logo
24 TEMMUZ 2026

Doğu Karadeniz'de 'istilacı böcek' alarmı

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akıner, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde son dönemde popülasyonu hızla artan başta Amerikan beyaz kelebeği olmak üzere zararlılara karşı uyarılarda bulundu.

24.07.2026 09:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
Doğu Karadeniz'de 'istilacı böcek' alarmı
Doğu Karadeniz'de 'istilacı böcek' alarmı
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akıner, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde son dönemde popülasyonu hızla artan başta Amerikan beyaz kelebeği olmak üzere zararlılara karşı uyarılarda bulundu.

Doğu Karadeniz Bölgesi'nin biyolojik yapısını tehdit eden istilacı zararlılara bir yenisi daha eklendi. Yıllardır bölge tarımına darbe vuran "vampir kelebek" ve "kahverengi kokarca" tehlikesinin ardından, son aylarda "Amerikan beyaz kelebeği" popülasyonunda adeta patlama yaşanıyor. Dut ağaçları başta olmak üzere yeşil alanları kurutan zararlıya karşı halk tedirginlik yaşarken, uzmanlar tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan RTEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akıner, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en hassas ekosistemlerinden biri olduğunu hatırlatarak, bölgenin 2010'lu yıllardan itibaren istilacı türlerin kıskacında olduğunu dile getirdi.

"Azaldı sanılan vampir kelebek yeniden yükselişte"



Bölgede biyolojik mücadelenin ve takibin önemine değinen Prof. Dr. Akıner, "Doğu Karadeniz Bölgesi bildiğimiz üzere, Türkiye'nin en önemli ve hassas alanlarından bir tanesi. Bu hassas alanda, özellikle 2010'lu yıllardan itibaren hepimizin bildiği üzere bir vampir kelebek dediğimiz istilacı bir zararlının yoğun şekilde popülasyonu artırdığını biliyoruz. Son dönemde azalmış gibi görünse de bunun tekrardan alanlarda tehdit oluşturmaya başladığını söylememiz mümkün. Daha sonrasında, özellikle 2017-2018 yılından itibaren Artvin'den başlayacak şekilde tüm Türkiye'ye yayılma eğilimi sergileyen kahverengi kokarca dediğimiz yine istilacı başka bir türümüz var. Bu tür de çok ciddi problemlere yol açıyor. Özellikle fındık alanlarında çok ciddi verim kaybına neden olduğu ile ilgili çeşitli akademik yayınlar, aynı zamanda da halkın bu konuyla ilgili sosyal medyaya yansıyan ya da görsel-yazılı basına yansıyan bir sürü serzenişleri olduğunu biliyoruz.

Şimdi son dönemde özellikle son birkaç ay içerisinde yine bölgemizde başka bir zararlının yoğunluğunu artırdığına yönelik halk tarafından gelen, özellikle görsel medya üzerinden ya da sosyal medya üzerinden gelen serzenişler var ki bu aslında normal şartlarda ülkemizde de varlığını bilinen Amerikan beyaz kelebeği. Normal şartlarda daha önceki yıllarda bu kadar yoğun bir popülasyon artışı görülmezken, bu yıl patlama şeklinde bir popülasyon artışı yaptığını biliyoruz ve özellikle dut ağaçlarında tamamen yapraklarını kuruttuğunu, etraftaki ağaçlara da yavaş yavaş saldırmaya başladığını görmemiz mümkün. Haliyle de bu halkın ilgisini ya da dikkatini çektiği için de halk "Bunun ne olabileceği, yine bir kahverengi kokarca gibi ciddi bir probleme mi yol açacağı ya da vampir kelebek gibi bir probleme mi yol açacağı'" konusunda çeşitli endişelere sahipler" ifadelerini kullandı.



Kızılağaç yapraklarında sıkça görülen siyah kurtlar yani kızılağaç tırtıllarına da değinen Akıner, panik yapmayı gerektirecek bir durumun olmadığın da kaybederek, "Kızılağaç tırtılı dediğimiz başka bir organizmanın da var olduğu biliniyor. Bu organizma zaten yıllardır bölgemizde var olan ve normal şartlarda çok büyük bir hasar verme eğilimi olmayan bir tırtıl aslında. Ve Amerikan beyaz kelebeğinin aksine kendisi kın kanatlı dediğimiz başka bir grubun larvası aslında. Ve bununla ilgili, kızılağacın haricinde, eğer kızılağacı bulamadığı zaman başka bitkilere yönelebileceği bilinse de çok da fazla hasar vermediği biliniyor.



Ama işte sosyal medyanın son dönemdeki gücü, itici gücünü göz önüne aldığımızda insanlar; işte kahverengi kokarca, vampir kelebek, Amerikan beyaz kelebeği derken bunun da ciddi bir zararlı olabileceği endişesini taşıdığı için halkın da durumunu göz önüne almak gerekiyor. Şunu biliyoruz, özellikle vampir kelebekle ilgili son dönemde popülasyon azalışları gözlense de tekrardan son iki yıldır yeniden artış trendine girdiğini söylememiz mümkün. Yine özellikle çay kesimi esnasında çay kesen vatandaşlarımızın bir şekilde aşırı derecede rahatsız olmaya başladığını söyleyebiliriz. Haliyle de bunun mücadelesi aslında çok kolay değil. Çünkü biliyorsunuz çay tarım alanlarında kimyasal kullanımı yasak. Yani bildiğimiz anlamda klasik insektisitle mücadele etme şansımız mümkün değil. Genellikle bunlar yumurta bıraktıktan sonra, bu yumurta bırakılan dal uçlarının kesilerek ortadan kaldırılması bunun en etkili mekanik mücadele yöntemi" dedi.

"Amerikan beyaz kelebeği ile mücadele 'kesede başlar'"



Amerikan beyaz kelebeği ile mücadele metodunu anlatan Akıner "Amerikan beyaz kelebeği normal şartlarda Türkiye'de bulunan bir hayvan olduğunu söyledim. Bu hayvanla ilgili mücadele çalışmaları zaten Tarım Bakanlığı'nın gerekli sayfaları kontrol edildiğinde "Ne yapılması gerektiği ya da mücadele şeklinin ne olması gerektiği'" ile ilgili zaten yeterli veri seti mevcut. Ama şunu söyleyebiliriz vatandaşlara: Bununla ilgili, özellikle o larvaların oluşturduğu kese oluşmaya başladığı andan itibaren bu keselerin kesilerek imha edilmesi en önemli mücadele yöntemi. Çünkü bu kesenin içerisindeki tırtıllar dağılmaya başladığı andan itibaren bununla mücadele edebilmek için yine kimyasal kullanmak zorundasınız. Haliyle de son dönemde artan doğal ürün piyasasını da göz önüne bulundurursak herhangi bir kimyasalın kullanılmasını hiçbir şekilde tasvip etmiyoruz. Bir de şunu unutmamamız lazım; her kullandığımız kimyasal bize zehir olarak geri dönebilme potansiyeline sahip. Böyle güzel bir coğrafyada yaşarken, bu kadar doğal beslenirken, herhangi bir kirlilik unsuru yokken kendi kendimizi de böyle bir riske atmanın da gereği olmadığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Belirli bir zaman periyodu içerisinde popülasyon maksimum seviyeye ulaşıyor"

Amerikan beyaz kelebeğinin normal şartlarda istilacı bir tür olamadığını hatırlatan Akıner "Türkiye'de de varlığı bilinen bir tür zaten. Herhangi bir şekilde dışarıdan gelmesi değil. Şunu biliyoruz; canlılarda bir "periyodisite" dediğimiz, yani belirli zaman dilimlerinde popülasyon patlamalarının yaşandığı oluyor. İşte bu bölgedeki, Doğu Karadeniz'deki durumu da bununla bağdaştırabiliriz. Çünkü belirli bir zaman periyodu içerisinde popülasyon maksimum seviyeye ulaşıyor ve o maksimum seviyeden sonra tekrardan gerilemeye başlıyor. Tabii ki bunu da iklimle de ilişkilendirmemiz mümkün. Küresel iklim değişikliği ya da küresel ısınmayla birlikte artık canlılar daha fazla üremek için zaman bulabiliyorlar. Normal şartlarda yılda bir kuşak verebilirken, bu kuşak sayıları ikiye, üçe çıkabiliyor. Haliyle de böyle bir durumun ortaya çıkması bu canlıların da üreme dönemlerinin artmasına ve popülasyon seviyelerinin yükselmesine neden olabiliyor" diye konuştu.

'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında hareketli günler yaşanıyor. Aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişinin tutuklandığı süreçte, deprem döneminde derneğe destek veren ve bağış çağrısı yapan çok sayıda gazeteci, sanatçı ve ekran yüzü adliyeye çağrılıyor. Son olarak aralarında Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Hazal Kaya'nın da bulunduğu 6 ünlü isim daha ifadeye davet edildi

23.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen incelemeler kapsamında bugün 6 yeni ismin daha ifadesine başvurulacağı duyuruldu. Savcılığın talimatıyla adliyeye davet edilen yeni isimler şunlar oldu:

• Fatih Altaylı (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Şahan Gökbakar (Komedyen)

• Ruşen Çakır (Medyascope Yayın Yönetmeni)

• Hazal Kaya (Oyuncu)

• Özlem Gürses (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Fatih Koparan (Sosyal Medya Fenomeni)

Söz konusu isimlerin önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na giderek savcılığa beyanda bulunmaları bekleniyor.

Adliyeye giden ilk isim Fatih Portakal oldu: "Pişmanım"

Soruşturmanın bir önceki dalgasında ifadeye çağrılan ünlü gazeteci Fatih Portakal, bugün Çağlayan Adliyesi'ne gelerek "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında samimi açıklamalarda bulunan Portakal, deprem dönemindeki yönlendirmelerinden dolayı kendisini suçlu hissettiğini belirtti.

Fatih Portakal savcılık ifadesinde ve sonrasındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"6 Şubat 2023 tarihlerindeki o zor şartlarda baktığımda evet, iyi bir dernek olarak görülüyordu. Ancak bugüne gelip baktığımızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo çok üzücü. Bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Kendime kızıyorum, belki o dönem daha fazla sorgulayabilirdik. İyi niyetimizi sömürdüler."

Portakal ayrıca, dernek kurucusu Haluk Levent ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve kendisinin derneğe doğrudan bir bağışta bulunmadığını da sözlerine ekledi.

İlk gruptan kimler ifadeye çağrılmıştı?

Dün başlayan adli hareketlilikte, kamuoyunun yakından tanıdığı 5 ünlü ismin daha bilgi sahibi/tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verilmişti:

• Ece Üner (Gazeteci / Sunucu)

• Gökhan Özoğuz (Müzisyen)

• Öykü Serter (Sunucu)

• Feyza Altun (Avukat)

• Fatih Portakal (Gazeteci)

Bu isimlerin, 2023 yılındaki büyük deprem felaketinin ardından AHBAP Derneği aracılığıyla yürütülen yardım toplama ve halkı yönlendirme süreçlerindeki rolleri, dernekle bir bağlarının ya da ticari ilişkilerinin olup olmadığı irdeleniyor.

Ünlüler neden ifadeye çağrılıyor?

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MASAK raporları doğrultusunda başlatılan ana soruşturmada, AHBAP Derneği çatısı altında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" iddiaları inceleniyor.

Ana suçlamalar ve iddialar ise şöyle:

6 Şubat depremlerinin ardından toplanan yüz milyonlarca liralık bağışların, dernek amacı doğrultusunda kullanılmak yerine bazı yöneticilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı öne sürülüyor.

MASAK raporlarında, toplanan yardımlardan ciddi tutarların yasal ve yasa dışı şans oyunları/bahis hesaplarına aktarılarak kaybedildiği, bu paralarla zincirleme tapu devirleri yapılarak mal varlığı aklandığı iddiaları yer alıyor.

Dernek kurucusu Haluk Levent ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur dahil olmak üzere toplam 28 şüpheli geçtiğimiz günlerde tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, derneğin mal varlıklarına ise tedbiren el konulmuştu.

Savcılık, kamuoyunda yüksek takipçili ve güvenilir olan bu gazeteci ve sanatçıların, halkı bu yapıya bağış yapmaya teşvik ederken ellerinde bir bilgi olup olmadığını veya süreçte organize bir yönlendirmenin parçası haline getirilip getirilmediklerini anlamak amacıyla ifadelerine başvuruyor.

Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor

Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi kararlılıkla devam ediyor. Rütbe ayrımı yapılmaksızın "eşit özlük hakları" talep eden gaziler, sorunları çözülmeden TBMM’nin tatile girmemesini istiyor

23.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Gazilerin Ankara'da hak arayışı sürüyor
Terörle mücadele sırasında yaralanarak vücutlarının farklı uzuvlarını kaybeden kahraman er gaziler ve aziz şehitlerimizin emaneti olan aileleri, seslerini duyurabilmek amacıyla Ankara Kızılay Güvenpark'ta bir araya geldi. Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu çatısı altında toplanan eylemciler, zorlu hava ve yaşam koşullarına rağmen parktaki bekleyişlerini sürdürüyor.

Geceyi parkta geçiren ve Türkiye'nin dört bir yanından katılımın her geçen gün arttığı eylemde, şu ana kadar 5 gazinin sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Buna rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayan vatan kahramanları, talepleri yasal güvenceye kavuşana kadar alanı terk etmeyeceklerini ifade ediyor.

Gazilerin temel talepleri neler?

Güvenpark'ta toplanan eylemcilerin dile getirdiği ana sorun, askeri hiyerarşideki rütbe farklılıklarının emeklilik ve özlük haklarına yansıtılması. Vatan savunmasında herkesin aynı kurşuna karşı göğüs gerdiğini belirten gaziler, taleplerini şu şekilde sıralıyor:

Emsal Maaş Uygulaması: Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak er ve erbaş gazilere de subay ve astsubaylar gibi emsal maaş bağlanması.

Eşit Özlük Hakları: Rütbe ayrımı gözetilmeksizin, tüm şehit yakınları ve gazilere insanca yaşam koşulları sunacak anayasal eşitliğin sağlanması.

Sağlık Giderleri Desteği: Özellikle ağır yaralanmalı gazilerin medikal ürünler ve kronik tedaviler için ceplerinden ödedikleri yüksek katkı paylarının ve mağduriyetlerin ortadan kaldırılması.

"Meclis sorunları çözmeden kapanmasın"

Meclis'teki siyasi parti temsilcilerine ve genel başkanlara seslenen şehit yakınları ve gaziler, ortak bir irade beyanı bekliyor. Güvenpark'tan yapılan açıklamada, tüm siyasi partilerin bir araya gelerek "Şehit ve gazilerin sorunları çözülmeden TBMM tatile girmeyecektir" yönünde ortak bir deklarasyon yayımlaması talep ediliyor.

Eyleme destek ziyaretinde bulunan muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de konuyu meclis gündemine taşımak ve gerekli yasa tekliflerini hazırlamak üzere çalışmalara başladıklarını duyurdu. Vatana ödedikleri bedelin rütbeyle ölçülemeyeceğini söyleyen gaziler, devlet yetkililerinden kalıcı ve adil bir çözüm hamlesi bekliyor.

Öte yandan Güvenpark'ta eylem yapan er gazileri ve şehit ailelerini şu ana kadar iktidar partisi (AK Parti) ya da hükümet kanadından herhangi bir yetkili resmi olarak ziyaret etmedi.

Eylemin başından bu yana gazilerin sesini dinlemek ve destek vermek amacıyla alanı yalnızca muhalefet partilerine mensup liderler ve milletvekilleri ziyaret etti.

Meclis binasına oldukça yakın bir mesafede gerçekleştirilen bu eylemde, gaziler ve muhalefet temsilcileri hükümetin sessiz kalmasını sert bir dille eleştiriyor.

MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

23.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP'den ayrılarak kuracağı yeni parti için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den sürpriz bir açıklama geldi.

Bahçeli "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Yeni partiye milletvekili sayısı oranından hazine yardımından pay aktarılmalıdır" dedi.

Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı

23.07.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında iki gözaltı daha: Sonel ve ihraç edilen polis Ertok'un yazışmaları ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in telefonunda yapılan inceleme sonucu yeni operasyon düzenlendi. Operasyonda iki kişi daha gözaltına alındı.
Tunceli'de altı yıl önce kaybolan ve artık hayatta olmadığına kesin gözüyle bakılan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı.
Tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve ihraç edilen eski polis Gökhan Ertok arasında geçen yazışmalar ortaya çıktı.
Yazışmalar sonucu Ankara'da operasyon düzenlendi ve iki kişi gözaltına alındı.

Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü

Ardahan'da hafif ticari araç ile SUV tipi aracın çarpışması sonucu 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı

23.07.2026 11:40:00
Anadolu Ajansı
 
Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü
Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü

Sürücülerinin ismi öğrenilemeyen, 16 ZZ 970 plakalı hafif ticari araç ile 75 AAL 209 plakalı SUV tipi araç, Ardahan-Ardanuç kara yolunun Yalnızçam mevkisinde çarpıştı.

Yoldan geçenlerin ihbarı üzerine bölgeye, sağlık, jandarma, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kazada araçlardaki 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 

Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor


 
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında paylaşılan veriler, modern yaşamın bozduğu uyku düzeninin erken yaşta görülen bazı kanserlerle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.

22.07.2026 23:56:00 / Güncelleme: 23.07.2026 00:01:50
MURAT ÇORBACI
 
Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor
Gençler, dikkat! Uykusuzluk kanser yapıyor

Son yıllarda dünya genelinde 'erken başlangıçlı' ya da bir başka ifadeyle  '50 yaş altı' kolorektal, meme ve rahim kanserlerinde ciddi artışlar görülüyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin (ASCO) yürüttüğü çalışmaya dair açıklanan son veriler, modern hayatın getirdiği uyku düzensizliklerinin (mavi ışık, gece mesaileri, stres) bu artışta ana tetikleyici olabileceğini gösteriyor. Sonuçları değerlendiren İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, kaliteli uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini belirterek, şunları söyledi: "Bilimsel veriler artık uykunun hücresel düzeyde çalışan doğal bir onarım mekanizması olduğunu gösteriyor. Özellikle derin uyku sırasında beyin, gün boyunca biriken zararlı atıkları temizliyor ve bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor."



Uykuda beyin kendini temizliyor!

Dr. Öğr. Üyesi Heydari, 2012 yılında Rochester Üniversitesi araştırmacıları tarafından tanımlanan Glimfatik Sistem'in yalnızca derin uyku sırasında tam kapasiteyle çalıştığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Derin uyku sırasında beyin hücreleri küçülür, hücreler arasındaki boşluk genişler ve beyin omurilik sıvısı bu alanlardan geçerek gün içinde biriken toksik atıkları temizler. Bu süreç, beynin adeta her gece kendini yıkaması demek. Beyin yeterince temizlenemediğinde ise beta-amiloid gibi toksik proteinler birikmeye başlar. Bu durum uzun vadede Alzheimer, Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini artırabilir. Aynı zamanda hücresel stres yükselir, bağışıklık sistemi zayıflar ve vücudun kanserli hücreleri erken dönemde tanıyıp yok etmesini sağlayan immün gözetim mekanizması da olumsuz etkilenebilir. ASCO'da paylaşılan bulgular da bu olası ilişkiye dikkat çekiyor." Dr. Öğr. Üyesi Heydari'ye göre yetişkinlerde ideal uyku süresi 7-9 saat olsa da, yalnızca süre yeterli değil. Asıl önemli olan kesintisiz ve kaliteli uyku. Hücresel yenilenme ve bağışıklık sisteminin en etkin çalıştığı dönem derin uyku evresi. Gece boyunca sık sık bölünen bir uyku, yeterli süre uyunmuş olsa bile bu koruyucu süreçleri sekteye uğratabilir. Özellikle saat 23.00-03.00 arasında melatonin salgısı en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu saatlerde uykuda olmak, sağlıklı uyku düzeni açısından oldukça önemli.


Derin uyku evresi önemli

Eğer uyku bozukluğu yapısal bir hastalıktan ziyade yaşam tarzı, stres veya kötü uyku hijyeninden kaynaklanıyorsa, doğru yaklaşımlarla tamamen iyileştirilebilir. Yetişkin bir insan için ideal uyku süresi ortalama 7 ilâ 9 saat arasıdır. Hücresel yenilenme ve kansere karşı koruyucu mekanizmalar özellikle derin uyku evresinde aktifleşiyor. Gece sık sık bölünmeyen, blok halinde uyunan uyku kalitelidir. Saat 23.00 ile 03.00 arası, melatonin hormonunun en zirve yaptığı saatlerdir. Bu saatlerde uykuda olmak kritik öneme sahip.

Güzel uyku için 4 kural

Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari'nin son olarak sağlıklı bir uyku düzeni için 4 öneride bulunuyor:
• Ritim Oluşturun: Hafta sonu dâhil her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanmaya özen gösterin.
• Dijital Detoks Yapın: Uykudan en az 1 saat önce tüm ekranlarla (telefon, TV, bilgisayar) bağınızı koparın.
• Karanlık ve Serin Yerleri Tercih Edin: Melatonin sadece zifiri karanlıkta salgılanır. Yatak odanızda hiç ışık (gece lambası veya cihaz ışığı dâhil) olmamasına dikkat edin. Ayrıca oda sıcaklığının yaklaşık 18-20°C olması uykuya geçişi kolaylaştırır.
• Sınır Koyun: Öğleden sonra (saat 14:00-15:00'ten sonra) kafein tüketimini kesin.

‘Bilseydim asla katılmazdım!’

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi

22.07.2026 22:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
‘Bilseydim asla katılmazdım!’
Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında sunucu Ece Üner'in verdiği ifade ortaya çıktı. Üner ifadesinde, "Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur.

Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır. Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" dedi.



İfadesinin devamında Üner, "Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum.

Haluk Levent'in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent'e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım.

Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent'in eylemlerini lanetliyorum" dedi.

Ece Üner adliyede verdiği ifadesinin ardından ayrıldı.

Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, küçük Leyla'nın bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise dere kenarına bilinçli şekilde bırakıldığı kanaatine vardığını bildirdi

22.07.2026 19:20:00
İHA
 
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki dere kenarında ölü bulunduğu hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeninin kesin olarak belirlenemediği ancak Leyla'nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği ifade edildi.

Kararda, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla'nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, küçük kızın kaybolmadığı, rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bilinçli olarak bırakıldığı kanaatine yer verildi.

Mahkeme, olay tarihinde 3 yaşında olan Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığına işaret ederek, cinayetin anne ve babasıyla husumeti bulunan biri tarafından işlenmiş olabileceğini değerlendirdi.

Kararda ayrıca, Leyla'nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı, çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği kanaatine ulaşıldığı belirtildi.

Tanık anlatımları doğrultusunda suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği, bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı değerlendirmesi de gerekçeli kararda yer aldı.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunun, Leyla'nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunmasının ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği ifade edildi. Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir'in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanmaya başladığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı ilk etapta yeri belirlenemeyen bir noktada sakladığını, kayıp olduğunun anlaşılmasının ardından ise evinde ve daha sonra serin bir bölümde gizlediğini değerlendirdi.

Kararda, sanığın yoğun arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatarak çocuğun bulunduğu yere gittiği, Leyla'nın bir süre sütle beslendiği, daha sonra ise adli tıp tarafından kesin zamanı belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı.

Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir'in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın dere yatağına bıraktığını değerlendirdi.

Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili davada ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar ise beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, karar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu.

Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir'i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti.

Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. hakkında ise suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

22.07.2026 18:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

Rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayılan yangın söndürme çalışmalarına 14 helikopter, 5 yangın söndürme uçağı, 21 arazöz, 9 su tankeri, 3 dozer ve 200 personel katılıyor

Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan orman yangını yerleşim yerlerine yaklaşırken bir mahalle tedbir amaçlı tahliye ediliyor.

Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde çıkan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaştı. Alevlerin yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine jandarma ekipleri, İnlice Mahallesi'nde tahliye çalışmalarına başladı.



Alevlerin İnlice Mahallesi'ndeki yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine bölgede güvenlik önlemlerini artıran jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla mahallede tahliye çalışmalarını başlattı.

Yangına havadan ve karadan çok sayıda ekip müdahale ederken, ekiplerin alevlerin yerleşim alanlarına sıçramaması için havadan ve karadan yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi.


Alican Uludağ serbest bırakıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

22.07.2026 18:11:00
İhlas Haber Ajansı
 
Alican Uludağ serbest bırakıldı
Alican Uludağ serbest bırakıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alican Uludağ'ın; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar ile bazı kullanıcıların paylaşımlarının, Türk Ceza Kanunu'nun 216'ncı maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu değerlendirilerek hakkında soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan Uludağ, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ankara Adliyesi'ne sevk edildi.

Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınan Uludağ, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan adli kontrol talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, Uludağ'ın haftada 4 gün imza atması ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanması şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.