logo
24 MAYIS 2024

CHP'li Gürer'den stajyer, çırak ve Bağ-Kur'lularla ilgili öneri

“BAĞ-KUR’lulara verilen söz tutulsun.  Stajyer ve çırakların işe başladığı gün emekliliğe esas sigortası başlasın”
12.04.2024 11:37:00
Haber Merkezi
CHP'li Gürer'den stajyer, çırak ve Bağ-Kur'lularla ilgili öneri
CHP'li Gürer'den stajyer, çırak ve Bağ-Kur'lularla ilgili öneri
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP iktidarları döneminde çalışma yaşamında oluşan sorunların katlandığına dikkat çekti.

Gürer, 696 sayılı KHK ile bazı taşeron çalışanlara kadro verilirken binlerce çalışanın taşeronda bırakıldığını, geçici, mevsimlik, MEB güvenlik ve Toplum Yararı Projesi çalışanlarına kadro verilmediğini, çırak ve stajyerlerin işe başladığı gün emekliliğe esas yaşlılık sigortasını başlatılmadığı, emeklinin enflasyona karşı korunamadığını ve genel seçim öncesi 9000 gün olan prim gün sayısının bir yıldır düşürülmediğini belirtti.

BAĞ-KUR'LULAR BEKLİYOR

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR'lu esnaf, çiftçi, serbest meslek erbabı, şirket, KOBİ, küçük-orta-büyük, basit-gerçek gibi çeşitli sınıflara ayrılmış olan sigortalılar, Cumhurbaşkanının gün sayısı ile ilgili düşürülme sözünü bir an önce uygulamaya geçirilmesini istiyorlar. 52 yıla eren sistemde yer alan ekonomimize, istihdamına, büyümesine katkı veren BAĞ-KUR'lular emeklilik için gün sayısının düşürülmesini bekliyorlar. Cumhurbaşkanı, 6 Mayıs 2023 Kayseri mitinginde küçük esnaf olarak nitelendirdiği bazı meslek kollarını (berber, terzi, bakkal vs.) söyleyerek bir müjde verdi. Yeni dönemde ilk işlerinden biri olacağını söyledi. Bir yıl geçti, hala sonuç yok. Söz havada kaldı." dedi.

ESNAF VE ÇİFTÇİLER NE İSTİYOR?

CHP'li vekil Ömer Fethi Gürer, "SGK çatısı altında hiçbir ayrıma gidilmeksizin emeklilik kolaylaştırılmalıdır. 90'lı yıllarda esnaflık, ticaret ve çeşitli meslek kollarında çalışma hayatını sürdürmüş, maliye ve oda kayıtları bulunan, vergisini ödemiş fakat BAĞ-KUR kayıt ve tescilleri olmayan vatandaşların BAĞ-KUR tescillerinin onaylanması istekleri karşılanmalıdır. 1479. Kanunun 25. maddesine göre bu kişilerin tescillerinin onaylanmaması bir hak kaybıdır. Staj ve çırak olarak işe başlayıp sigorta kartı verilen, sonrasında 18 yaş altı olduğu için öğrenci sayılarak emekliliğe esas yaşlılık sigortası için günleri sayılmayanların da hakları verilmeli. Staj ve çırak işe başladığı gün emeklilik için sigorta başlangıç tarihi sayılmalıdır." diye konuştu

Gürer, "BAĞ-KUR'luların prim borcu varsa sağlık ve tedavi hakkından yararlanamaması kabul edilemez. BAĞ-KUR'lu olarak kendi içinde ayrıştırmadan bu sorunlar çözülmelidir. Emekli olanların emekli maaşı ve bayram ikramiyesi en az asgari ücret olmalı ve kademeli emeklilik ile emekli ücretlerinde seyyanen artışa gidilmelidir." şeklinde konuştu
Üsküdar'da silahlı çatışma
3 kişi öldü, 2'si ağır 5 yaralı var
Naci Görür 'başka çare yok' dedi
'Hiç acımadan yıkacaksın'
5 dönümle başladı siparişlere yetişemiyor
Kilosu tarlada 60 lira
Yahudi yerleşimciler yeni bir "kaçak yerleşim birimi" kurdu
Gazze'de katliam, Eriha'da işgal!
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesinde alarm
1200 hasta ölümle karşı karşıya
Bakan Yerlikaya gözaltı ve tutuklama sayılarını açıkladı
11 ayda FETÖ'den kaç kişi tutuklandı?
1 kişi ağır yaralandı, 4 kişi dumandan etkilendi
Mahkum kendini yaktı, koğuş tutuştu
Sayı 147'yi bulacak
46 ülke Yahudi lobisinin kuklası
Nefes kesen sonda kupaya Kartal uzandı
12 milyonluk Musrati galibiyet golünü attı
Ayhan Bora Kaplan'dan 'bitanem' açıklaması
'Sehven 'efendim bir tanem' dedim'
Netanyahu Almanya'ya giderse tutuklanacak
'Biz kanunlara uyarız'
Yaklaşım farkı ortaya çıktı
Gündem sokak hayvanları
Erdoğan'ın seferberlik yetkisi ne anlama geliyor?
Şahsi ihtiraslar için kullanılırsa...
TCMB faiz kararını açıkladı
Merkez Bankası faizi değiştirmedi
Orman yangını mevsimi geldi
Hava filosu ne durumda?
Üsküdar'da silahlı çatışma
3 kişi öldü, 2'si ağır 5 yaralı var
Naci Görür 'başka çare yok' dedi
'Hiç acımadan yıkacaksın'
5 dönümle başladı siparişlere yetişemiyor
Kilosu tarlada 60 lira
Yahudi yerleşimciler yeni bir "kaçak yerleşim birimi" kurdu
Gazze'de katliam, Eriha'da işgal!
Gazze'deki Aksa Şehitleri Hastanesinde alarm
1200 hasta ölümle karşı karşıya
Bakan Yerlikaya gözaltı ve tutuklama sayılarını açıkladı
11 ayda FETÖ'den kaç kişi tutuklandı?
1 kişi ağır yaralandı, 4 kişi dumandan etkilendi
Mahkum kendini yaktı, koğuş tutuştu
Sayı 147'yi bulacak
46 ülke Yahudi lobisinin kuklası
Nefes kesen sonda kupaya Kartal uzandı
12 milyonluk Musrati galibiyet golünü attı
Ayhan Bora Kaplan'dan 'bitanem' açıklaması
'Sehven 'efendim bir tanem' dedim'
Netanyahu Almanya'ya giderse tutuklanacak
'Biz kanunlara uyarız'
Yaklaşım farkı ortaya çıktı
Gündem sokak hayvanları
Erdoğan'ın seferberlik yetkisi ne anlama geliyor?
Şahsi ihtiraslar için kullanılırsa...
TCMB faiz kararını açıkladı
Merkez Bankası faizi değiştirmedi
Orman yangını mevsimi geldi
Hava filosu ne durumda?

33 askerin şehit edildiği olayda kabul edilemez detay

33 askerin şehit edildiği olayda gazi olan Erkan Omay: "Silahlı koruma yoktu, bizde de silah yoktu"
24.05.2024 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
33 askerin şehit edildiği olayda kabul edilemez detay
33 askerin şehit edildiği olayda kabul edilemez detay
Bingöl'de 24 Mayıs 1993'te bölücü terör örgütü tarafından 33 askerin şehit edildiği olaydan sağ kurtulan Erkan Omay, olayın 31. yıl dönümünde o gün yaşadıklarını anlattı. Otobüste silahlı koruma olmadığını, kendilerinde de silah olmadığını ve şoförün gereksiz yere molalar verdiğini belirten Omay, "31. yılımızda 33 şehidimizi rahmetle anıyorum. Ülkemiz için de çok acı bir olaydı. Yıl dönümü, insan üzülüyor. Gencecik ve pırıl pırıl insanlar. O gün de Kurban Bayramı'na yakın bir gündü. Kurbanın çocukları olarak tarihe geçtik" dedi.

24 Mayıs 1993'te acemi birliklerini tamamlayan ve Malatya'daki toplanma merkezine geçerek usta birliklerine gitmek üzere yola çıkan sivil ve silahsız 33 er, Bingöl-Elazığ Karayolu'nda bölücü terör örgütü PKK'lı teröristler tarafından pusuya düşürülüp şehit edilmişti. Aradan geçen 31 yıla rağmen 33 şehidin yüreklerdeki acısı hala yerini korurken, olayda PKK'lı teröristlerin elinden kurtulan Erkan Omay yaşadıklarını anlattı.

"Bizi durduran PKK'lıların geleceğimizden haberi vardı"



Konvoyun silahsız, korumasız ve teçhizatsız bir şekilde yola çıkarılmasının büyük zayiata neden olduğunu kaydeden Omay, "Acemi birliğinden çıktık, usta birliğine giderken Malatya bizim toplanma bölgemizdi. Malatya'da bizi iki otobüse bindirdiler. Ben ikinci otobüsteydim. Yolda koruma, silah, hiçbir şey yoktu. 'Neden arabada koruma yok, silah yok' diye sorduk. 1993 yılı terör bakımından çok sıkıntılı bir dönemdi. Bize 'Yolda sizi koruma alacak, asker eşlik edecek' denildi. Fakat yolda kesinlikle bir asker ve polis görmedik. Otobüs 3-4 defa lüzumsuz molalar verdi. Biz 3-4 saatlik yolu 6-7 saatte gittik.

Birinci otobüs kesilen yolda pusuya düştü. Şoföre, 'PKK yol kesmiş' dedim. 'Onlar PKK değil, nevruz kutluyorlar' diyerek aracı kalabalığın içerisine sürdü. Biz de pusuya düştük. Sonrasında araçtan inerken 'Bunların hepsi asker' dedi. Bizi durduran PKK'lıların bizim geleceğimizden haberi varmış. Zaten silahların namluları hep aşağıya bakıyordu. Hakikaten olmayacak bir şeydi. Konvoyumuzun silahsız, teçhizatsız gönderilmesi büyük bir zayiata neden oldu. Halbuki iki araçta da birer tane silah olsa yine bu kadar çok kayıp vermezdik" dedi.

Arkadaşının yanına geçti, hayatta kaldı

Araçtan indirilmelerinin ardından bölücü terör örgütü mensuplarınca üç ayrı gruba ayrıldıklarını anlatan Omay, "Gece bizi üç gruba ayırarak sıraya dizdiler. Ben de en öndeydim. Benimle birlikte gelen devremin yanına geçeyim dedim. Allah tarafından o an öyle hissettim ve arkadaşımın yanına geçtim. Sonrasında en başta yer alan 6 kişiyi aldılar ve o arkadaşlarımızı kurşuna dizdiler. Bizi ise ellerinde tutmalarının nedeni helikopter taramasın, F-16 bombalamasın, kendilerine mermi gelmesin diye bizi hep açık alana bıraktılar. Olayı devlete yıkmak istediler ama bizim hayatta kalmamız ve bunları anlatmamız planlarını suya düşürdü" şeklinde konuştu.

Çatışmalar sonrasında uygun bir vakit bularak bir grup arkadaşıyla kaçma fırsatı elde ettiklerini kaydeden Omay, "Serbest kaldığımız vakit değneğe mendil bağladım. Cebimde duran mendili değneğe bağladıktan sonra askeriyenin üzerine gittim. Tarandık sonrasında, kafamın üzerinden izli mermi geçti. Oradaki bir taşa sığındım. Allah tarafından şartlar sanki benim için var gibiydi. Öldürmeyen Allah öldürmüyor. Biraz daha ilerlediğimde mavi bereli komandolarımızı gördüm. Tüm silahlar benim üzerime doğrultulmuştu. Tabii ben ağlıyorum. Geldiler, kimlik sordular, aradılar. Sonrasında komutan bana sarıldı. Geride rehineler olduğunu söyledim, gidip arkadaşları da aldık geldik. Böyle bir badire atlattık, Allah kimsenin başına vermesin" dedi.

Kurtulduğu anda aklına ilk olarak annesinin geldiğini anımsadığını belirten Omay, "İlk kaçmayı düşünürken, 'Ölmesine öleceğim ama annem ne düşünecek, ailem ne düşünecek' diye düşünüyordum. Kurtulduktan sonra emin olun evin telefonuna kadar unuttum. Nasıl bir durumdan çıktıysak kendimizde değildik. Daha sonrasında usta birliğine gönüllü olarak gittim. Görevimizi yaptık, hatta fazlasını da yaptık. Ben hırsla gittim. Yeni gençlerimiz terörün ne olduğunu bilmiyorlar. Terörü bizler anlatsın, bizlere sorsunlar. Ben elimden geldiğince gençliğe bunları anlatmaya çalışıyorum. Özellikle terör konumunda. Ben ülkemle ve vatanımla gurur duyuyorum. Bugün bir savaş, çatışma olsa her daim giderim. Biz dün askerdik, bugün askeriz, yarın da askeriz" ifadelerini kullandı.

Üsküdar'da bir kafede iki grup arasında silahlı çatışma çıktı: 3 kişi öldü

Üsküdar'daki bir kafede iki grup arasında çıkan silahlı çatışmada 3 kişi öldü, 2'si ağır 5 kişi yaralandı. Çatışmanın, tarafların çocukları arasında daha önce yaşanan kavgadan dolayı çıktığı öğrenildi. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı 
24.05.2024 10:23:00 / Güncelleme: 24.05.2024 10:30:36
Haber Merkezi
Üsküdar'da bir kafede iki grup arasında silahlı çatışma çıktı: 3 kişi öldü
Üsküdar'da bir kafede iki grup arasında silahlı çatışma çıktı: 3 kişi öldü
Üsküdar'daki bir kafede iki grup arasında çıkan silahlı çatışmada 3 kişi öldü, 2'si ağır 5 kişi yaralandı.

Ünalan Mahallesi'nde iki grubun çocukları arasında henüz belirlenemeyen nedenle kavga çıktı. Kavga sonrası gruplar, aile büyüklerinin de katılımıyla Ayazma Caddesi Özcan Sokak'taki kafede bir araya geldi.

Buluşmada çıkan tartışmanın büyümesi üzerine kafede başlayan ve sokak ile caddeye taşan silahlı çatışma yaşandı.

Çatışmada 3 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Çevredeki hastanelere kaldırılan yaralılardan 2'sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Çatışmada hayatını kaybedenlerin yakınları sinir krizi geçirdi. Bu kişilere olay yerindeki ambulanslarda müdahale edildi.

Bölgeye Özel Harekat, Çevik Kuvvet ve Olay Yeri İnceleme ekipleri de sevk edildi.

Olay Yeri İnceleme ekipleri delilleri toplarken, savcı da bölgeye gelerek incelemelerde bulundu.

Çevrede geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri, çatışmanın yaşandığı sokağı ve caddeyi trafiğe kapattı.


Valilik'ten açıklama


İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, Üsküdar Ünalan Mahallesi Ayazma Caddesi'ndeki bir kafede dün saat 20.10 sıralarında iki grup arasında çıkan tartışmanın silahlı çatışmaya dönüştüğü belirtildi.

Olayda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 2'si ağır olmak üzere 5 kişinin yaralandığı aktarılan açıklamada, yaralıların çevredeki hastanelerde tedavi altına alındığı ve olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.



2 zanlı yakalandı


3 kişinin öldüğü, 2'si ağır 5 kişinin yaralandığı silahlı çatışmaya ilişkin 2 şüpheli gözaltına alındı.

Dün akşam, iki grubun çocukları arasında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan kavga sonrası Ünalan Mahallesi Ayazma Caddesi Özcan Sokak'ta bulunan kahvehanede yaklaşık 40 kişinin bir araya gelmesinin ardından yaşanan silahlı çatışmaya ilişkin soruşturma sürüyor.

Polis ekiplerinin çalışmaları sonrası olaya karıştığı ve silah kullandığı tespit edilen F.Ö. ile kahvehane işletmecisi C.Y. gözaltına alındı.

İki şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ederken, olayın yaşandığı sokağın girişinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için polis ekiplerinin güvenlik önlemleri sürüyor.

'Dur' ihtarına uymayan otomobilden 17 kişi çıktı

Edirne'de polisin "dur" ihtarına uymayan Bulgar plakalı otomobilin içinden 14 düzensiz kaçak göçmen, kaçan sürücü ve yanındaki 2 kişiyle birlikte toplam 17 kişi çıktı.
24.05.2024 07:55:00 / Güncelleme: 24.05.2024 09:18:31
İhlas Haber Ajansı
'Dur' ihtarına uymayan otomobilden 17 kişi çıktı
'Dur' ihtarına uymayan otomobilden 17 kişi çıktı

Edirne'de polis ekipleri CB 2356 TH Bulgar plakalı otomobili İstasyon Mahallesi Güney çevre yolunda durdurmak istedi. Şüpheli otomobilin daha önce de defalarca uygulama noktalarında polis ekiplerinin "dur" ikazında bulunmasına rağmen sürekli kaçtığı öğrenildi.

Kaçan otomobil yaşanan kovalamaca sonucu trafik polislerinin ekip otosuna çarparak durduruldu. Durdurulan otomobilin sürücüsü ve yanında bulunan 2 kişi ise yaya olarak kaçarak kayıplara karıştı.

Polis ekipleri, otomobilin içinde aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu 14 düzensiz kaçak göçmenin olduğunu tespit etti.

Tıka basa adeta istiflenerek otomobilin içine doldurulan göçmenlerin halsiz olduğu ve ayağa kalkmakta zorluk yaşadıkları görüldü. Ayrıca, otomobilin bagajında Meriç Nehri üzerinden göçmenlerin geçiş yapması için de bot bulundu.



Polisler, 1'i Iraklı, 6'sı Suriyeli ve 7'si Filistinli toplam 14 düzensiz kaçak göçmeni hastane kontrolünün ardından gerekli işlemlerini yapmak üzere emniyette götürdü.

Öte yandan otomobilin içinde göçmenleri terk ederek kaçan sürücü ve 2 kişiyi bulmak için inceleme başlattı.



Göçmenlerin emniyetteki işlemlerinin adından ülkelerine geri gönderilmek üzere Edirne İl Göç İdaresine teslim edileceği öğrenildi.

Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Filistin'i tanıyan ülke sayısı artıyor

 
 
İspanya, Norveç ve İrlanda, 28 Mayıs'ta Filistin'i bir devlet olarak tanıyacaklarını dünyaya duyurdu. Böylece Filistin'i tanıyan ülke sayısı 147'ye çıkacak.
23.05.2024 23:24:00
AHMET TURAN YİĞİT
Filistin'i tanıyan ülke sayısı artıyor
Filistin'i tanıyan ülke sayısı artıyor

Filistinli liderlerin memnuniyetle karşıladığı açıklama, Filistin Kurtuluş Örgütü tarafından da "tarihi bir an" olarak nitelendi. Filistin'i bir devlet olarak tanımaya karar veren ülkeler, bu adımın İsrail ile Filistinliler arasında barış görüşmelerinin gelişmesine yardımcı olacağını ifade ediyor. İsrail, Filistin'in bir devlet olarak tanınmasına kesin olarak karşı duruyor ve böyle bir devletin "İsrail'in varlığına tehdit olacağını" iddia ediyor. Birleşmiş Milletler'e (BM) üye 193 ülkeden 144'ü Filistin'i devlet olarak tanıyor. Bunların arasında BM'deki 22 üyeli Arap Grubu, 57 ülkeli İslam İşbirliği Teşkilatı ve 120 üyeli Bağlantısızlar Hareketi de bulunuyor. Son açıklama ile Filistin'i tanıyan BM üyesi ülke sayısı 147'ye yükselmiş olacak. Filistin'i 15 Kasım - 25 Aralık 1988 arasında 82 ülke tanımıştı. Türkiye, 15 Kasım 1988'de ilk tanıyan ülkelerden biri. Bu tarihten önce Filistin'i tanıyan ülke bulunmuyor.

İşte tanımayan kuklalar

Filistin'i tanımayan ülkeler ise şunlar: Andorra, Ermenistan, Avusturya, Estonya, Letonya, Litvanya, Liechtenstein, Fiji, İsrail, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Kanada, Avustralya, Hollanda, İtalya, Portekiz, Finlandiya, Danimarka, Marshall Adaları, Moldova, Monako, Kuzey Makedonya, Yeni Zelanda, San Marino, Portekiz, Samoa, Solomon Adaları, Tonga, Tuvalu, İsviçre, Belçika, Yunanistan (Kıbrıs Rum Kesimi tanıyor), Japonya, Güney Kore, Myanmar, Eritre, Tayvan,  Panama, Kamerun, bir kaç minik ülke...
Tayvan'ı yanıyan ülke sayısı ise son derece az, dolayısıyla listeye almaya gerek yoktu aslında! Avustralya bu ay yaptığı açıklamada, "iki devletli çözüme ön ayak olmak üzere" Filistin'i devlet olarak tanıyabileceğini bildirdi. Mart ayında İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya liderleri, "uygun koşullar sağlandığında" Filistin'i devlet olarak tanımaya yönelik çalıştıklarını açıklamışlardı. Bu açıklamadan önce, yalnızca 9 Avrupa ülkesi Filistin'i devlet kabul ediyordu. Bunların da çoğu, 1988'de, Sovyet Bloku'nun bir parçası oldukları dönemde karar almıştı. BM Güvenlik Konseyi'ne gelen taslaklar ancak beş daimi üyeden hiçbirisi veto etmediği takdirde onaylanabiliyor. Bu beş ülke ise şöyle: ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.