logo
24 EYLÜL 2026

Çerkezköy Endüstriyel Fuarı bu yıl sanal ortamda

Trakya'nın ilk ve tek endüstriyel fuarı olan Çerkezköy Endüstriyel Fuarı (ÇEF), bu yıl online ortamda kapılarını açtı. TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop da fuara telekonferans yöntemiyle katıldı. Şentop, Türkiye'nin e-ticaret hacminin geçen yıl yüzde 39 arttığını ve bu yılda bu rakamın daha da üstüne çıktıklarını tahmin ettiklerini ifade etti. Öte yandan Şentop, Türkiye'nin de salgından en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu söyledi.

06.10.2020 16:46:00
 
Çerkezköy Endüstriyel Fuarı bu yıl sanal ortamda
Çerkezköy Endüstriyel Fuarı bu yıl sanal ortamda
Trakya'nın ilk ve tek endüstriyel fuarı olan Çerkezköy Endüstriyel Fuarı (ÇEF), bu yıl online ortamda kapılarını açtı. TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop da fuara telekonferans yöntemiyle katıldı. Şentop, Türkiye'nin e-ticaret hacminin geçen yıl yüzde 39 arttığını ve bu yılda bu rakamın daha da üstüne çıktıklarını tahmin ettiklerini ifade etti. Öte yandan Şentop, Türkiye'nin de salgından en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu söyledi.

Çerkezköy Endüstriyel Fuarı bu yıl online olarak kapılarını ziyaretçilerine açtı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen fuarda açılan sanal stantlar, 3 gün boyunca 24 saat ziyaret edilebilecek.

Online olarak gerçekleştirilecek

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan fuarda bir konuşma gerçekleştiren Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Kozuva, fuarın oluşturulmasında destek veren, katkı sunan herkese teşekkür etti. Fuar hakkında bilgi veren Kozuva, konuşmasına şu sözlerle devam etti: 'Çerkezköy Endüstriyel Fuarı, Trakya Bölgesi'nin ilk ve tek endüstriyel fuarıdır. Birincisini 2017 yılında başarıyla gerçekleştirmiştik, bu sene dördüncüsünü gerçekleştiriyoruz. İnanıyoruz ki fuarımız, üç gün boyunca 24 saat süreyle bölgemizdeki KOBİ'lerimizin büyük ölçekli firmalar ile iş birliği içerisinde olmalarına önemli katkı sağlayacaktır. Yine inanıyoruz ki büyük ölçekli firmalarımız için de bölgemizdeki yan sanayi sektörlerini tanımaları bakımından verimli bir ortam oluşacaktır. Burada yeri gelmişken yıllardır her fırsatta teşvik sisteminin ilçe bazlı olması gerektiğine vurgu yapan böylece ülkemizin yerel kalkınması konusunda da bizlere öncülük eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'na da bu vesileyle teşekkürlerimi sunuyorum. Bu bağlamda Çerkezköy Endüstriyel Fuarımıza online platformda demir-çelikten makineye, mekanikten inşaat ve yapı malzemelerine, sağlıktan tekstile, otomotivden plastik ve kimyaya, yazılımdan gıdaya kadar, hemen her sektörden çok sayıda firmamız katılım sağlamış stant açmış bulunmaktadır' şeklinde konuştu.

'24 saat ziyaret edilebilecek'

Fuarın 3 gün boyunca 24 saat ziyaret edilebileceğini ifade eden Kozuva, 'Ücretsiz gerçekleştirilen fuarımızda üç gün süreyle 10:00-12:30 saatleri arasında canlı oturumlar yapılacaktır. Bu oturumlarda, birbirinden değerli isimler, konuşmalar ve sunumlar yapacaktır. Yine yenilikçi bir vizyon ile sağladığımız teknik altyapı sayesinde, bütün katılımcılarımız online ortamda konuşmacılarımız hakkında bilgi sahibi olabilirler, katılmak istediği programı seçebilir kaydedebilirler. Chat kısmından konular hakkında kendi görüşlerini paylaşabilirler. Konuşmacılarımıza soru sorabilir, görüş alabilirler. Diğer katılımcılarla iletişime geçebilir, yeni firma ve kişi bulabilir, inşallah yeni iş bağlantıları kurabilirler. Bu amaçla birebir görüntülü toplantı yapabilirler. Elbette ki stant yetkilileriyle sorunsuz iletişim kurabilirler' ifadelerine yer verdi.

Kozuva, katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

'Çerkezköy Endüstriyel Fuarımızın açılışında bizi yine yalnız bırakmadığınız ve himayelerinizi esirgemediğiniz için Meclis Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop Hocamıza huzurlarınızda bir kere daha şükranlarımı ve minnetlerimi arz ediyorum. Yine Odamızın faaliyetlerinde her daim bizlere destek olan Sayın Tekirdağ Valimize teşekkür ediyorum. Her zaman tüm taleplerimize ivedilikle cevap veren, desteğini üzerimizden esirgemeyen TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu'na teşekkür ediyorum. Paydaşımız Trakya Kalkınma Ajansına, Fuarımızı online ortamda hazırlayan organizasyon kadromuza, tüm katılımcı firmalarımıza ve üyelerimize, üç gün boyunca bizleri bilgilendirecek birbirinden değerli konuşmacılarımıza teşekkür ediyorum. 2020 Çerkezköy Endüstriyel Fuarının iş dünyamıza, yeni açılımlar ve bol kazançlar getirmesini, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum' diye konuştu.

'Yeni normale ayak uydurduk'

Kozuva'nın ardından Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin konuşma gerçekleştirdi. Şahin, yeni normale ayak uydurularak gerçekleştirilen fuarda katılımcılar ikili görüşmeler gerçekleştirerek iş hacmini genişletebileceğini, bölgede daha etkin rol oynayabileceğini ifade etti. Şahin, 'Gerek sağlıkta gerek dış ticaret ve hizmetlerin yönetilmesinde zamanın şartlarına hızlı uyum sağlıyoruz. Ayrıca dünyanın en hızlı ve etkin dijitalleşen ülkelerinden birisiyiz. Pandemi önlemleri nedeniyle tüm dünyada fiziksel fuarlar iptal edilmeye başlanıp, online fuarlar artınca, Cumhurbaşkanlığımız tarafından sanal fuar destek paketi açıklandı. Hükümetimiz uluslararası online fuarlara katılanlara ve fuar düzenleyenlere ciddi destekler veriyor. Söz konusu destekler hükümetimizin konuda verdiği önemi gösteriyor. Yeni kriz ve meydan okumalara ne kadar hızlı cevap verdiğimizi gösteriyor. Bizler bölgesel aktörler olarak bundan geri kalmadık. Devletimiz ve hükümetimiz nasıl bir yaklaşım sergilediyse, buna uyumlu bir hamle ile bir çok faaliyetimiz yeni normale uydurduk. Fuarımızı dijitale aldık ve çok daha güçlü bir şekilde devam ettirdik. Bu yaklaşımı diğer çalışma alanlarımızda da sürdürmeye gayret ediyoruz. Rabbim bizleri ve ülkemizin kalkınması, güvenliği ve iyiliği için canla başta çalışan herkesi muvaffak kılsın. Bu vesileyle protokol üyelerimize, tüm katılımcılara ve konuşmacılara teşekkür ediyorum' dedi.

'Azim ve kararlılıkla çalışıyor ve üretiyor'

Açılışta konuşan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da, 'Ülkemizin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Çerkezköy, bu küresel salgın musibetine rağmen azim ve kararlılıkla çalışıyor, üretiyor. İşte burada en güzel ürünleri, üretimleri ortaya koyarak adından söz ettirmeye devam ediyor. Bugüne kadar ortaya koydukları katma değerli ürünlerle Çerkezköy'ün ismini markalaştıran, şehrimizin bugünlere gelmesine katkı sağlayan tüm üreticilerimize, sanayicilerimize, girişimci kardeşlerime, çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Burada imzası olan ve fuarda stant açan tüm firmalarımıza da başarılar diliyorum. Teşrifleriyle bizleri onurlandıran Meclis Başkanımız Sayın Mustafa Şentop'a teşekkür ediyorum. Fuarımızın ülkemize ve sizlere hayırlı ve bereketli kazançlar getirmesini diliyorum' dedi.

'Büyümeye ve gelişmeye elverişli'

Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen fuarın bu yıl online ortamda gerçekleştirildiğini ifade eden Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım da, 'Covid nedeniyle bu yıl fuarımız sanal ortamda gerçekleştiriliyor. Pandemi tüm dünyayı etkisi altına aldığı gibi Trakya'mızı da etkiliyor. Biz de bazı yöntemler uygulamak mecburiyetindeyiz. Yine bu pandemi nedeniyle maske, sosyal mesafe ve el hijyenine dikkat etmeliyiz. Pandemiyi birlikte yenebileceğimizin inancını bir kez daha sizlere ifade ediyorum. Virüs bizim alacağımız tedbirlerden daha güçlü değildir. Ülkeler sanayi ve tarımsal nitelikleriyle gelişmişliklerini tamamlar. Bu yüzden sanayimizi, üretimimizi ve nitelikli insan yetiştirmeyi tamamlamalıyız. Bunu çevre ile uyumlu yapmak mecburiyetindeyiz. Çerkezköy, Çorlu, Ergene ve Kapaklı, coğrafi konumu nedeniyle ulaşım yollarına yakınlığı nedeniyle büyümeye ve gelişmeye oldukça elverişlidir. Bu avantajlı konumu değerlendirmek ve iş gücümüzü arttırmamız gerekmektedir. Fuarımız katılımcı firmalara sektördeki yenilikleri takip etme, iş imkanını genişletme imkanı verecektir. Firmaların bölgesel tedarik zinciri oluşturması ve bu zincirin bir parçası için de çeşitli fırsatlar sunacaktır. Bu fuarla umuyorum ki bölge endüstrisinin kapasitesi artacaktır. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı'nı ulusal ve uluslararası katılımlarla daha da büyümesini temenni ediyor, katılımcılara hayırlı kazançlar getirmesini temenni ediyor, fuarın düzenlenmesine vesile olan TBMM Başkanımız Sayın Mustafa Şentop hocamıza, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreterimiz Mahmut Şahin'e ve Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Süleyman Kozuva'ya teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.

'Gösterdikleri gayretin şahidiyim'

TBMM Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop da, 'Tekirdağ'ın evladı olarak bölgemizde şehrimizde yapılan çalışmayı son derece önemsiyorum. Yaptığınız faaliyetlerde yanınızda olup destek sunmayı bir görev addediyorum. Online gerçekleştirilen Çerkezköy TSO Endüstriyel Fuarı için Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri için gösterdikleri gayretin şahidiyim. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı açılışı sebebi ile huzurunuzda olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Çerkezköy, son yıllarda ekonomisi hızla gelişen ve buna bağlı olarak nüfusu da hızla artan bir ilçemiz olarak bölge ve Türkiye ekonomisindeki önemi iyice arttı. Bölgesel refahın artmasına büyük katkı sağlayan ilçe olarak ön plana çıkmasında bölgedeki KOBİ'lerin önemi ve katkısı yadsınamaz. Açılışını yaptığımız fuar, Çerkezköy'ün konumunu daha da geliştirmek ve güçlendirmek, uluslararası alanda da ön plana çıkmasını sağlamak ve elbette fuarların ruhuna uyarak alıcı ve satıcıyı bir araya getirmek için devletimiz ve yenilikçilerimiz işbirliğinin bir eseri olarak karşımıza çıkmaktadır' diye konuştu.

'Her zaman destekçiniz olacağım'

Online fuarın avantaja çevrilebileceğini aktaran Şentop, 'Mart ayında sanayi ve üretim sektöründe de etkisini hissettiren Covid-19 virüsü ile salgının ortaya çıkması, akabinde alınan tedbirler sebebi ile fuar bu yıl online ve interaktif şekilde yapılması sizi umutsuzluğa sevk etmesin. Zira her şerde bir hayır vardır düsturu ve kabullenişi her tarih boyunca hep hayırlı kapılar açmıştır. Online fuar ilk tecrübe olarak dezavantaj olarak görülse de kazandıracağı tecrübe açısından avantaj getirecektir. Dijital iletişim zaman ve mekan mefhumu ortadan kaldırdı. Bir defa uzaktan erişim imkanı sağlayacak ürünleri incelemek ve daha yakından görmek mümkün hale gelecektir. Ayrıca ulusal ve uluslararası düzeyde milyonlarca kişi katılabilecektir. İletişimi ve etkileşimi son derece kolaylaştırmaktadır, üstelik ticarette de bir ağırlık kazandı son zamanlarda. TÜSİAD tarafından bu yıl açıklanan rapora göre, Türkiye'de e-Ticaret hacmi yüzde 39 artarak 83 milyar 100 milyon TL seviyesine ulaştı. Korona virüs salgını sebebiyle bu yıl bu rakamın daha da arttığını tahmin ediyoruz. Gelecek yıllarda özellikle sanayicilerin, katılımcıların bu hususta daha büyük tecrübeye sahip olacaklarını ve edinecekleri tecrübe ışığında kendilerine yeni bir pencere açacaklarını düşünüyorum. Zira geleceğin ekonomisinde e-ticaretin ve teknolojinin ağırlığı su götürmez bir gerçektir. KOBİ'lerimizin e-ticaret ve teknolojiye yatırım yapması teşvik edilmeli ve bu konuda yatırım teşvikleri verilmelidir. Bu konuda her zaman destekçiniz olacağım' dedi.

'Türkiye üçüncü sırada'

Türkiye'nin salgından ekonomik olarak en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu belirten Şentop, 'Bu virüsün tezahür etmesinin hem Türkiye'nin jeopolitik konumuna hem de ekonomik kurumlarda duyulan ihtiyacı açıkça göstermektedir. Birçok uluslararası ucuz iş gücü sebebiyle tercih edilen Asya ülkeleri yerine yeni üretim ve ticaret merkezi olarak Türkiye'nin tercih ediliyor olması bu tespitimizin ne kadar haklı olduğunu göstermektedir. Kaldı ki, bizim Türk ticaret kanunumuzda acillerin basiretli hareket etme mesuliyeti vardır. Geçenlerde pandemi sürecinde ekonomisi en az zarar gören ülkelerin yer aldığı bir araştırma sonucu yayınlandı. Türkiye'nin ekonomik olarak salgından en az etkilenen olan üçüncü ülke olarak yer aldığı görülmektedir. Yılın ikinci çeyreği itibariyle yalnızca yüzde 4 oranında daralma kaydeden Türkiye, ABD'nin yüzde 5, İngiltere'nin yüzde 10, İspanya'nın yüzde 12 gibi oranların yer aldığı listeden üçüncü sırada ekonomik başarısı adı, sanı bilinen ülkeler arasında yer almaktadır' diye konuştu.

'Durum tersine döndü"

2020'nin zor bir yıl olduğunu fakat Türkiye için durumun tersine döndüğünü belirten Şentop, 'Rekabet ve rekabet edilebilirlik serbest piyasa ekonomisinin en önemli kavramlarıdır. Ancak etkin bir pazarlama stratejisi olmadan ürettiğiniz kalitenin ve ucuz ürünlerin teknolojiye ve tüketiciye ulaştırmanız mümkün değildir. Türk şirketlerinin ürettiği kalite ve fiyat parametreleri ile uluslararası pazarlarda rekabet edebilir nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Türk sanayi bu konuda rüştünü çoktan ispat etmiştir. Ancak üretilen ürünlerin pazarlanması ve marka oluşturma becerimizde kat etmemiz gereken mesafeler var. Bugünden sonra daha güzel işler yapacağınıza inanıyorum. 2020 zor bir yıl oldu, korona virüs tüm dünyayı tehdit etti fakat bu durum Türkiye için tersine döndü. KOBİ'lerimiz, sanayicilerimiz bu süreçte pes etmedi ve çalıştılar. Açtığımız online fuar da bu pes etmeyişin göstergesidir. Alıcı ile satıcıyı bir araya getirecek bu yılki fuar önümüzdeki yıllara tecrübe olacaktır' dedi.

Fuar, açılış konuşmalarının ardından sanal ortamda 3 gün boyunca ziyaretçilere açıldı. İHA

Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor

Adalet Bakanlığı tarafından 175 ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen yazıyla adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kurulacağı bildirildi

24.09.2026 14:17:00
İHA
 
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Dijital suçlarla mücadelede yeni yapılanma

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, siber alanda suçla mücadelenin daha hızlı, etkin ve koordineli hale getirilmesi amacıyla adliyelerde yeni büroların kurulacağı belirtildi. Çocukları ve gençleri suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşların özel hayatını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini hedef alan dijital içeriklere karşı adli kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.

Suç içerikleri yakından izlenecek

Yeni yapılanmayla dijital mecralardaki suç içerikleri ve suça teşvik eden faaliyetlerin uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarınca yakından izleneceği bildiren Bakan Gürlek, bu kapsamda şüphelilerin tespiti, gerekli adli işlemlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesinin amaçlandığını kaydetti.

Dezenformasyonla mücadelede koordinasyon güçlendirilecek

Gürlek, kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltan, toplum huzurunu ve kamu düzenini bozmaya yönelik suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleriyle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğini ifade etti. Adalet Bakanlığının, çocukları koruyan, vatandaşların haklarını güvence altına alan, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü dijital alanda da hâkim kılan adalet anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

24.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi.

Bakan Tekin, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki silahlı saldırının İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde değil, lisenin yakınında gerçekleştiğini söyledi.

"Okullarda çok kapsamlı tedbirler alındı." diyen Tekin, saldırıyı gerçekleştiren H.O. isimli saldırganın evden aldığı silahla olayı gerçekleştirdiğini anımsatıp, "İlaçları nasıl çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın türünden uyarı varsa, bu silahların çocukların ulaşamayacağı yerlerde olması gerekiyor." diye konuştu.

Bakan Tekin, "Bu saldırıyı sadece ve sadece okul güvenliği, emniyet vb. üzerinden okumamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Saldırgan H.O.'nun ilk ifadesinde akran zorbalığından bahsettiğini anlatan Tekin, "Çocuk henüz akran zorbalığı dediğimiz şeyi görebilecek kadar okula gitmemiş. Dokuzuncu sınıfa yeni kayıt olmuş. Devamsızlığından dolayı iki ya da üç gün gitmiş." bilgisini verdi.

Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Tekin velilere çağrıda bulunup, "Çocuklarımızın oyun sitelerinin arka planındaki mesajlaşma ortamlarında, sosyal medya platformlarında kiminle yazıştığı takip edilmeli." dedi.

"BİR ANNE BABANIN BUNU TAKİP ETMESİ GEREKİR"

Turgutlu'daki saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin sosyal medya platformu yazışmalarında çeşitli ipuçları olduğunu kaydeden Tekin, "Bir çocuk neden kendi profilinde ABD'deki bir okul saldırısındaki bir saldırganın profil resmini kendi resmi yapar? Bir anne babanın bunu takip etmesi ve görmesi gerekir." dedi.

"REHBER ÖĞRETMENLERİMİZ GEREKLİ ŞEYLERİ YAPACAK"

15 Nisan'dan bu yana rehber öğretmenlerle bu konuda çalışmalar yaptıklarını anlatan Tekin, "Velilerden istirhamım, bu türden bir sıkıntılı durum gördüklerinde bunları rehber öğretmenlerimizle paylaşsınlar. Öğretmenlerimiz bu çocuklarla ilgili gerekli şeyleri yapacaklar." ifadelerini kullandı.

OKULLARDA ALINAN FİZİKİ TEDBİRLER NELER?

Türkiye'deki okulların tamamında, okulun bulunduğu sosyo ekonomik koşullar, fiziki pozisyonları değerlendirilerek bir parametre listesi oluşturduklarını anlatan Tekin, "Okullarımızın durumlarına göre her bir okulumuzu kategorileştirdik." dedi. Tekin çalışma hakkında şu bilgileri verdi:

"- Her bir okulumuzda bina içi kamera sisteminden, bina çevresi kameralara kadar bağlantıları yapıldı. Turnikeler, bazı okullarımızda yüz tanıma sistemleri, görevliler için el dedektörleri, acil durum butonları gibi her okulun durumuna tedbirler silsilesini başlattık.

- Binamızın durumuna göre bahçe duvarlarının yükseltilmesinden, kapısına turnike koymamız gereken okullara kadar. Hepsi güvenlik güçlerinin tespitleri doğrultusunda aldığımız tedbirler."

12 YILLIK EĞİTİM KISALACAK MI?

Bakan Tekin, 12 yıllık eğitimin kısalmasına ilişkin çalışmanın tartışmaya açıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Bu konuda yazılmış raporlara bakıyoruz. Buradaki derdimiz çocuklarımızın okuldan uzak kalması değil, daha etkili eğitim alması. 12 yıllık periyot içerisinde çocuklarımıza verdiğimiz şeyleri artık çocuklarımızın çok daha hızlı erişebilecekleri bir ortam mümkün."

ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ

Bakan Tekin, özel okul ücretlerine ilişkin ise şunları kaydetti:

"- 12 bin 500 tane özel okulumuz var. Bu özel okulların içerisinde ücreti 1,5 milyon liranın üzerinde olan 84 adet okul var. Bunlardan 14 tanesi anaokulu. Biz bütün öğrencileri bir okulla ilişkilendiriyoruz. Vatandaşın çocuğunu özel okula göndermesi bir zorunluluk değil. Biz her çocuğu evine en yakın devlet okuluyla ilişkilendiriyoruz.

- Biz özel okul temsilcilerinin fiyatlarını takip ediyoruz. Ve fahiş ücrete kesinlikle müsaade etmiyoruz. Özel okul temsilcileri de bu konuda çok hassaslar." Kıyafet, yemek ve kırtasiye ile ilgili fahiş fiyat denetimimizi yapıyoruz.

Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"

Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, depreme karşı en etkili önlemin yüksek katlı yapılardan vazgeçerek düşük katlı ahşap ve çelik yapılara dönmek olduğunu söyledi

24.09.2026 13:32:00 / Güncelleme: 24.09.2026 13:34:45
İHA
 
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Çelik: "Depreme karşı çözüm yüksek katlardan vazgeçmek"
Jeoloji mühendisi Fahri Çelik, bugün meydana gelen depremin ardından açıklamada bulundu. Çelik, tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, bir daha böyle bir afetin yaşanmamasını temenni etti. Depremin ne zaman olacağının kimse tarafından bilinemeyeceğini belirten Çelik, bu nedenle vatandaşların korkuya kapılmaması gerektiğini söyledi. Çelik, depreme karşı alınabilecek önlemlere ilişkin şunları kaydetti:

"İnsanoğlu ölüm dışında her şeye çözüm üretmiştir. Devletimiz ve mühendislerimiz elektriğe çözüm buldu, bugün elektrik kimseyi çarpmıyor. Biz jeoloji mühendisleri ve bilim adamları olarak depreme de çözüm bulmak zorundayız."



Çelik, çözümün düşük katlı ve dayanıklı yapılara geçişten geçtiğini vurgulayarak, "Kesinlikle yüksek katlı yapılardan vazgeçmemiz gerekiyor. İki, üç katlı ahşap ve çelik evlere dönmemiz lazım. Türkiye'de ortalama 20 yılda bir büyük deprem yaşıyoruz. Bu süreyi dikkate alarak yapılaşmamızı buna göre planlarsak, Allah'ın izniyle depremlerde can kaybı yaşanmaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin farklı sismik bölgeleri olduğunu dile getiren Çelik, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinde meydana gelebilecek bir depremin geniş bir alanı etkileyebileceğini belirtti.

Çelik, yüksek katlı yapılara karşı mücadelesini sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, meydana gelen heyelan ve su baskınlarında şu ana kadar tespit edilen zararın yaklaşık 1 milyar 42 milyon lira olduğunu belirterek, "Çalışmalar devam ediyor" dedi

24.09.2026 12:18:00 / Güncelleme: 24.09.2026 12:20:53
İHA
 
Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor
Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor
Rize'de 19 Eylül Cumartesi akşamı başlayan ve metrekareye yer yer 200 kilograma kadar düşen şiddetli sağanak, cadde ve sokaklarda su baskınlarına, kırsal ve eğimli kesimlerde ise zemin kaymaları ile heyelanlara yol açtı. İlçe merkezleri ile köy yollarında çökmeler meydana gelirken, birçok konut, iş yeri ve tarım arazisinde hasar oluştu.

Afetin hemen ardından AFAD koordinasyonunda Karayolları, Devlet Su İşleri (DSİ), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Defterdarlık, Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ekipleri sahada kapsamlı inceleme başlattı. İyidere, Pazar ve Derepazarı ilçelerinde meydana gelen heyelan ve su baskınlarının ardından başlatılan hasar tespit çalışmalarında ilk etap tamamlandı. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, şu ana kadar tespit edilen toplam hasar ve zararın yaklaşık 1 milyar 42 milyon lira olduğunu açıkladı.

"En büyük tesellimiz can kaybı yaşanmaması"

Vali Baydaş, afetin boyutunun büyüklüğüne dikkat çekerek, en sevindirici noktanın can kaybı olmaması olduğunu vurguladı. Vali Baydaş, "Sevindiğimiz mesele burada can kaybının yaşanmamasıdır. Afetin büyüklüğüne rağmen, ki metrekareye yer yer 200 kiloya yakın yağışın düştüğü bir afetten bahsediyoruz. Herhangi bir can kaybının olmayışı bizim açımızdan sevindirici husustur. Geri kalan hasar tespitleri ve hasarlı olan yerlerin tadili, tamiri de o gün itibarıyla başlamıştı. Şimdi tespitler gerçekleştikçe devam ediyoruz" dedi.



200 noktada çalışma

Sahadaki ekiplerin şu ana kadar 200 ayrı noktada incelemelerini sürdürdüğünü belirten Vali Baydaş, "AFAD İl Müdürlüğümüz, Karayolları, Devlet Su İşleri, Defterdarlığımız, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüz, Tarım Müdürlüğümüz, bu saha tespitlerini yapan ekiplerimiz ve İl Özel İdaremiz bütün tespit ve değerlendirmelerinin ilk etabını gerçekleştirdiler. 200 noktada çalışma yaptı arkadaşlarımız. Şu ana kadar tespit edilen hem hasar hem de zarar noktasında araç, iş yeri ve ev zararları gibi maddi kayıplar ile istinat duvarı, menfez, yol ve konut hasarları yer alıyor. Önümüzde şu ana kadar tespit edilen 1 milyar 42 milyon liralık bir rakam var. Çalışmalar devam ediyor; cuma gününe kadar ekiplerimiz sahada olacak ve nihai icmali çıkaracağız. Bunun ödenek boyutuyla ilgili taleplerimizi de ivedilikle gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

Riskli bölgelere teknik rapor ve tedbir çağrısı

Heyelan riski altındaki yerleşim yerlerinde sürekli teyakkuzda olunduğunu belirten Baydaş, vatandaşların birebir telefonla dahi uyarıldığını ifade etti. Riskli sahalara ilişkin sürecin teknik heyetler tarafından titizlikle incelendiğini söyleyen Vali Baydaş, "Yaklaşık 30 hanenin bulunduğu bir bölgede alt tarafın tamamen heyelan gördüğünü tespit ettik. Vatandaşımızı yerinden etmek istemeyiz ancak orası bizim açımızdan artık bir risk bölgesidir. Bilim insanları, jeoloji ve inşaat mühendislerinden oluşan teknik heyetin raporu tamamlanıncaya kadar o bölgeyi riskli kabul ediyor ve yağışlar öncesinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.

Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde, saat 10.40'da 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

24.09.2026 11:27:00 / Güncelleme: 24.09.2026 11:36:15
AA
 
Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem
Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Karaköprü olan 5,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7,39 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Şanlıurfa merkezli deprem, kent merkezinin yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa ve Malatya'da da hissedildi.

Depremin ardından vatandaşlar, cadde, sokak ve parklara çıkarak beklemeye başladı.

Vali Şıldak'tan ilk açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, herkese geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Sahada yapılan ilk incelemede, şu an için herhangi bir can kaybı ve yıkım söz konusu değil. Herkese geçmiş olsun. Sahadaki tarama çalışmalarımız sürüyor." diye konuştu. 

‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’

Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Biz takip ediyoruz ama başsavcılık resen soruşturma açamıyor”

23.09.2026 21:31:00
Haber Merkezi
 
‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’
‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’
Fon piyasasındaki soruşturmayla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" sözleri tartışma yarattı. Gürlek, savcılığın neden daha önce doğrudan soruşturma başlatamadığı konusunda ise dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Sermaye piyasalarındaki fon işlemlerine yönelik soruşturma genişlerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "fonlarda hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" açıklaması yeni bir tartışmanın kapısını açtı.

Gürlek, ilgili kurumların piyasadaki hareketliliği takip ettiğini belirtirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının tek başına resen soruşturma başlatmasının mümkün olmadığını söyledi.

"TAKİP EDİYORDUK AMA…"

Gürlek'in açıklamasındaki kritik nokta, savcılığın önündeki hukuki mekanizmaya ilişkin sözleri oldu.

Bakanın anlatımına göre süreç, savcılığın "şüpheli hareketlilik var" diyerek doğrudan soruşturma başlatmasından ziyade, SPK'nın inceleme ve suç duyurusu mekanizması üzerinden ilerledi.

Nitekim Adalet Bakanlığının 18 Eylül tarihli açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemleri takip ettiği, SPK'ya soruşturma izni verilmesi amacıyla müzekkereler gönderildiği ve sonrasında SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi kapsamındaki manipülasyon iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

SONUÇ: PARA NEREYE GİTTİ?

Soruşturmanın bir diğer önemli boyutu ise yurt dışına çıkarıldığı belirtilen paralar.

Gürlek, amaçlarının bu paraların Türkiye'ye getirilmesi ve mağdur olmayan, yani "iyi niyetli" yatırımcıların paralarına ulaşabilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

18 Eylül itibarıyla açıklanan soruşturmada 4 şüpheli tutuklanırken, 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmış; malvarlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla hesaplar ve malvarlığı değerleri hakkında tedbir kararları alınmıştı.

Soruşturma ise devam ediyor. 22 Eylül'de Gürlek, operasyonlar kapsamında toplam 60 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, 4 kişinin tutuklandığını, 44 kişinin gözaltında olduğunu ve 12 kişi hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

ASIL SORU

Bakanın "hareketliliği gözlemliyorduk" sözleriyle birlikte şimdi kamuoyunun önündeki soru daha da belirginleşiyor:

Hareketlilik önceden görülüyorsa, savcılığın doğrudan harekete geçebilmesi için neden SPK sürecinin tamamlanması beklendi?

Bu sorunun yanıtı, soruşturmanın hukuki sürecinin nasıl işlediğinin yanı sıra, şüpheli para hareketlerinin ne zaman tespit edildiği ve hangi aşamada adli makamlara aktarıldığı açısından önem taşıyor.

Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Fon piyasalarında son iki yıldır yaşanan olağan dışı hareketlilikleri yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, yurt dışına kaçırılmak istenen 40 milyon dolarlık transferin adli tedbirlerle bankada bloke edilerek engellendiğini açıkladı. Bakan Gürlek, yargı sürecinin öncelikli amacının iyi niyetli vatandaşların mağduriyetlerini gidermek ve kaçırılan paraları ülkeye geri getirmek olduğunu vurguladı

23.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"
Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"
Birleşmiş Milletler zirvesi kapsamında gittiği New York'ta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, borsada yaklaşık 8,5 milyon vatandaşın yatırım yaptığını hatırlatarak piyasadaki hareketliliği uzun süredir gözlemlediklerini ifade etti.

Son iki yıllık süreçte bazı yatırım fonları ve bağlı hisselerde orantısız büyümeler yaşandığına dikkat çeken Gürlek, "Bazı hisseler normal seyrinde ilerlerken, bazılarında yüzde 400, yüzde 500 hatta yüzde 5 bin seviyelerine ulaşan anormal, olağan dışı artışlar tespit ettik" dedi.

Bakan Gürlek, başsavcılıkların bu tür sermaye piyasası suçlarında Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) ihbarı veya izni olmadan resen soruşturma başlatamadığını hatırlatarak, yapılan tespitlerin ardından sürecin hızla hukuki boyuta taşınması için SPK ile gerekli koordinasyonun sağlandığını ve adli adımların atıldığını aktardı.

"40 milyon dolarlık transfer bankada engellendi"

Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına ve şirketlerine yönelik gecikmeksizin el koyma ve tedbir kararları uygulandığını belirten Gürlek, operasyonun mali ayağına dair kritik bir bilgiyi paylaştı.

Fon sahiplerinin ve yöneticilerinin paraları yurt dışına kaçırma girişiminde bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Yurt dışına para çıkarmaya çalıştılar, anlık hamlelerle bunu durdurduk. Tam 40 milyon dolarlık bir para transferi gerçekleştirilmek istenirken, aldığımız mahkeme kararı doğrultusunda banka bu transfere izin vermedi ve para bloke edildi" şeklinde konuştu.

Soruşturma dalga dalga genişliyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada gözaltı ve tutuklama sayıları da artıyor.

Bakan Gürlek, dosya kapsamında şu ana kadar toplam 60 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Yürütülen operasyonlar neticesinde aralarında fon yönetim kurulu başkanları ve şirket yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, firari durumda olan şüphelilerin yakalanması için çalışmaların titizlikle sürdüğü belirtildi.

"Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor"

Soruşturmanın sadece adli değil, çok boyutlu bir mali koordinasyonla yürütüldüğünü ifade eden Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da gelişmeleri yakından izlediğini dile getirdi.

Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, BDDK ve SPK başkanlarıyla düzenli değerlendirme toplantıları yaptıklarını söyleyen Gürlek, "Vatandaşlarımızın dişinden tırnağından artırarak yaptığı birikimlerin iyi niyet suistimaliyle heba edilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Asıl amacımız, yurt dışına kaçırılan bu paraları geri getirmek ve hak sahiplerinin mağduriyetlerini tamamen gidermektir" diyerek kararlılık mesajı verdi.

Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu

Manifest müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış'ın uyuşturucu testinin negatif çıktığı öğrenildi

23.09.2026 14:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu
Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu
Manifest müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 28 Ağustos tarihinde gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Akış, savcılık işlemlerinin ardından "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklanmıştı.

Uyuşturucu maddeye rastlanmadı

Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından Akış'tan alınan kan, idrar ve saç örneklerinin incelendiği öğrenildi. Yapılan incelemelerde söz konusu örneklerde uyuşturucu maddeye rastlanmadığı belirtildi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu

23.09.2026 13:30:00 / Güncelleme: 23.09.2026 13:34:14
Haber Merkezi
 
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, X hesabından yaptığı açıklamada CHP üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyurdu. Kararında parti içinde yapılan bazı açıklamaların etkili olduğunu belirten Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tüm Ankaralılara hizmet etmeyi sürdüreceğini söyledi.
 
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden ayrılarak görevine bağımsız devam etme kararı aldığını açıkladı. X hesabından yaptığı paylaşımda parti içindeki açıklamalara işaret eden Yavaş, "Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur" diyerek hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara hizmet etmeyi sürdüreceğini belirtti.
 
Yavaş'ın X hesabından yaptığı açıklama şöyle:
 
"Sevgili Hemşehrilerim, Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart'la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye'de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
 
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
 
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
 
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
 
Tam tersine; Ankara'da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
 
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
 
Ankara'da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
 
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
 
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
 
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
 
Biz bunu Ankara'da başardık.
 
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
 
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye'de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
 
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi'nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP'ye değil, Türkiye'de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
 
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
 
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
 
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
 
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
 
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
 
O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
 
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
 
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.
 
Makamlar geçicidir.
Siyasi şartlar değişebilir.
Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
 
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.
 
Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.
Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir."

CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu

CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu

23.09.2026 11:52:00
Haber Merkezi
 
 CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu
 CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu
CHP'li Medine Pamuk'un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu.

Adalar Belediyesi'nde CHP'li Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın tutuklanmasının ardından başkanvekili seçilen Medine Pamuk'un sağlık gerekçesiyle istifa etmesi üzerine yeni başkanvekilini belirlemek amacıyla oylama süreci başladı.

Belediye Başkanı Ercan Ali Akpolat ile birlikte tutuklanan Belediye Meclis Üyesi Yavuz Çiftçioğlu hakkındaki kısıtlamanın kaldırıldığı ve Çiftçioğlu'nun seçime katıldığı bildirildi. Gelişmeye Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tepki gösterdi.

Tansiyonun yükselmesi üzerine CHP ve YENİ Partililer seçim salonundan dışarı çıkıyor.

Divan Başkanı salona polisi davet etti.

Seçimin güvenli bir şekilde yürütülemeyeceğini ifade eden divan başkanı, basın ve belediye meclis üyelerinin çıkarılmasını talep etti.

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik "Bu tiyatronun parçası olmayacağız. 2 AK partili seçildi. şu anda 3 arkadaş tutuklu vaziyette. İkisi dışarda. İçerdekilerin birini istifa ettirdik. İki üyeyi ikna ettiler. Usul açısından çok büyük eksiklikler var. Divan başkanının yanındaki divan başkan yardımcısı aday..." ifadelerini kullandı.

İLK TURU AKP ÖNDE BİTİRDİ
Saat 10.00'da toplanan Belediye Meclisi'nde gerçekleştirilen ilk tur oylamasında AKP adayı Kemal Türkyılmaz 5 oy alırken, CHP'nin adayı Aytül Ekşiyan 4 oy aldı. Yasal çoğunluk sağlanamadığı için seçim ikinci tura kaldı.

İKİNCİ TUR BERABERE BİTTİ
Mevzuat gereği ilk iki turda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun aranması sebebiyle seçimin birinci turunda kazanan taraf çıkmadı. Sandıktan çıkan 5-4'lük sonucun ardından oylamada ikinci tura geçildi. İkinci tur oylamada ise iki aday da dörder oy aldı. Bir oy geçersiz sayıldı.

21 Eylül Pazartesi günü çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen seçim, bugüne ertelenmişti.

ÜÇÜNCÜ TURDA ADAY BELİRLENDİ
CHP ve YENİ Partili belediye Meclis üyelerinin salonu terk etmesi sonrasında 3. turda salt çoğunluğu alan AKP'li Kemal Türkyılmaz başkanvekili oldu.

CHP, AKP'nin adayına oy veren 3 belediye meclis üyesini kesin ihraç talebiyle disipline sevk etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.