Adı: George Sabra
Dini: Hristiyan.
O artık Suriye'de Büyük Ortadoğu Projesinin yeni bir versiyonu olan Arap Baharı kapsamında devam eden isyan dalgasında muhaliflerin yeni lideri.
Anlayacağız ABD çakma mücahitlere yeni lider atadı!
Ellerinde ABD ve İsrail'in verdiği silahlar, karşılarında müslüman bir ülkenin halkı ve ordusu, dillerinde ise sahte bir tekbir olan bu çete mensuplarına çakma mücahit demek yanlış olmaz herhalde.
ABD'nin başarısız bularak feshettirdiği Suriye Ulusal Konseyi (SUK) Katar'da yapılan toplantıda kendine yeni lider olarak George Sabra'yı seçti.
Suriye'de dağınık muhalif grupları Esad rejimine karşı mücadelede bir araya toplamayı ana hedefi yapacağını söyleyen Sabra eski bir komünist.
Suriye'de dış kaynaklı isyan patlak vermeden önce öğretmenlik yapan Sabra, kendisini iyi bir Hristiyan olarak tanımlıyor.
Tekbir getirerek cami vuran, askeri birliklere saldıran ABD'nin çakma mücahitleri artık bir Hristiyan'ın bayraktarlığında hareket edecek.
Esad devrilirse yerine George geçecek!
Suriye'de muhalifleri desteklemeyenleri kafirlikle suçlayan içimizdeki çakma mücahitler bakalım bu duruma ne diyecek?
Bakalım camilerde ABD memuru çakma mücahitler için dua eden hoca efendiler şimdi ne yapacak, nasıl dua edecek?
Bu gelişme Şiileri ve Alevileri kafir ilan edip Yahudi ve Hristiyanları cennete koyan dinlerası diyalog zırvasının yerli taşeronlarını ise çok sevindirecek.
Zira artık o çok sevdikleri papaz ve hahamlarıyla bir kez daha aynı safa girecekler.
Hedef ise Afganistan, Irak, Mısır ve Libya'dan sonra bir İslam ülkesinin daha ABD çıkarları doğrultusunda dizayn edilmesi.
Bu noktada sayın başbakan'ın durumu da ilginç.
Erdoğan Endonezya da Esad'a "Senin müslümanlıkla ne ilgin var!" diye çıkışmıştı.
Şimdi kendilerine sormak lazım bu George efendinin İslamla ve Suriye ile ne ilgisi var?
Zira Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ABD'nin yeni memurunu çabuk benimsedi.
Katar'daki toplantıya katılan Davutoğlu yeni Suriye muhalefetinde sorun olmadığını vurguladıktan sonra "İçinde kadınlar da var, Türkmenler de. Nusayriler de olacak. Kürtler de bize güven duyuyor" sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.
Kim bu Müslüman Kardeşler?
Suriye Ulusal Konseyi'ne başkan olarak bir Hristiyan olan George Sabra seçilirken yardımcılığına ise Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Faruk Tayfur seçildi.
Müslüman kardeşlerin kim olduğunu neye hizmet ettiğini gazetemiz yazarlarından Hakan Rona "Arap dünyasının Truva atı: Müslüman Kardeşler" başlıklı yazısında çok güzel özetlemişti.
Rona'nın yazısından bir bölüm aktarıyorum.
"Arap Baharı" adı verilen ve Batı Dünyasının Ortadoğu'yu kendi değerleriyle şekillendiren oluşumun en göz çarpan figüranı "Müslüman Kardeşler" adındaki radikal hareket.
Bu hareket 1928 yılında Mısırlı radikal düşünür Hasan El- Benna tarafından kuruldu. Hareketin görünürdeki amacı Ortadoğu ülkelerinde rejim değişiklikleri planını yürütmekti. Bu amaçla da bütün Arap ülkelerinde örgütlenmeye başladı. Mısır'dan sonraki en büyük örgütlenme 1940 yılında Suriye'de oldu.
1973 yılına kadar faaliyetlerini gizli yürüten örgüt, o yıl silahlı kanadı "Öncü Savaşçılar" eliyle Suriye'de silahlı iç karışıklık çıkardı. Amaç Amerika'nın karşısında konumlanan Suriye'de terör havası estirerek Baas Rejimini devirmekti.
1980'lere gelindiğinde devlet yanlısı akademisyen, doktor, bürokrat ve askerler birer birer öldürülüyordu. İşte zamanın Baas Lideri ve şimdiki Lider Beşar Esad'ın Babası Hafız, bu CIA ve İsrail destekli oyuna yenilmedi ve sert bir müdahaleyle isyancılarla mücadele etti. Şam, Hama, Humus ve Halep'te şiddetli çatışmalar yaşandıktan sonra Hükümet Kuvvetleri tam denetimi eline aldı."
Dini: Hristiyan.
O artık Suriye'de Büyük Ortadoğu Projesinin yeni bir versiyonu olan Arap Baharı kapsamında devam eden isyan dalgasında muhaliflerin yeni lideri.
Anlayacağız ABD çakma mücahitlere yeni lider atadı!
Ellerinde ABD ve İsrail'in verdiği silahlar, karşılarında müslüman bir ülkenin halkı ve ordusu, dillerinde ise sahte bir tekbir olan bu çete mensuplarına çakma mücahit demek yanlış olmaz herhalde.
ABD'nin başarısız bularak feshettirdiği Suriye Ulusal Konseyi (SUK) Katar'da yapılan toplantıda kendine yeni lider olarak George Sabra'yı seçti.
Suriye'de dağınık muhalif grupları Esad rejimine karşı mücadelede bir araya toplamayı ana hedefi yapacağını söyleyen Sabra eski bir komünist.
Suriye'de dış kaynaklı isyan patlak vermeden önce öğretmenlik yapan Sabra, kendisini iyi bir Hristiyan olarak tanımlıyor.
Tekbir getirerek cami vuran, askeri birliklere saldıran ABD'nin çakma mücahitleri artık bir Hristiyan'ın bayraktarlığında hareket edecek.
Esad devrilirse yerine George geçecek!
Suriye'de muhalifleri desteklemeyenleri kafirlikle suçlayan içimizdeki çakma mücahitler bakalım bu duruma ne diyecek?
Bakalım camilerde ABD memuru çakma mücahitler için dua eden hoca efendiler şimdi ne yapacak, nasıl dua edecek?
Bu gelişme Şiileri ve Alevileri kafir ilan edip Yahudi ve Hristiyanları cennete koyan dinlerası diyalog zırvasının yerli taşeronlarını ise çok sevindirecek.
Zira artık o çok sevdikleri papaz ve hahamlarıyla bir kez daha aynı safa girecekler.
Hedef ise Afganistan, Irak, Mısır ve Libya'dan sonra bir İslam ülkesinin daha ABD çıkarları doğrultusunda dizayn edilmesi.
Bu noktada sayın başbakan'ın durumu da ilginç.
Erdoğan Endonezya da Esad'a "Senin müslümanlıkla ne ilgin var!" diye çıkışmıştı.
Şimdi kendilerine sormak lazım bu George efendinin İslamla ve Suriye ile ne ilgisi var?
Zira Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ABD'nin yeni memurunu çabuk benimsedi.
Katar'daki toplantıya katılan Davutoğlu yeni Suriye muhalefetinde sorun olmadığını vurguladıktan sonra "İçinde kadınlar da var, Türkmenler de. Nusayriler de olacak. Kürtler de bize güven duyuyor" sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.
Kim bu Müslüman Kardeşler?
Suriye Ulusal Konseyi'ne başkan olarak bir Hristiyan olan George Sabra seçilirken yardımcılığına ise Müslüman Kardeşler üyesi Muhammed Faruk Tayfur seçildi.
Müslüman kardeşlerin kim olduğunu neye hizmet ettiğini gazetemiz yazarlarından Hakan Rona "Arap dünyasının Truva atı: Müslüman Kardeşler" başlıklı yazısında çok güzel özetlemişti.
Rona'nın yazısından bir bölüm aktarıyorum.
"Arap Baharı" adı verilen ve Batı Dünyasının Ortadoğu'yu kendi değerleriyle şekillendiren oluşumun en göz çarpan figüranı "Müslüman Kardeşler" adındaki radikal hareket.
Bu hareket 1928 yılında Mısırlı radikal düşünür Hasan El- Benna tarafından kuruldu. Hareketin görünürdeki amacı Ortadoğu ülkelerinde rejim değişiklikleri planını yürütmekti. Bu amaçla da bütün Arap ülkelerinde örgütlenmeye başladı. Mısır'dan sonraki en büyük örgütlenme 1940 yılında Suriye'de oldu.
1973 yılına kadar faaliyetlerini gizli yürüten örgüt, o yıl silahlı kanadı "Öncü Savaşçılar" eliyle Suriye'de silahlı iç karışıklık çıkardı. Amaç Amerika'nın karşısında konumlanan Suriye'de terör havası estirerek Baas Rejimini devirmekti.
1980'lere gelindiğinde devlet yanlısı akademisyen, doktor, bürokrat ve askerler birer birer öldürülüyordu. İşte zamanın Baas Lideri ve şimdiki Lider Beşar Esad'ın Babası Hafız, bu CIA ve İsrail destekli oyuna yenilmedi ve sert bir müdahaleyle isyancılarla mücadele etti. Şam, Hama, Humus ve Halep'te şiddetli çatışmalar yaşandıktan sonra Hükümet Kuvvetleri tam denetimi eline aldı."
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
- Teröriste kravat taktırınca! / 01.03.2025
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024





























































