Kendilerini dünyanın efendisi, karşı çıkılmaz, karşı konulmaz güç ve yenilmez sanıyorlardı. Dünya ekonomisi zaten bizim tekelimize havasındaydılar. Başta Arap ülkeleri olmak üzere birçok ülke yönetimini, siyasetini ve medyasını da ele geçirmişlerdi.
Son teknoloji ile donatılmış uçak gemileri, savaş gemileri, savaş uçakları, füzeleri vs. vardı. Demir kubbe ve diğer hava savunma sistemleri de çok iyiydi.
SSCB'nin dağılmasından sonra bu Haçlı-Siyonist zihniyetin son hedefi İslam coğrafyası oldu. Son, diyorum çünkü İslam coğrafyasını sadece siyasi ve ekonomik amaçla hedef seçmemişlerdi. Asıl sebep, inançlarıydı.
Afganistan'dan Fas'a İslam coğrafyasının gardını düşüren Haçlı-Siyonist şer ittifakının, 'Tanrı Krallığı ve Nil'den Fırat'a vaat edilmiş topraklar' için iki engeli kalmıştı: Biri İran diğeri Biz-Türkiye.
Bütün güçleri ile geldiler. Bir veya iki günde İran'ı bitireceklerini hesaplamışlardı. Ama başaramadılar. Hem de Arap devletlerinin tam desteğine rağmen.
İran'ın büyük savaş stratejisi
Arap ülkelerine bakmaya, uzaklara gitmeye gerek yok! Bizim siyasetçilerimiz üstü kapalı, medyamız ise aleni olarak 'ABD'yi yenilmez, karşı konulmaz' olarak yansıtıyor ve ona göre duruş belirliyorlardı.
'İsrail (ABD) ile uğraşılmaz, ekonomimiz zaten kötü, bizi mahvederler' diyen dinci fenomenler bile vardı.
Ama yaklaşık yarım yüz yıldır ambargo altındaki İran, ABD putunu devirdi.
ABD-İsrail kaybetti, kaybediyor. 'Batırılamaz' dedikleri uçak gemileri artık 10-15 milyar dolarlık enkazlara döndü.
'Görünmez' dedikleri uçakları tek tek düştü.
'Aşılmaz' dedikleri demir kubbe ve hava savunma sistemleri çöktü.
Tabi bu süreçte İran müthiş bir strateji izledi. Bütün kışkırtmalara, provokasyonlara rağmen İran halkı, devletinin yanında durdu.
İran yönetimi ise hep saldıran değil savunan taraf oldu. Her saldırıya misliyle cevap verdi.
Bakın! İsrail'de yaşayanlar artık uyku uyuyamıyor. Arap ülkelerinde lüks mekanlarda barınan, keyif yapan on binlerce ABD askeri şimdi kalacak yer bulaşmıyor.
İran, Hürmüz Boğazını kapatarak bir anlamda Trump'ın boğazını sıktı. Bakın! Bir dediği ikincisini tutmuyor.
Haçlı-Siyonist şer ittifakı ve yandaşları dün İran'ı, 'savaşı bölgeye yaymak' ile suçlayıp, bölgedeki ABD üslerini vurmasını kınıyorlardı.
Şimdi Trump başta AB ülkeleri olmak üzere bir çok ülkeden sözde Hürmüz Boğazı genelde ise savaşı dünyaya mal etmek için destek istiyor.
Ama İtalya, Fransa, Almanya, Japonya 'hayır' dedi. AB 'bu bizim savaşımız değil' dedi.
Amerikan medyası bile 'ABD'nin bu savaşı İsrail'in şantajıyla başlattığını' yazıyor.
İlginçtir! Malum Arap devletlerini yönetenler, ABD'den bölgede güvenliği sağlanmasını istiyorlar.
Yuan kararı
İran'ın Hürmüz Boğazını kapatması ve sadece Çin parası 'Yuan' ile petrol alanlar geçebilir' kararı ABD'nin (kapitalizmin) belini kırdı. Artık 'Petro-dolar' sisteminin sonu geliyor. Uzmanlar, bunun ABD'nin dolar hakimiyetine büyük zarar verecek önemli bir adım olarak nitelendiriyor.
Şeytanın görevi şeytanlıktır
ABD-İsrail kaybetti. Bu kaybı kapatmak, İran'ı hedef haline getirmek için Saddam, Esad ve Kaddafi için planlayıp, hayata geçirdikleri projeleri bizzat ABD medyası yazdı.
Bu iddialar üzerine İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, "Epstein'ın şebekesinin kalan üyelerinin, 11 Eylül'e benzer bir olay yaratmak ve suçu İran'a atmak için bir komplo kurduklarını duydum. İran, bu tür terörist planlara temelden karşıdır ve Amerikan halkıyla hiçbir savaşı yoktur' diyerek dünyaya açık mesaj verdi.
Hala akıllanmayanlar
Teslimiyetin, güvenlik getirmeyeceği tam aksine ülkeleri işgale hazır, insanları ise köle haline getireceği bir kez daha tescillendi.
Ama ABD'ye üst veren, hava sahalarını açan, İran'a ise hava sahalarını kapatıp, İsrail'e giden füzeleri düşüren Arap ülkelerinin yöneticileri hala akıllanmadı.
Hindistan
Hindistan'ın başbakanı kalktı İsrail'e gitti. Katil ile el sıkışıp, iltifatlarda bulundu.
Yani dünyanın en kalabalık ve başta enerji olmak üzere birçok alanda dışa bağımlı Hindistan'ı yönetenler komşuları Çin ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeyi karşısına aldı.
Rusya ve Çin hemen BİRİCS kartını ortaya koydu.
Hindistan Parlamentosunda ise Başbakan Modi'ye: 'İran'ın dini lideri Ayetullah Hamaney Bey'i selamlıyoruz! O ki, sizin aksinize Amerika karşısında diz çökmedi; aksine o, cesaret gösterdi' denildi.
Biz mi neredeyiz?
Gazzeli bir gencin sosyal medyadan bir seslenişi var. Şöyle diyor:
'Şiiler Tel Aviv ve Hayfa'yı balistik füzelerle vuruyor. Sünniler ise Şiiler, kafir mi yoksa Müslüman mı tartışmasıyla meşgul'
Evet, karar ver, neredesin?
Son teknoloji ile donatılmış uçak gemileri, savaş gemileri, savaş uçakları, füzeleri vs. vardı. Demir kubbe ve diğer hava savunma sistemleri de çok iyiydi.
SSCB'nin dağılmasından sonra bu Haçlı-Siyonist zihniyetin son hedefi İslam coğrafyası oldu. Son, diyorum çünkü İslam coğrafyasını sadece siyasi ve ekonomik amaçla hedef seçmemişlerdi. Asıl sebep, inançlarıydı.
Afganistan'dan Fas'a İslam coğrafyasının gardını düşüren Haçlı-Siyonist şer ittifakının, 'Tanrı Krallığı ve Nil'den Fırat'a vaat edilmiş topraklar' için iki engeli kalmıştı: Biri İran diğeri Biz-Türkiye.
Bütün güçleri ile geldiler. Bir veya iki günde İran'ı bitireceklerini hesaplamışlardı. Ama başaramadılar. Hem de Arap devletlerinin tam desteğine rağmen.
İran'ın büyük savaş stratejisi
Arap ülkelerine bakmaya, uzaklara gitmeye gerek yok! Bizim siyasetçilerimiz üstü kapalı, medyamız ise aleni olarak 'ABD'yi yenilmez, karşı konulmaz' olarak yansıtıyor ve ona göre duruş belirliyorlardı.
'İsrail (ABD) ile uğraşılmaz, ekonomimiz zaten kötü, bizi mahvederler' diyen dinci fenomenler bile vardı.
Ama yaklaşık yarım yüz yıldır ambargo altındaki İran, ABD putunu devirdi.
ABD-İsrail kaybetti, kaybediyor. 'Batırılamaz' dedikleri uçak gemileri artık 10-15 milyar dolarlık enkazlara döndü.
'Görünmez' dedikleri uçakları tek tek düştü.
'Aşılmaz' dedikleri demir kubbe ve hava savunma sistemleri çöktü.
Tabi bu süreçte İran müthiş bir strateji izledi. Bütün kışkırtmalara, provokasyonlara rağmen İran halkı, devletinin yanında durdu.
İran yönetimi ise hep saldıran değil savunan taraf oldu. Her saldırıya misliyle cevap verdi.
Bakın! İsrail'de yaşayanlar artık uyku uyuyamıyor. Arap ülkelerinde lüks mekanlarda barınan, keyif yapan on binlerce ABD askeri şimdi kalacak yer bulaşmıyor.
İran, Hürmüz Boğazını kapatarak bir anlamda Trump'ın boğazını sıktı. Bakın! Bir dediği ikincisini tutmuyor.
Haçlı-Siyonist şer ittifakı ve yandaşları dün İran'ı, 'savaşı bölgeye yaymak' ile suçlayıp, bölgedeki ABD üslerini vurmasını kınıyorlardı.
Şimdi Trump başta AB ülkeleri olmak üzere bir çok ülkeden sözde Hürmüz Boğazı genelde ise savaşı dünyaya mal etmek için destek istiyor.
Ama İtalya, Fransa, Almanya, Japonya 'hayır' dedi. AB 'bu bizim savaşımız değil' dedi.
Amerikan medyası bile 'ABD'nin bu savaşı İsrail'in şantajıyla başlattığını' yazıyor.
İlginçtir! Malum Arap devletlerini yönetenler, ABD'den bölgede güvenliği sağlanmasını istiyorlar.
Yuan kararı
İran'ın Hürmüz Boğazını kapatması ve sadece Çin parası 'Yuan' ile petrol alanlar geçebilir' kararı ABD'nin (kapitalizmin) belini kırdı. Artık 'Petro-dolar' sisteminin sonu geliyor. Uzmanlar, bunun ABD'nin dolar hakimiyetine büyük zarar verecek önemli bir adım olarak nitelendiriyor.
Şeytanın görevi şeytanlıktır
ABD-İsrail kaybetti. Bu kaybı kapatmak, İran'ı hedef haline getirmek için Saddam, Esad ve Kaddafi için planlayıp, hayata geçirdikleri projeleri bizzat ABD medyası yazdı.
Bu iddialar üzerine İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, "Epstein'ın şebekesinin kalan üyelerinin, 11 Eylül'e benzer bir olay yaratmak ve suçu İran'a atmak için bir komplo kurduklarını duydum. İran, bu tür terörist planlara temelden karşıdır ve Amerikan halkıyla hiçbir savaşı yoktur' diyerek dünyaya açık mesaj verdi.
Hala akıllanmayanlar
Teslimiyetin, güvenlik getirmeyeceği tam aksine ülkeleri işgale hazır, insanları ise köle haline getireceği bir kez daha tescillendi.
Ama ABD'ye üst veren, hava sahalarını açan, İran'a ise hava sahalarını kapatıp, İsrail'e giden füzeleri düşüren Arap ülkelerinin yöneticileri hala akıllanmadı.
Hindistan
Hindistan'ın başbakanı kalktı İsrail'e gitti. Katil ile el sıkışıp, iltifatlarda bulundu.
Yani dünyanın en kalabalık ve başta enerji olmak üzere birçok alanda dışa bağımlı Hindistan'ı yönetenler komşuları Çin ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeyi karşısına aldı.
Rusya ve Çin hemen BİRİCS kartını ortaya koydu.
Hindistan Parlamentosunda ise Başbakan Modi'ye: 'İran'ın dini lideri Ayetullah Hamaney Bey'i selamlıyoruz! O ki, sizin aksinize Amerika karşısında diz çökmedi; aksine o, cesaret gösterdi' denildi.
Biz mi neredeyiz?
Gazzeli bir gencin sosyal medyadan bir seslenişi var. Şöyle diyor:
'Şiiler Tel Aviv ve Hayfa'yı balistik füzelerle vuruyor. Sünniler ise Şiiler, kafir mi yoksa Müslüman mı tartışmasıyla meşgul'
Evet, karar ver, neredesin?
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD putu yıkılıyor / 18.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Kadir Gecesi ve zulme meyletmek / 16.03.2026
- Bir ülkeyi hazinenin tükenmesi değil güvenin tükenmesi bitirir / 15.03.2026
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026





























































