logo
01 HAZİRAN 2026

Doka Başakşehir'den ayrıldı

Medipol Başakşehir formasıyla 6 sezon geçiren Brezilyalı futbolcu Doka Madureira, biten sözleşmesinin ardından turuncu-lacivertli takımla yollarını ayırdığını ifade ederek, "Ben artık bu ülkeyle özdeşleştim. Kariyerime Türkiye'de devam etmek istiyorum" dedi

03.06.2017 00:00:00
Medipol Başakşehir'de ilk ayrılık yaşandı. Turuncu-lacivertli takımla sözleşmesi sona eren başarılı orta saha Doka, yaptığı açıklamada Başakşehir ile mukavele uzatmayacağını belirtti. İstanbul ekibiyle 6 sezonda 191 maça çıkan Brezilyalı futbolcu, rakip ağlara 45 gol bıraktı.

"Kariyerime Türkiye'de devam etmek istiyorum"
Bir dönem ismi Galatasaray ile de anılan Doka Madureira, kariyerine Türkiye'de devam etmek istediğini söyledi. Ülkeye çok alıştığını sözlerine ekleyen başarı futbolcu, "Kesinlikle Türkiye'de kalmak istiyorum. Buraya alıştım ve burada kopmak istemiyorum. Çocuklarım da burayla özdeşleşti. O yüzden futbol hayatıma bu ülkede devam etmeyi düşünüyorum. Şu ana kadar benim birebir görüşmem olmadı. Ama menajerim aracılığıyla bazı gelişmelerin olduğunu biliyorum. Şimdilik ben bu konuyla ilgilenmiyorum. Tüm görüşmeleri menajerim sürdürüyor" diye konuştu.

"Büyük taraftara sahip takımlarda oynamak istiyorum"
Türkiye'ye geldiğinden bu yana sürekli büyük taraftar kitleleri önünde top oynamayı hayal ettiğini ifade eden Doka, şunları söyledi: "Tabii ki Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi taraftar topluluğuna sahip takımlarda oynamak isterim. Buraya geldiğimden beri hayalim büyük taraftar kitleleri önünde top oynamaktı. İnşallah ciddi büyüklükte taraftara sahip bir takımla anlaşırız."

"Avrupa Kupaları'nda başarılı olmak farklı bir boyut"
Türk futbolunun başarılı ve günden güne gelişme gösteren bir yapıya sahip olduğunu belirten 33 yaşındaki futbolcu, "Türk futbolu ve Avrupa arasında herhangi bir fark görmüyorum. Türkiye'ye de inanılmaz yetenekli futbolcular geliyor. Burada oynanan futbolu çok iyi seviyede görüyorum. Ama Avrupa kupalarında başarılı olmak farklı bir boyut. Oradaki takımların güçleri çok farklı. Bizim ligimizde güçlü olan takımlar oralarda başarıya ulaşamıyor. Çünkü o seviyede oynanan oyun başka" şeklinde konuştu.

"En beğendiğim futbolcu Selçuk İnan"
Süper Lig'deki en beğendiği futbolcu ve kaleciyi de açıklayan Doka, şu ifadeleri kullandı: "Süper Lig'de en beğendiğim futbolcu Selçuk İnan. Çok kaliteli bir oyuncu. En beğendiğim kaleci ise Muslera. Türkiye Ligi'nin gençlerde en yeteneklisi de Cengiz Ünder. Yetenekli ve geleceği parlak bir futbolcu. Ondan beklentiler çok fazla ve o da bu beklentileri karşılayacak seviyede."

"Medipol Başakşehir'e teşekkür ederim"
Son olarak yollarını ayırdığı Medipol Başakşehir'e teşekkürlerini ileten Brezilyalı orta saha, "Medipol Başakşehir'de 6 sezon geçirdim. Başkan Göksel Gümüşdağ başta olmak üzere, Abdullah Avcı, tüm oyuncular ve teknik heyete çok teşekkür ediyorum. Bu kulübe elimden gelenin fazlasını vermeye çalıştım. Maksimum seviyede oynadığıma da inanıyorum. Tekrar herkese çok teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini noktaladı.

Nesim Özgür: "İlk tercihinin Türkiye olacağını düşünüyorum"
Bu arada Doka'nın menajerliğini yapan Nesim Özgür, yaptığı açıklamada, "Futbolcum Doka, Türkiye'de Medipol Başakşehir'de başarılı bir 6 sezon geçirmiştir. Sözleşmesi şu anda bitti. Yeni takım arayışındayız. Talipleri var. Önümüzdeki günlerde futbolcumla da görüşerek bir karar verip, tercihini Türkiye'den yana kullanacaktır. Çünkü Türkiye'yi çok seviyor. Çocukları Türkçe konuşuyor, okula gidiyor. Kendisinin de o nedenle ilk tercihinin Türkiye olacağını düşünüyorum" dedi.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış

Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro’luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü

01.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro'luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü. İtalyan kulübü Atalanta'nın bu çift başlılık sonrası panikleyerek katı bir şekilde 'banka teminat mektubu' talep etmesi üzerine transfer çıkmaza girdi.

Fenerbahçe camiası, Ademola Lookman transferinin neden gerçekleşmediğini tartışırken, perde arkasından tam bir "seçim" krizi çıktı. İddialara göre o dönemde aday olmayı düşünen ancak resmi olarak seçim olmadığı için adaylığını açıklamayan bir ismin bir itirafı tüm krizi çorap söküğü gibi çözdü.






LOOKMAN İLE HANGİ SIFATLA GÖRÜŞTÜ

"Ben Lookman ile kışın görüştüm. Artık gündemimizde değil" açıklamasıyla yeniden alevlenen sürecin, kulüpler arasındaki finansal güven ve adayın hamlesiyle çıkmaza girdiği iddia edildi.

Transfer piyasasında büyük ses getiren süreçte, Atletico Madrid, Lookman için Atalanta ile 35 milyon Euro+5 milyon Euro bonus olmak üzere toplam 40 milyon Euro karşılığında anlaştı.






MURAT SALAR'IN AÇIKLAMASI VARDI

Oyuncu ile yıllık bonuslar dahil 9 milyon Euro maaş üzerinden el sıkışıldı. O dönemde Fenerbahçe'nin de radarına giren bu dev transferin neden gerçekleşmediğine dair en net açıklama ise Murat Salar'dan geldi:

- Atalanta kulübü teminat mektubu istedi. Fenerbahçe Kulübü, tarihi boyunca teminat mektubu vermemiştir ve teminat mektubu almamıştır. Biz bunu hakaret kabul ettik. Hangi bankanın itibarı, 120 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nden daha değerlidir?






ÖNCE BANKA TEMİNATI SORUNU YOKTU

Atalanta başta talep etmediği banka teminat mektubu konusunda neden bir anda bu kadar katılaştı? Kulüp kulislerinde konuşulan iddialar, transferin sportif değil, siyasi bir krize kurban gittiğini gösteriyor. İddialara göre süreç şu şekilde gelişti:

Sadettin Saran ve ekibi, Lookman transferi için devredeyken 35 milyon Euro'luk bonservis bedelini uzun vadeye yaymak istedi. Atalanta yönetimi ilk etapta buna sıcak baktı ve teminat talep etmedi.






BANKA TEMİNATI GÜNDEME GELDİ

Saran ile Lookman arasındaki görüşmeler sürerken, Fenerbahçe başkanlığına aday olmayı planlayan bir isim devreye girdi. Bu isim, hem Atalanta hem de Lookman cephesiyle "Haziran'daki seçimde başkan ben olacağım" diyerek görüşmeler yaptı.

Adayın bu hamlesi ve kulüpteki seçim belirsizliği Atalanta cephesinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İtalyanlar, Saran yönetimine "Bir aday, Haziran'dan sonra sizin olmayacağınızı söylüyor. Eğer yönetim değişirse uzun vadeli bu ödemeleri yeni gelen başkan ödemezse ne olacak?" sorusunu yönelterek masaya acil kodlu "banka teminatı" şartını koydu.






İTALYANLAR MASADAN KALKTI

Fenerbahçe'nin kurumsal ilkeleri gereği banka teminatı vermeyi reddetmesi, Atalanta'nın ise seçim belirsizliği nedeniyle bu güvenceden geri adım atmaması üzerine köprüler tamamen atıldı. Taksitlendirme ve ödeme planında ortak nokta bulamayan İtalyan ekibi masadan kalktı.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü 

01.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin seçilirse futbol şubesinde devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü. Paolo Maldini, yeni dönemdeki transfer "prensini" İtalya'da belirledi! Milan efsanesinin bir oğulunun menajerliğini yürüten diğer oğlunun ise beraber çalıştığı menajer Beppe Riso, Hakan Safi'yle Fenerbahçe'yi ileriye götürmek için çalışacak.

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesinde başkan adaylarından Hakan Safi futbol şubesinde devrim yaratacak küresel iş birlikleri için gaza bastı. Kulübün vizyonunu uluslararası arenaya taşımayı hedefleyen Safi, yeni dönem futbol yapılanması, teknik direktör ve transferler için en iyisini yokluyor. Hafta içi çok daha hareketli geçmesi beklenen süreçte Safi'nin en büyük kozu ise dünya futbolunun efsane ismi Paolo Maldini olacak.






MALDINI'NİN BİR OĞLUNUN MENAJERİ

Hakan Safi'nin yurt dışı transfer operasyonlarını emanet ettiği Maldini, güçlü bağlantılarını Fenerbahçe için devreye soktu. Sürecin en büyük sürprizi ise Şampiyonlar Ligi için gidilen Budapeşte'de gerçekleşen dev zirve oldu.

Maldini, Hakan Safi ile birlikte, AC Milan döneminde şampiyonluk kadrosunu kurarken çok yakından çalıştığı dünyaca ünlü menajerler Fali Ramadani ve Beppe Riso'yu bir araya getirdi. Safi başkan olması durumunda yurt dışı transfer operasyonlarında bu iki menajerden tam destek alacak.






DİĞER OĞLU DA ONUNLA ÇALIŞIYOR

Maldini, Ramadani ve Riso arasındaki bu güçlü iş birliği, geçmişe dayanan köklü ilişkilere ve güvene dayanıyor. İtalyan menajer Riso, Maldini'nin oğlu Daniele'nin de menajerliğini yürütüyor. Ayrıca Maldini'nin futbolu erken bırakan büyük oğlu Christian Maldini de yeşil sahalara veda ettikten sonra menajerlik kariyerine adım atarak Riso'nun sahibi olduğu GR Sports ajansına katıldı.






AC MILAN'DA BALKAN KOLONİSİ

Maldini, Milan'da sportif direktörlük yaptığı dönemde kazanılan Serie A şampiyonluğunun en kritik parçalarından biri olan Ante Rebic transferini Ramadani üzerinden yürütmüştü. Keza Real Madrid'den Luka Jovic transferi ve Nikola Milenkovic gibi isimlerin süreçlerinde de Maldini, Ramadani ile olan direkt ve güçlü ilişkisini her zaman ana kozu olarak kullanmıştı.






BALKAN ASILLI OYUNCULARLA DEVAM

Stratejinin en dikkat çekici detaylarından biri ise transfer edilecek oyuncuların profiliyle ilgili. Fenerbahçe tarihine bakıldığında Balkan asıllı oyuncuların takıma hızla adapte olması ve şampiyonluklarda büyük rol oynaması, Paolo Maldini'nin de radarına girdi.

Balkan kökenli oyuncuların karakterine ve aidiyet duygusuna inanan Maldini, bu coğrafyanın oyuncu pazarını elinde tutan en güçlü isim olan Fali Ramadani ile tam da bu noktada stratejik bir ortaklık öngörüyor. Fenerbahçe'nin yeni dönemde rotayı yeniden Balkan pazarına çevirmesi bekleniyor.






4 ÖNEMLİ TRANSFER GELECEK

Hakan Safi ve kurmayları, bu hafta içi Maldini'nin de içinde bulunacağı yoğun bir seyahat ve görüşme trafiğine giriyor. Listenin ilk sırasında camianın sabırsızlıkla beklediği teknik direktör koltuğu yer alıyor. Teknik direktörün hemen ardından takviye yapılacak ana bölgeler de belirlendi:

-Stoper (Savunmanın lideri)
-Santrfor (Gol yollarını sırtlayacak isim)
-Kanat (Hücuma dinamizm katacak profiller)






SAFİ İDDİALI MESAJLAR VERİYOR

Hakan Safi cephesinden gelen bilgiler, hafta başından itibaren basına sızacak isimlerin taraftarı heyecanlandıracağı yönünde. Sarı-lacivertli camiaya "beklemede kalın" mesajı verilirken, bu hafta atılacak adımların seçimin kaderini de doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu zehir zemberek açıklamalar yaptı. bir yıldır uğradığı haksızlıkları ve organize saldırıları tek tek not ettiğini belirten Hacıosmanoğlu, isim vermeden eski kulübü Trabzonspor'un Başkanı Ertuğrul Doğan ve mevcut yönetimini de adeta topa tuttu. Bordo-mavili kulübün saha içi başarısızlıklarını ve mali eksikliklerini örtbas etmek için kendisinin hedef tahtasına oturtulduğunu vurguladı

31.05.2026 21:47:00
Haber Merkezi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
Hacıosmanoğlu'na darbe uzaktan gelmedi
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu uzun süre konuşulacak, sitem ve öfke dolu açıklamalara imza attı. Eski kulübü Trabzonspor'un mevcut yönetimiyle uzun süredir perde arkasında yaşanan gerilim, Hacıosmanoğlu'nun patlamasıyla gün yüzüne çıktı.






Gündeme bomba gibi düşen açıklamalarında organize bir sosyal medya operasyonuna maruz kaldığını belirten TFF Başkanı, şu ifadelerle adeta meydan okudu:
 
"ALLAH'A HAVALE EDİYORUM" SÖZLERİ
 
- Yaklaşık bir senedir, not alıyorum... Allah'a havale ediyorum! Kişisel herkese verecek cevabım var ama bir senedir kimseye kişisel cevap vermiyorum! Başarı yakalamak için insanları insanların önüne atabilirsiniz. Paralı troller tutabilirsiniz. Bu kainatın bir efendisi var, her şeyi görüyor!







İBRA SÜRECİ HAKKINDA KONUŞTU
 
Hacıosmanoğlu'nun konuşmasındaki en dikkat çekici detaylardan biri, Trabzonspor yönetiminin saha içi ve dışındaki eksikliklerini örtmek için kendisini hedef göstermesi üzerine oldu.
 
Bordo-mavili kulübün mali ibra süreçleri ve sportif sonuçlar üzerinden faturayı geçmişe kesme çabasına tepki gösteren Hacıosmanoğlu, "İşlemediğimiz suçtan, kendi eksikliklerinizden bizi toplum önüne atıyorsunuz!" sözleriyle mevcut yönetimin taraftar algısını yönetmeye çalıştığını iddia etti.







KORKAKLIK TEPKİSİ VERDİ
 
Hacıosmanoğlu, arkasından dönen oyunları "korkaklık" olarak nitelendirerek sözlerini çok daha ağır bir tonda sürdürdü. Sosyal medyadaki paralı hesaplar üzerinden ailesinin hedef alındığını belirten TFF Başkanı, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı:
 
- O yapılanların binde birini, benim yüzüme karşı yapacak adam daha anasından doğmadı. Trollerle ölmüş anneme küfür ettiriyorsunuz! Yaradan her şeyi görüyor!

Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme

Galatasaray’da resmi görev dağılımının açıklanmaması kulisleri yangın yerine çevirdi. Yönetim içindeki gizli taht savaşı ve 'Fenerbahçe' bağlantılı büyük operasyon deşifre oldu! Başkan yardımcılığı koltuğu için Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki liderlik krizi istifa restlerine kadar uzanırken; Dursun Özbek, en kritik hamlesini ezeli rakibin eski başkan adayı Mehmet Ali Aydınlar’ın sahibi olduğu Acıbadem Grubu’nun tepe yöneticisi Sedat Artukoğlu ile yapmaya hazırlanıyor.

31.05.2026 21:44:00
Haber Merkezi
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Dursun Özbek'ten herkesi şaşırtacak görevlendirme
Galatasaray'da Başkan Dursun Özbek'in yeni yönetim kurulu listesinde, daha ilk günden 'görev tanımı' ve 'yetki alanı' krizlerinin patlak verdiği iddiası UltrAslan tarafından gündeme getirildi. Seçimin üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen resmi görevlendirmelerin hala açıklanmaması camiada çatlak seslerin yükselmesine neden oldu.






İKİ İDDİALI İSİM ÖNE ÇIKTI

Konuşulan bazı iddialara göre, görev dağılımı ilan edilir edilmez bazı yöneticilerin istifa resti çekmeye hazırlanıyor. Yeni yönetimde özellikle Metin Öztürk ile Abdullah Kavukcu arasındaki "liderlik ve güç dengesi" yarışı olduğu konuşuluyor. Galatasaray'da şu an en kritik koltuk olan Başkan Yardımcılığı için ise iki isim ön plana çıkmış durumda: Sedat Artukoğlu ve Abdullah Kavukcu.






METİN ÖZTÜRK BIRAKABİLİR

Kulislerde kulaktan kulağa yayılan iddialara göre Özbek eğer tercihini Kavukcu'dan yana kullanırsa önceki yönetimin asbaşkanı Metin Öztürk'ün bunu bir yetki aşımı olarak görerek istifa edeceği ileri sürülüyor.

Daha yolun en başında böylesine büyük bir yönetim krizinin patlak vermesini istemeyen Özbek'in ise dengeyi korumak adına ibreyi Artukoğlu'na çevirdiği iddia ediliyor.






ARTUKOĞLU, AYDINLAR'IN CEO'SU

Öte yandan yönetim listesindeki Sedat Artukoğlu ismiyle ilgili çok konuşulacak bir Fenerbahçe detayı da var. Eğer Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Başkanlığı için adaylığını koysaydı, Özbek'in Artukoğlu'nu listeye kesinlikle almayacağı konuşuluyordu.

Bunun sebebi ise Sedat Artukoğlu'nun, Mehmet Ali Aydınlar'ın sahibi olduğu Acıbadem Sağlık Grubu'nda İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapması.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.