logo
02 EKİM 2026

Dünya malı da bir imtihandır

02.10.2026 00:00:00
 
Dünya malı hakkında doğru bilgiye ulaşmak, ona değeri kadar kıymet vermek ve onun insan hayatının devamını sağlayan bir nimet olduğu kadar ahiret yurdumuzdaki yerimizi hazırlamak bakımından da bir imtihan vesilesi olduğunu unutmamak gerekir.

İnsan dünyada kazanmak için çalışır. Fakat asıl mesele yalnızca ne kazandığı değil, kazandığı şeyin kendisine ne yaptığıdır. Mal insanın elinde olduğu sürece nimet; kalbine yerleştiğinde ise imtihanın en ağırlarından biri olabilir.

İslam insana dünyadan el etek çekmesini emretmez. İnsan çalışacak, üretecek, kazanacak, ailesinin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Fakat bütün bunları yaparken Allah'ı unutmaması gerekir.

Mal da bir imtihandır

Prof. Dr. Haydar Baş, Kur'an ve Sünnet Işığında Büyük İslam İlmihali adlı eserinin Zekât bölümünde dünya ile insan arasındaki ilişkiyi anlatırken tasavvufun, hayatın içinde Allah ile beraber olma hâli olduğunu ifade eder.

Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır." (Münâfikûn, 63/9)

Demek ki problem mal sahibi olmak değildir. Problem, malın sahibinin insan olması gerekirken insanın malın esiri hâline gelmesidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.a.) de şöyle buyurmuştur:

"Her ümmetin bir fitnesi vardır; ümmetimin fitnesi de maldır."

Bu söz, insanın dünya malı karşısındaki imtihanını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.

Kazanmak uğruna kaybetmemek

İnsan daha çok kazanmak isteyebilir. Bu, tek başına yanlış değildir. Fakat daha çok kazanma arzusu zamanla daha fazlasına sahip olma hırsına dönüşürse insanın ölçüleri değişmeye başlar.

Önce helal-haram hassasiyeti zayıflar.

Sonra kul hakkı ikinci plana itilir.

Ardından insan, kazancının nasıl elde edildiğinden çok ne kadar olduğuna bakmaya başlar.

İşte tehlike burada başlar.

Çalışmak başka şeydir, hırsın esiri olmak başka.

Kazanmak başka şeydir, kazanmayı hayatın amacı hâline getirmek başka.

Mal sahibi olmak başka şeydir, malın insanın gönlüne sahip olması başka.

İnsanın kendisine şu soruyu sorması gerekir:

Ben malı mı yönetiyorum, yoksa mal mı beni yönetiyor?

Şeytanın istismar ettiği hırs

Abdulkadir Geylânî Hazretleri, Geylânî Tefsiri'nde insanın heva ve hevesine teslim olmasının kalbi nasıl etkilediği üzerinde durur.

İnsan Allah'ı anmaktan uzaklaştığında kalbinde mutlaka başka şeyler büyümeye başlar.

Mal, makam, şöhret, servet israf ve daha fazlasına sahip olma arzusu… Bunların her biri insan için birer imtihandır.

Şeytanın insana yaklaşması da her zaman açıkça kötülük teklif etmesiyle olmaz. Bazen insanın meşru bir arzusunu ölçüsüz hâle getirerek onu kendi nefsinin peşine takar.

Bu nedenle insan, kazancının miktarından önce kazancının niteliğini düşünmelidir.

Helal mi? Temiz mi? Kul hakkı var mı?

Bir başkasının mağduriyeti üzerine mi kurulmuş?

Allah'ın rızasına uygun mu?

Bu soruların cevabı, servetin gerçek değerini ortaya koyar.

Dünya da kazanılacak, ahiret de

İnsan yalnız dünya için değil, yalnız ahiret için de yaratılmamıştır. İnsan, her iki âlemin saadetini kazanabilecek kabiliyette yaratılmıştır.

Bu nedenle İslam, insanın çalışmasını, üretmesini, kazanmasını ve dünya nimetlerinden faydalanmasını yasaklamaz. Fakat bunların Allah'ın rızasının önüne geçirilmesine izin vermez.

Mal kazanmak günah değildir.

Haram kazanmak günahtır.

Servet sahibi olmak suç değildir.

Servetin esiri olmak tehlikelidir.

Zekât da mal ile insan arasındaki bu ilişkinin terbiyesidir. İnsan, sahip olduğu malın gerçek sahibinin Allah olduğunu bilir; kendisine verilen nimet üzerinde sorumluluğu bulunduğunu kabul eder.

Böylece mal, insanın gönlünü esir alan bir amaç olmaktan çıkar; hayra vesile olan bir araca dönüşür.

Dünya geçicidir. Mal geçicidir. Servet geçicidir. İnsan da bu dünyada misafirdir.

Kalıcı olan, insanın Allah'ın kendisine verdiği nimet karşısında nasıl bir kul olduğudur.

Öyleyse mesele çok kazanmak değil, doğru kazanmak ve kazandığını doğru yerde kullanmaktır.

Dünya için çalışalım; fakat dünyayı kalbimize koymayalım.

Çünkü dünya malı bizim için bir nimet olduğu kadar bir imtihandır.

Dünyada kazanalım, fakat ahireti kaybetmeyelim.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.