logo
10 EYLÜL 2026

“Deprem eğitimi verilmedi, bilgi aktarıldı”

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin 20. yılında, İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Depreminde 20. Yıl: Bellek, Yapılanma, Gelecek” çalıştay serisinin ikinci toplantısında, olası bir depreme karşı yeterince hazırlanılmadığına dikkat çekildi

14.08.2019 00:00:00
 
“Deprem eğitimi verilmedi, bilgi aktarıldı”
“Deprem eğitimi verilmedi, bilgi aktarıldı”
İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı ve Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE), "Türkiye'nin Depreminde 20. Yıl: Bellek, Yapılanma, Gelecek" başlıklı çalıştay serisinin ikincisini düzenledi.

Birçok kurum ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşen çalıştayın açılış konuşmasını yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Program Direktörü Prof. Dr. A. Tamer Aker, depreme yönelik çalışmaların afetlerle canlandığını sonrasında ise unutulduğunu vurguladı.

Türkiye'de sürdürülebilir bir çalışma ve bilgi birikiminin olmadığını belirten Prof. Dr. Aker; "Alanda farklı disiplinlerin bir araya gelmesi gerekiyor. Buna ek olarak gördüğümüz sorunlardan biri özgüven eksikliği. Ülkemizdeki uzmanlarımızın çoğu yaptıkları işin önemini ve kendilerinin değerini bilmiyor. Travma ve afet çalışmaları alanında somut adımlar atabilmek için yapılan çalışmaların duyurulması, multidisipliner bir çalışmayla kanıta dayalı bilimsel bilgi birikiminin oluşması gerekiyor. Yalnızca üniversiteler değil tüm kamu ve sivil toplumu iş birliği havuzuna toplamak şart. Literatür anlamında bile ortak bir dile sahip değiliz" dedi.

Lisans ve lisansüstü eğitimlerin mutlaka yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Aker, üniversiteye kadar olan süreçte ise afet bilincinin tüm öğrenci ve velilere aktarılması gerektiğini söyledi.

"Eğitim verilmedi, bilgi aktarıldı"

Çalıştayda söz alan isimlerden Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Şimşek ise 1999 depremini doğrudan yaşayan kurum ve kişilerin değiştiğine vurgu yaptı.

Depremden sonra üniversitelerde gerekli derslerin konulduğunu fakat eğitimin niteliğine ilişkin sorunlar olduğunu belirten Prof. Dr. Şimşek konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Afet bölgesi olduğumuz için birçok bölüm açıldı ve doktora programları düzenlendi. Ancak eğitimin niteliği göz ardı edildi. Eğitim bir davranış değişikliğidir. Tek yönlü bir bilgi aktarımı ötesinde davranış değişikliği, yani edinilen bilginin davranışa dönüşümü önemlidir."

Prof. Dr. Şimşek afet sonrasında yapılan psikososyal müdahalelerde triyajın önemli olduğunu belirttiği konuşmasında, bireysel müdahalelerin ötesinde topluma dayalı, toplumsal güçlenmeyi destekleyen yaklaşımların unutulmaması gerektiğini vurguladı.

A. SAFA TERZİ / İSTANBUL



YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu

10.09.2026 14:11:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen davada Özel'in üç ayrı açıklaması için 800 bin lira tazminat ödemesine karar verildi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Aydın şu ifadeleri kullandı:

"Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi, bugünkü duruşmada, Özgür Özel'in Marmara Cezaevi çıkışında 13.08.2025 tarihinde yapmış olduğu konuşması nedeniyle 200.000 TL, 13.08.2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlemiş olduğu ve İstanbul Bayrampaşa'da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi'nde yaptığı konuşma nedeniyle 300.000 TL ve 18.08.2025 tarihinde Aydın'da yapmış olduğu miting konuşması nedeniyle 300.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir."

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
Özel 13 Ağustos 2025'te Silivri Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun "Ya içeriye tıkıl ya AK Parti'ye katıl" tehdidiyle AKP'ye geçmeye zorlandığını ifade etmişti. Erdoğan'a seslenen Özel, "Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?" ifadelerini kullanmıştı.

Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı

Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Kaya’nın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi

10.09.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı
 Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı
Tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Kaya'nın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya'nın da bulunduğu 13 kişi, 6 Şubat'ta tutuklanmıştı.

Ali Kaya'nın tüm uyuşturucu testleri negatif çıkmış, savcılık, Kaya hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı.

Ali Kaya, tutukluluğunun yedinci ayında hâkim karşısına çıktı. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, Kaya'nın tutukluluk halinin devamı için yeterli şüphe bulunmadığına hükmetti. Mahkeme, Ali Kaya'nın yurt dışı çıkış yasağı uygulanmak şartıyla tahliyesine karar verdi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheli işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

10.09.2026 12:00:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 10 şüpheli adliyeye sevk edildi
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı.

Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sonra erdi.

Şüpheliler, Silivri Adliyesine sevk edildi.

Ahbap Derneği soruşturmasında 45 şüpheli adliyede

"Ahbap Derneği" soruşturması kapsamında başlatılan beşinci dalga operasyonda gözaltına alınan 45 şüpheli adliyeye sevk edildi

10.09.2026 11:20:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 45 şüpheli adliyede
Ahbap Derneği soruşturmasında 45 şüpheli adliyede

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında başlatılan beşinci dalga operasyonda gözaltına alınan 45 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar suç örgütü" soruşturması kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 45 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

Ne olmuştu?

Soruşturma kapsamında, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların akıbetine ilişkin inceleme başlatılmış, Başsavcılık, İçişleri Bakanlığının müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin envanter ve mali kayıtları, banka hareketleri, şüpheli ifadeleri ve diğer delillerin incelenmesi sonucu, İzmit'teki depolarda depremzedeler için toplanan çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye ürünlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda malzemenin çürümeye terk edildiğinin belirlendiğini açıklamıştı.

Soruşturmada, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar liralık kısmının harcandığı tespit edilmişti.

Toplanan bağışların 950 milyon liralık bölümünün 13 Şubat-25 Mayıs 2023 tarihlerinde nakit çekildiği, işlemlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu, 2 milyar liranın üzerindeki tutarın konut projelerinde, 1 milyar liranın üzerindeki kısmın ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı bildirilmişti.

Başsavcılık, konut ve okul harcamalarının TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyetince, mal ve hizmet alımlarının ise ayrı bir bilirkişi heyetince incelendiğini duyurmuştu.

Soruşturmada ayrıca, dernekle organik üyelik bağı veya muhasebe ilişkisi bulunan bazı şüpheliler tarafından nakliye şirketi kurularak deprem yardımlarının taşınmasından şahsi menfaat elde edildiğine ve kamu kurumlarına teslim edildiği belirtilen yardımların bir bölümünün faturalardaki miktarlardan eksik olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığı belirtilmişti.

Bu tespitler üzerine 53 şüpheliyi kapsayan beşinci dalga operasyonu düzenlenmiş, 45 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Dava bugün başlıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak

10.09.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dava bugün başlıyor
Dava bugün başlıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Mehmet Akif Suç Örgütüne' yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanığın yargılanmasına bugün başlanacak.

'Çoklu cinsel birliktelik', 'uyuşturucu' suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen ve liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen 'Mehmet Akif Suç Örgütü' davasının ilk celsesi bugün görülecek. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek olan duruşmada, aralarında Ersoy'un da bulunduğu 7 sanık ilk kez hakim karşısına çıkacak. Bugün başlanacak davada, sanıkların savunmalarının alınması bekleniyor. Duruşma, ilerleyen saatlerde başlayacak.

İddianameden:

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 11 kadın, mağdur olarak yer aldı. İddianamede Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise şüpheli olarak yer aldı. 11 eylemin yer aldığı 96 sayfalık iddianamede 2 Kasım 2025 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarda Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıklarını, Mehmet Akif Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak, kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları şeklindeki ihbara istinaden Mehmet Akif Suç Örgütü'ne yönelik soruşturma işlemlerine başlanıldığı kaydedildi.

"Cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandı"

Eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği belirtilen iddianamede, örgüt lideri Mehmet Akif'in arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleri ile sıkça uyuşturucu madde partileri düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı belirtildi.

"Doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak mağdurların çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladılar"

Mehmet Akif Ersoy'un normalin dışında bir cinsel yaşantısının olduğu, mağdurlarla ve örgüt üyeleri ile birlikte çoklu ilişkiye girdiği, çevresindekileri de bu ilişkilerin tarafı olarak kullandığı, örgüt üyelerinin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları bu ilişkinin tarafı haline getirdikleri iddianamede kaydedildi. Şüphelilerin düzenlemiş oldukları partilerde önce uyuşturucu madde kullanımı yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledikleri, ardından da doğruluk mu cesaretlik mi oyununu oynayarak oyun içerisinde cinsel içerikli sorularla ve isteklerle mağdurların tepkilerini ölçerek çoklu cinsel ilişkiye girmelerini sağladıkları belirtildi.

"Şüpheliler işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla mağdurlara kokain sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledi"

11 eylemin yer aldığı iddianamenin değerlendirme kısmında şüpheliler Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in tam bir işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla, Mehmet Akif Ersoy liderliğinde suç örgütü kurdukları ve bu kapsamda mağdurlara kokain maddesi sağlayarak karar alma süreçlerini etkiledikleri belirtildi

İddianamede, şüpheli Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonu üzerinde yapılan incelemede şüpheli Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olarak verilerin elde edilmesi üzerine Cebeci, Savcı ve Saran hakkında ayırma kararı verilerek ayrı bir soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

286 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında 'suç örgütü kurma ve yönetme', 11 kez 'nitelikli cinsel saldırı', 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' ve 'uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma' suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

09.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
Gürcistan'dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı.

Gürcistan'ın Batum kentinden havalandığı öğrenilen Aerospool WT-9 Dynamic tipi iki kişilik hafif spor uçak, bugün öğle saatlerinde Rize'nin Pazar ilçesi Melyat mevkii açıklarında denize acil iniş yaptı.

Uçakta bulunan 2 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, uçağa ulaşmak için çalışma başlatıldı.

Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak

Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak

09.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak
 Türkiye, son dönemde yaşlı nüfusta görülen artış oranlarını ve gelişmelerin sosyal güvenlik dengesine etkilerini dikkate alarak "uzun dönemli bakım sigortası" başta olmak üzere çeşitli uygulamaları sisteme uyarlayacak
Türkiye artan yaşlı nüfus konusuna ilişkin yeni uygulamalar devreye koyuyor. Artan yaşlı nüfus için "uzun dönemli bakım sigortası" kullanıma sokulacak.

Türkiye'de nüfus yaşlanıyor
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, ülkede 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı da yüzde 11,1'e çıktı.
Ülkedeki yaşlı nüfus 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken toplam nüfus içindeki oranı yüzde 9,5'ti.
Geçen yıl sonu itibarıyla yaşlı nüfusun yüzde 62,9'u 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'u 75-84 yaş kategorisinde yer alıyor. 85 ve daha üzeri yaş grubundaki nüfus yüzde 7,8'lik kesimi oluşturuyor.
Türkiye'de 100 yaş ve üzerinde 8 bini aşkın insan yaşıyor.

Uzun dönemli bakım sigortası geliyor
Devlet bu göstergeleri ve doğurganlıktaki düşüş eğilimini de dikkate alarak sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğini sağlayacak adımlar atılmasını kararlaştırdı.

OVP'ye kondu
Bu kapsamda, "uzun dönemli bakım sigortası", 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) konuldu. İlgili bakanlıkların ortak çalışmasıyla uygulamaya dönük altyapı oluşturulacak. Yaşlılık ve kronik rahatsızlıklar nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini tek başına gerçekleştiremeyen kişilere evde ya da kurumlarda sağlanan bakım desteğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetleri, süreklilik arz eden hizmetler haline getirilecek. Uzaktan sağlık hizmetleriyle bütünleşik bir yapı hedefleniyor.
Böylece, artan yaşlı bağımlılık oranı ve aileler üzerindeki bakım yükü hafifletilmiş olacak.

Sağlık Market uygulaması
Ayrıca, Sağlık Market uygulaması daha fazla ilaç ve medikal malzemeyi kapsayacak şekilde genişletilerek tedarik zinciri güçlendirilecek. Üniversite hastanelerinin yönetim modeli de eğitim, araştırma ve hizmet fonksiyonları bakımından etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulacak. Bu adımların sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğine katkı sağlaması hedefleniyor.

"İstihdamda daha uzun süre kalma" hedefi
Yeni OVP kapsamında, kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemelerin de hayata geçirilmesi planlanıyor.
Sosyal güvenlik sisteminin fiili ve yasal kapsamının genişletilmesi, kapsamda yer almayan grupların sisteme girişlerinin sağlanması için farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik uygulamalar geliştirilecek.
İlgili mevzuat, değişen iş gücü piyasası koşullarına ve yeni nesil esnek çalışma biçimlerine daha uyumlu hale getirilecek. Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilecek.
Kurumların bilişim sistemleri güçlendirilerek veri paylaşımı artırılacak ve uzun dönemli mali sürdürülebilirliğe ilişkin göstergeler düzenli olarak izlenecek.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü

09.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü. Elmalı Barajı ise yüzde 68.6 ile en yüksek doluluk oranına sahip baraj oldu.

Barajlardaki doluluk oranları ne?
İSKİ'nin verilerine göre 9 Eylül itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:
Alibey Barajı yüzde 39.11
Büyükçekmece Barajı yüzde 29.35
Darlık Barajı yüzde 59.56
Elmalı Barajı yüzde 68.67
Istrancalar Barajı yüzde 21.43
Kazandere Barajı yüzde 14.66
Pabuçdere Barajı yüzde 5.5
Sazlıdere Barajı yüzde 23.32
Terkos Barajı yüzde 36.04
Ömerli Barajı yüzde 56.71

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı

Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece’de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı

08.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece'de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu büyütüyor: Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya girebilen miktar ne kadar?

Asıl tablo!

İstanbul'da narkotik ekiplerinin Esenyurt ve Küçükçekmece'de düzenlediği operasyon, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelesindeki çarpıcı tabloyu bir kez daha gündeme taşıdı.

İki adres ve bir araca düzenlenen baskınlarda 26 kilo 200 gram metamfetamin ele geçirildi. 3 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen maddenin 4 kilo 950 gramı kristal, 4 kilo 600 gramı kristalleşmeye başlamış sıvı ve 16 kilo 650 gramı sıvı halde bulundu.

Ancak İstanbul'daki bu operasyonu asıl çarpıcı hale getiren, Türkiye genelindeki rakamlar.

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu!

İçişleri Bakanlığı'nın 7 Eylül'de açıkladığı bilançoya göre, son 10 günde 71 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda:

2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu madde 4 milyon 34 bin 459 uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda 894 şüpheli yakalandı.

Bu 10 günlük tablo bile Türkiye'deki uyuşturucu piyasasının boyutunu tartışmaya açmaya yetiyor.

Üstelik bundan birkaç ay önce açıklanan başka bir haftalık bilançoda, 69 ilde sadece 7 günde 1 ton 916 kilo uyuşturucu ve 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirilmiş; 974 şüpheli yakalanmış ve 381 kişi tutuklanmıştı.

Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya ulaşabilen miktar ne kadar?

Bu sorunun cevabı ortaya konulmadan Türkiye'nin uyuşturucu sorununu gerçekten çözdüğümüzü söylemek mümkün değil.

26 kilo metamfetaminin yakalanması haberin sonu değil; Türkiye'nin uyuşturucu ekonomisinin büyüklüğünü sorgulamak için başlangıç noktasıdır.

Çünkü mesele artık sadece uyuşturucu yakalamak değil; Türkiye'nin neden uyuşturucu tacirleri için bu kadar büyük bir pazar haline gelebildiğini açıklamaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.