Günümüzde kültür emperyalizminin en etkili aracı iletişimdir. İletişiminde de olmazsa olmazı medya ve de televizyonlardır. Bir milleti sabote etmenin en sihirli metodu malum Aile kurumuna suikasttır. Bilmem farkında mısınız, zina kültürünün mümessili olan Haçlı Emperyalizmi bir süredir Türkiye merkezli müthiş bir proje yürütüyor. Metot, Televizyon dizileri ile virüsü şırınga etmek ve çürümeye zemin hazırlamaktır. Dizi film ihraçları ile Türk ve İslam hinterlandını hedef alan bu rezil proje ile inançlar ve değerler sistemimizin erozyonu hedefleniyor. Amcasının karısına göz koyan yeğenin maceralarını anlatan malum dizilerden sonra bir merhale daha katedildi ve evli hanımları evlilik dışı ilişkilere özendirecek yapımlara start verildi. Bu yapımın ya da dizinin adı, "Umutsuz Ev kadınları"dır. Benzeri ABD'nin bir kanalında yıllardır yayınlanan bu dizi ile namuslu ev hanımları gayrı meşru ilişkilere özendiriliyor. İlginçtir bu dizi iki haftadır yayında olmasına rağmen en çok izlenenlerin tepesinde yer alıyor. Yooo bu tesadüf değil! Bazıları bilmez Türkiye'de reyting ölçümlerini yani televizyonların izlenilirlik oranlarını dış dinamiklerin kontrolünde olan bir kurum yapar. İşte bu kurum bu diziyi özellikle liste başı yaparak hem devamını hem de dikkat çekmesini ve popüler olmasını sağlıyor. Bu şekilde de amaca erişiliyor yani aile yapımıza bomba konmuş oluyor. İlginçtir habire mukaddesatçılıktan ve sağlam aile yapısından dem vuran ve onu istismar eden AKP bu rezaleti görmezden gelerek kılını bile kıpırdatmıyor. Oysa Türk Silahlı Kuvvetlerine bile operasyon yapabilen AKP isteseydi 9 yılda bu konuda ciddi adımlar atar ve sonuç alabilirdi. Sadece AKP değil, Amerikan İslamının acentaları da bu büyük ihaneti görmezden geliyor niye acaba?... Niyesi bellidir! Ağababaları yani Paxamericana öyle istiyor da ondan! Sadece bu rezillik bile AKP ile o malum cemaatlerin gerçek misyonunu ortaya koymuyor mu?
PATLADI, PATLAYACAK !
Cüneyt Zapsu AKP'nin kulağı delik ve dışarı ile yakın irtibatı olan isimlerinden biridir. Hatırlayın Zapsu, Erdoğan için, Dünya Musevi Baronlarına, "Onu deliğe süpürmeyin, kullanın" diyen isimdi. Başbakanlık Başdanışımanı olan Cüneyt Bey iki gün önce cari açık diye feryadı figan etti ve acil önlem dedi. Çok geçmedi hemen ertesinde yani önceki gün de ekonominin patronu olan Ali Babacan da durduk yerde cari açık tehdidinden söz etti. Bu iki isim klasik siyasetçi takımından değil, duygusal değiller ve boş konuşmazlar. Dolayısı ile eğer bir şeye ısrarla işaret ediyorlarsa dikkat etmek lazım. Cari açık son açıklamalara göre yıllık 70 milyar doları aştı. Bunun anlamı Türkiye'nin her ay an az 6-7 milyar dolar ek kaynak bulması demek. Malum Avrupa krizde, bu durum ise Türkiye için büyük tehdit zira Avrupa Türkiye'nin hem ihraç hem de kredi pazarı. Felaket tellallığı yapmak istemem ama bu cari açık patladı,patlayacak! Dilerim yanılırım, eğer bir patlarsa emin olun Yunanistan'dan beter oluruz.
AKP'DEN ABD'YE, BALYOZ'DA KANIT YOK RAPORU!
Haber bomba değerinde ama bırakın yandaşları, merkez medya bile korkudan göremedi. Son Wikileaks sızmalarına göre ABD'nin Ankara Büyükelçisi bir sürse önce Washington'a şu mesajı göndermiş: -"AKP'li TBMM Başkanı, "Balyoz davasında askerleri tutukluyoruz ama elimizde kanıt yok" diyor." Evet kripto aynen böyle! Peki bu Meclis Başkanı kim mi olabilir? Köksal Toptan ya da Mehmet Ali Şahin isimleri muhtemel zira o elçi döneminde bu iki isim Başkanlık yaptı. Sorarım size sadece bu mesaj bile Balyoz davasını ve Hastal'da esir tutulan askerler olayını bütüp çıplaklığı ile gözler önüne sermiyor mu?
KASİYERLİK YAPAN ESKİ BAŞBAKANIMIZ!
Mesut Yılmaz ismi benim yaşamımdaki en büyük hayal kırıklıklarından biridir. İtiraf ediyorum sırf hemşehrim diye ona gözü kapalı destek oldum ve bunu uzun süre sürdürdüm. Lakin heyhaaaaat onu zaman içinde yakından tanıdıkça ne büyük gaflete düştüğüma şahit oldum.. Mesut Yılmaz bizim mana dünyamızda asla yeri olmayan mekanik ve sentetik bir portredir. İlginçtir benim düştüğüm bu yanılgıya Rahmetli Özal ve Sayın Demirel de düştü ve Yılmaz'a hak etmediği değeri verdiler. Hayır hayır emin olun karşı olmak için benim şahsi hiçbir gerekçem yok,isyanım ise onun bu milleti moral değerler ve kıymet hükümleri bağlamında zerre okuyamamasınadır. Öyle olduğu için de zaten onca medya desteğine rağmen siyaseten tükenişten kurtulamamıştır. Dün ortak bir dostumuz Mesut Yılmaz'ın oğlunun işyerinde kasiyer masasında oturduğunu söyleyince şu espriyi yaptım: -Mesut Yılmaz tarihe sadece bir şeyle geçebilirdi o da Başbakanlıktan sonra kasiyerlik yaparak!
Sabahattin Önkibar / diğer yazıları
- Genelkurmay'da 40 Gülen taraftarı? / 30.06.2014
- Erdoğan IŞİDden korkuyor, çünkü? / 26.06.2014
- Jandarma, Ege ordusu ve Özel Kuvvetler! / 25.06.2014
- AKP'den Kuran'a sansür! / 23.06.2014
- IŞİD Türkiye'yi vuracak! / 19.06.2014
- Üç alçaklık ve dinsel ırkçılık! / 18.06.2014
- Avrasyacılık ve Prof. Dr. Haydar Baş / 16.06.2014
- Bayrak ve ölü Kürt! / 12.06.2014
- İşte Başbakan'ın uçağındaki casus! / 11.06.2014
- Başbakan belden aşağı kaset mi bekliyor? / 09.06.2014
- Erdoğan IŞİDden korkuyor, çünkü? / 26.06.2014
- Jandarma, Ege ordusu ve Özel Kuvvetler! / 25.06.2014
- AKP'den Kuran'a sansür! / 23.06.2014
- IŞİD Türkiye'yi vuracak! / 19.06.2014
- Üç alçaklık ve dinsel ırkçılık! / 18.06.2014
- Avrasyacılık ve Prof. Dr. Haydar Baş / 16.06.2014
- Bayrak ve ölü Kürt! / 12.06.2014
- İşte Başbakan'ın uçağındaki casus! / 11.06.2014
- Başbakan belden aşağı kaset mi bekliyor? / 09.06.2014





























































