Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, Hamas lideri Halit Meşal'in Ankara ziyaretiyle ilgili verilen tepkilere cevabı oldukça anlamlı: "Filistin'in tapu kayıtları bende. Bütün bölgenin tapu ve arşivleri benim elimde. Ben Filistin'le ilgilenmeyeceğim de kim ilgilenecek? Ben mi ilgilenmeyeceğim? Bu, büyüklüğün ve gücün farkında olmamak demektir. Bu ziyareti eleştirenler tarih bilincine sahip değil."Son iki cümleye sonuna kadar katılıyorum. Halit Meşal'in Ankara ziyaretine karşı çıkmak, ABD ve İsrail ağzıyla "terörist bir örgütün liderinin Ankara'da işi ne" demek ve Türkiye'nin bölgesindeki gelişmelere kayıtsız kalmasını istemek, Türk milletinin ve Türkiye'nin tarihini bilmemektir, tarih bilincine sahip olmamaktır.Peki ama bir şekilde (davetle veya kendi isteğiyle) Ankara'ya gelen Hamas heyetiyle yapılan görüşmelerin arkasında durmamak ve birilerinin ifadesiyle "Hamas bombasını" elinden çıkarmak için üstün bir çaba harcamak neyin nesi?Bir hükümet, bir siyasetçi, bir idareci, bir sorumlu ve en önemlisi bir insanın, yaptığı şeyin arkasında duramamasından daha vahim bir durum olabilir mi?Hükümet Hamas heyetiyle öyle veya böyle bir temas kurmuştur. Halit Meşal ile AKP Genel Merkezi'nde çeşitli görüşmeler yapılmış, kendisine bazı nasihatler verilmiştir. Bu nasihatlerin ABD ve İsrail'in telkin ve hatta dikte ettirdiği nasihatler olmasından ziyade, hükümet üyelerinin yaptıkları bu girişimin arkasında duramamaları önem taşımaktadır. İşte bu yüzden, sayın Abdullah Gül'ün işaret ettiği "tarih bilincine sahip olma" durumu, her zamankinden çok şu pozisyonda elzemdir. Şayet belirtilen bilince sahip olunsaydı, Hamas heyetinin temaslarına üvey evlat muamelesi yapılmazdı. Ayrıca şunu da belirtmek durumundayız ki; Türkiye sahip olduğu derin tarihi ve stratejik özellikler nedeniyle istese de istemese de bölgesel politikaların odak noktasıdır. Hangi politikacı tarafından idare edilirse edilsin, hangi perdeleme ve tecritlere maruz kalırsa kalsın tarihi ve stratejik bağları onun peşini bırakmaz, siz kaçsanız, o kovalar?Basiretsiz ve tarih şuurundan yoksun politikacılar ancak ve ancak Türkiye'nin tarihi misyonuna günübirlik darbeler indirebilirler. Ana damar asla ve kat'a zarar görmez ve zamanı geldiğinde kılcal damarlara şuur, sorumluluk bilinci ve aidiyet pompalar.Abdullah Gül'ün, yaptığı işin arkasında duramamaktan kaynaklanan ürkek duruşunu kamufle etmek için dile getirdiği Filistin ve havalisinin tapu kayıtları da, Türkiye'nin bölgesine hükmeden geçmişinin kayıtları niteliği taşımaktadır.Sadece Filistin ve İsrail değil; Musul'un, Kerkük'ün, Erbil'in, Süleymaniye'nin, Telafer'in, Suriye'nin, Balkanların, Kafkasların, Afrika'nın, Ege'nin tapuları da bizde. Bosna vurulduğu zaman, Kafkaslar yandığı zaman, Irak hançerlendiği zaman, Suriye aşağılandığı zaman, Ege dalgaya kapıldığı zaman, Afrika inlediği zaman, Filistin yardım eli uzattığı zaman Türkiye sessiz kalamıyor, kalamaz da. Bosna'da ağlayan çocuktan, Çeçenistan'da yere düşen canlardan, Irak'ta yıkılan ocaklardan, Filistin'de katledilen insanlardan, Suriye'de aşağılanan onurdan, Afrika'da yanan yürekten Türkiye'nin ve Türk evlatlarının canı yanmalı ve yanıyor da. Zaten yanmıyorsa çok önemli bir sorun var demektir. Türkiye bu tarihi sorumluluğunun farkında ve bilincinde olmadan hayatta kalamaz. Çünkü Türkiye'yi ayakta tutan en önemli ruh ve kolonlar, sayın Gül'ün çok farklı bir maksat ve niyetle dile getirdiği "o tapulardaki" mühürde yatıyor. Atalarımızın mührünü vurduğu her toprak parçasında sorumluluğumuz ve mecburiyetlerimizin olduğunu sakın ama sakın unutmayalım!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012


























































































