21. yüzyılın bana göre en önemli olayı olan DUMA koridorlarında 120 kişinin seccade yayarak namaz kılmalarını dile getirmeden, bir iki duâm var, âmin deyin lütfen. Receb Ayı'nı idrak ediyoruz. Mübârek olsun. Receb Ayı yüzüsuyu hürmetine, bizi Tayyip'ten kurtar Ya Rabbi! Sonra inşaallah Şaban Ayı'nı idrâk edeceğiz. Şaban Ayı ve o ayda edilecek duâların hatırına bizi yeni Şaban Şükür'lere muhatap eyleme Ya Rabbi! İnşaallah Ramazan'a erip, nefsimize güç yetirdiğimiz kadar oruç, salât ve taâtımızla Bayram'a erişeceğiz! Yaşadığımız mübârek bayramlar hürmetine, Mübarek Üç Aylar'ın makbûl duâları hürmetine; Receb'de, Tayyip ve şürekasından, Şaban'da Şabanlardan kurtularak bayram etmemizi, şükretmemizi nasip eyle Ya Rabbi! Âmiin... BOP Eş Başkanı, Dünya Lideri, Dokunmanın ibadetten sayıldığı, İleri Demokrat Tayyip Sultan'ın baş yaverlerinden Arınç, cahil milletin gazını almak için –bu kere ağlamadan– "Niye gidiyorsunuz daha karpuz kesecektik deme imkânımız mı var? Cehennemin dibine gitsinler gidiyorlarsa. Bundan bizim sevinmemiz gerekmez mi?" buyurmuşlardı! Literatürümüze âdâb–ı muâşeret kurallarına uygun iltifat(!)ları kazandırmasıyla meşhûr bu bilge siyasetçimizden öğrendiğim şekliyle ben de bir şeyler söylemek istiyorum: Sayın BOP Eş Başkanı, bir buçuk milyon Müslümanı katleden, yüz binlerce Müslüman kadına–kıza tecavüz eden, camiye sığınan Müslümanın kafasına caminin ortasında kurşun sıkan kâfir Haçlı ABD askerlerine duâ edebilen Diyalogcu Dünya Lideri ve kadrosu; İleri Demokrasilerini, Açılımlarını, huzur ve istikrarlarını, alıp gitsinler nereye gidiyorlarsa! Bunlar, canımızı çok acıttılar! Canımızın yanmasına, mazlum sivil vatandaşlarımızın, bebeklerin katledilmesine İleri Demokrasi uğruna zemîn hazırladılar! Genelkurmay'ın kozmik odasına girip en az otuz yıllık savunma planlarımızı ziyan ettirdiler! Başımıza çuval geçirttirdiler! Mavi Marmara'da, 9 vatandaşımızı hunharca katlettirdiler! Bizi parklarda, dershanelerde İleri Demokrat bölücülere bombalatarak; sokaklarda gün ortası sivil askerlerimizin kafasına arkadan ateş ettirilerek, belediye otobüslerinde yaktırılarak; köyleri bastırıp topluca kadın–ihtiyar–bebek demeden katlettirdiler! "Yurtta sulh, cihanda sulh" temelli dış politikamızı; yurtta kaos, cihanda kimliksizlik, kişiliksizlik diye değiştirdiler! Nüfusun yarıdan fazlası açlık sınırına mahkûmken çocuklarına gemicikler, milyon dolar–euro sermayeli şirketler alı–alıverdiler! Hâlâ almaya devam ediyorlar! Papa'nın ölümünde bayrağımızı yarıya indirerek üç gün Millî Yas ilan ederlerken; Reyhanlı'da bombalanarak elliden fazla insanımız can verip yüz elliden fazla insanımız yaralanmışken; düğün yaptılar! TV'lerde eğlence programlarını devam ettirdiler! Dünyanın her yerinde, ülkelerinde üç kişi ölürse dış seyahatler ertelenip geri dönülürken bizimkiler; Reyhanlı'da olanları milletten saklamak için yayın yasağı koyarak ABD'ye, Okyanus Ötesine seyahate çıktılar! Gittiler, geri gelmesinler! Hatta haber göndersinler, bütün kurmayları ve aile efrâdı da peşlerine takılıp gitsinler; "Niye gidiyorsunuz daha karpuz kesecektik deme imkânımız mı var?" demek istiyoruz! Efendiler! Vallahi Türk Milleti henüz konuşmadı! Ama söyleniyor, homurdanıyor, dişlerini sıkıp burnundan soluyor! Zerrece aklınız varsa millete kulak verin! Yoksa bu millet, sizin kulaklarınızdan tutacak haberiniz olsun! Bu millet sizi; Vahidettin ve 150'likler gibi Dünya vatandaşı edecek! O zaman istediğiniz kadar; "Milletim nev–î beşer, vatanım rûy–i zemîn" dersiniz biliyor musunuz? Bu memlekette, milletin; demokrasiyi araç sayan ve iktidara geldikten sonra, kendilerinden başkasına "Allah yarattı!" demeyenleri demokratik yolla nasıl hizaya soktuğunu hatırlayın! Vallahi sizin kanınız, hiç birininkinden daha kırmızı değil! Ve Meclis'te küfürleşerek oyalandığınız partiler değil; Meclis dışında gümbür gümbür muhalefet yapan, milletle hemen her gün buluşan II. Kuva–yı Milliyeciler'in ayak seslerini de duymuyor musunuz? Siz Dinci–İslamcı siyasetle işbaşına gelip Haçlı müttefiklerinizle panellerde –sizin kadehinizde su olmak kaydıyla– şerefe kadeh kaldırırken Moskova'da, DUMA Koridorlarında 120 Müslüman–Türk'ün seccade yayarak namaza durduklarını da duymamışsınızdır! Gerçi duymamakta haksız sayılmazsınız! Çünkü Prof. Dr. Haydar Baş ve ekibi Moskova'da, DUMA Koridorlarında seccade yayarak namaza durmayı o kadar normal bir iş gibi yaptılar ki, o kadar samimi bir davranıştı ki bu, bir kare resmi bile yok! Gözlerinizi kapatıp DUMA Koridorlarında 120 Müslüman–Türk'ün namaza durmalarını, hayâl edebilir misiniz? Eminim hayâl ederken bile korkarsınız! Benden size Müslüman–Türk gönlümün ganîliği ile bir tavsiye; sür'atle Haydar Hoca ile temasa geçin, kendinizi O'nun sayesinde Türk Milletinin sınırsız merhametine teslim edin! Yoksa Vallahi sonunuz iyi değil ve aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor vesselâm... "OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN." Selâm, sevgi, duâ...
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017




























































