Diyalog mevzuu tamamen misyonerliğin bir uzantısıdır
"Dinler arası diyalog fikrinin mimarları buna, 'şartlara uygun misyonerliktir' diyor. Diyalog mevzuu tamamen misyonerliğin bir uzantısıdır. Misyonerlikle netice alamayan Papalık yeni bir taktiğe başvurarak bu çalışmaların içine girmiştir.
04.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





"Dinler arası diyalog fikrinin mimarları buna, 'şartlara uygun misyonerliktir' diyor. Diyalog mevzuu tamamen misyonerliğin bir uzantısıdır. Misyonerlikle netice alamayan Papalık yeni bir taktiğe başvurarak bu çalışmaların içine girmiştir.
Kardeşlerimiz kesinlikle şunu iyi bilsinler ki diyalogdan maksat Hıristiyanlık dünyasındaki insanlarla konuşmak, sohbet etmek, geçinmek filan değildir.
Buradaki maksat, biz onlara, İslam'ı anlatmadan Hıristiyanların dinlerini bize anlatmalarıdır. Yani biz onlara, İslam'ı tebliğ etmeden onların bize, Hıristiyanlığı kabul ettirmelerinin adıdır.

Bunu ben demiyorum, Vatikan Sekretaryası şöyle diyor: "Diyalogdan söz ettiğimizde açıktır ki bu faaliyeti kilise şartları çerçevesinde misyoner amaçla ve İncil'i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz".
Diyaloğu ortaya koyan bu adamlar, diyaloğu böyle tarif ediyorlar. Diyalog onların icadı ve adamlar bunu böyle anlıyorlar. Sen niye başka anlıyorsun. Senin bunu tevil etmen yanlıştır. Niye? Çünkü bu senin icadın değildir. Senin yolun İslam'da tebliğdir.

"Kilisenin bütün faaliyetleri Mesih'in sevgisini ve Mesih'in sözlerini nakletmeye yöneliktir. Bu sebeple diyalog kilisenin İncil'i yayma misyonunun bir parçasıdır"
Kim söylüyor bunu? Vatikan söylüyor. Bu işi bina eden kurum söylüyor. Vatikan Konsilinin sonuç bildirgesin de aynen şu ifade var: "Yeryüzünde her taraf Hıristiyan olmadıkça diyalog görevi sona ermeyecektir."
Bunu da Vatikan söylüyor. Buna rağmen bazı arkadaşlarımız, "Efendim, ben diyalogdan şunu anladım" diyorlar.

Öğretmenlik yapan arkadaşlar çok iyi bilir. Bazı öğrenciler o kadar tembeldir ki hiç bir şeyden anlamaz. Öğretmen ister ki bir kelime söylesin de beş numara vererek sınıfını geçireyim. Her şeyi tarif eder. Ama öğrenci hiçbir şey demez. Öğretmen de "ben ne yapayım?" demekten başka bir şey bulamaz.
Şimdi sen; "diyalog, geçinmektir, komşuluktur, ticari münasebettir, oturup sohbet etmektir" diyorsun ama adamlar öyle değil diyor.
Peki, neymiş diyalog? "Yeryüzünde her taraf Hıristiyan olmadıkça diyalog görevi sona ermez."
Sen hala; "Ben bundan bunu anlamıyorum" diyorsan sen de o talebe gibi beş numara almak istemiyorsun demektir. "İlla sınıfta kalacağım" diyorsun.

Bakınız başpiskopos ne diyor?
Bakınız başpiskopos ne diyor: "Dinler arası Diyalog, Hıristiyanlık misyonunun vazgeçilmez bir parçasıdır." Yani Dinler arası Diyalog, herkesi Hıristiyan etme davasıdır.
Bir adam: "İman konusunda ben şakadan şunu söyledim" dese. Allah korusun, dinden çıkar. Şimdi sen nasıl olur da, "Ben bunu böyle demek istemedim " diyebilirsin. Bunu diyemezsin. Bu senin- benim hakkım değildir.

Bu arkadaşlarıma bir kardeş olarak bu sevdadan vazgeçmelerini rica ediyorum. Aksi durumda, Allah muhafaza eylesin maddeten ve manen sonları hüsran olur.
Papa 2. Jean Paul, 1991 yılında. "Dinler arası Diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme misyonunun parçasıdır" diyor.
İnsanları kiliseye döndürme misyonu ise bu, Müslümanı da kiliseye döndürecek, Yahudi'sini de kiliseye döndürecek, Hristiyan'ı da kiliseye döndürecektir. Bunun manası budur.

Önceleri misyonerliği kendisi yapıyordu. Şimdi benim insanıma: "Bunu sen yap" diyor. Bu oyuna alet olan da: "Bunda hikmet var" diyor. Bunun hikmeti olur mu? Bu çok daha tehlikelidir. Onun için bu arkadaşlarımız, her ne pahasına olursa olsun olaya sahip çıkmaları, bize de dua etmeleri lazım. Bu, sen-ben davası değil, hem milli, hem de manevi bir davadır." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden)
Kardeşlerimiz kesinlikle şunu iyi bilsinler ki diyalogdan maksat Hıristiyanlık dünyasındaki insanlarla konuşmak, sohbet etmek, geçinmek filan değildir.
Buradaki maksat, biz onlara, İslam'ı anlatmadan Hıristiyanların dinlerini bize anlatmalarıdır. Yani biz onlara, İslam'ı tebliğ etmeden onların bize, Hıristiyanlığı kabul ettirmelerinin adıdır.

Bunu ben demiyorum, Vatikan Sekretaryası şöyle diyor: "Diyalogdan söz ettiğimizde açıktır ki bu faaliyeti kilise şartları çerçevesinde misyoner amaçla ve İncil'i öğreten bir cemaat olarak yapıyoruz".
Diyaloğu ortaya koyan bu adamlar, diyaloğu böyle tarif ediyorlar. Diyalog onların icadı ve adamlar bunu böyle anlıyorlar. Sen niye başka anlıyorsun. Senin bunu tevil etmen yanlıştır. Niye? Çünkü bu senin icadın değildir. Senin yolun İslam'da tebliğdir.

"Kilisenin bütün faaliyetleri Mesih'in sevgisini ve Mesih'in sözlerini nakletmeye yöneliktir. Bu sebeple diyalog kilisenin İncil'i yayma misyonunun bir parçasıdır"
Kim söylüyor bunu? Vatikan söylüyor. Bu işi bina eden kurum söylüyor. Vatikan Konsilinin sonuç bildirgesin de aynen şu ifade var: "Yeryüzünde her taraf Hıristiyan olmadıkça diyalog görevi sona ermeyecektir."
Bunu da Vatikan söylüyor. Buna rağmen bazı arkadaşlarımız, "Efendim, ben diyalogdan şunu anladım" diyorlar.

Öğretmenlik yapan arkadaşlar çok iyi bilir. Bazı öğrenciler o kadar tembeldir ki hiç bir şeyden anlamaz. Öğretmen ister ki bir kelime söylesin de beş numara vererek sınıfını geçireyim. Her şeyi tarif eder. Ama öğrenci hiçbir şey demez. Öğretmen de "ben ne yapayım?" demekten başka bir şey bulamaz.
Şimdi sen; "diyalog, geçinmektir, komşuluktur, ticari münasebettir, oturup sohbet etmektir" diyorsun ama adamlar öyle değil diyor.
Peki, neymiş diyalog? "Yeryüzünde her taraf Hıristiyan olmadıkça diyalog görevi sona ermez."
Sen hala; "Ben bundan bunu anlamıyorum" diyorsan sen de o talebe gibi beş numara almak istemiyorsun demektir. "İlla sınıfta kalacağım" diyorsun.

Bakınız başpiskopos ne diyor?
Bakınız başpiskopos ne diyor: "Dinler arası Diyalog, Hıristiyanlık misyonunun vazgeçilmez bir parçasıdır." Yani Dinler arası Diyalog, herkesi Hıristiyan etme davasıdır.
Bir adam: "İman konusunda ben şakadan şunu söyledim" dese. Allah korusun, dinden çıkar. Şimdi sen nasıl olur da, "Ben bunu böyle demek istemedim " diyebilirsin. Bunu diyemezsin. Bu senin- benim hakkım değildir.

Bu arkadaşlarıma bir kardeş olarak bu sevdadan vazgeçmelerini rica ediyorum. Aksi durumda, Allah muhafaza eylesin maddeten ve manen sonları hüsran olur.
Papa 2. Jean Paul, 1991 yılında. "Dinler arası Diyalog, kilisenin bütün insanları kiliseye döndürme misyonunun parçasıdır" diyor.
İnsanları kiliseye döndürme misyonu ise bu, Müslümanı da kiliseye döndürecek, Yahudi'sini de kiliseye döndürecek, Hristiyan'ı da kiliseye döndürecektir. Bunun manası budur.

Önceleri misyonerliği kendisi yapıyordu. Şimdi benim insanıma: "Bunu sen yap" diyor. Bu oyuna alet olan da: "Bunda hikmet var" diyor. Bunun hikmeti olur mu? Bu çok daha tehlikelidir. Onun için bu arkadaşlarımız, her ne pahasına olursa olsun olaya sahip çıkmaları, bize de dua etmeleri lazım. Bu, sen-ben davası değil, hem milli, hem de manevi bir davadır." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden)
























































