logo
30 AĞUSTOS 2026

Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı

Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti

30.08.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti. Kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirildiği öne sürülen olay, "Terörle mücadelede yeni dönem ne anlama geliyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Diyarbakır'da sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması kamuoyunda tartışma yarattı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte "Bu görüntülere nasıl gelindi?" ve "Devletin terörle mücadele politikasında yeni dönemin sınırları nereye kadar uzanıyor?" soruları gündeme geldi.

Buradaki asıl mesele yalnızca birkaç fotoğrafın bir yere asılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin onlarca yıl boyunca ağır bedeller ödediği terör meselesinde sembollerin, algının ve kamu düzeninin nasıl yönetileceğidir.

On yılların bedeli unutulmamalı



PKK'nın Türkiye'deki silahlı faaliyetleri, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, şehirlerin güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalmasına ve toplumda derin yaraların oluşmasına neden oldu. PKK, Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının kamusal alanda görünür hale gelmesi, özellikle şehit aileleri ve terörle mücadelede yakınlarını kaybeden vatandaşlar açısından sıradan bir görüntü olarak değerlendirilemez.

"Süreç"in sınırları nerede?

Türkiye son yıllarda terör meselesinde yeni bir siyasi dönemin kapısını aralayan gelişmelere sahne oldu. PKK'nın 2025 yılında fesih ve silahlı faaliyetleri durdurma yönünde açıklama yapması da bu sürecin önemli başlıklarından biri oldu.

Ancak silahların susması ile terörün sembollerinin normalleşmesi aynı şey değildir.

Türkiye'nin önündeki en kritik sınavlardan biri de burada ortaya çıkıyor:

Terörle mücadelede yeni bir sayfa açılırken, devlet otoritesi ve toplumun ortak hafızası nasıl korunacak?

Çünkü toplumsal barış; geçmişi unutturmak, yaşananları önemsizleştirmek veya terör örgütünün sembollerini sıradanlaştırmak anlamına gelmemelidir.

Devlet otoritesi zayıflarsa simgeler güçlenir

Sokakların, meydanların ve kamuya açık alanların hangi sembollerin görünür olacağı konusunda devletin hukuk çerçevesinde belirleyici olması gerekir.

Kimliği belirsiz kişilerin kamuya açık alanlara siyasi veya örgütsel anlam taşıyan fotoğraflar asabilmesi iddiası doğruysa, burada cevaplanması gereken soru açıktır:

Bunları kim astı, hangi amaçla astı ve kamu otoritesi neden buna izin verdi ya da zamanında müdahale etmedi?

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başladıktan sonra rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.08.2026 00:30:00
AA
 
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Seydikemer Korubükü köyü yakınlarında tarım alanında yangın çıktı. Yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.

Saklıkent Kanyonu'na yakın bir noktada çıkan yangın, kuzeyden esen şiddetli rüzgarla birlikte kanyondan gelen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş sınırlarında kalan ormanlık alana geçti.

Yangın nedeniyle Palamut Mahallesi'ndeki bazı evlerde hasar oluştu.

Bölgedeki şiddetli rüzgarın etkisiyle alevler yayılarak Çavdır Mahallesi merkezine ulaştı.

Tahliye edilen mahalledeki bazı ev ve seralar yandı.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalelerini sürdürüyor.

"Güneyden kuzeye esmeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı"

Kaş'taki çalışmaları yerinde takip eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, Çavdır Mahallesi'nde oluşturulan merkezde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının saat 10.40 sıralarında Muğla'nın Seydikemer ilçesi Eşen Çayı hattından rüzgarın etkisiyle Kaş ilçesine ulaştığını söyledi.

Alevlerin Kaş'ın eskiden belde olan Palamut ve Çavdır mahallelerine sıçradığını dile getiren Şahin, mahallede evlerin ormanla iç içe olmasının çalışmaları zorlaştırdığını vurguladı.

Hem seraların tutuştuğunu hem de seralardan çıkan zehirli gazın personele zor anlar yaşattığını anlatan Şahin, "Hem de vatandaşlarımız evlerini ve seralarını kurtarmaya çalıştılar. Onların tahliyesi de bizim açımızdan zor oldu. Rüzgar da bizi çok zorladı. Fakat bazı kayıplarımıza rağmen büyük oranda hem vatandaşlarımızın can emniyetini sağladık hem de evlerin büyük çoğunluğunu koruduk. Yangın devam ediyor, fakat rüzgar hafifledi. Güneyden kuzeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı." diye konuştu.

Emniyet, jandarma, AFAD ve tüm ekiplerin sahada çalıştığını belirten Şahin, "4 uçak ve 16 helikopter, 938 personel ve 170 araç, 37 tanker durmaksızın çalışıyor. Yangın henüz kontrol altına alınmaktan uzak ancak personelimizin birinci önceliği olan meskun mahallelerin etrafının çevrilme sürecini büyük oranda tamamladık. Çalışmalar devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Yangının 10 kilometrelik alanı etkilediğini bildiren Şahin, sıcaklık 30 derecenin üzerinde, nem yüzde 30'un altında ve rüzgarın hızının saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu dönemlerde çok dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

"Şükürler olsun can kaybımız yok"

Rüzgarın hızının gün içinde 40-50 hatta 60 kilometreyi bulduğuna dikkati çeken Şahin, şunları kaydetti:

"Bir kıvılcım bile körük etkisiyle beraber geri dönüşü olmayan bir yola bizi sokabiliyor. Bu hususta vatandaşlarımıza özellikle istirham ediyoruz. Biz alarm veriyoruz. Acil koduyla tüm uyarıları yapıyoruz. Hatta WhatsApp gruplarımız var. Antalya Valiliği olarak özel bir proje yürütüyoruz. Bu projede imamlardan jandarma teşkilatına, orman teşkilatından tarım teşkilatına, sulama kooperatiflerine kadar herkesin olduğu bir mekanizma kurduk. Epey mesafe katettiğimizi söyleyebilirim. Bir yangın bile dev bir zayiat karşı karşıya bırakabiliyor. O yüzden hiç yangın çıkmamalı. Çıkan yangını da kısa zamanda söndürebilmeliyiz."

Vali Şahin, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olabilirdi çünkü bu bölgede çok büyük nüfus var. Evlerinden ayrılmak istemiyor vatandaşlar çünkü evleri ve seraları var. Epey bir mücadele verdik. Şu an itibarıyla can kaybı yok. Bir yaralanma da ihbar edilmedi. Henüz duman ortadan kalkmadı. Dolayısıyla nerelerde nasıl zararlarımız var söyleyemeyiz. Çok miktarda seranın yandığını, ve yanan evler olduğunu söyleyebilirim." dedi.

Yangının enerjisi düşürüldü

Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, "Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor." bilgisi yer aldı.

Genel Müdürlükten yapılan başka bir paylaşımında ise "Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki orman dışı alanda başlayarak Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangın, ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangını tamamen kontrol altına almak için mücadelemiz sürüyor." ifadelerine yer verildi. 

Devlet hazineden çalan çalana!

Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

29.08.2026 13:29:00 / Güncelleme: 29.08.2026 13:33:31
İhlas Haber Ajansı
 
Devlet hazineden çalan çalana!
Devlet hazineden çalan çalana!
Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Kemer ilçesinde Hazineye ait yaklaşık 10 milyar lira değerindeki 80 taşınmazın mevzuata aykırı şekilde belirli kişilere devredildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada 27 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 6'sı jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 21'i Antalya Adliyesine sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 2 şüpheli daha serbest bırakıldı, 19 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol talepleriyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe sorgulanan şüphelilerden 10'u tutuklandı. Diğer 9 şüpheliden 3'ü konutu terk etmeme, 2'si imza verme, 4'ü ise yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin bulunduğu bildirilmişti.
Yakın incelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar lira olduğu değerlendirilmişti.

"Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, karın çevresindeki yağlanmanın metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğuna işaret ederek, "Bel çevresindeki artış, insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla görülebiliyor" dedi.
 

29.08.2026 00:54:00
AA
 
Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli
Fazla kilo ve bel çevresindeki yağlanma riskli

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, fazla kilo ve özellikle bel çevresindeki yağlanmanın, testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Salabaş, erkeklerde testosteron düzeyinin yalnızca cinsel sağlık açısından değil, genel sağlık ve metabolik denge açısından da önem taşıdığını aktardı. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Salabaş, fazla kilonun ve geniş bel çevresinin testosteron düzeylerindeki düşüşle ilişkili olabileceğini, yalnızca tartıdaki kiloya değil, vücuttaki yağ dağılımına da dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Estetik bir sorun değil

Salabaş, karın çevresindeki yağlanmanın, metabolik sağlık açısından önemli bir gösterge olduğunun altını çizerek, "Bel çevresindeki artış, insülin direnci ve diğer metabolik sorunlarla görülebiliyor. Bu tablo, testosteron düzeylerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle genişleyen bel çevresini yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirmemek gerekir" ifadelerini kullandı.

Testosteron düşüklüğünün bazı erkeklerde yaşam tarzı ve kilo artışıyla ilişkili olabileceğini, kilo kontrolü sağlanmasının ve metabolik sağlığın iyileştirilmesinin hormon düzeyleri üzerinde olumlu etki oluşturabileceğini vurgulayan Salabaş, şunları kaydetti: "Testosteron düşüklüğünde en anlamlı belirtiler, cinsel istekte azalma, sabah ve gece sertleşmelerinin azalması ve sertleşme problemidir. Bu tabloya yorgunluk, enerji kaybı ve motivasyon azalması da eşlik edebilir, ancak bu şikayetler tek başına testosteron eksikliği anlamına gelmez. Uluslararası üroloji kılavuzlarının toplam testosteronda 350 ng/dL düzeyi, önemli bir eşik kabul edilir. 350 ng/dL'nin üzerindeki değerlerde testosteron eksikliği olasılığı düşük. 231 ng/dL'nin altında ise eksikliğin ve buna bağlı belirtilerin görülme olasılığı artar. 231 ile 350 ng/dL arasındaki değerler ise gri bölge girer, bu aralıkta yalnızca laboratuvar sonucuna bakarak tanı koymak doğru değil." Salabaş, özellikle fazla kilolu erkeklerde serbest testosteron düzeyinin de değerlendirilmesi gerekebileceğini, testosteron ölçümünün tercihen sabah saat 10.00'dan önce ve aç karnına yapılması gerektiğini vurguladı. 

Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!


 
Pek çok kişi hareketsiz yaşam, fast-food ve hazır gıdaların tüketimiyle birlikte fazla kilolarından kurtulmak veya daha fit bir görünüme kavuşmak için spor salonlarının yolunu tutuyor. Ancak uzmanlar, yoğun talep gören bu merkezlerde yeterli hijyen kurallarına uyulmadığı takdirde sağlığın ciddi şekilde tehlikeye girebileceği konusunda uyarıyor.

29.08.2026 00:51:00
Murat Çorbacı
 
Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!
Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!

Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'ndan Mikrobiyolog Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, spor salonlarının görünmeyen risklerine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Spor salonlarında terle birlikte yoğun nemli ortamlar meydana gelmektedir. Özellikle hastalık yapıcı bakteriler ve mantarların da pek çoğu nemli ortamlarda üremektedir. Diğer yandan gün içerisinde pek çok kişinin nemli ve terli vücut yüzeyleri ile temas eden spor aleti yüzeyleri ve tutunma ekipmanları ile spor esnasında kullanılan matlar, muhtemel bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi risk teşkil etmektedir."

Spor merkezlerinden bulaşan olası enfeksiyonlar

Spor merkezlerinin özellikle deri yoluyla temas eden pek çok mikroorganizma barındırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, bu riskleri şu sözlerle özetledi:
"Özellikle ıslak zeminler ile duşlarda sıklıkla karşılaşılan ayak mantarı; nemli cilt, havlu ve matlarla bulaşabilen kasık ve saç derisi mantarları; deri yaralarıyla geçen Stafilokok cinsi bakteriler; kabuklu yaralara temasa bağlı impetigo ve kişisel eşyaların ortak kullanımıyla yayılan İnsan Papilloma Virüsü (HPV), bu risklerin başında geliyor."

Spor salonlarının ve aletleri dezenfekte edilmeli

Kişiden kişiye bulaşabilecek hastalıkların önüne geçilmesi için işletmelere ve sporculara büyük görev düştüğünü vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, "Özellikle yoğun ortak kullanım alanlarından biri olan spor salonları ve spor aletlerinin, kişiden kişiye olası bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için her gün düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Spor yapacak kişilerin mümkünse havlu, mat, terlik vb. gibi kişisel eşyalarını kendileri getirmeleri ve ortak kullanımdan kaçınmaları önem arz etmektedir."

Spor kıyafetleri seçerken bu detaya dikkat!

Olası enfeksiyon risklerine karşı kıyafet seçiminin de kritik bir rol oynadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, sözlerini şöyle tamamladı: "Ter ve nem, bakteri ile mantar üremesini artırdığından dolayı spordan önce ve sonrasında kişisel hijyene dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca spor kıyafetlerini tercih ederken naylon, polyester ya da jarse kıyafetler yerine terletmeyen pamuklu kıyafetler seçilmesi sağlığınız açısından oldukça önemlidir."

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

28.08.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, boşanma davalarının kısa sürmesi konusunda düzenlemelerinin bulunduğunu söyledi.

'Boşanma uzayınca şiddet artıyor'
"Hakim tarafları dinleyip bu aşamadan sonra artık tarafların bu evliliği yürütemeyeceğine kanaat getirirse boşanma yönünden karar verecek. Ferileri dediğimiz, nafaka, velayet, diğer onlar konusunda ayıracak. Boşanma davası uzun sürdükçe eşlerin birbirine karşı şiddet eylemleri de oluyor. Özellikle bayanlarımız şiddet görüyor. Bunlar inşallah yaşanmayacak. Biz bu konuda hassasız. 12. Yargı Paketi'nde bir kısmını çözdük. Ekim ayındaki pakette de özellikle boşanma davalarında ağır kusur halini kaldırdığımız zaman ben inanıyorum ki 2-3 ayda boşanma davaları karara bağlanacak."

Süresiz nafaka düzenlemesi değişecek mi?
Süresiz nafakaya ilişkin bir düzenlemenin olup olmadığına ilişkin soruya Gürlek, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafakayı iptal ettiğini, 9 ay sonra bu maddenin uygulanmayacağını söyledi.
Ekim ayında yapılacak düzenlemeyle bunun yasalaşacağını kaydeden Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Süresiz nafaka gerçekten hem hakkaniyete hem de vicdanlara aykırı. 1-2 gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz. Burada özellikle kadınlarımızı üzmeyecek, hakime tamamen takdir hakkı veren bir formül üzerinde çalıştık. Hakim gerekirse tekrardan süresiz nafakaya hükmedebilecek ama hakime en azından durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabileceği bir düzenleme yaptık. Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek. Bunlar inşallah ekim ayında Meclis'e sunulacak pakette var."

Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak

Cumhurbaşkanı kararıyla Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak. Turistik ziyaretlerde muafiyet, her 180 günde 90 günle sınırlı olacak

28.08.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak
Suriye’nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye’deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak
Türkiye, Suriye diplomatik pasaportları için vize muafiyeti sağladı

Cumhurbaşkanı kararıyla Suriye'nin diplomatik pasaport taşıyan vatandaşları, Türkiye'deki görevlendirmeleri ile turistik ve transit seyahatlerinde vizeden muaf tutulacak. Turistik ziyaretlerde muafiyet, her 180 günde 90 günle sınırlı olacak.
Suriye vatandaşlarından diplomatik pasaport sahibi olanlara vize muafiyeti getiren Cumhurbaşkanı Kararı, cuma günü Resmî Gazete'deyayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan karara göre diplomatik pasaport sahiplerinden Türkiye'de göreve atanacaklar için vize aranmayacak.

Söz konusu kişiler, Türkiye'ye yapacakları turistik seyahatler ve transit geçişlerde de her 180 günlük dönem içinde 90 güne kadar vizeden muaf tutulacak.

Yapılan düzenleme, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 18'inci maddesi gereğince yürürlüğe girdi.

Şam'daki büyükelçilik 12 yıl sonra ilk kez yeniden açıldı
Türkiye, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Şam Büyükelçiliğini yeniden faaliyete geçirerek Aralık 2024'de Suriye'nin başkentindeki diplomatik temsilciliğini açan ilk ülke oldu.

Maslahatgüzar Burhan Köroğlu'nun da katıldığı törende Türk bayrağı yeniden göndere çekildi. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 2012'de kopmuş, büyükelçilik de iç savaşın yol açtığı güvenlik riskleri nedeniyle faaliyetlerini aynı yıl askıya almıştı.

Suriye iç savaşı boyunca Esad karşıtı muhalifleri destekleyen Ankara'nın Şam yönetimiyle ilişkileri uzun süre gergin kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esad'ın devrilmesinden iki gün önce yaptığı açıklamada, "Suriye'nin geleceğini birlikte belirlemek" için Esad'a çağrıda bulunduğunu ancak olumlu yanıt alamadığını söylemişti.

Bu kararla birlikte cuma günü Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın danışmanı olarak atandığı açıklanan eski Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi'nin durumu ise soru işareti haline geldi.

Türkiye'de terör listesinde yer aldığı bilinen Mazlum Abdi, Suriye'de diplomatik pasaport sahibi olması halinde Türkiye'nin vize muafiyeti kararından olumlu anlamda faydalanabileceği belirsizliğini sürdürüyor.

Vize muafiyeti kararının, Mazlum Abdi ile ilgili atama kararıyla aynı gün gerçekleşmesi soru işaretlerine neden oldu.

Euronews Türkçe, bu konuyla ilgili İçişleri Bakanlığı'na sorularını iletti. Bu haberin yayınlandığı an itibarıyla bakanlıktan yanıt gelmezken, yanıt gelmesi halinde haber güncellenecektir.

Türkiye-Suriye enerji iş birliği
Türkiye ile Suriye arasındaki enerji iş birliği, Ağustos 2025'te Türkiye-Suriye Doğal Gaz Boru Hattı'nın açılmasıyla yeni bir aşamaya geçti.

Onarımı 21 Mayıs'ta tamamlanan ve günlük 6 milyon metreküp taşıma kapasitesine sahip Kilis-Halep hattı üzerinden Azerbaycan gazının Suriye'ye sevkiyatı 2 Ağustos'ta başladı. SOCAR ile yapılan takas anlaşması kapsamında ilk aşamada yılda 2 milyar metreküp gaz gönderilmesi planlandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, gaz sevkiyatıyla Suriye'de günlük elektrik arzının 3-4 saatten 10 saate çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.

Türkiye'nin sekiz farklı noktadan Suriye'ye yaptığı elektrik ihracatının kapasitesinin de önce yüzde 25, ardından iki kattan fazla artırılarak 860 megavata ulaştırılması ve yaklaşık 1,6 milyon hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması öngörüldü.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor

İstanbul'un bazı bölgelerinde gök gürültülü sağanak etkili oluyor

28.08.2026 05:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kuvvetli yağış etkili olmaya başladı.

Karadeniz üzerinden gelen yağış kütlesi, Anadolu Yakası'nda Şile, Sultanbeyli, Maltepe ve Adalar hattında etkili oluyor.

Kuvvetli yağış ve yollarda oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşatıyor.'

Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi

Yasadışı bahisle mücadele kapsamında ödeme kuruluşlarına yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında Dinamikpay isimli ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendi. Operasyonda toplam 25,5 kilogram altın ele geçirildi

27.08.2026 22:12:00
İHA
 
Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi
Dinamikpay operasyonunda 25,5 kilo altın ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, Dinamik Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri AŞ'ye ait 12,5 kilogram altının anlık karşılığının 88 milyon TL, Dinamik Menkul Değerler AŞ'ye ait 13 kilogram altının ise 91 milyon 520 bin TL olduğu tespit edildi.

El konulan altınlarla ilgili hazırlanan ön ekspertiz raporunda, toplam 25,5 kilogram altının değerinin 179 milyon 520 bin TL olduğu belirlendi.

Altınların kesin değerinin, İstanbul Altın Rafinerisi uzmanları tarafından yapılacak incelemenin ardından belirleneceği ve sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet birimine kayıt işlemlerinin gerçekleştirileceği bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.