logo
28 EYLÜL 2026

DMM, "Orman Yangınları ile İlgili İddialar ve Gerçekler" bülteni hazırladı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Devletimiz Yeşil Vatan İçin Seferber" başlığıyla "Orman Yangınları ile İlgili İddialar ve Gerçekler" bülteni yayımladı.

28.07.2025 00:25:00
Anadolu Ajansı
 
DMM, "Orman Yangınları ile İlgili İddialar ve Gerçekler" bülteni hazırladı
DMM, "Orman Yangınları ile İlgili İddialar ve Gerçekler" bülteni hazırladı

Son dönemde Türkiye'de meydana gelen orman yangınlarına dair çeşitli yanlış bilgilerin dolaşıma girmesi üzerine hazırlanan bültende, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla öne çıkan iddialara karşı bilimsel, teknik ve hukuki dayanaklar yer alıyor.

"Uçak yok, kapasite kısıtlı, yangınlara müdahale edilmiyor" iddiasının tümüyle asılsız olduğu belirtilen bültende, Türkiye'nin, 2021'den itibaren orman yangınlarıyla mücadele altyapısını köklü biçimde güçlendirdiği, 2025 itibarıyla 27 yangın söndürme uçağı, 105 helikopter, 14 İHA, 6 bine yakın kara aracı ve 25 bini aşkın personelle yangınla mücadelede Avrupa'nın en hazırlıklı ülkelerinden biri olduğu vurgulandı.

Son 23 yılda orman yangınlarıyla mücadelede çok önemli mesafeler kaydedildiği anımsatılan bültende, "2002'de 73 ton olan havadan su atma kapasitesi, 2025 itibarıyla 27 uçak ve 105 helikopterle toplam 438 tona yükselmiştir. Yangınla mücadelede insansız hava aracı kullanan Avrupa'da ilk, dünyada ikinci ülke Türkiye olmuştur. 14 İHA ve 184'ü akıllı 776 gözetleme kulesinin yanı sıra, yapay zeka tabanlı sistemlerimizle artık yangın tespit süresi 2 dakikaya kadar inmiştir." ifadelerine yer verildi.

"Yangınlara müdahalede gecikiliyor" iddiasının da gerçeği yansıtmadığı aktarılan bültende, Orman Genel Müdürlüğünün yaptığı sistem modernizasyonları sayesinde yangına ilk müdahale süresinin 2002'de 40 dakika iken, bugün ortalama 11 dakikaya kadar düşürüldüğünün altı çizildi.

"Yanan orman alanlarının başka bir amaçla kullanılması yasaktır"

Bültende, "Avrupa'da hemen söndürülüyor, bizde günler sürüyor" algısının yanıltıcı olduğu, bu tür kıyaslamaların yangının coğrafi, meteorolojik ve operasyonel koşullarını dikkate almadan yapıldığı ve kamuoyunu yanılttığı kaydedildi.

"Yangın işçileri yeterince eğitim almıyor" iddiasının asılsız olduğu belirtilen bültende, yangın işçileri ve Orman Genel Müdürlüğünün tüm personelinin Orman Yangınlarıyla Mücadele Eğitim ve İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi olmak üzere uluslararası standartlara uygun olarak gerekli eğitimlere tabi tutulduğu bildirildi.

"Orman işçilerinin koruyucu kişisel donanımları yok, yanmaya dayanıklı elbiseleri bulunmuyor ve maske takmıyorlar" iddiasının yalan olduğu ifade edilen bültende, orman yangınlarıyla mücadelede gerekli olan koruyucu donanımların her yıl düzenli olarak Orman Genel Müdürlüğünce temin edilerek personellere teslim edildiği vurgulandı.

Bültende, "Gece uçuşlarıyla müdahale yapılmıyor" iddiasının da yanıltıcı olduğuna işaret edilerek, gece uçuşuyla yapılan müdahalelerin yangını söndürmeye olan etkisinin düşük olduğu, can güvenliği de dikkate alınarak gece uçuşuyla yangınlara müdahale yönteminin tercih edilen bir yöntem olmadığı aktarıldı.

Bültende, "'Yanan alanlara ağaç dikilmiyor' iddiası gerçek dışıdır. 6831 sayılı Orman Kanunu gereği, yanan orman alanlarının başka bir amaçla kullanılması yasaktır. Bu alanların tamamı yeniden ormanlaştırılmak zorundadır. Türkiye bu alanda da somut adımlar atmış, büyük çaplı ağaçlandırma çalışmaları yürütmüştür." ifadelerine yer verildi.

"Ağaçlandırma ekosisteme ve bilime göre yapılıyor"

"Yanan alanlar imara açılıyor" iddiasının hukuki ve fiili olarak imkansız olduğuna yer verilen bültende, Orman Kanunu'nun 17. ve 18. maddeleri gereğince, yanan alanların imara açılmasının kesin olarak yasak olduğunun altı çizildi.

"Yanan alanlara yapılan ağaçlandırma çalışmalarında hep çabuk yanan çam ağaçları dikiliyor, meyve ağaçları dikilmiyor, bu da orman yangınlarını hızlandırıyor" iddiasının dezenformasyon olduğu belirtilen bültende, yanan alanlardaki ağaçlandırmanın Orman Genel Müdürlüğü tarafından ekosisteme ve bilime göre yapıldığı bildirildi.

Bazı yangınların uzun sürmesinin nedeninin müdahale eksikliği olmadığı, doğa ve coğrafya şartları olduğu vurgulanan bültende, yangının süresi, bölgenin arazi yapısı, sıcaklık, nem, rüzgar ve yangın tipi gibi pek çok faktörden etkilenildiği aktarıldı.

Bültende, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz bölgelerinin yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve sık rüzgar nedeniyle yangın açısından dünyanın en riskli alanları olduğuna dikkati çekildi.

"Cezalar katlanarak artmaktadır"

Bazı sosyal medya paylaşımlarında, "orman yangınlarının rant amacıyla organize şekilde çıkarıldığının" iddia edildiği anımsatılan bültende, yangınların büyük bölümünün yıldırım düşmesi, anız yakılması, ihmal veya dikkatsizlik gibi nedenlerle çıktığı ifade edildi.

Bültende, kasıt şüphesi bulunan durumlarda ise cumhuriyet savcılıklarının soruşturma başlattığı ve gerekli adli süreçler işletildiği vurgulandı.

"Orman yangınlarına sebep olanların cezasız kaldığı yönünde yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığına" dikkati çekilen bültende, şunlar kaydedildi:

"Mevcut mevzuat, bu konuda oldukça açık ve yaptırımcıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 170, 171 ve 174. maddeleri ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca; orman yangınına sebebiyet veren kişiler hakkında hem adli hem de dar süreçler derhal başlatılmaktadır. Kasten yangın çıkarma fiili, 10 yıla kadar hapisle cezalandırılabilmekte, kamu malına zarar verme, tehdit ve sabotaj gibi ek suçlar oluştuğunda cezalar katlanarak artmaktadır."

Bültende cumhuriyet savcılıklarınca her yangın vakasında delil toplama ve soruşturma süreçleri yürütüldüğü, Orman Genel Müdürlüğü, jandarma ve emniyet birimleriyle koordineli şekilde hareket edildiği belirtildi.

"Gerekli telafi süreçleri başlatılmaktadır"

"Yangın sonrası mağduriyetlerin giderilmediği" yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığı kaydedilen açıklamada, yangından etkilenen bölgelerde zarar tespit çalışmalarının hızla gerçekleştirildiği aktarıldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, AFAD ve ilgili sosyal destek birimleri vasıtasıyla vatandaşlara hem ayni hem de nakdi yardımlar ulaştırıldığı belirtilen bültende, "Hayvancılıkla uğraşan üreticilere yem ve hayvan desteği sağlanmakta, tarım arazileri ve konut hasarları hızlı şekilde tespit edilerek gerekli telafi süreçleri başlatılmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Konut kayıplarının giderilmesi amacıyla da TOKİ tarafından afet konut projelerinin hayata geçirildiği bilgisine yer verilen bültende, orman yangınlarıyla mücadelede yalnızca Orman Genel Müdürlüğünün değil, AFAD, Jandarma, TSK, belediyeler ve binlerce gönüllü vatandaşın da sahada görev yaptığı vurgulandı.

Bültende, Türkiye'nin, bu çok paydaşlı koordinasyon modelini başarıyla uygulayan nadir ülkelerden biri olduğunun altı çizildi.

"Türkiye, insansız hava aracı kullanan iki ülkeden biri"

Yangınlara karşı Cumhuriyet tarihinin en geniş hava ve kara gücünün oluşturulduğu hatırlatılan bültende, 27 uçak 105 helikopter ile bu alanda dünyanın önde gelen hava filolarından birinin kurulduğu bilgisi verildi.

Bültende, 2002'de 73 ton olan su atma kapasitesinin, 2025'te 438 tona yükseldiği belirtilerek, "Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede insansız hava aracı kullanan iki ülkeden birisi Türkiye'dir. Ülkemiz, dünyada sadece 5 ülkede bulunan yangın yönetim aracı OTAĞ'a sahiptir." ifadeleri kullanıldı.

Envantere giren araçlarla karada da güçlü bir filo kurulduğu aktarılan bültende şunlar kaydedildi:

"1786 arazöz, 2 bin 742 ilk müdahale aracı, 831 iş makinesi halihazırda hizmettedir. 2002 yılında kara aracı sayısı 937 iken, bugün 5 kattan fazla artışla 5 bin 359'a yükselmiştir. 2025 yılında emekli olan 3 bin 690 personelin yerine 8 bin 500 yeni personel alımı yapılmıştır. Orman yangınlarıyla mücadelede araç ve ekipman alımı tasarruf tedbirlerine girmemektedir. OGM bu anlamda ihtiyaç duyduğu araç ve ekipmanları bünyesine katmaktadır."

"Yangın ekiplerinin her türlü gereksinimi karşılanıyor"

"Yangınla mücadele eden personele yeterli ücret verilmediği", "Liyakatın gözetilmediği" iddialarına da yer verilen bültende, yangında görev alan işçilerin, işe alınma aşamasında fizik yeterlilik sınavından geçirildiği, yangın ekiplerinin yangınla mücadele esnasında ihtiyaç duydukları her türlü gereksinim, fazla mesai, yolluk ve buna benzer özlük haklarının karşılandığı belirtildi.

Yangınla havadan mücadele faaliyetleri kapsamında Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile yapılan protokoller çerçevesinde helikopter, uçak ve İHA'lardan oluşan 53 hava gücü ile orman yangınlarıyla havadan mücadele kapsamında destek alındığı ifade edilen bültende, ayrıca 12 bin 219 asker personele yangınla mücadele eğitimi verildiği, ihtiyaç duyulması durumunda ise destek alındığı kaydedildi.

Bültende, küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında Türkiye'nin de yer aldığına dikkati çekildi.

Türkiye'de 25 Temmuz'da sıcaklık rekoru kırıldığı anımsatılan bültende, yüksek sıcaklık, düşük nem ve şiddetli rüzgarın yangın riskini arttırdığına işaret edildi.

Önceden yangına hassas yerler arasında olmayan Güney Marmara, Batı Karadeniz ile Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde büyük yangınlarla karşılaşıldığı belirtilen bültende, şunlar ifade edildi:

"Bu yeni süreçte, yangına hassas orman alanlarımız tekrar değerlendirilmiş olup, bazı yörelerimiz 1. Derece yangına hassas olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu yeni değerlendirmeyle birlikte 1. Derece yangına hassas ormanlarımızın oranı yüzde 55'ten yüzde 64'e çıkmıştır. Hava ve kara araçlarının konuşlanması, yeni ilk müdahale merkezleri oluşturulması bu yeni durumda gerçekleştirilmiştir. Diğer yandan, OGM bünyesinde Havacılık Daire Başkanlığının kurulması, dünyada İHA kullanan 2 ülkeden biri olmamız, yapay zeka tabanlı karar destek sistem gibi yeniliklerle bu yeni duruma hazır hale gelinmiştir."

"Rekor sıcaklıklar görüldü"

Bültende, yılın ilk yarısında dünya genelinde yaklaşık 102 milyon hektarlık alanın yangınlardan etkilendiği bu alanın yarısından fazlasının da Afrika'da yer aldığı bilgisi verildi.

Avrupa ve Akdeniz bölgesinde, yılın ikinci yarısında rekor sıcaklıkların görüldüğü ve bu durumun yangınların yaygınlaşmasında etkili olduğu ifade edilen bültende, Silopi'de 50,5 derece ile tarihi sıcaklık rekorunun kırıldığı hatırlatıldı.

Bültende, Avrupa Orman Yangın Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, Avrupa'da yılın ilk yarısında orman yangınlarından etkilenen alanın 227 bin ila 237 bin hektar olarak ölçüldüğü, bu miktarın son 19 yılın ortalaması olan 131 bin hektarın neredeyse iki katı olduğu bilgisi verildi.

Türkiye'nin Akdeniz kuşağında yer alan ülkeler ve orman varlığı yüksek olan ABD ve Kanada gibi ülkelerle karşılaştırıldığında, yanan alanların toplam orman varlığına göre oranında daha iyi durumda olduğu belirtilen bültende, EFFIS Raporu ile ülkelerin kendi resmi açıklamalarından derlenen bilgilere göre 2020-2024 yıllarını kapsayan sürede, orman varlığına göre yanan alanların oranı sırasıyla şu şekilde sıralandı:

"Fransa yüzde 0.11, Türkiye yüzde 0.17, İspanya yüzde 0.40, İtalya yüzde 0.74, ABD yüzde 0.84, Yunanistan yüzde 0.94, Portekiz yüzde 1.15, Kanada yüzde 1.59."

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.