İleti kutuma; "yeryuzubutundurbolunemez@gmail.com" adlı gruptan bir ileti düşmüş! Adı ilgimi çektiği için okudum. Okumaz olaydım!Paylaşım; "Çağrı: Azerbaycan'daki Hayvan Katliamına karşı Konsolosluğa! 15 Mart Pazar" şeklinde duyurulmuş!Tam; "Hooşşşt! Höössst! Kışşşt! Pişşşt!" diyecektim ki, kendilerini; "Bizler 'hayvansever' değil Hayvan Hakları ve Hayvan Özgürlüğü Savunucularıyız. Nasıl ki kadın hakları savunucuları kendi özellerinde kadınsever değilse, biz de hayvansever değiliz. Bizler mezbahalardan hayvanat bahçelerine, süt ve yumurta kuluçkahanelerine, oradan sirklere ve yunus parklarına, oradan F tiplerine ve Nazizmin toplama kamplarına değin uzanan mücadelenin bileşenleriyiz" diye tanıttıklarını okuyunca kızsam da "insan" olduklarını söyledikleri için, ağzımdan; "Has..tirin!" Çıkıverdi peşpeşe irticâlen!Diyalog Özel Programı'na katılmak, programdan ziyâde Gönül Adam Haydar Hoca ile buluşup hasret gidermek için İstanbul'da, hemen peşine de İzmir'de ve işimin başında olmak için yollarda olduğumdan ne yaptıklarını bilemiyorum. "Aman Hocam! Kansız-dinsiz ve kendilerini 'hümanist' diye adlandıran radikaller bunlar!" Diyenleri, duyar gibiyim! Duyar gibiyim de, "Delidir, ne yapsa yeridir" hoşgörüsüyle delilere-meczuplara, hatta bazen hayvanâta cennette teşrifatçılık yapan ama Ehl-i Beyt Dostları ve Ali (a.s.) Şiâsı'nı, Cennete baktırmayan ehl-i îman hayvansever(!)leri de hatırlayınca kafam bozulur!Bu Cennet teşrifatçı(!)ları ile işimizi erteleyelim! Bugün konumuz başka! Azerbaycan'da, Dağlık Karabağ'da, yapılan insanlık suçu zulüm ve katliâmı görmezden gelip, bir milyondan fazla Kaçkın'ı bilerek atlayıp; "... biz de hayvansever değiliz" diyerek Azerbaycan aleyhinde kampanya başlatan "Hayvansever"lerle ne yapacağız, şahsen bilmiyorum! Bu vesîle ile Azerbaycan yakın tarihine kısaca bir göz atarak şerri hayra te'vîl edelim: 1992 Mayıs'ında Ermeniler tarafından işgal edilen Dağlık Karbağ'da şehît edilen Türklerin sayısı 20 binden fazla! Aynı yıl, Laçin bölgesi de işgal edildi. Ermeni saldırıları 1993'te bütün vahşiliği ile sürdü ve Kelbecer, Ağdam, Fuzûli, Cabrayil, Gubatlı ve Zengelan gibi bölgeler de Ermenilerce işgal edildi. Dağlık Karabağ'da artık hiç Türk yok! Bu insanlık dışı-vahşî süreçte toplam 30 bin kişi öldürüldü! Sadece, Hocalı Katliamı'nda yüzlerce sivil Türk öldürüldü, yüzlercesi de sakat bırakıldı! Binlerce Türk aile kaçgın oldu! 9 milyon nüfuslu Azerbaycan'da bir milyondan fazla kaçgın var. Yani her dokuz kişiden biri mülteci! Azerbaycan'da mülteciye "kaçkın" diyorlar. Bu "kaçgın"lar, 20 yıldan fazladır tam bir insanlık dramı yaşıyorlar! Bütün bunlar, dünyanın gözü önünde olurken; Azerbaycan Türklerinin feryâdı arşı yırtarken, hiçbir yerde görülmeyen, "... F tiplerine ve Nazizmin toplama kamplarına değin uzanan mücadelenin bileşenleri" neredeydiler, kaçıp nereye saklanmışlardı, "Hepimiz Ermeniyiz!" diye böğürdüklerini unuttuk mu?Yıllardır; "Türk, Türk'ü korumazsa Tanrı Türk'ü korumaz!" Diye haykırır, çırpınır dururum! Yabancı dilleri Türkçe olduğu için duysalar da anlamayan bu hayvanseverlere sitem etmek isterim ama sitem, insana yapılır! Ki bunlar hayvansever olmadıklarını da kendileri söylüyorlar! Bana da; Hooşşşt! Höössst! Kışşşt! Pişşşt! Deyip hayvanlara hakâret etmektense; "Hass..tirin!" şeklindeki Vecîz İleri Demokrat(!) Hitap'la mukabele düşüyor!"Hepimiz Ermeniyiz!" diye ağızlarından yellenen bu esfel-i safilînler; Azerbaycan'da Türkler ölürken, Dağlık Karabağ'da katliâma uğrarken, Musul-Kerkük'te yok edilirken, Türkistan'da katledilirken yoklardı!12 Haziran 2015'te yapılacak olan "Bakü 2015 Avrupa Oyunları" öncesi Azerbaycan'da sokak köpekleri toplanarak itlâf ediliyormuş ve "Sokak hayvanları, sokağın halkıdır!" sloganıyla yola çıkan bu esfeller de, hemcins(!)lerine destek için işbirlikçileri direnişe çağırıyorlar!"İki devlet, bir millet" tavrıyla Türk Dünyasında, gönüller tahtına oturan Azerbaycan Türkleri 'ne dil uzatan bu gayr-ı millî saldırganlara; Gezi Direnişçileri'ne, Soma İşçileri' ne, hak arayan sendika üyelerine, emeklilere, köylülere, memurlara-öğretmenlere, hatta avukatlara yapılan muamelenin aynısı yapılmazsa; mevcût Hükûmet' ten, Uzun Adam'dan, Kısa Adam' dan, Emniyet Genel Müdürü' nden, MİT Müsteşarı' ndan, velhâsıl bütün etkili yetkililerden her iki cihanda da dâvâcı olurum!Azerbaycan'da; "Öz gözündeki keranı görmür, xalqın gözünde gıl axdarır!" (Kendi gözündeki tomruğu görmüyor, başkasının gözünde kıl arıyor) Derler bu gibilere! ..."göz"ün sonundaki "z" harfini, "t" ederek okumanızı önererek, sözün doğrusunu bildiğimizi de belli edelim!Son cümle olarak; "Hass..tirin!" desem de; bize Azerbaycan'ı, Dağlık Karabağ'ı, Kerkük-Musul'u ve Türkistan'ı; oralarda zulme uğrayan dindaşlarımızı-kandaşlarımızı-soydaşlarımızı hatırlattıkları için, siz bana uymayın! Bildiğiniz bütün küfürlerinizi yüksek sesle edin ki, bu esfel-i safilînler belki duyup anlasınlar!TÜRK, TÜRK'Ü KORUMAZSA, TANRI TÜRK'Ü KORUMAZ... Vesselâm... Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017






























































































