logo
03 NİSAN 2026

Deprem Korkusu Zihinsel Dengemizi Nasıl Sarsıyor?

Türkiye’de sık yaşanan depremler, sadece yapıları değil, zihinleri de sarsıyor. Deprem anında yaşanan korku, beynin en ilkel savunma mekanizmalarını tetikliyor

11.08.2025 20:25:00
Ahmet Turan Yiğit
Deprem Korkusu Zihinsel Dengemizi Nasıl Sarsıyor?
Deprem Korkusu Zihinsel Dengemizi Nasıl Sarsıyor?
Türkiye'de sık yaşanan depremler, sadece yapıları değil, zihinleri de sarsıyor. Deprem anında yaşanan korku, beynin en ilkel savunma mekanizmalarını tetikliyor: savaş, kaç ya da donakal. Bu refleksler, hayatta kalmak için gerekli olsa da, tehlike geçtikten sonra bile beyinde iz bırakabiliyor. Bazı bireylerde bu durum, "sürekli tehlike" moduna dönüşüyor ve beyin, gerçek bir tehdit olmamasına rağmen alarm durumunu sürdürüyor.
Bu zihinsel alarm hali, kortizol gibi stres hormonlarının salgılanmasını artırıyor. Uzun süreli stres, karar verme, algılama ve hafıza gibi bilişsel işlevleri yavaşlatıyor. Halk arasında "beyin sisi" olarak bilinen bu durum, kişinin gündelik yaşamını sekteye uğratabiliyor. Uyku bozuklukları, aşırı tetikte olma hali, eve girememe, yalnız kalamama gibi belirtiler, deprem korkusunun zihinsel bir travmaya dönüştüğünü gösteriyor.
Korkunun doğası gereği faydalı bir yönü var: dikkatli olmamızı ve hayatta kalmamızı sağlıyor. Ancak orantısız ve sürekli hale geldiğinde, bireyin işlevselliğini bozan bir yük haline geliyor. Deprem sonrası yaşanan bu psikolojik dalgalanma, sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele haline geliyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar gibi hassas gruplar, bu korkunun etkilerini daha derinden hissediyor.
Deprem korkusunu yok etmek değil, yönetmek gerekiyor. Zihinsel hazırlık, afet senaryoları üzerine konuşmak ve güvenli alanlar oluşturmak, beynin tehdit algısını yeniden yapılandırmaya yardımcı olabilir. Çünkü beyin, belirsizlikten korkar; netlik ise sakinleşmenin anahtarıdır.

Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi

Can Holding'e yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

03.04.2026 00:25:00
AA
Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi
Can Holding'e yönelik soruşturmada tutuklanan Kemal Can adli kontrolle tahliye edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Can Holding yetkilileriyle ilgili "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "kurulan örgüte üye olma", "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarına yönelik soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Kemal Can'ın "konutu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.

Soruşturma

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla "nitelikli dolandırıcılık", "vergi kaçakçılığı", "kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması", "suçtan elde edilen gelirlerin aklanması"na yönelik çok yönlü eylemlerin gerçekleştirildiği öne sürülmüştü.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişlerinin yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılarak izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleriyle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia edilmişti.

Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yapıp sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği ileri sürülmüştü.

Ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı "Varlık Barışı Kanunu" kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, gerçekleştirilen bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddiasında bulunulmuştu.

MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda suç örgütünün "nitelikli dolandırıcılık", "kaçakçılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği kaydedilmişti.

Soruşturma kapsamında 121 şirketin mal varlığına el konulmuş ve TMSF kayyum olarak atanmış, 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul Jandarma Komutanlığı ekipleri, düzenledikleri operasyonda aralarında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ'ın da bulunduğu 6 şüpheliyi gözaltına almıştı.

Adliyeye gönderilen ve savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden D.Ç, D.C, M.K. ve K.Ç. "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "kara para aklama" suçlarından, C.C. ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçundan tutuklanmış, şüpheli Tekdağ ise aynı suçlardan "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Hakimlik, D.Ç, D.C, M.K, K.Ç. ve C.C'nin üzerine atılı suçlardan tutuklanmasına, şüpheli Kenan Tekdağ hakkında ise "ev hapsi" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Öte yandan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını yetkisizlik nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Can Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ve "malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.

Soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 25 kişiden Mehmet Remzi Sanver, Mehmet Kenan Tekdağ, Mehmet Sıddık Kaya, Emin Şahin, Nuh Zafer Metin, Serap Özgür, Abdulselam Yıldız, Tuncay Şahin, Adnan Yıldız, Nurettin Paksoy ve Mustafa Şahin, "çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Savcılık, Şenol Akan, Cengiz Bingöl, Arafat Bingöl, Müslüm Çogaç, Betül Can, Zuhal Can, Akın Makaracı, İsmail Kavak, Hakan Kalkan, Mithat Muharremoğlu, Kıyas Mustafaoğulları, Cesur Salık, Barış Karayel ve Berkan Baycan hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasını istemişti.

Sulh ceza hakimliği, 25 şüpheliden 11'inin tutuklanmasına, 11'i hakkında "yurt dışı çıkış yasağı" ve "imza atma", 3 şüpheli hakkında da "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.

Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı

Bursa'da 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı

02.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 02.04.2026 14:49:49
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'da 8 katlı sitede can pazarı
Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesinde 8 katlı sitenin çatı katında çıkan yangın korku dolu anlar yaşattı. Yangında mahsur kalan ve dumandan etkilenen 2 çatı ustası itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın bir saatlik çalışmayla söndürüldü. 

Alınan bilgiye göre, 11.15 sıralarında Millet Mahallesi'nde Andapark sitesinin 8.katındaki çatısında yangın çıktı. Çatı izolasyon tadilatı yapıldığı esnada çıkan yangın kısa sürede büyüdü.



Yangında mahsur kalan bir çatı ustası ile dumandan etkilenen başka bir çalışan için zamanla yarış başladı. Kendini dışarıya atan kişi çatının ucunda kurtarılmayı bekledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 40 metre merdivenli aracı mahsur kalan kişiyi kurtardı. Dumandan da etkilenen başka bir kişiye de 112 ekibi müdahale etti.

Polis ve itfaiye yangının kesin çıkış sebebiyle ilgili soruşturma başlattı.

Fethiye'de tekne battı: 1 ölü

Muğla'nın Fethiye ilçesinde kıyıya çarparak batan teknedeki 1 kişi öldü, 6 kişi kurtarıldı

 

02.04.2026 10:38:00 / Güncelleme: 02.04.2026 13:00:45
Anadolu Ajansı
Fethiye'de tekne battı: 1 ölü
Fethiye'de tekne battı: 1 ölü

Fethiye Ölüdeniz Mahallesi'ndeki Kumburnu Plajı önlerinde kuvvetli rüzgar nedeniyle bir tekne kıyıya sürüklendi.

Teknenin kayalıklara çarparak battığını fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye sahil güvenlik, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timi ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kurtarılan 6 kişiye sağlık ekiplerince müdahale edildi.

Sahil güvenlik dalış ekiplerince denizde, jandarma ekiplerince ise karada arama çalışması yapıldı.

Ekipler tarafından İbrahim Özbek'in (59) cesedine ulaşıldı. Özbek'in cenazesi Fethiye Devlet Hastanesi morguna gönderildi.

Yakıt sızıntısı ihtimali üzerine büyük bölümü suyun içinde bulunan teknenin çevresi bariyerlerle çevrildi. 

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğini ifade eden Çelik, "Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz" dedi

31.03.2026 16:32:00 / Güncelleme: 31.03.2026 16:35:11
İhlas Haber Ajansı
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekleniyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hafta sonuna kadar ülkenin tamamında yağışlar bekliyoruz"

Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde yeni bir yağışlı sisteme girileceğine değinen Çelik, "Bununla birlikte bu sistemle birlikte çarşamba günü için batı bölgelerde yağış var. Bu yağışlar özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli şekilde görülecek. Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü için ülkenin tamamında yağış var. Pazar günü de sadece en batı bölgelerde artık yağış azalıyor. Bu yüzden önümüzdeki 5 gün boyunca diyebilirim çarşamba günü batı bölgelerde ama Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü için ülkenin tamamında aralıklarla yağış bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Yağışlı sistemle beraber sıcaklıkların artacağını ifade eden Çelik, sıcaklıkların mevsim normalleri civarı ve yer yer birkaç derece üzerine çıkacağını ifade etti. Sıcaklarda önemli bir değişiklik beklemediklerini belirtti.

"Batı ve Güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında kuvvetli yağışlar göreceğiz"

Yağışlı sistemin özellikle batı ve güney bölgelerde etkili olacağını ifade eden Çelik, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Çarşamba günü için özellikle Güney Ege ve Batı Akdeniz'de kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli yağışlar göreceğiz. Perşembe ve Cuma günü ise yine batı ve güney bölgelerimizin hemen hemen tamamında yer yer kuvvetli yağışlar göreceğiz. Ülkenin tamamında yağışlar göreceğiz dedik. Bu yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde ancak rakım özellikle 1500-1600 metrenin üzerinde olan yerlerde yine karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde görülebilir. Yani genellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde rakım yüksek olan yerlerde bir de Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusunda yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlarını göreceğiz."

Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, özellikle Çarşamba günü için Ege ve Batı Akdeniz bölgesinde ani sel ve su baskını ihtimali olduğunu, Perşembe ve Cuma günü ise Marmara'nın doğusu Ege, Akdeniz ve Batı Karadeniz'de kuvvetli yağışların görüleceğini belirtti.

"Üç Büyükşehrimiz için kuvvetli yağış bekliyoruz"

Üç Büyükşehir için beklenen hava durumuna ilişkin konuşan Çelik, "Önümüzdeki 3 gün yani Çarşamba, Perşembe ve Cuma günü için sağanak yağışı bekliyoruz. Ankara ve İstanbul'da en yüksek sıcaklıklar 16-17 derece civarında seriliyor. İzmir'de ise 17-19 derece bandında serilecek. İzmir'de özellikle Çarşamba ve Perşembe günü için gerçekleşecek sağanak yağışların yer yer kuvvetli olmasını bekliyoruz" dedi.

Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi

Mersin'in en önemli yaylaları arasında yer alan Fındıkpınarı'ndaki yoğun yağış sonrası meydana gelen heyelandaki hasarın boyutu havadan görüntülenirken, 25'i ağır hasarlı yaklaşık 100 hanenin zarar gördüğü bölgedeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi

31.03.2026 12:44:00 / Güncelleme: 31.03.2026 12:48:09
İHA
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Merkez Mezitli ilçesine bağlı Fındıkpınarı Mahallesi'nde Fetilli mevkiinde yaklaşık 56 bin metrekarelik alanda meydana gelen heyelanda 100'e yakın hane zarar görürken, 25 hanenin ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Bölgeye giden Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer incelemelerde bulunurken, Mersin Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.



Bölgede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tuncer, geçmiş olsun dileklerini ileterek mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli tüm adımların atıldığını ifade etti. Evlerinde kalamayan vatandaşlar için geçici barınma çözümlerine yönelik çalışmaların da başlatıldığı öğrenildi. Kış mevsimi nedeniyle bölgede nüfusun az olması ise muhtemel bir can kaybının yaşanmamasında etkili oldu.



"Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız"

Heyelan bölgesinde açıklamalarda bulunan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "Yoğun yağışların ardından Fındıkpınarı Mahallemizde ciddi bir heyelan meydana geldi. İlk andan itibaren ekiplerimizle birlikte sahadayız. İlgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği. Hasar gören hanelerle ilgili gerekli tespitler yapılıyor, barınma sorunu yaşayan hemşehrilerimiz için de hızlıca çözüm üretiyoruz. Çok şükür ki herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Yer hareketliliği devam ettiği için süreci dikkatle takip ediyoruz. Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız" dedi.



Yetkililer, bölgedeki risk durumuna göre yeni tedbirlerin alınabileceğini belirtirken, vatandaşların resmî uyarıları dikkate almaları istendi.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.