Dümen Washington’a kırıldı
Türk-Amerikan ilişkilerinin en ciddi konu başlığı olarak görülen S-400 hava savunma sistemlerinin Türkiye'ye konuşlanmasına sadece 2 ay kaldı. Bu süreçte Ankara ile Washington arasında yoğun diplomatik trafik dikkat çekiyor. Öyle ki Trump'ın Temmuz ayında Türkiye'yi ziyaret edebileceği bile konuşuluyor
02.05.2019 00:00:00





RECEP BAHAR / HABER ANALİZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Nisan'da uzun bir aradan sonra ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığından Trump ile görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, görüşmede S-400 konusunun ele alındığı ve Türkiye'nin bu konuda 'çalışma grubu' kurulması önerisinin tekrarladığı kaydedildi.
Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada ise Erdoğan ile Trump arasındaki telefon görüşmesinde ikili ticaretin artırılması, S-400'ler konusu ve Suriye'nin kuzeyi ile ilgili son durumun ele alındığını bildirildi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, telefon görüşmesinin pozitif ortamda tüm konuların ele alındığı bir görüşme olduğunu söyledi.
Danışmanlar devrede
Erdoğan-Trump telefon görüşmesinden bir gün sonra her iki liderin en üst düzey danışmanları, İbrahim Kalın ile John Bolton'un da kendi aralarında bir görüşme gerçekleştirmeleri dikkat çekti.
İki yetkilinin, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye ziyaretinin hangi tarihlerde yapılabileceğini de değerlendirdikleri belirtildi.
Çavuşoğlu ise Perşembe günü yaptığı açıklamada ziyaret tarihinin belli olmadığına işaret ederek, "Trump'ın hazirandaki Avrupa ziyaretinin arkasından gelip gelmemeyi gözden geçiriyordu ama geçerken uğramak yerine belki bir ay sonra daha geniş kapsamda Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmek istediklerini söylüyorlar. Kesin tarih henüz belli değil" dedi.
Suriye'yle ilgili neler konuşuldu?
Erdoğan, 30 Nisan'da ise Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir telefon görüşmesi yaptı. Erdoğan-Putin görüşmesinin ise daha çok Suriye gündemine odaklandığı açıklandı.
Bu görüşmenin ardından bu kez 1 Mayıs'ta ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey liderliğindeki bir heyet Suriye ile ilgili gelişmeleri değerlendirmek için Ankara'ya geldi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Jeffrey ile bir araya geldi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Jeffrey ile İstanbul'da bir görüşme gerçekleştirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada "Görüşmede, Münbiç ve Fırat'ın doğusu başta olmak üzere Suriye'de son dönemde yaşanan gelişmeler ele alındı" denildi.
Diplomatik hareketlilik yumuşama sinyali mi?
Artan diplomatik trafiğin S-400 başta olmak üzere Türkiye-ABD arasındaki sorunların çözümüne nasıl etki edeceği henüz net bir şekilde görülmese de taraflardan son dönemde gelen mesajların bir yumuşama sürecine işaret ettiği
değerlendirmeleri yapılıyor. ABD'den S-400 konusunda 3 Nisan'dan bu yana 'yaptırım tehdidi' içeren bir açıklamanın yapılmamış olması, Türkiye'den verilen mesajlarda da ABD ve NATO'nun kaygılarının göz önünde bulundurulacağının kayda geçirilmesi, çalışma grubu kurulması gibi önerilerin yapılıyor olması ve hatta ara formüller bulunabileceği açıklamaları bu değerlendirmeleri güçlendiren unsurlar olarak belirtiliyor.
Bu yumuşama mesajlarına karşın Türkiye ile ABD arasındaki S-400 sorununun nasıl aşılabileceğine ilişkin Ankara ya da Washington'dan henüz somut bir adım atılmadı.
S-400 tartışması her ihtimale açık
Türkiye, 2.5 milyar dolarlık S-400 anlaşmasının iptal edilmesi ya da savunma sistemi alınsa bile Türk topraklarına konuşlandırılmaması gibi bir seçeneği şu ana kadar gündemine almamış bir görüntü içinde.
Resmi makamlar, S-400'lerin 3. bir ülkeye konuşlandırılabileceğine ilişkin basında çıkan haberleri yalanlarken, Rusya ile de bu bağlamda bir diyalog olmadığını mesajını da verdiler.
Ankara-Washington diyalogunu çok yakından takip eden Rusya'dan son dönemde yapılan açıklamalar, S-400 anlaşmasının planlandığı gibi yürütüldüğünü, sistemin parçalarının Haziran ya da Temmuz ayından itibaren Türkiye'ye gönderileceğini belirtiyor.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın İstanbul ya da Ankara'ya yerleştirilebileceğini belirttiği S-400'lerin 2019 sonuna doğru operasyonel olacağı öngörülüyor. Ankara-Moskova temaslarında bu anlaşmanın iptali ya da değiştirilmesine ilişkin bir temas olmadığı belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Nisan'da uzun bir aradan sonra ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığından Trump ile görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, görüşmede S-400 konusunun ele alındığı ve Türkiye'nin bu konuda 'çalışma grubu' kurulması önerisinin tekrarladığı kaydedildi.
Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada ise Erdoğan ile Trump arasındaki telefon görüşmesinde ikili ticaretin artırılması, S-400'ler konusu ve Suriye'nin kuzeyi ile ilgili son durumun ele alındığını bildirildi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, telefon görüşmesinin pozitif ortamda tüm konuların ele alındığı bir görüşme olduğunu söyledi.
Danışmanlar devrede
Erdoğan-Trump telefon görüşmesinden bir gün sonra her iki liderin en üst düzey danışmanları, İbrahim Kalın ile John Bolton'un da kendi aralarında bir görüşme gerçekleştirmeleri dikkat çekti.
İki yetkilinin, ABD Başkanı Trump'ın Türkiye ziyaretinin hangi tarihlerde yapılabileceğini de değerlendirdikleri belirtildi.
Çavuşoğlu ise Perşembe günü yaptığı açıklamada ziyaret tarihinin belli olmadığına işaret ederek, "Trump'ın hazirandaki Avrupa ziyaretinin arkasından gelip gelmemeyi gözden geçiriyordu ama geçerken uğramak yerine belki bir ay sonra daha geniş kapsamda Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmek istediklerini söylüyorlar. Kesin tarih henüz belli değil" dedi.
Suriye'yle ilgili neler konuşuldu?
Erdoğan, 30 Nisan'da ise Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir telefon görüşmesi yaptı. Erdoğan-Putin görüşmesinin ise daha çok Suriye gündemine odaklandığı açıklandı.
Bu görüşmenin ardından bu kez 1 Mayıs'ta ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey liderliğindeki bir heyet Suriye ile ilgili gelişmeleri değerlendirmek için Ankara'ya geldi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Jeffrey ile bir araya geldi. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Jeffrey ile İstanbul'da bir görüşme gerçekleştirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada "Görüşmede, Münbiç ve Fırat'ın doğusu başta olmak üzere Suriye'de son dönemde yaşanan gelişmeler ele alındı" denildi.
Diplomatik hareketlilik yumuşama sinyali mi?
Artan diplomatik trafiğin S-400 başta olmak üzere Türkiye-ABD arasındaki sorunların çözümüne nasıl etki edeceği henüz net bir şekilde görülmese de taraflardan son dönemde gelen mesajların bir yumuşama sürecine işaret ettiği
değerlendirmeleri yapılıyor. ABD'den S-400 konusunda 3 Nisan'dan bu yana 'yaptırım tehdidi' içeren bir açıklamanın yapılmamış olması, Türkiye'den verilen mesajlarda da ABD ve NATO'nun kaygılarının göz önünde bulundurulacağının kayda geçirilmesi, çalışma grubu kurulması gibi önerilerin yapılıyor olması ve hatta ara formüller bulunabileceği açıklamaları bu değerlendirmeleri güçlendiren unsurlar olarak belirtiliyor.
Bu yumuşama mesajlarına karşın Türkiye ile ABD arasındaki S-400 sorununun nasıl aşılabileceğine ilişkin Ankara ya da Washington'dan henüz somut bir adım atılmadı.
S-400 tartışması her ihtimale açık
Türkiye, 2.5 milyar dolarlık S-400 anlaşmasının iptal edilmesi ya da savunma sistemi alınsa bile Türk topraklarına konuşlandırılmaması gibi bir seçeneği şu ana kadar gündemine almamış bir görüntü içinde.
Resmi makamlar, S-400'lerin 3. bir ülkeye konuşlandırılabileceğine ilişkin basında çıkan haberleri yalanlarken, Rusya ile de bu bağlamda bir diyalog olmadığını mesajını da verdiler.
Ankara-Washington diyalogunu çok yakından takip eden Rusya'dan son dönemde yapılan açıklamalar, S-400 anlaşmasının planlandığı gibi yürütüldüğünü, sistemin parçalarının Haziran ya da Temmuz ayından itibaren Türkiye'ye gönderileceğini belirtiyor.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın İstanbul ya da Ankara'ya yerleştirilebileceğini belirttiği S-400'lerin 2019 sonuna doğru operasyonel olacağı öngörülüyor. Ankara-Moskova temaslarında bu anlaşmanın iptali ya da değiştirilmesine ilişkin bir temas olmadığı belirtiliyor.













































































