logo
08 AĞUSTOS 2026

Demokrasiler birbirine neden silah doğrultmuyor?

Uluslararası ilişkiler teorileri arasında belki de en çok tartışılan ve üzerine en çok mürekkep akıtılan tezlerden biri Demokratik Barış Teorisi

16.06.2026 00:06:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Demokrasiler birbirine neden silah doğrultmuyor?
Demokrasiler birbirine neden silah doğrultmuyor?
Uluslararası ilişkiler teorileri arasında belki de en çok tartışılan ve üzerine en çok mürekkep akıtılan tezlerden biri Demokratik Barış Teorisi.

Kökenleri ünlü filozof Immanuel Kant'ın 1795 tarihli "Ebedi Barış" felsefesine kadar uzanan bu teori, modern dünyada şu çarpıcı iddiayı ortaya atıyor: Demokrasiler, diğer demokrasilerle savaşmaz.

Peki, bu iddia sadece romantik bir temenni mi, yoksa tarihsel verilere dayanan sert bir gerçeklik mi? Dünyanın dört bir yanında jeopolitik fay hatlarının hareketlendiği günümüzde, bu sorunun cevabı küresel güvenliğin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.







Teorinin İki Temel Sütunu: Neden Savaşmıyorlar?

Siyaset bilimciler, demokrasilerin kendi aralarında barışçıl kalmalarını iki ana mekanizmayla açıklıyor:

Kurumsal Mekanizma (Yapısal Nedenler): Otokratik liderler, halka hesap vermeden tek bir gecede savaş kararı alabilirler. Ancak demokrasilerde süreç böyle işlemez. Güçler ayrılığı, özgür medya, kamuoyu baskısı ve yaklaşan seçimler, liderlerin elini kolunu bağlar.







Savaşın maliyetini (ekonomik yıkım, can kayıpları) doğrudan sandıkta oy verecek olan halk ödeyeceği için, demokratik hükümetler savaşa girmekte çok daha temkinli davranır.

Normatif Mekanizma (Kültürel Nedenler): Demokratik ülkeler, iç siyasi krizleri uzlaşı, hukuk ve diyalog yoluyla çözmeye alışıktır. Bu kültürü uluslararası ilişkilere de taşırlar.

Bir demokrasi, karşısındaki diğer ülkenin de benzer hukuki değerlere ve barışçıl niyetlere sahip olduğunu bildiği için ona karşı "güvenlik ikilemi" (şüphe ve korku) beslemez.







Büyük Tartışma: Madalyonun Diğer Yüzü

Teori ilk bakışta çok güçlü görünse de eleştirmenler (özellikle Realist okulun temsilcileri) bu tezin ciddi açıklar barındırdığını savunuyor. İşte teoriyi sarsan temel eleştiriler:

1. "Demokrasi" Tanımı Esnetiliyor mu?

Eleştirmenlere göre, teoriyi ayakta tutabilmek için tarihsel olarak demokrasilerin karşı karşıya geldiği savaşlar görmezden geliniyor ya da ülkelerin "demokratiklik" seviyesi tartışmaya açılıyor.

Örneğin; 1812 Savaşı (ABD ve İngiltere), Amerikan İç Savaşı (Kuzey-Güney) veya 1999 Kargil Savaşı (Hindistan ve Pakistan) gibi örnekler, teorinin mutlak olmadığını savunanlar tarafından sıkça öne sürülüyor.







2. Geçiş Dönemi Tehlikesi

Siyaset bilimciler Edward Mansfield ve Jack Snyder'ın araştırmaları, en tehlikeli dönemlerin demokratikleşme sancıları çeken geçiş dönemi devletleri olduğunu gösteriyor. Kurumları henüz oturmamış, milliyetçi rüzgarların kolayca manipüle edilebildiği yeni demokrasiler, otokrasilerden bile daha saldırgan olabiliyor.

3. Neden Savaş Değil de Çıkarlar mı?

Realistlere göre demokrasilerin birbiriyle savaşmamasının sebebi rejim biçimleri değil, ortak stratejik çıkarlar ve ittifaklardır. Soğuk Savaş boyunca Batı demokrasilerinin birbirine silah çekmemesinin asıl nedeni, hepsinin Sovyetler Birliği gibi ortak bir tehdide karşı (NATO çatısı altında) birleşmiş olmasıydı. Yani barışı sağlayan şey demokrasi değil, güç dengesiydi.







Sonuç: Mutlak Bir Kanun Değil, Güçlü Bir Eğilim

Demokratik Barış Teorisi, fizikteki yerçekimi kanunu gibi kusursuz ve mutlak bir doğa yasası değildir. Ancak modern tarih, kökleşmiş demokrasilerin birbirleriyle topyekün bir savaşa girmekten kaçındığını istatistiksel olarak doğruluyor.

Günümüzde otoriter rejimlerin yükselişi ve küresel güç dengelerinin değişimi göz önüne alındığında, teorinin geleceği de büyük bir sınavdan geçiyor. Demokrasilerin kendi aralarındaki barışı koruyup koruyamayacağını, rejimlerin gücü kadar, liderlerin jeopolitik hırsları ve küresel ekonomik bağımlılıklar belirleyecek.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.