logo
24 HAZİRAN 2026

Demokrasiler birbirine neden silah doğrultmuyor?

Uluslararası ilişkiler teorileri arasında belki de en çok tartışılan ve üzerine en çok mürekkep akıtılan tezlerden biri Demokratik Barış Teorisi

16.06.2026 00:06:00
Abdülkadir Gündoğdu
Demokrasiler birbirine neden silah doğrultmuyor?
Demokrasiler birbirine neden silah doğrultmuyor?
Uluslararası ilişkiler teorileri arasında belki de en çok tartışılan ve üzerine en çok mürekkep akıtılan tezlerden biri Demokratik Barış Teorisi.

Kökenleri ünlü filozof Immanuel Kant'ın 1795 tarihli "Ebedi Barış" felsefesine kadar uzanan bu teori, modern dünyada şu çarpıcı iddiayı ortaya atıyor: Demokrasiler, diğer demokrasilerle savaşmaz.

Peki, bu iddia sadece romantik bir temenni mi, yoksa tarihsel verilere dayanan sert bir gerçeklik mi? Dünyanın dört bir yanında jeopolitik fay hatlarının hareketlendiği günümüzde, bu sorunun cevabı küresel güvenliğin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.







Teorinin İki Temel Sütunu: Neden Savaşmıyorlar?

Siyaset bilimciler, demokrasilerin kendi aralarında barışçıl kalmalarını iki ana mekanizmayla açıklıyor:

Kurumsal Mekanizma (Yapısal Nedenler): Otokratik liderler, halka hesap vermeden tek bir gecede savaş kararı alabilirler. Ancak demokrasilerde süreç böyle işlemez. Güçler ayrılığı, özgür medya, kamuoyu baskısı ve yaklaşan seçimler, liderlerin elini kolunu bağlar.







Savaşın maliyetini (ekonomik yıkım, can kayıpları) doğrudan sandıkta oy verecek olan halk ödeyeceği için, demokratik hükümetler savaşa girmekte çok daha temkinli davranır.

Normatif Mekanizma (Kültürel Nedenler): Demokratik ülkeler, iç siyasi krizleri uzlaşı, hukuk ve diyalog yoluyla çözmeye alışıktır. Bu kültürü uluslararası ilişkilere de taşırlar.

Bir demokrasi, karşısındaki diğer ülkenin de benzer hukuki değerlere ve barışçıl niyetlere sahip olduğunu bildiği için ona karşı "güvenlik ikilemi" (şüphe ve korku) beslemez.







Büyük Tartışma: Madalyonun Diğer Yüzü

Teori ilk bakışta çok güçlü görünse de eleştirmenler (özellikle Realist okulun temsilcileri) bu tezin ciddi açıklar barındırdığını savunuyor. İşte teoriyi sarsan temel eleştiriler:

1. "Demokrasi" Tanımı Esnetiliyor mu?

Eleştirmenlere göre, teoriyi ayakta tutabilmek için tarihsel olarak demokrasilerin karşı karşıya geldiği savaşlar görmezden geliniyor ya da ülkelerin "demokratiklik" seviyesi tartışmaya açılıyor.

Örneğin; 1812 Savaşı (ABD ve İngiltere), Amerikan İç Savaşı (Kuzey-Güney) veya 1999 Kargil Savaşı (Hindistan ve Pakistan) gibi örnekler, teorinin mutlak olmadığını savunanlar tarafından sıkça öne sürülüyor.







2. Geçiş Dönemi Tehlikesi

Siyaset bilimciler Edward Mansfield ve Jack Snyder'ın araştırmaları, en tehlikeli dönemlerin demokratikleşme sancıları çeken geçiş dönemi devletleri olduğunu gösteriyor. Kurumları henüz oturmamış, milliyetçi rüzgarların kolayca manipüle edilebildiği yeni demokrasiler, otokrasilerden bile daha saldırgan olabiliyor.

3. Neden Savaş Değil de Çıkarlar mı?

Realistlere göre demokrasilerin birbiriyle savaşmamasının sebebi rejim biçimleri değil, ortak stratejik çıkarlar ve ittifaklardır. Soğuk Savaş boyunca Batı demokrasilerinin birbirine silah çekmemesinin asıl nedeni, hepsinin Sovyetler Birliği gibi ortak bir tehdide karşı (NATO çatısı altında) birleşmiş olmasıydı. Yani barışı sağlayan şey demokrasi değil, güç dengesiydi.







Sonuç: Mutlak Bir Kanun Değil, Güçlü Bir Eğilim

Demokratik Barış Teorisi, fizikteki yerçekimi kanunu gibi kusursuz ve mutlak bir doğa yasası değildir. Ancak modern tarih, kökleşmiş demokrasilerin birbirleriyle topyekün bir savaşa girmekten kaçındığını istatistiksel olarak doğruluyor.

Günümüzde otoriter rejimlerin yükselişi ve küresel güç dengelerinin değişimi göz önüne alındığında, teorinin geleceği de büyük bir sınavdan geçiyor. Demokrasilerin kendi aralarındaki barışı koruyup koruyamayacağını, rejimlerin gücü kadar, liderlerin jeopolitik hırsları ve küresel ekonomik bağımlılıklar belirleyecek.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.