logo
08 AĞUSTOS 2026

Devlet, milleti için vardır

Sosyal Devlet / Milli Devlet Tezi, 21. yüzyılda şahit olduğumuz bütün bu olumsuzluklara rağmen insanlığa, içinde bulunduğu durumun kaçınılmaz bir son olmadığını; aksine bütün bu olumsuzluklara son vermenin yine insanlığın kendi elinde olduğunu göstermektedir

01.06.2026 00:50:00
Haber Merkezi
 
Devlet, milleti için vardır
Devlet, milleti için vardır
Sosyal Devlet / Milli Devlet Tezi, 21. yüzyılda şahit olduğumuz bütün bu olumsuzluklara rağmen insanlığa, içinde bulunduğu durumun kaçınılmaz bir son olmadığını; aksine bütün bu olumsuzluklara son vermenin yine insanlığın kendi elinde olduğunu göstermektedir.

Milli Devlet Tezi, devletlerin, herhangi bir dış güce veya dış ülkeye bağlı–bağımlı olmaksızın kendi ayakları üzerinde durabileceğini göstermektedir. Bu tez, kendi kendine yeten bir kalkınmayı ve sürekli büyümeyi hayata geçiren Milli Ekonomi Modeli ile devletlerin siyasi olarak bağımsız olabileceklerini herkese göstermektedir.







İnsana bakışı kökten değiştiren Milli Devlet Tezi, her insanın doğuştan gelen hakları bulunduğunu, devletin gayesinin de bu hakları vatandaşlarına yaşatmak olduğunu ifade etmekte ve projelendirmektedir. 'İnsan için devlet' kavramı, hem devletin sorumluluklarını hem de yetki sınırlarını belirlemektedir.

İnsanın doğuştan gelen haklarını sağlamakla mükellef olan Milli Devlet, bireylerin her türlü sosyal güvenliğinden sorumlu olduğu gibi, onlara iş ve aş bulmakla da mükelleftir.

Bireylerin haklarını onlara yaşatma vazifesini yerine getiremediği takdirde devlete hukuki sorumluluk yükleyen Milli Devlet anlayışı, var olan hukuk sistemlerindeki bakış açısını da temelden değiştirmektedir.

Milli Ekonomi Modeli'nin hayata geçirilmesi, sadece ekonomi sahasında değil; aynı zamanda insanların düşünce sisteminde de büyük bir devrim yapmaktadır. Özgürlük kavramını bu çerçevede yeniden yorumlayan Milli Devlet Tezi, bireylerin tercihlerinin önündeki engelleri kaldırmaktadır.







Model, işçi ile işveren arasındaki çatışmaya son verirken, faizsiz olarak verilen proje mukabili krediler ile işçi olmayı bir tercih meselesi haline getirmektedir. Aynı şekilde üniversiteye giriş sınavı kaldırılarak, yüksek öğrenim hakkı, bireylerin tercihlerine bırakılmaktadır.

Gerçek özgürlüğün bireylerin haklarının önündeki engelleri kaldırmakta olduğunu ortaya koyan Milli Devlet Tezi, bu sayede sosyal adaletin de oluşmasını sağlamaktadır.

Milli Devlet anlayışında millet ile devlet birbirinden ayrı veya birbiri ile çatışan iki unsur değildir. Aksine millet devlet beraberliği, bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir.

Asker–sivil çatışmasından değil, aksine asker ve sivilin uyumundan, birlik ve beraberliğinden bahseden Milli Devlet yaklaşımı, ülkelerin bekası için gerek dış gerekse iç politikaların üretilmesinde ortak hareket edilmesinin esas olduğunu belirtmektedir.







Bu bağlamda devlet politikaları, günlük politikaların üzerinde olmakla birlikte; devleti oluşturan bütün kurumların iş birliği ile asker–sivil birlikteliğinin oluşturduğu sinerji ile şekillenmelidir.

Böylece Milli Devlet, milletine ait bütün değerlerin yaşatılması için çalışırken; millet de gerektiğinde böyle bir devletin yaşatılması için canını dahi vermeye hazır olmalıdır.

Bireylerin inançlarının güvencesi olan laiklik, hem din ve devlet işlerini birbirinden ayırmakta hem de bireylerin inançlarının yaşatılmasını garanti altına almaktadır.

Cumhuriyetin kabulünün ilk döneminde Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, saltanatın yerine yeni bir yönetim biçimi olan Cumhuriyet'i getirirken; saltanatı din biçiminde algılayanlar, yeni yönetimi yani Cumhuriyet'i saltanat karşıtı algılamak yerine din karşıtı olarak algıladılar.







Milli Devlet bu tarihi yanlış algılamayı düzeltmektedir. Saltanatın din olmadığını, dolayısıyla Cumhuriyet'in bir yönetim biçimi olduğunu ve asla din karşıtı olmadığını ortaya koymaktadır.

Devlet milleti için vardır. Din ise, bireylerin inancını göstermektedir.

Toplumların millet olmalarında ortak bir inanca ve ortak bir kültüre sahip olmaları son derece önemlidir. Bu yüzden Lozan görüşmelerinde Atatürk, azınlık tarifini, ancak Gayrimüslimlerdir, esası üzerine oturtmuş; Cumhuriyet'in ilerleyen yıllarında gerçekleştirilen nüfus mübadelesinde, bu ortak inanç olgusunu ölçü kabul etmiştir.







Milletlerin birlik ve beraberliğinde önemli roller üstlenen inancımızın, ülkemizde kavga unsuru haline getirilmesi ne laiklik kavramından ne de dinin özünden kaynaklanmaktadır.

Bu durum, ülkemiz üzerinde hesabı olanların, kimlik değiştirerek içimizde çıkardıkları fitneden başka bir şey değildir.

Değerli dostum Atilla İlhan'ın dediği gibi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletinin inancına son derece saygılı olduğu gibi, dindar kisvesi içerisinde bölücülük yapmak isteyen dış güçlerin misyonerlik faaliyetlerine karşı çıkmıştır.

Milli Devlet anlayışı, işte bu temel bakış açısına sahip olup; devletin bekasını, bireylerin doğuştan gelen haklarının yaşanmasında görmektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.