanı ile sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki çalışmaları valilerle koordine ettiklerini belirtti.

Çiftçi, yarın da İstanbul'da hem sahada hem Afet Koordinasyon Merkezi'nde çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.