logo
01 ŞUBAT 2026

Büyüme kavramının aldatıcılığı

26.11.2009 00:00:00
Küresel sömürü düzenini besleyen ve yaşatan en aldatıcı kavram 'büyüme' kavramıdır. Bu kavram, adeta ilâhi bir kelâm gibi sunulmaktadır. "Ekonomi büyüdü" denilince, akan sular duruyor. İnsanların kan ve gözyaşı, daha doğrusu, insanlık, ekonomik büyüme için heba ediliyor. Hal böyle iken, çoğunluktan hiçbir itiraz gelmiyor, hiçbir ses çıkmıyor. Çünkü, ekonomik büyümenin tüm insanlık için yararlı olduğuna, insanları inandırdılar. "Ekonomi ne kadar büyürse, insanlık için o kadar yararlıdır"  tezini, medya vasıtasıyla gergef gibi işlediler. Halbuki büyüme, dünyadaki nüfusun küçük bir kısmına yarar sağlıyor, çoğunluğu ise daha çok ümitsizliğe sevk ediyor. Zira, büyüme ne oranda gerçekleşirse, zenginlerle  fakirler arasındaki uçurum da o oranda açılıyor. Bu da, fakirler için korku, endişe ve  ümitsizlik demektir. Amerikalı yazar John Perkins, "Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" adlı kitabında büyüme kavramının aldatıcılığını şu çarpıcı sözlerle anlatır: "Ekonometri ve istatistik gibi taraflı bilimler sayesinde, bir şehri bombalayıp sonra da onu yeniden inşa ederseniz, veriler ekonomik büyümede bir fırlama gösterirler" (s. 301). Hükümet, aynen Perkins'in dediği gibi yapıyor.  Ekonomide başarısız olduklarını söyleyenlere, 2001 krizindeki ekonomik göstergelerle, kendi dönemindeki göstergeleri mukayese ederek cevap veriyorlar.  Halkın feryatlarına ise kulaklarını tıkanıyorlar.Ekonomik büyüme gibi, GSMH da  aynı derecede aldatıcı  bir kavramdır. Ekonomik büyüme aldatıcı olur da, onun ölçüsü kabul edilen GSMH  olmaz mı? Her iki kavramda artış varsa -ki birinde varsa, ötekinde de oluyor- o zaman "ekonomi iyidir, şaha kalktı" deniliyor. İnsanlar açlıktan ölüyormuş, dert değil, göstergelere bakıyorlar. Bu bakış tarzının mutlaka değişmesi, ekonominin merkezine insanın konulması gerekir. Çoğunluk açken, bazıları da  açlıktan ölürken, istatistiklerin ekonomide büyüme göstermesinin hiçbir anlamı olamaz. Maalesef, süper güç olarak nitelendirilen ABD dahil, bütün dünyada durum bundan ibarettir. Michael Harrington, "Diğer Amerika: Birleşik Devletlerde Fakirlik" adlı kitabında, "milyonlarca Amerikalının fakirlik içinde yaşadığını, ABD'nin elindeki imkânlara rağmen buna bir son veremediğini" söyler. Kendi  insanlarını doyuramayan ABD, kalkar, başka ülkelerin fakirlerine yardımdan söz eder. Ara sıra açlık ve fakirlik için toplantılar düzenler. Düzenler de ne olur? Hiçbir şey olmaz. En son örnek, Roma'da 16 Kasım 2009 tarihinde başlayan ve üç gün devam eden 'Gıda Zirvesi'dir. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), bu zirvede insanın kanını donduracak veriler yayınladı. Bu verilere göre, dünyada 6 kişiden biri aç. Günde 17 bin, yılda 6 milyon çocuk açlıktan ölüyor. Dünya nüfusunun 2050'de 9.1 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Bunun anlamı şudur: Bu gidişat böyle devam ederse, fakirlik, açlık ve açlıktan ölümler daha çok artacaktır.Ekonomik büyüme kavramının, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için aldatıcı başka bir  yönü daha vardır. "Ekonomi büyüsün, GSMH artsın" diye borçlanarak yatırım yapıyoruz. Küresel sermaye hangi alanlara yatırım için borç veriyor? Bunu incelediğimiz zaman, küresel sermayenin döviz getirmeyen altyapı yatırımları için borç verdiğini görürüz. Çünkü bu çeşit yatırımlar yapıldıkça, dışa bağımlılık da artar. Dış güçlerin desteklediği partiler, özellikle bu yatırımlara büyük önem verirler. Zira bu yatırımlar, hem seçim kazandırır, hem de dışarıdan borç alınarak yapıldığı için, küresel sermaye sahiplerine karşı da sadakat ispat edilmiş olur. Kimi politikacılar ise, "dış yardım almadıkça, ekonomik kalkınma olmaz"  tezine gerçekten inanmaktadırlar. Bu tezi, doğru kabul ederek soralım: Her ülke ekonomik kalkınmak için dış yardıma muhtaçsa, ilkönce kalkınan ülkeler, hangi ülkeden, ne kadar yardım alarak kalkındılar? Bu sorunun cevabı yok. Eğer bir ülke dış yardımsız kalkınmışsa, peşinden gelenler de kalkınabilir. Ne gariptir ki, artık 'kalkınma' kavramı  rafa kaldırıldı. Varsa, yoksa ekonomik büyüme diyorlar. Büyüme ama nasıl büyüme? Üretimden uzak, dışa bağımlı bir büyüme. Dışarıdan borç para alamazsak, dış sermaye gelmezse, ihracat yapamazsak, ekonomimizin çarkı duruyor. Böyle bir ekonomiye milli denilebilir mi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
Boğaz ağrısına iyi gelen şifalı besinler
Üstelik hiçbir yan etkisi de yok
Epstein ile yazışmalar istifa ettirdi
Ulusal Güvenlik Danışmanı istifa etti
Bulgar levası ile alışveriş sona erdi
Sınır ticaretinde euro dönemi
İranlı yetkiliden sert çıkış
Avrupa orduları da terör örgütü...
Sel felaketi zararı korkunç boyuta
Mersin felaketi yaşadı
Kayıp kadın 11 gündür bulunamadı
Arama çalışmaları sürüyor
Affın ve Arınmanın Gecesi
Yarın Berat Kandili
Yolcu otobüsü şarampole yuvarlandı
8 ölü, 26 yaralı
Antalya-Isparta yolunda feci kaza
6 ölü, 6 yaralı
Bu besinler akciğerleri temizliyor
Sigara kullananlar mutlaka bilmeli
Yurt dışına seyahat mi planlıyorsunuz?
Şu hususlara dikkat ediniz...
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor
Hedefte eğitim sistemi var
Sergen Yalçın: 'Kendi geleceğimi değil, kulübün geleceğini düşünüyorum'
Altında küresel piyasalarda sert dalgalanma
'Altının hikayesi bitmedi, kısa vadeli oyuncular masadan kalktı'
Iğdır mutfağı göz kamaştırıyor
Anadolu kültürünün unutulmayan lezzetleri
Boğaz ağrısına iyi gelen şifalı besinler
Üstelik hiçbir yan etkisi de yok
Epstein ile yazışmalar istifa ettirdi
Ulusal Güvenlik Danışmanı istifa etti
Bulgar levası ile alışveriş sona erdi
Sınır ticaretinde euro dönemi
İranlı yetkiliden sert çıkış
Avrupa orduları da terör örgütü...
Sel felaketi zararı korkunç boyuta
Mersin felaketi yaşadı
Kayıp kadın 11 gündür bulunamadı
Arama çalışmaları sürüyor
Affın ve Arınmanın Gecesi
Yarın Berat Kandili
Yolcu otobüsü şarampole yuvarlandı
8 ölü, 26 yaralı
Antalya-Isparta yolunda feci kaza
6 ölü, 6 yaralı
Bu besinler akciğerleri temizliyor
Sigara kullananlar mutlaka bilmeli
Yurt dışına seyahat mi planlıyorsunuz?
Şu hususlara dikkat ediniz...
Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor
Hedefte eğitim sistemi var
Sergen Yalçın: 'Kendi geleceğimi değil, kulübün geleceğini düşünüyorum'
Altında küresel piyasalarda sert dalgalanma
'Altının hikayesi bitmedi, kısa vadeli oyuncular masadan kalktı'
Iğdır mutfağı göz kamaştırıyor
Anadolu kültürünün unutulmayan lezzetleri
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.