Çarşı toparlanırsa, Hatay ayağa kalkar
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay'daki esnaf, kentin yaralarını daha hızlı sarabilmesi için Uzun Çarşı, Meydan Çarşısı, Kurşunlu Han gibi kendilerine de ev sahipliği yapan tarihi mekânların onarılmasını istiyor.





Hatay'ın sembolü tarihi çarşıların esnafı yeni başlangıç için iş yerlerinin onarılmasını bekliyor. Kahramanmaraş merkezli olarak 6 Şubat'ta meydana gelen depremler Hatay'ın Uzun Çarşı, Meydan Çarşısı, Kurşunlu Han gibi tarihi mekânlarının zarar görmesine yol açtı. Şehirdeki ticari hayatın kalbini oluşturan, yüzlerce işletme bulunan han ve çarşılar, depremlerde ağır hasar aldı. Hatay'ın geleneksel lezzetlerine de ev sahipliği yapan çarşılardaki enkazları ve moloz yığınlarını, baharatçılardan yayılan kokular sardı. Oluşan yıkıntılar nedeniyle birçok iş yerine girilemezken, iş yerine girebilen bazı esnaf da yeni bir başlangıç yapabilmek için içerideki ürünlerini dışarıya çıkarmaya çalışıyor. Çarşılardaki bazı iş yerlerinin sahipleri de iş yerlerinde yapılacak mal ve zarar tespiti çalışmalarını bekliyor. Müşteriler ve esnafın yanı sıra çarşının değişmez müdavimleri olan kediler ise kendileri için bırakılan mamaları yiyip, ıssız çarşı koridorları ve enkazlar arasında dolaşıyor.
Halkın buluşma noktasıydı
Çınaraltı Künefe Yusuf Usta'nın işletmecisi Yunus Uzunparmak, Uzun Çarşı'nın depremden önce insanların alışveriş yapmasa da kokusunu almak için çocuğuyla oturup simit yediği bir yer olduğunu söyledi. Çarşıdan alınan kimyon, karabiber, tuzla akşam evlerde yemeklerin yapıldığını anlatan Uzunparmak, çarşının şehir sakinlerinin uğrak duraklarından biri olduğunu ifade etti. Çarşıda ayrıca baharatçı, kuyumcu gibi daha birçok sektörün faaliyet gösterdiğini belirten Uzunparmak, esnafın ürünlerini ya bir depoya kaldıracağını ya da il dışına götürüp satacağını kaydetti. "Pazar günü işim, evim, param vardı. Pazartesi sabahı evsiz, işsiz, parasız kaldım" ifadeleriyle depremin hayatında yarattığı tahribatı vurgulayan Uzunparmak, deprem sonrasında kendileri canlarıyla uğraşırken çarşıya yönelik yağmalama girişimlerinin ise insanlığından utanmasına yol açtığını söyledi.
Yaralar hızlı sarılmalı
Uzunparmak, deprem sonrasında yaraların sarılması için atılacak adımları beklediklerini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Devletimiz hızlı bir koordinasyon yapıp evimizi, işimizi bize geri vermezse, yapacağımız tek şey eşimizi, çocuğumuzu bırakıp iaşemiz, geleceğimiz için başka memleketlerde hizmet vermeye devam etmek olacak. Hatay kendi yaralarını saracak ama bunu zamanla göreceğiz. Bu zamanın çok uzamaması için devletimiz bize destek vermesi lazım. Her yer yıkık halde. Hatay bir moloz yığını olmuş. Tarihi ise gönüllerimizde hala duruyor ama bu moloz yığınlarıyla değil. Bu moloz yığınları arasına girdikçe yaramız daha fazla kanıyor, gelmemeye çalışıyorum." Yunus Uzunparmak, deprem sonrasında yakındaki köyde bulunan kayınvalidesinin evini kendilerine açtığını ve orada çadırda yaşadıklarını belirtti.
Çarşı ayağa kalkmazsa, tek çare göç
Çarşıdaki en eski baharatçı olan babası yaklaşık 60, kendisi ise 30 yıldır bu işi yapan Yahya Eraslan, üniversite eğitiminin ardından babasının yanında baharatçılığa başladığını söyledi. Eraslan, şöyle konuştu: "Burada kalmak istiyoruz ama bunun için buraları bir an önce iyileştirmelerini ya da bize yer göstermelerini bekliyoruz. Bunu sağlarlarsa burada kalmaya gönüllüyüz. Bu imkan olmazsa hepimiz gideceğiz. İnsanların yüzde 60'ı iş yerlerini boşaltıp gitti. Burada yaşam alanı kalmadı, evler, şehir boşaldı. Çarşımız onarılırsa, biz de çalışırız, işimizi bizden sonraki kuşaklar devam ettirir. Devletimizin bunu en kısa zamanda yapacağına inanıyorum. Lütfen ama lütfen yapsınlar. Hatay'a biraz daha özen göstersinler." Eraslan, barınma sorununu ise hasarlı yazlıklarında kalarak çözdüklerini belirtti. Babasının yanında başladığı baharatçılığı çarşıda sürdüren Tevfik Kahraman da çarşı toparlanırsa insanlara özgüven geleceğini sözlerine ekledi.














































































