logo
15 MAYIS 2026

D vitamininin azı da çoğu da zarar

D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir" dedi

05.03.2026 11:48:00
İHA
D vitamininin azı da çoğu da zarar
D vitamininin azı da çoğu da zarar
Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, D vitamininin önemi, eksikliğinde görülen hastalıklar ve doğru kullanımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.






D vitamininin kas ve kemik metabolizması için hayati öneme sahip olduğunu aktaran Doç. Dr. Ökdemir, "Eksikliğinde rikets adı verilen ciddi bir hastalık ortaya çıkıyor. Rikets hastalığında kemikler yeterince sertleşmiyor. Bu durum özellikle yürümeye başlayan çocuklarda kemik eğriliklerine yol açar. İki yaşına gelmesine rağmen bıngıldağın kapanmaması, dişlerin geç çıkması önemli belirtiler arasındadır. Örneğin 10 aylık bir bebekte alt kesici dişler henüz çıkmamış, 18 aylık bir çocukta ise azı dişleri görülmemiş olabilir" diye konuştu.






D vitamini eksikliği olan bebeklerin genellikle huzursuz olduğunu ve baş bölgesinde aşırı terleme görüldüğünü ifade eden Ökdemir, "Daha büyük çocuklarda ise kas ağrıları ve krampları ortaya çıkabilir. Kan kalsiyumunun düşmesine bağlı olarak şiddetli kramplar sonrasında nöbet ve epileptik tablolar da gelişebilir. Türkiye'de uygulanan sağlık politikası kapsamında sağlık ocaklarında bebeklere doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ücretsiz günlük 400 ünite D vitamini veriliyor. Ailelerin bu desteği her gün düzenli olarak kullanması, rikets hastalığından korunmada son derece önemlidir. Bir yaşından sonra D vitamini sentezinde en önemli kaynak güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole B (UVB) ışınları gereklidir. UVB ışınları saat 10.00 ile 15.00-16.00 arasında yeryüzüne ulaşır. Vücudun yaklaşık dörtte birinin hafif kızaracak düzeyde güneşe maruz kalması, günlük D vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamış demektir" şeklinde konuştu.






Öğle saatlerinde yoğun güneşlenmenin sakıncalı olduğunu vurgulayan Ökdemir, "Öğle sıcağında radyasyon yükü daha fazladır ve cilt kanseri riski artar. Bu nedenle 10.00-11.00 saatleri arasında ya da 15.00 civarında güneşlenmek daha doğrudur. Ayrıca cam arkasında güneşlenmenin hiçbir faydası yoktur, çünkü UVB ışınları camdan geçmez. Özellikle 8 ve üzeri koruma faktörlü kremler, UVB ışınlarını engelleyerek D vitamini sentezini azaltır. D vitamini medyada sıkça gündeme gelir ve bilinçsiz kullanımı artıyor. D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir. Bir ampulde 300 bin ünite D vitamini bulunmaktadır. Bu ampullerin kırılıp içildiğini görüyoruz. Bu durum böbrek taşlarına, beyin ve büyük damarlarda kireçlenmelere kadar uzanan ciddi sorunlara yol açabilir. Hekim kontrolü olmadan D vitamini kullanılmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.






İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 12 şüpheli gözaltına alındı

15.05.2026 09:16:00
AA
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı
İBB soruşturmasında 12 zanlı gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan çalışmada, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Elektronik Sistemler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 6 ihaledeki iş ve işlemlerin usulsüz olduğu belirlendi.

Çalışmaların ardından İstanbul, Kırıklareli ve Trabzon'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 12 şüpheliyi gözaltına aldı.

Zanlılar, işlemleri için emniyete götürüldü.

Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanmasının ardından Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hakan Bahçetepe ile 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

15.05.2026 07:00:00
AA
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Hakan Bahçetepe ve 8 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Dölekli, Özer Ayık, Hakan Bahçetepe, Seza Büyükçulha, Baki Aydöner, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal "şüpheli" olarak yer aldı.

İddianamede, 2 ayrı eyleme yer verilirken, ilk eyleme ilişkin yapılan değerlendirmede, şüpheli Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner'in "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında sanık olarak yer aldıkları belirtildi.

Bu davada Aydöner'in üzerine atılı suçlara ve şüphelinin karıştığı eylemlere bakıldığında, İBB'de görevi bulunmamasına rağmen İmamoğlu'na olan yakınlığını kullanarak sahip olduğu gücü haksız kazanç sağlama noktasında kullandığı aktarılan iddianamede, müteahhitlerle görüşüp belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği, karşılığında maddi menfaat elde ettiği ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin Aziz İhsan Aktaş'ın firması adına kayıtlı bir aracı bila bedel kullandığı, Aktaş'ın şüpheliyle tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar para verdiği, bir nevi jest yaptığı kaydedilen iddianamede, "Şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın da CHP'de, İBB'de etkili olan kişilerle temas sağladıktan sonra bu kişilere maddi jestler yaparak ilişkisini kuvvetlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisine girerek işlerini çözmeye, yeni ihaleler almaya çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse de 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü'nün yargılandığı davada ortaya konulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Aktaş'ın, Baki Aydöner ve Ertan Yıldız isimli kişilerle Burak Korzay üzerinden tanıştığı kaydedilen iddianamede, bu kişilerin maddi taleplerini karşılayarak işlerini, sorunlarını çözmeyi amaçladığı belirtildi.

İddianamede, şüpheli Aydöner'in savunmasında aracı kiraladığını, ancak fatura vs. verilmediği için aracı iade ettiğini belirtmişse de kendisinin CHP'li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğinin de bulunduğu, herkes gibi araç kiralamanın prosedürlerini bilebilecek konumda olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş'tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanlarına itibar edilmemiş, şüphelinin CHP'li belediyelerde iş çözme, belediyeden talebi bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayesiyle hareket ettiği, şüpheli Seza Büyükçulha'nın da İmamoğlu ile olan yakın arkadaşlığını kullanarak nüfuz elde ettiği, CHP'li belediyelerden talepte bulunan kişilerin taleplerini karşılamaya, işlerini çözmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her ne kadar şüpheliler Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha'nın kazı izni, iş yeri açma ruhsatı verme konusunda doğrudan yetkileri olmasa da bu izinleri alabilecek etkiye sahip oldukları görülmüştür."

Rüşvet iddiaları

"Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "rüşvet verme", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "suçtan kaynaklanan mal varlıkları değerlerini aklama", "vergi usul kanuna muhalefet" suçlarından yargılanan şüpheli Aziz İhsan Aktaş'ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek samimi beyanlarda bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları ve bu kişilerle irtibatlı kişiler hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı, para verme eylemlerini dekont ve tarihleri ile somutlaştırmaya çalıştığı, bu kapsamda alınan beyanının tespit edilen hususlarla uyumlu olduğunun görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Aktaş'ın ortağı olduğu ticari işletmenin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden aldığı kazı izniyle İBB'den aldığı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alım süreçleri ile ilgili kendini ve ortağı şüpheli Gürkan Dölekli'yi suçlamasının olağan olmadığı belirtilerek, "Her iki iznin verildiği tarihlerle öncesindeki iletişim ve baz kayıtları dikkate alındığında, şüpheliler Aziz İhsan Aktaş ve Gürkan Dölekli'nin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nde Bedaş'ın kendi adlarına yaptığı, bekletilen kazı izni ile İBB'de bekletilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için şüpheliler Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner aracılığıyla, şüpheliler Hakan Bahçetepe 200 bin dolar verdikleri, şüpheliler Baki Aydöner ile Hakan Bahçetepe kazı iznini verildiği tarihten 1 gün önce, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa ilçesinde baz verdikleri" değerlendirmesi yapıldı.

Şüpheliler Bahçetepe ve Özer Ayık'ın 1 Mayıs 2024 ve 3 Mayıs 2024 tarihlerinde ortak baz bilgilerinin bulunduğu aktarılan iddianamede, kazı izninin verildiği tarihte yakın mesafede baz bilgilerinin bulunduğu belirtildi.

İddianamede, Erdal Celal Aksoy'a 300 bin dolar rüşvet verdikleri, şüpheli Bahçetepe'ye parayı teslim eden kişinin şüpheli Özer Ayık olduğu ifade edildi.

Aksoy ile rüşvet anlaşmasının şüpheli Büyükçulha aracılığıyla yapıldığı kaydedilen iddianamede, Aksoy'un, Büyükçulha'yla 3 Eylül 2024'te, Dölekli'yle ise 7 Eylül 2024'te ortak baz verdiği aktarıldı.

İddianamede, şüpheli Dölekli'nin baz kayıtlarına bakıldığında, şüpheli Erdal Celal Aksoy'la ruhsat izninden kısa süre önce ve kısa süre sonra bir araya geldikleri, yine şüpheli Dölekli'nin diğer şüpheliler Bahçetepe, Aydöner ve Büyükçulha ile irtibatının bulunduğu dikkate alındığında, şüpheli Aktaş'ın beyanlarının tutarlı olduğu, diğer şüphelilerin savunmalarının suçlamalardan kaçmaya yönelik olduğu belirtildi.

Eylem 2'de ise iddianamede, Hakan Bahçetepe'nin 2024 yerel seçimlerinde Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçildikten sonra görevini kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettiği, bu kapsamda bir aracı 28 Haziran 2024'te, belediye başkanı olduktan yaklaşık 2 ay sonra 3 milyon 70 bin liraya satın aldığı ifade edildi.

İddianamede, şüphelinin kamu görevlisi olması, mal bildiriminde bulunma zorunluluğunun bulunması ve suç konusu eşyanın sicile tabi tutulmasının tespiti mümkün olması nedeniyle, eşinin babası şüpheli Aziz Lal adına aldığının anlaşıldığı belirtildi.

Şüpheli Aziz Lal'in aracın parasını evde bulundurduğu dolarla ödediğini belirtmişse de, yaklaşık 100 bin dolar civarındaki parayı evde bulundurmasının olağan olmadığı kaydedilen iddianamede, "Şahsın mali verileri, Hakan Bahçetepe'nin belediye başkanı olmadan evvel kullandığı araçların çok eski model, ucuz araçlar olması, konumu ve yaptığı iş sebebiyle döviz cinsinden parayı evinde saklamasının olağan olmaması, aracı şüpheliler Hakan ve Gözde Bahçetepe'nin kullanması dikkate alındığında, Hakan Bahçetepe'nin elde ettiği haksız gelirle eşi Gözde'ye aldığı suç konusu araç arasındaki illiyet bağını kesmek için aracı şüpheli Aziz Lal adına tescil ettirdiği, bu haliyle şüphelilerin iştirak halinde, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerleri aklama suçunu işledikleri" ifadelerine yer verildi.

İddianamede, Bahçetepe'nin belediye başkanı olduktan sonra 3 milyon 70 bin lira değerindeki aracı edindiği, şüphelinin MASAK verileri incelendiğine belediye başkanı olmadan önce hesabında çok düşük tutarlarda para hareketlerinin olduğu, söz konusu araç için ödenen paranın kendi çalışma ve emeği karşılığında elde edilmiş kazançla alınmadığı, "rüşvet" ya da "irtikap" kapsamında elde edinildiğine dair tespit olmadığından eyleminin "haksız mal edinme" suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Ceza istemleri

İddianamede, Hakan Bahçetepe'nin "haksız mal edinme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "rüşvet alma" suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Diğer şüpheliler Gürkan Dölekli, Baki Ayöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal'in ise "rüşvet almak", "rüşvet vermek", "rüşvete aracılık etmek", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede ayrıca, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, şüpheli Aziz İhsan Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." denildi.

İddianame üzerinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin incelemesi sürüyor. 

Müfredatta birçok kavram değişti

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni müfredat kapsamında tarih ve coğrafya terimlerini yeniledi. Ders kitaplarında "Mavi Vatan", "Türkistan" ve "Sömürgeciliğin Başlangıcı" gibi milli şuur odaklı yerli ifadeler resmi olarak kullanılmaya başlandı

14.05.2026 22:00:00
Haber Merkezi
Müfredatta birçok kavram değişti
Müfredatta birçok kavram değişti
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine giderek "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında tarih, coğrafya ve sosyal bilgiler ders kitaplarındaki temel terminolojiyi tamamen güncelledi. "Milli şuur" ve "yerli bakış açısı" odaklı bu adım, yıllardır kanıksanmış batı merkezli veya dayatılmış coğrafi ve tarihi terimleri, Türk medeniyet hafızasına ve ulusal güvenlik vizyonuna uygun kelimelerle değiştirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yapılan düzenlemelerin çok masum görünen ancak millet olma bilincini doğrudan etkileyen dayatmaları ortadan kaldırmak amacıyla yapıldığını belirtti.

Yeni müfredat doğrultusunda ders kitaplarında resmi olarak değiştirilen ve öğrencilere yeni haliyle aktarılacak olan kavramların şöyle listelendi:

Ormanlarımız - Yeşil Vatan: Türkiye'nin orman varlığı ve yeşil alanları, jeopolitik birer güç ve korunması gereken birer vatan toprağı olarak "Yeşil Vatan" konseptiyle işlenecek.

Türkiye'nin Deniz Yetki Alanı - Mavi Vatan: Akdeniz, Ege ve Karadeniz'deki uluslararası hukuktan doğan deniz sınırları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları "Mavi Vatan" öğretisiyle kalıcı hale getirilecek.

Türkiye'nin Hava Sahası - Gök Vatan: Ülkenin hava sahası üzerindeki tam egemenlik hakları, savunma doktriniyle entegre edilerek "Gök Vatan" terimiyle genç kuşaklara aktarılacak.

Ege Denizi - Adalar Denizi: Tarihi arka planı Lozan Anlaşması dönemine dayanan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında literatüre yerleşen Ege ismi yerine, coğrafyanın asıl tarihi adı olan "Adalar Denizi" ifadesi kullanılacak.

Orta Asya - Türkistan: İki kutuplu dünya düzeninin ve Sovyetler Birliği döneminin dayattığı coğrafi sınırlandırmayı kırmak amacıyla, bölge bilimsel literatürdeki asıl tarihi adı olan "Türkistan" olarak adlandırılacak.

Haçlı Seferleri - Haçlı Saldırıları: "Sefer" kelimesinin Türk literatüründeki makul ve meşru algısının aksine, bu olayların İslam dünyasına yönelik doğrudan birer istila ve saldırı olduğu gerçeği "Haçlı Saldırıları" ifadesiyle vurgulanacak.

Coğrafi Keşifler - Sömürgeciliğin Başlangıcı: Batı merkezli tarih anlayışının "keşif" olarak sunduğu dönemin, aslında küresel çapta insan ve kaynak yağmacılığına dayanan "Sömürgeciliğin Başlangıcı" olduğu öğretilecek.

Bizans - Doğu Roma: Tarihsel olarak modern dönem tarihçilerinin ürettiği yapay bir terim olan Bizans yerine, devletin kendi dönemindeki gerçek adı olan "Doğu Roma" kavramı esas alınacak.

Ermeni Meselesi - Asılsız Ermeni İddiaları: Tarih kitaplarında konunun ele alınış biçimi netleştirilerek, Türkiye'ye yönelik uluslararası tezlerin dayanaksız olduğunu vurgulamak adına terim "Asılsız Ermeni iddiaları" şeklinde güncellendi.

Pontus Meselesi - Asılsız Pontus İddiaları: Karadeniz bölgesine yönelik tarihi ve siyasi dezenformasyon faaliyetlerine karşı, iddiaların asılsızlığı doğrudan terminolojiye yansıtıldı.

Tehcir Kanunu - Sevk ve İskan Kanunu: 1915 olayları sürecindeki yasal düzenleme, dönemin arşiv belgelerindeki ve hukuk metinlerindeki orijinal adı olan "Sevk ve İskan Kanunu" olarak öğrencilere öğretilecek.

Yeni müfredat kapsamındaki bu kavramlar, önümüzdeki eğitim-öğretim döneminden itibaren basılacak tüm ders kitaplarında zorunlu olarak yer alacaktır.

Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü

Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. Meteorolojik ölçümlere göre ilçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü

14.05.2026 20:00:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Türkiye'de en fazla yağış Çarşamba'ya düştü
Samsun'un Çarşamba ilçesinde öğle saatlerinden itibaren etkili olan kuvvetli sağanak yağış ve fırtına, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son uyarıların ardından başlayan gök gürültülü sağanak, kısa sürede şiddetini artırarak cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Öte yandan yoğun yağışlar, bölgedeki su kaynaklarına da olumlu yansıdı.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çakmak Barajı'nda doluluk oranı kısa sürede önemli ölçüde yükseldi. 2026 yılı başında yüzde 52 seviyesinde olan baraj doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yüzde 99,92 seviyesine ulaştı. Barajda halihazırda yaklaşık 71 milyon metreküp içme suyu bulunduğu bildirildi.

Meteorolojinin ölçümlerine göre Türkiye genelinde günün en yüksek yağış miktarı Samsun'un Çarşamba ilçesinde kaydedildi. İlçeye 46,1 kilogram/metrekare yağış düştü.

Ege'de dengeleri değiştirecek iddia

Türkiye, Lozan'da Yunanistan'a devredilmeyen 152 Ege adası, adacık ve kayalık üzerinde egemenlik hakkını yasal zemine oturtmak için 'Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu' taslağını Kurban Bayramı sonrası TBMM gündemine sunmaya hazırlanıyor 

14.05.2026 19:30:00
Haber Merkezi
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Ege'de dengeleri değiştirecek iddia
Son günlerde hızla yayılan bir iddiaya göre, Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması'nda (1923) ve Paris Antlaşması'nda (1947) Yunanistan'a devredilmeyen Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık (EGAYDAAK) üzerinde egemenlik iddiasını yasal zemine oturtmak üzere bir kanun taslağı hazırlıyor.

İddiaya göre taslak, Kurban Bayramı tatili sonrası (27-30 Mayıs 2026) TBMM gündemine sunulacak. Ancak resmi kaynaklar, konunun "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" (Mavi Vatan Kanunu) çerçevesinde gri bölgelerin hukuki statüsünün ele alınması şeklinde sınırlı kaldığını belirtiyor, doğrudan "152 adaya egemenlik ilanı" resmi olarak doğrulanmadı.

'Gri bölge' statüsü netleştirilmek isteniyor

AK Parti kaynaklarına dayanan haberlere göre, uzun süredir üzerinde çalışılan "Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu" taslağı, Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki deniz yetki alanlarını (karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) tek bir çatı altında düzenlemeyi hedefliyor. Taslakta Ege Denizi özelinde karasularının 6 mil olarak korunacağı, diğer denizlerde ise 12 mil kuralının uygulanacağı ifade ediliyor. Ayrıca "gri bölge" olarak nitelendirilen ada, adacık ve kayalıkların uluslararası hukuk ilkelerine göre statüsünün netleştirilmesi de öngörülüyor.

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) Müdürü Dr. Mustafa Başkara'nın öncülüğünde düzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Prof. Çağrı Erhan ve diğer yetkililer, taslağın Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini koruduğunu vurgulamıştı. Yetkililer, Ege'deki gri bölgelerin hukuki statüsünün de bu çerçevede ele alınacağını belirtirken, sosyal medyadaki "152 ada için egemenlik ilanı" yorumlarını doğrudan teyit etmedi.

152 Ada (EGAYDAAK) tartışması

Ege Denizi'ndeki 152 ada, adacık ve kayalık grubu, yıllardır Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde tartışılan bir konu. Türkiye'ye göre bu coğrafi formasyonlar, Lozan ve Paris antlaşmalarında isim olarak Yunanistan'a devredilmemiş; dolayısıyla egemenlik hakkı Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Yunanistan ise bu alanları kendi egemenlik sahası içinde gördüğünü savunuyor. Konu, özellikle Yunanistan'ın bazı adaları silahlandırması ve karasularını 12 mile çıkarma tartışmalarıyla sık sık gündeme geliyor. Türkiye, bu adımların antlaşmalara aykırı olduğunu belirtiyor.

Sosyal medya paylaşımları iddiayı "Mavi Vatan'a adım" olarak nitelendirirken, bazı Yunan kaynakları ve analistler konuyu "gerilimi tırmandırabilecek bir hamle" olarak yorumluyor. Resmi düzeyde ise henüz TBMM'ye sunulmuş bir teklif bulunmuyor, taslağın bayram sonrası Meclis'e taşınması bekleniyor.

Uzmanlar, yasanın çıkması halinde Ege'deki deniz sınırlarının ve gri bölgelerin hukuki zemininin güçleneceğini, ancak Yunanistan'la diplomatik gerilimi artırabileceğini belirtiyor. Konu, her iki ülkenin de NATO müttefiki olması nedeniyle uluslararası arenada da yakından takip ediliyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu

14.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın duyurdu: Bir ilde daha il teşkilatı feshedildi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Malatya il teşkilatının feshedildiğini duyurdu.
MHP Genel Başkanı Yardımcısı Semih Yalçın, Malatya il teşkilatının da feshedildiğini açıkladı.
Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
"Milliyetçi Hareket Partisi Malatya il teşkilat organları, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Malatya İl Başkanlığı görevine Turgay Şengönül atanmıştır."

Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da

"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı

14.05.2026 14:30:00 / Güncelleme: 14.05.2026 14:32:52
Haber Merkezi
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
Aziz İhsan Aktaş davasında mütalaa açıklandı, karar duruşması 15 Haziran'da
"Aziz İhsan Aktaş" davası olarak da bilinen "yolsuzluk" davasının 31. duruşmasında cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Yaklaşık 100 sayfalık mütalaada "Aziz İhsan Aktaş'ın ihale alma yöntemi olarak kurduğu sistemin rüşvet çerçevesinde olduğu" yer aldı.

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 27 Ocak'ta görülmüştü.

On biri tutuklu 200 sanığın yargılandığı davada sanıklar suç örgütü suçlamasını reddetse de savcı, ortada bir suç örgütü olduğunu ve suç örgütünün en çok ihale alan kurumunun Beşiktaş Belediyesi olduğunu iddia etti.

"Rıza Akpolat'ın Beşiktaş Belediye Başkanlığı döneminde belediyede örgüte ait firmaların ihaleler konusunda neredeyse tekelleştiği" de savcılığın iddiaları arasında.

4 Şubat'ta hakim karşısında çıkan Akpolat ise "Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur" diyerek tüm suçlamaları reddetmişti.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen davada mahkeme başkanı, karar duruşmasını da 15 Haziran'da yapmayı planladıklarını duyurdu.

Mütalaada Aziz İhsan Aktaş'ın Türk Ceza Kanunu'nun 220/1 maddesinden cezalandırılması istendi.

Suç örgütü kurmaya dair bu madde, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Savcılık, verdiği bilgiler nedeniyle Aktaş hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması ve cezada indirim yapılmasını talep etti.

Davaya konu olan 63 eylem için de tek tek hangi sanığa ne kadar ceza verilmesini talep ettiğini de mütalaada açıkladı.

Mütalaanın 10 sayfalık özetinin okunmasının ardından mahkeme başkanı "mütalaanın uzun olduğunu ve dinleyerek anlaşılabilir nitelikte olmadığını" söyledi, sanıklara gün içinde UYAP'a yüklenince oradan incelenebileceğini söyledi.

Savcı ise özet olarak rüşvetle suçlanan kişilerin tutukluluğunun devamını, diğer kişilerinse tahliyesini talep ettiğini belirtti.

"Hakkında verilecek ceza miktarı dikkate alındığında; sanıklar Rıza Akpolat, Oya Tekin, Celal Tekin, Ceyhan Kayhan, Özcan Zenger, Erhan Daka ve Utku Caner Çaykara'nın tutukluluk halinin devamına; Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabila Artan'ın tahliyelerine karar verilmesi kamu adına esas hakkındaki talep ve mütalaa olunur" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede başlangıçta 40'ı tutuklu 200 kişi şüpheli sıfatıyla yer alıyordu.

Duruşmalarda bazı tutuklu sanıklar için tahliye kararları alındı.

Soruşturma açıldığında CHP'de belediye başkanı olan yedi isme yönelik çeşitli suçlamalar yöneltildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, savcıların neden sonuç ilişkisini kuramadığını, iddianamenin kanıtlardan yoksun olduğunu söyledi.

Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu

Sakarya'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan Pamukova ilçesindeki Akçay Barajı, geçtiğimiz hafta etkili olan sağanak yağışların ardından yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Barajda su seviyesinin maksimum kapasiteye ulaşması üzerine hem muhtemel bir taşkın riskini önlemek hem de şehrin ana su kaynağı Sapanca Gölü'nü desteklemek amacıyla su tahliye işlemleri başlatıldı

14.05.2026 14:00:00
İHA
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı 4 yıldır ilk defa tam kapasite doldu
Akçay Barajı'nda biriken fazla su, kontrollü şekilde Sarp Deresi üzerinden Sapanca Gölü'ne aktarılmaya başlandı. Bu hamleyle bir yandan barajın güvenliği sağlanırken, diğer yandan kuraklık riskine karşı Sapanca Gölü'nün su seviyesinin korunması hedefleniyor. Baraj kapaklarının açılmasıyla birlikte Sarp Deresi yatağından akan tonlarca su, kilometrelerce yol katederek Sapanca Gölü ile buluşuyor. Yapılan bu aktarım, bölgedeki ekosistemin korunması ve göldeki dikey su seviyesinin artırılması açısından önem taşıyor. Özellikle yağışlı periyotlarda elde edilen bu fazla suyun göle aktarılması, Sakarya'nın gelecekteki su arzı güvenliği için "can suyu" niteliği taşıyor.






"Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz"

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, "Akçay Barajı, 10 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yüzde 100 doluluğa ulaştı. Bir taraftan gölden aldığımız suyu azaltırken, Akçay Barajı'ndaki fazlalık suyu da Sarp Deresi üzerinden göle aktarıyoruz. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar öncülüğünde Sapanca Gölü'nü canlandırmak, su seviyesini hızlıca yükseltmek adına biz göl etrafındaki kaynakları Sapanca Gölü'ne aktarmak için çalışmalara başlamıştık. Akçay Barajı'ndan Sakarya Nehri'ne akan suyu Sarp Deresi vasıtasıyla Sapanca Gölü'ne aktararak ciddi bir ilerleme kaydetmiş olduk. Göldeki su seviyesini hızlıca artırıp, gölü eski güzelliğine döndürmek istiyoruz" dedi.








"Akçay Barajı'nda 2 aylık kullanılabilir su bulunmaktadır"

Yüzde 100 doluluk oranına ulaşan barajda iki aylık su bulunduğunu aktaran Sakallıoğlu, "Akçay Barajı'nda Sakarya'nın 2 aylık su ihtiyacını karşılayacak kadar yaklaşık 16 milyon metreküp kullanılabilir su bulunmaktadır. Sapanca Gölü'nde geçtiğimiz günlerdeki yağışlarla birlikte seviyesinde ciddi bir artış oldu. İlave tedbirlerle biz su alımını azaltmaya çalışıyoruz. Şebekedeki su kayıplarının azaltılması adına da yatırım dönemine başladık. Bir taraftan su kayıplarını azaltırken, bir taraftan Sapanca Gölü'nden aldığımız suyu azaltarak bu yaz döneminde herhangi bir sıkıntı yaşatmadan abonelerimizle bu dönemi geçirmiş olacağız. Akçay Barajı, 2021 yılında devreye alınmıştı ve 2022 yılında yüzde 100 doluluk oranına ulaşmıştı. Baraj, 2022 yılından bu yana ilk defa 2026 yılında doluluk oranına ulaşıp taşma seviyesine geldi" diye konuştu.



























Ehliyet yenilemede yeni dönem: O yaştakiler iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek

Ehliyetlere ilişkin yeni düzenlemeyle birlikte ileri yaştaki sürücüler için sağlık kontrolü ve belge yenileme süreçlerinin sıklaştırılması planlanıyor. Buna göre 65 yaş üstü sürücüler üç yılda bir, 80 yaşını aşan yurttaşlar ise iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek ehliyetlerini yenileyecek

14.05.2026 12:13:00
Haber Merkezi
Ehliyet yenilemede yeni dönem: O yaştakiler iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek
Ehliyet yenilemede yeni dönem: O yaştakiler iki yılda bir sağlık kontrolünden geçerek
Milyonlarca sürücüyü yakından ilgilendiren ehliyet düzenlemeleri, özellikle belirli yaş grupları için getirilen yeni kriterlerle gündemdeki yerini koruyor. Gazete Pencere'nin haberine göre; 80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara yönelik sağlık kontrolü ve sürüş yeterliliği şartlarında güncelleme yapılması planlanıyor.

Ehliyet sahipleri için yapılan düzenlemeye göre belli yaşı aşan sürücüler için yenileme süreçlerine yeni kurallar eklendi. Yaşı gelen sürücülerin belirli zaman aralıklarıyla sağlık kontrollerinden geçerek sürücü belgelerini yenileyebilecek.

Gelen son bilgilere göre 65 yaşını dolduran bireyler için ehliyet yenileme süreci daha sık hale geliyor.

Bu yaş grubundaki sürücülerin her üç yılda bir sağlık kontrolünden geçerek belgelerini yenilemeleri gerekecek

Daha ileri yaş grubundaki vatandaşlar için ise bu süre daha da kısalıyor. 80 yaşını aşan sürücüler için ehliyet yenileme aralığı iki yıla indiriliyor.

Bu uygulama yaş ilerledikçe artan sağlık risklerinin trafikte yaratabileceği tehlikeleri en aza indirme amacı taşıyor.

Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... 2 milyar dolarlık nitelikli dolandırıcılık

Adana merkezli "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" soruşturmasında 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 200 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, futbol yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı da sabah saatlerinde evinde gözaltına alındı

14.05.2026 12:09:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... 2 milyar dolarlık nitelikli dolandırıcılık
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı... 2 milyar dolarlık nitelikli dolandırıcılık
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada, 200 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi

Gözaltına alınanlar arasında futbol yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı da yer aldı. Kütahyalı, bu sabah 06.30 sularında ikametgahında gözaltına alındı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada, 200 zanlı hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.

Gürlek, sosyal medya hesabındaki açıklamasında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 21 ilde 200 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla, milletin huzuruna ve ekonomiye kasteden katmanlı suç organizasyonuna ağır darbe indirildiğini vurguladı.

Bahis soruşturmasında trajikomik detay: Canlı yayında destekledi şimdi aranıyor... 'Roktradumus' nasıl çuvalladıBahis soruşturmasında trajikomik detay: Canlı yayında destekledi şimdi aranıyor... 'Roktradumus' nasıl çuvalladı

"ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ"
Bakan Gürlek, şunları kaydetti:

"Mali Suçları Araştırma Kurulu raporları, teknik ve fiziki takip çalışmalarıyla elde edilen deliller neticesinde, yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edilmesi, yürütülen mücadelenin boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Adalet, İçişleri ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımızın omuz omuza, büyük bir eş güdüm içinde sergilediği kararlı duruş, finansal suç örgütlerine ve yasa dışı bahis şebekelerine karşı asla taviz vermeyeceğimizin en net göstergesidir. Bu sabırla ve büyük bir dikkatle yürütülen operasyon dolayısıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın alın terini ve geleceğini hedef alan her türlü suç yapısıyla mücadelemizi, aynı sarsılmaz iradeyle sürdüreceğiz."

OPERASYONDAN DETAYLAR
Yeni Şafak muhabiri Burak Doğan'ın aktardığına göre, soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilenler arasında üç banka yöneticisi, sekiz polis memuru ve dört avukatın da bulunduğu öğrenildi. Dosyada, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirin finansal sistem içinde aklandığı iddiası üzerinde duruluyor.

Operasyonun mali ayağında da dikkat çeken kararlar alındı. Üç elektronik para ödeme kuruluşu, Adana'da faaliyet gösteren üç kuyumcu ve bir döviz bürosuna kayyım atandı. Şüpheli kişi ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve üç tekneye el koyma tedbiri uygulandı.

Soruşturmada ayrıca yasa dışı bahis ve kumar içerikli 8 bin 500 internet sitesi hakkında erişim engeli kararı verildiği belirtildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasında dosyada yaklaşık 100 milyar TL ve iki milyar dolar seviyesinde suç gelirinin finansal sistem içerisinde aklandığının tespit edildiği ifade edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.