Aşağıdaki paragraf Zaman gazetesinden Nedim Hazar'a ait."Okuduğunuz gazete kimliğinizdir zira!" diye bitirmiş yazısını. Biz de düşündük ki, arkadaşımızın da yazarı olduğu Zaman gazetesi okuyucusunun kimliğini ortaya çıkaralım. Sadece söz konusu gazeteden alacağımız örneklerle tabii. "?Okuduğunuz gazeteye dikkat edin... Kendi değerlerinizi ve her gün, hırsız girmesin diye kapınızı kilitlediğiniz, en mahrem odanıza soktuğunuz gazetelerin, televizyonların değerlerini bir karşılaştırın bakalım. Başkasına ait bir kafa kâğıdını, üstüne üstlük bir de para vererek, her gün cebinize, evinize neden soktuğunuzu bir düşünün. Okuduğunuz gazete kimliğinizdir zira!" (Zaman, Nedim Hazar 13 Ekim 2008)Doğruya doğru, okuduğunuz gazete kimliğinizdir diyerek örneklere geçelim:"?Hrant'ı taşıyamayan, geçmişte her kimlikten isimli isimsiz Hrant'lara layık olamayan, bu toprakların kültürüne yabancı olmasına karşın toprağı isteyen, toprağı öylesine istediği için insanlığını unutan bir toplumda mı yaşıyorum sorusu artık kaçınabileceğim bir soru değil. Hrant, ürkek bir güvercin olmayı kabullenirken, bu topraklarda güvercine dokunulmadığına güvendiğini söylerdi. Ama bu toplum güvercinlere hep dokundu... Onları sürdü, kültürlerini ezdi, düpedüz öldürdü..." (Zaman, Etyen Mahcupyan, 21-01-2007)"... Bir ülkede çoğunluk kimliği şiddete meylediyorsa, o toprağın emanetçisi kendi bahçesindeki güvercini bile yaşatmak istemiyorsa, orada hastalık vardır. Türkiye de hasta..." (Aynı yazı)"Bu toplumun çoktan kaybettiği, hatırlatıldığında gocunduğu, önüne çıktığında ürktüğü samimiyet..."(Aynı yazı)"Hrant'ı hazmedemeyen, onun varlığına bile tahammül edemeyen öteki Türk'ün cinayete uzanan elini tutacak, onu anlayacak halimiz yok. Katil henüz reşit değilmiş... Hrant olsa "tam da bu işte" derdi, "Türkler reşit mi ki?" Olgunlaşması engellenmiş bir toplumda yaşadığımızın farkındaydık zaten ama belki şu soruyu da sorma zamanı geldi: Yoksa kendi kimlik sorununu ötekine yönelen bir şiddet eylemine dönüştürerek ayinleştiren, bu işler için 'yaşı küçültülmüş' bir toplum mu bu?" (Zaman, Etyen Mahcupyan, 22-01-2007)."?Amerika Birleşik Devletleri'ne bugün de dünyada ihtiyaç vardır.""Bu manada inanmış bir insanın Batı karşısında, Batı'yla entegrasyon karşısında, Amerika'yla entegrasyon karşısında olması katiyen düşünülemez.""Amerika şu andaki konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir. Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir. Amerika hala bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır.""Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli rol oynayacaktır. Bu realite kabul edilmeli. Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapmaya kalkışılmamalıdır." "Amerikalılar istemezlerse kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. Şimdi bazı gönüllü kuruluşlar dünya ile entegrasyon adına gidip dünyanın değişik yerlerinde okullar açıyorsa, bu itibarla, mesela Amerika ile çatıştığınız sürece bu projelerin gerçekleşmesi mümkün olmaz.""Amerika ile iyi geçinmezseniz işinizi bozarlar. Amerika'nın bize yarım arpa kadar bile, sadece bizim menfaatimize olacak bir desteği yoktur. Buna rağmen şurada bulunmamıza izin veriyorsa, bu bizim için bir avantajsa bu avantajı sağlıyor demektir,"(Nevval Sevindi, Fetullah Gülen ile Newyork Sohbeti, muhtelif sayfalar.)"...Askeri yargıcın varlığından iddianamenin sanık avukatlarına geç verilmesine; savunma süresinin kısıtlı tutulmasından, sanığın avukatları ile görüşmesinin engellenmesine bir çok husus bu davanın adil yargı kriterlerinin dışında olduğunu göstermekte. Diğer bir deyişle Öcalan davası, uluslararası hukuki dille söylendiğinde bağımsız ve tarafsız olduğu kuşkulu bir mahkemede sanığa 'kötü muamele' edilerek gerçekleşmiştir" (Zaman, 20 Mayıs 2005,Etyen Mahcupyan)"Misyonerlerin nasıl yurtiçinde cirit attıklarını, nasıl dış mihraklarca beslendiklerini ve ülke karşıtı eylemlerini sinsice yürüttüklerini, nasıl devlet yöneticilerinin de buna karşılık, insan hakları adına, hiçbir karşı tedbir almadığını dile getiren yüzlerce yazıyı siz de benim gibi son yıllarda okumuşsunuzdur. Bu yazılar masum incelemeler mi idi? Yoksa kanunen de suç sayılan suça teşvik mi idi, yabancı düşmanlığını körükleyen bir söylem mi idi? İşte öfkem bu yazılara ve bu tedbirsizliğe yöneliyor." (Zaman, Herkül Milas, 25 Nisan 07).Zaman'dan Nedim Hazar ne diyor:"Okuduğunuz gazete kimliğinizdir zira!"Arkadaşın gazetesinden sadece birkaç kimlik örneği sunmuş olduk.İyi zamanlarda kullansınlar efendim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025






























































































