HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 AĞUSTOS 2022, PAZARTESİ

Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3)

22.06.2021 00:00:00
'Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3)' seslendirme dosyası:

İnsan mutsuzluk ve yalnızlıktan kurtulmak için, oyalanmak için, sanal dünyada kendisine hitap eden veya ilgisini çeken yeni çevreler edinerek, bu çevrelerden oluşan kitlelerin ağ ortamında başkalarının neler yaptığını, kimlerin çevrimiçi olduğunu merak eder ve takip eder. İnsan, bu meraka bağlı olarak sürekli yeniden sosyal ağlara bağlanmanın yollarını ararken, kendini de göstermeye çalışır. Mutsuzluk ve yalnızlığını, sanal dünyada ağa düşen(!) diğer katılımcılarla sanki yarışıyormuş gibi fütursuz paylaşımlarla kendini göstererek, var etmeye çalışarak çözmeye çalışır. Sosyal medyanın en büyük tehlikelerinden biri de bu yarış halidir. 

İnsanlar sürekli kendilerini birilerine beğendirmek için video, fotoğraf ya da bir söz paylaşarak beğeni ve takipçi sayısını artırmak istiyor. Bu da genelde insanlar, özelde gençler arasında sosyal medyada rekabete yol açıyor. Bireyler göz önünde olmak, yani fenomen olabilmek için akıl dışı işler yapmaya çalışarak bazen sağlıklarına bile zarar verebilmekteler. Eğer fenomen olma yolunda başarısız olunursa da psikolojik olarak bunalım, depresyon gibi eğilimler bireylerde gözlene bilmekte. 

Gerçek hayatın zorluklarından, acılarından kurtulmanın ya da sevinçlerin kapısını araladığı düşünülen, çoğu insana göre de bu çok eğlenceli sanal ortamlar, giderek gerçeğin önüne de geçmeye başlıyor. İnsanlar beğenilmek, beğeni almak için gerçekte olduğu gibi değil de olmak istediği gibi kendini gösteriyor. Tabi bu konuda ki paylaşımlarda bazı dijital rötuşlar ve hileler sayesinde olmazlarda olabiliyormuş gibi gösterilebiliyor. Mesela, dijital bir illüzyonla yer elmasını muz olarak, katranı pekmez olarak, suna biliyorlar. Maalesef kişiler sosyal medya sayesinde yapay olan da, doğal olmayan da, gerçek dışı sanal dünyada hazzı, huzuru arıyor. Bazı insanlar neredeyse tüm hayatını sosyal medyaya bağlı olarak geçiriyor. 

Günümüzde mutluluk daha ziyade, oburlukta, gösterişte, kendini övmede, başkalarına göre yüksekte olmakta aranıyor. Sanal dünya da bu işin adeta katalizörü oluyor.

Sanal dünyanın, gerçek hayatın önüne geçebilme gibi bir riski de var. Bir diğer tehlike, gerçek hayattaki sosyal ilişkilerin deformasyonuna da neden olabiliyor olması. Bütün günü sanal dünyada, bilgisayar, tablet, cep telefonu ya da televizyon önün de geçirenlerin özellikle de çocukların, gençlerin diğer insanlarla iletişim kurma sorunları baş gösterebiliyor. Yaşına uygun davranış olgunluğunu gösteremeyen bu kişiler de aynı zamanda davranış bozuklukları da ortaya çıkabiliyor. Mesela cenaze evinde gülen, düğün evinde ağlayan veya insanların niye güldüğünü, niye ağladığını anlayamayan, bulunduğu ortamın duygusunu okuyamayan bireyler meydana geliyor. Her yönden çok sıkıntılı bir durum. 

Davranış geliştirmek çocuğa genetik olarak gelen bir şey değildir. Çocuğun hayatı öğrenmesi, davranış geliştirmesi, olumlu davranış ile olumsuz davranışı ayırt etmesi sosyal hayat içinde kazandığı tecrübeler ile olacaktır.  Özellikle aile ortamı çocukların ilkokulu gibidir. Bura da yalan söylememeyi, paylaşımcı olmayı, sevmeyi, saymayı, duygusal okuryazarlığı, empati kurmayı yani kısaca sonuç olarak, güzel ahlak sahibi olur, terbiye olur, iyi bir insan nasıl olunur onu öğrenir.

Ama eğer dünyanın en ucuz bakıcısı olarak tablet ve bilgisayarı görüyorsak, çocukları bunların karşısında oturtarak bu dijital oyuncaklarla oyalıyorsak, bu çocukların sosyal gelişimlerini anne, baba olarak kendi ellerimizle engellediğimizi fark etmemiz gerekiyor. 

Sosyal gelişim insanın doğası gereği aile ve arkadaş ortamında olur. İnsan, toplum içinde başkası ile yan yana veya karşı karşıya geldiği zaman, münasebette bulunduğu zaman kişidir. İnsan bir başkası olmadan kendi kişiliğini kazanamaz. Ama kapitalist yapı bize gerçek bir beraberliğin olmadığı bir toplumu ve kişiliksizliği teklif ediyor. Maalesef Covit-19, dijital teknoloji, sosyal medya da kapitalizmin bu isteğine tam bir uygulama sahası açtı. Ekmeğine yağ sürdü. 

Çocuklarımızın sosyal gelişimini sağlamada çok etkili olan Okul ve arkadaş ortamı bu pandemi döneminde neredeyse yok gibi. Özellikle gelişim dönemindeki çocuklarımız da ve gençlerimiz de ileri ki zamanlar da hatta şimdiden diğer insanlarla iletişim, sosyal ilişkiler kurma açısından büyük sıkıntılar görülebilir. Mesela, arkadaşlarıyla oynarken uyumsuz olan, eve gelen misafire hoş geldin diyemeyen, sokakta karşılaştığı komşusuna, arkadaşına selam veremeyen, merhaba diyemeyen, amca, teyze, abla, abi vs. nasılsınız diye hatır soramayan gibi sonuçlarla veya daha büyük sıkıntılarla karşılaşmamız bu gidişle çok mümkün görünüyor. Oysaki insan yaradılışı ve yönelişi gereği sevgidir. Bu asrın en önemli gönül insanı, ilim adamı ve mürebbilerinden olan çok muhterem Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın bir medeniyetin özeti olan şu veciz ifadesinde belirttiği gibi "İNSAN GÖNÜLDÜR GÖNÜL". Yani insan eşya değildir, bir obje değildir. İnsan bir başkasına yönelebiliyorsa, sosyal bir varlık olarak yaşadığı toplumun insanlarıyla tasada, kıvançta birlikte olabiliyorsa o kişi,  şahsiyetli bir şekilde bu hayatta vardır. Kişi başkası aracılığıyla kendini tanır ve yalnız başkasında kendini bulur. Bununla birlikte bir kimlik bir şahsiyet kazanır. Hayatın kuralı; insan, insan olana muhtaçtır.

İnsanlar sosyal medyada geçirdikleri vakti boş zamanı değerlendirme olarak savunabiliyorlar. Ama geçirilen zamanın hayatın genelinden çalınarak, özellikle gençlerin geleceğini planlamaları açısından, yetişmeleri ve gelişmeleri bakımından en kıymetli günleri olduğu konusunda ikna edilmeleri gerekiyor.

Gençlerimizin bu en kıymetli günlerini klavye başında, cep telefonunda adeta havanda su döverek bir uyuşturucu bağımlısı gibi geçirmeleri hem kendileri için hem de ülkemiz geleceği için çok büyük bir kayıp olduğu gerçeğini ifade etmemiz gerekiyor. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz sanal dünyanın onlara sunduğu geçici rahatlıklar ve mutluluklara kanıp hayatın onlara sunduğu fırsatları boşa harcamamalı. Gençliğe sahip çıkılarak onlara güçlerinin farkında olmalarını sağlayacak imkânlar verilmelidir. Gençler her konuda güvende olduklarını bilmeli, bunu hissetmeli bunu yaşamalı. Gençlerin hem kendi yararına, hem de aile ve ülkeleri yararına yönelik hayaller kurabilmelerini sağlamalıyız. Gençlerin hayallerini gerçekleştirecek imkân ve destekleri kendilerine cömertçe vermeliyiz. Gençlere gelecek kaygısı yaşatmamalıyız. Çünkü yarınlarımız onlara emanettir.                   

(Devam edecek…)

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Ebu’l-Fazl Celal Abbas (a.s) -1- / 06.08.2022
- Kur’an’ı Kerbela tefsiri ile oku ve yaşa / 01.08.2022
- Önce emniyet önce güvenlik / 31.07.2022
- Dostluğun ispatıdır kurban / 10.07.2022
- Kurbanınız anlamlı olsun ve bayramınız sizi mübarek kılsın / 09.07.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

22.06.2020, 22.06.2019, 22.06.2018, 22.06.2017, 22.06.2016, 22.06.2015, 22.06.2014, 22.06.2013, 22.06.2012, 22.06.2011, 22.06.2010, 22.06.2009, 22.06.2008, 22.06.2007, 22.06.2006, 22.06.2005, 22.06.2004, 22.06.2003, 22.06.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.