HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

İletişim çağında iletişimsizlik

22.11.2018 00:00:00
İletişim araçları alabildiğine artmış ve çeşitlenmiştir. Buna rağmen bireylerin ve toplumların kusursuz bir şekilde iletişim sağladığı söylenemez. İletişimin sağlanması için aynı dili konuşmak esastır. Aynı dil derken kastettiğimiz aynı idrake sahip olmaktır. İdrakleri farklı olan bireyler, aynı toplumu oluştursalar bile, birbirleriyle iletişim kuramaz ve anlaşamazlar. 
İletişim kurma konusunda en iyi durumda olması gereken Müslümanlar, ne yazık ki, kendi aralarında dahi iletişim sorunu yaşamaktadırlar. Hâlbuki Müslümanlar, İslâm'ı her topluma anlatmak ve tanıtmakla görevlidirler.
Medeniyet krizine giren dünyayı bundan çıkaracak olan sadece İslâm'dır. Bu, bütün insanların Müslüman olması istemek ve beklemek anlamı taşımıyor. Böyle bir şey hiçbir dönemde gerçekleşmedi, gerçekleşmez de. Ancak bütün insanlarla doğru ve sağlıklı iletişim kurarak, en azından Müslümanlara hoşgörü ile bakılmasını sağlamak mümkündür. 
Özellikle Avrupalıların idrakine hitap etme hususunda Avrupalı Müslümanlardan olan Aliya İzzetbegoviç'in üslubu çok güzel bir örnektir. Almanya'da yayınlanan Stern gazetesi muhabiri 5 Kasım 1994'te Aliya İzzetbegoviç'e şöyle bir soru sorar: "Sayın Başkan, siz Avrupa geleneğine ve hoşgörüsüne bağlı bütün dünyaya açık bir Müslüman olarak tanınıyorsunuz, ancak bugünlerde Batı basınında Bosna- Hersek'in sözde İslâmileşmesine ilişkin haberler çıkmaya başladı. Bunlar yalnızca şayialardan mı ibaret?"
Aliya İzzetbegoviç şu cevabı veriri: "Gayet açık sözlü olmalıyım: Bunlar yalnızca şayialardan ibaret değil. Komünizmin 50 ilâ 70 yıl boyunca dini gaddarca ezdiği her yerde, dine dönüş neredeyse evrensel bir olgu halini almıştır. Bosna'da sizin deyiminizle İslâmileşme söz konusudur, ancak Hıristiyanlaşma ile aynı derecede, Bosnalı Katolikler ve Ortodoks Hıristiyanlar arasında görülen dine yönelik ilginin yenilenmesi biçiminde söz konusudur. Ancak Hıristiyanlaşma, Hıristiyan Avrupa için hassasiyet konusu olmuyor, bu, benim anladığım ve karşısında durmadığım bir şey. Ancak bir noktada sizi düzeltmem gerek: Benim hoşgörüm, Avrupa değil, İslâm kökenlidir. Eğer hoşgörülüysem, öncelikle ve en çok Müslüman olduğum içindir… Bosna'daki bu savaş sırasında, yüzlerce kilise ve cami yıkıldı. Bunlardan bir teki bile Boşnaklar tarafından yıkılmadı, hepsi 'Avrupalılar' tarafından yıkıldı. Türk idaresi dünyanın en yumuşak yöneticileri değillerdi, ama tüm Hıristiyan halklar ve onların Ortaçağdan kalma en önemli anıtlarının hepsi 500 yıllık Türk idaresi boyunca ayakta kalabildi… Belgrat'tan fazla uzak olmayan Fruska Gora Tepelerinin meşhur manastırları Türk yönetiminde 300 yıl boyunca ayakta kaldı, ama üç yıllık 'Avrupalı' yönetime dayanamadı. İkinci Dünya Savaşı sırasında yakılıp yıkıldılar. Faşizm ve komünizm Asya'nın değil, Avrupa'nın ürünleridir. Ve şimdi bile Avrupa, Balkanlar'da faşizmin ortaya çıkışına karşı fazla bir hassasiyet göstermemiştir." (Bkz. Tarihe Tanıklığım, s. 195).
Moğolların 13. yüzyılda Bağdat'ta yaptığı soykırımın benzeri Sırplar, Avrupa'nın ortasında 20. yüzyılda Müslüman Boşnaklara yaptılar. Bu durumda bile Aliya İzzetbegoviç, İslâm'ın ahlâk, izzet, vakar ve adaletinden zerre kadar ayrılmadı.
Müslümanların Avrupalı sömürgecilere öfke duymaları normal karşılanabilir. Ama bu, İslâm'ın mesajını onlara ulaştırmamıza engel teşkil etmemelidir. İslâm'ın her bölgenin ve her çağın insanına sunacağı bir mesajı bulunmaktadır. O mesajı, evrensel bir dille, bütün iletişim araçlarını kullanarak, insanlığa ulaştırmamız en asli görevimizdir.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.