LDP eski Genel Başkanı Cem Toker, PKK ve Öcalan adına dile getirilen taleplerin “kayıtsız şartsız silah bırakma” iddiasıyla örtüşmediğini belirterek, sürecin af, anayasa değişikliği ve federasyon tartışmalarına doğru ilerlediği uyarısında bulundu.
Cem Toker: “Bu Süreç Silah Bırakma Değil, Taviz Sürecidir”
*]:pointer-events-auto scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" data-scroll-anchor="true" data-testid="conversation-turn-6" data-turn="assistant" data-turn-id="request-WEB:ad80486c-b8c6-4fa1-907b-f3e9af46e4c6-2" dir="auto" tabindex="-1">
Bayram ÇOŞGUN





Toker, PKK ve Abdullah Öcalan adına dile getirildiği öne sürülen taleplerin Türk kamuoyunun "sinir uçlarına dokunduğunu" ifade ederek, "Örgüt üyesi olup suça bulaşmamış kişi" tanımının fiilen PKK'lılara af anlamına geldiğini savundu.
"Örgüt üyesi olmak zaten başlı başına bir suçtur. On binlerce insan bu gerekçeyle cezaevinde. Bu tanım, açıkça bir af hazırlığıdır" dedi.
"Son Satırına Otonomi Yazabilirsiniz"
Cem Toker, Öcalan'ın talepleri arasında ana dilde eğitim, Kürtçenin resmi dil olması, petrol ve elektrik gelirlerinden pay verilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi başlıkların yer aldığını belirterek, bu taleplerin doğrudan federasyon ya da eyalet sistemini çağrıştırdığını söyledi.
"Bu taleplerin sonuna rahatlıkla 'otonomi' yazabilirsiniz. Ardından yerel parlamento, eyalet bayrağı gibi talepler gelir. Zihinsel kopuş zaten yaşanmış durumda" ifadelerini kullandı.
"Çözüm Yeri Meclis Denildiyse, Anayasa Değişikliği Kaçınılmazdır"
Sürecin başından itibaren "çözüm yeri Meclis" vurgusunun yapıldığına dikkat çeken Toker, bunun yasal ve anayasal değişikliklerin geleceğinin açık göstergesi olduğunu söyledi.
"Buna rağmen iktidar, bu değişikliklerin ne olacağını topluma açıkça anlatamıyor. Süslü ve yuvarlak ifadelerle bir algı yönetimi yapılıyor. Asıl toplumsal tepki, anayasa maddeleri gündeme geldiğinde ortaya çıkacaktır" dedi.
"Toplumun Gündemi Ekonomi, Federasyon Değil"
Toplumun asıl derdinin ekonomi olduğunu vurgulayan Toker, "Türk'ün de Kürt'ün de temel sorunu iş ve aş. Ankara'daki dar bir siyasi çevre, bu başlıkları Türkiye'nin ana gündemiymiş gibi dayatıyor" diye konuştu.
Bu sürecin Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Toker, "Bu talepleri Türk milletine anlatmak siyasi intihardır. Bu nedenle Ankara'ya bu sürecin dışarıdan dayatıldığı izlenimi oluşuyor" ifadelerini kullandı.
"Temel Haklar Evet, Üniter Yapı Kırmızı Çizgi"
Toker, temel hak ve özgürlüklerin herkes için eksiksiz uygulanması gerektiğini, AİHM kararlarının hayata geçirilmesine de itirazı olmadığını belirtti. Ancak üniter yapıya dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
"Federasyonu ya da otonomiyi çağrıştıracak tavizler verilirse, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini iyi görmüyorum."
"Demokrasi, Dış Müdahaleleri Zorlaştırıyor"
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın açıklamalarına da değinen Toker, demokrasi, kuvvetler ayrılığı ve Meclis'in dış müdahaleleri zorlaştırdığını belirterek, "Bu nedenle bazı küresel aktörler monarşilerle çalışmayı tercih ettiklerini açıkça söylüyor" dedi.
Toker, Türkiye'nin Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden ve üniter devlet yapısından vazgeçmesi halinde ciddi bir kırılma yaşanabileceği uyarısında bulundu.

















































































