logo
18 MART 2026


Alexander Dugin'in perspektifinden İran Savaşı: Küresel dengenin değiştiği bir an

18.03.2026 00:00:00
Rus düşünür Alexander Dugin'in değerlendirmelerinde İran ile İsrail arasında yaşanan gerilim, yalnızca Orta Doğu'daki askeri bir kriz olarak ele alınmaz. Ona göre bu çatışma, uluslararası sistemde uzun süredir biriken gerilimlerin görünür hale geldiği bir döneme işaret eder. Bu nedenle İran savaşı, bölgesel bir çatışmanın ötesinde, küresel güç dengelerinin yeniden tanımlandığı daha geniş bir sürecin parçası olarak değerlendirilir.
 
Dugin'in yorumunda İran'ın karşı karşıya kaldığı durum, klasik anlamda iki devlet arasındaki askeri rekabetten farklıdır. Ona göre mesele yalnızca güvenlik, caydırıcılık veya bölgesel nüfuz mücadelesi değildir. İran'ın verdiği mücadele, küresel sistemin yapısına dair daha geniş bir tartışmanın sahada ortaya çıkan bir örneği olarak görülür. Bu nedenle İran-İsrail gerilimi, yalnızca askeri gelişmeler üzerinden değil, uluslararası sistemin geleceği açısından da değerlendirilmektedir.
 
Bu bakış açısında Orta Doğu'daki gelişmeler, dünya siyasetindeki büyük dönüşümün önemli göstergelerinden biri olarak yorumlanır. Dugin'e göre son yıllarda yaşanan krizler, uluslararası sistemin giderek daha karmaşık bir yapıya doğru ilerlediğini göstermektedir. Bu süreçte devletler yalnızca kendi bölgesel çıkarlarını değil, aynı zamanda küresel güç dengeleri içindeki konumlarını da yeniden tanımlamaya çalışmaktadır.
 
İran'ın bu süreçteki rolü, Dugin'in analizinde özel bir yer tutar. Ona göre İran uzun süredir dış baskılar, yaptırımlar ve bölgesel rekabet ortamında kendi stratejik yönünü belirlemeye çalışan bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Bu durum İran'ın dış politikasını yalnızca savunma refleksiyle değil, aynı zamanda daha geniş bir jeopolitik perspektifle şekillendirmesine neden olmuştur. Dugin, İran'ın son yıllarda ortaya koyduğu tutumun bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade eder.
 
İsrail tarafında ise bölgesel güvenlik kaygılarının ve stratejik dengelerin belirleyici olduğunu vurgular. İsrail siyasetinde özellikle döneminde şekillenen güvenlik yaklaşımı, Dugin'in analizinde Orta Doğu'daki güç dengelerini etkileyen önemli unsurlardan biri olarak yer alır. Ona göre İsrail'in güvenlik politikaları ile İran'ın bölgesel etkisi arasındaki rekabet, iki ülke arasındaki gerilimin ana eksenlerinden birini oluşturur.
 
Bu tabloya ABD'nin rolü de eklenir. Orta Doğu'daki stratejik dengeler uzun yıllardır Washington'un askeri ve diplomatik varlığıyla yakından bağlantılıdır. Dugin'e göre ABD'nin bölgedeki politikaları yalnızca yerel dengeleri değil, küresel güç ilişkilerini de etkileyen bir faktör haline gelmiştir. Özellikle uygulanan yaptırım politikaları ve bölgesel stratejiler, İran ile Batı arasındaki gerilimin daha görünür hale gelmesine katkı sağlamıştır.
 
Dugin'in perspektifinde İran savaşı, uluslararası sistemin dönüşüm sürecinin bir parçası olarak okunur. Ona göre Soğuk Savaş sonrasında oluşan küresel düzen uzun süre belirli bir denge üzerine kuruluydu. Ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler bu dengenin giderek değiştiğini göstermektedir. Farklı güç merkezlerinin ortaya çıkması, bölgesel aktörlerin daha bağımsız politikalar izlemeye başlaması ve küresel rekabetin farklı alanlara yayılması, uluslararası sistemin daha karmaşık bir yapıya doğru ilerlediğini ortaya koymaktadır.
 
Bu çerçevede İran-İsrail gerilimi yalnızca iki ülke arasındaki bir güvenlik meselesi olarak görülmez. Dugin'e göre bu çatışma, küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmekte olduğu bir dönemin önemli göstergelerinden biridir. Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin dünya siyasetinde yarattığı etkiler de bu nedenle dikkatle izlenmektedir.
 
Dugin'in yorumunda dikkat çeken bir diğer unsur da uluslararası sistemde yaşanan belirsizlik dönemidir. Ona göre mevcut küresel düzen hala eski kurumlar ve dengeler üzerinden işlemeye çalışsa da yeni güç ilişkileri bu yapıyı giderek zorlamaktadır. Bu durum, uluslararası siyasette daha karmaşık ve çok katmanlı bir dönemin ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
 
Bu bakış açısına göre günümüzde yaşanan çatışmalar yalnızca askeri veya diplomatik gelişmeler olarak değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda küresel sistemin geleceğine ilişkin daha geniş tartışmaların parçası olarak görülmelidir. İran savaşı da bu bağlamda ele alınan gelişmelerden biridir.
 
Dugin'in perspektifinden bakıldığında İran savaşı yalnızca Orta Doğu'daki bir güvenlik krizi değildir. Bu çatışma, küresel güç dengelerinin yeniden tanımlandığı daha geniş bir jeopolitik dönüşümün parçası olarak görülmektedir.
 
Avrasyacılık ve çok kutuplu dünya teorileri çerçevesinde değerlendirildiğinde İran-İsrail gerilimi, uluslararası sistemin geleceğine ilişkin daha büyük tartışmaların da bir yansımasıdır. Dugin'in yorumunda bu süreç, tek merkezli dünya düzeninden çok merkezli bir jeopolitik yapıya doğru ilerleyen tarihsel bir değişimin işareti olarak okunmaktadır.
 
Bu nedenle İran savaşı, yalnızca bölgesel bir kriz olarak değil, aynı zamanda küresel siyasetin yönünü etkileyebilecek daha geniş bir dönüşümün parçası olarak değerlendirilmektedir. Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, dünya siyasetinin geleceğini şekillendirecek dinamiklerin nasıl ortaya çıktığını gösteren önemli bir örnek olarak görülmektedir.
 
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.