HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 TEMMUZ 2022, CUMARTESİ

Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’

27.12.2021 00:00:00

Çocuklarını yeni bir okula kaydeden veya yeni bir öğretmene emanet eden veliler çocuklarını öğretmene teslim ederken söyledikleri çok anlamlı ve güzel bir söz vardır, "Hocam çocuğumun eti senin, kemiği benim" diye. 

Bu sözün anlamı aslında bu milletin eğitime, öğretime ve öğretmene verdikleri kıymetin, değerin adeta bir özeti gibidir.

Şöyle ki; veli öğretmene demek istiyor ki;

Hocam aile olarak ben çocuğumun omurgalı bir insan olmasını sağlayacak onu ayakta tutacak, onun toplumda başı dik bir şekilde yürümesini, yaşamasını sağlayacak ahlakı, maneviyatı, millî duyguları, aile terbiyesini kalıcı bir şekilde adeta kemikleştirerek çocuğuma verdim, kazandırdım. Bu nedenle adeta kemik gibi sağlam olan bu ahlakın üzerine siz ne korsanız benim evladım o şekli alacak. Bir profesyonel olarak siz, bizim aile olarak yapamadığımızı ve eksik bıraktığımızı artık tamamlayınız. 

Öğretmenim, artık siz, anne ve baba olarak bizim evladımızın özüne attığımız irfan temelinin, ahlak kolonunun ve vicdan kirişlerinin üstüne koyarak bu eseri yükseltmelisiniz, o kolon ve kirşlerin arasını doldurmak sizin o öpülesi mahir ellerinize kalmış, bu sizin işiniz.

Siz öğretmen olarak bizim bir veli olarak yapmaya çalıştığımız kolon ve kirişlerin arasını nasıl doldurmanız gerektiğini işiniz gereği çok daha iyi bilirsiniz. Eserinizin duvarını kerpiçle mi, taşla mı, gümüşle mi, altınla mı, elmas, pırlanta, inci ile mi örersiniz, doldurup yaparsınız bu sizin izanınıza, vicdanınıza, irfanınıza, bilgi ve kabiliyetinize kalmış. Biz size çocuğumuzu teslim ediyoruz.

İşte veliler en kıymetli varlıklarını bu duygu ve düşünceyle öğretmene emanet ederler. Teslim ederken "Eti senin, kemiği benim" sözü herhalde başka bir amaç veya başka bir anlam da söylenmiyor!

Yoksa medyadan çok büyük bir üzüntüyle takip ettiğimiz, hiçbir insanın özellikle hiçbir öğretmenin tasvip etmediği, edemeyeceği Aksaray ilimizde o öğretmenin!!! İlkokul beşinci sınıf öğrencisine okul koridorunda uyguladığı şiddet ve dayakta olduğu gibi hiçbir anne, baba, ebeveyn alın çocuklarımızı hastanelik oluncaya kadar kemiklerini kırın, canını acıtın, yüzünü gözünü morartın anlamını çıkartamaz.

Hiçbir öğretmen de temelini "Yaratılanı severim yaratandan ötürü" anlayışını, felsefesini baş tacı yapan öğretmenlik mesleğini bu şekilde anlamaz ve uygulamaz. Eşrefi Mahlûkat olan insanı eğitme görevi, görevlerin en kutsalıdır. Bu bilinç zaten öğretmenliği bir meslek olmaktan çok ötelere taşıyor. Öğretmenlik,  peygamberlik vazifesinin adeta ruhunu taşır ve devamı gibidir. Şair ne güzel söylemiş;

"Muallim ordusu derken, çekirge orduları çıkarsa ortaya,

Artık hesap edin zararı!

'Muallimim' diyen olmak gerektir imanlı,

Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı.

Bu dördü olmadan olmaz:

Vazife, çünkü büyük."

Eğitimin temelinde samimi, ahlaklı iyi hoca vardır. Çünkü kötü hocadan, kötü öğretmenden iyi öğrenci çıkması da mümkün değildir. Tıpkı kem aletle kemalatın olmadığı gibi. Bazıları maalesef, görünüşte söz de Öğretmen olmuş ama ne öğretmenlikle alakası var ne de insanlıkla, adamlıkla. Giyimiyle, kuşamıyla, hal ve hareketleriyle, konuşmasıyla sanırsın pavyon, gazino kapısını bekleyen sarhoş bekçiler gibi. Bu insanın rehberlik yaptığı öğrenci sorun çözmez ancak sorun çıkarır. Çünkü kötü örnek oluyorlar. Adeta şairin vurgu yaptığı Çekirge sürüsü gibi ekinlerimizi yok ediyorlar, nesillerimizi bozuyorlar, çocuklarımızın içindeki ışığı söndürüyorlar. Çok şükür ki bunların sayıları eğitim ordusun da azdan da az. Ama maalesef iyilerin güzelliklerinden ziyade kötülerin kötülükleri daha çok reyting yapıyor ki onlar gündem oluyor.

Samimi, inançlı, fedakâr, çalışkan, başarılı öğretmenlerimizi daha çok ön plana çıkarmalıyız.

Ancak, tekrar vurgulayalım ki öğretmen önce samimi, inançlı olmalı… Özellikle Anadolu mayasıyla mayalanmak bunu gerektiriyor .Çünkü inanmadan ne öğretmen olunur, ne de öğrenci!..

Öncellikle Türk kültür ve medeniyetiyle örtüşen, çağına ışık olacak bir İddiası, bir ideali ve de 'idea'sı olmalı öğretmenin en önce.

Bir de öğretmen, yaptığın işi severek, sevinerek, inanarak ve en önemlisi içselleştirerek samimiyetle yapacak ki netice alabilsin. 

Akabinde edepli olmalı... Mütevazı, ahlaklı ve de ahenkli… Çünkü söylediğinden çok yaptığı öğreticidir öğretmenin.

Duruşu, davranışı, kişiliği eğitimde vereceği bilgiden daha öndedir daima. O nedenledir ki Anadolu'ya irfan medeniyetinin mayasını çalanlar ilk önce; 'Edep yahu!...' ilkesini baş tacı etmişlerdir, Sonra liyakatli, sonra vicdanlı… Olmayı bu toprakların insanlarına aşılamışlardır öğretmişlerdir.

Bu dördü olmadan ne muallim, ne öğretmen, ne de hoca olunmaz. Aslında hiçbir şey olunmaz. En önemlisi de adam olunmaz.

Nihayetinde vazife büyük mü, çok büyük! Yük ağır mı, evet çok ağır!

Tekrar şairin söylediğine dönersek; O öğretmen de "edep, mütevazılık, ahlak, ahenk yoksa o kişi, olur adeta bir çekirge ordusu. Gerisini varın siz tahmin edin. Artık hesap edin zararı. 

Tıpkı bugün olduğu gibi…

Ancak, öğretmenlerimizin üzerinde ekonomik zorluklara bağlı olarak bir yoksulluk mobbingine maruz kaldıklarını da görüyoruz. Öğretmen, çocuğuna harçlık verememenin, ev kirasını, kredi kartı borcunu, diğer taksitleri vs. ödeyememenin ezikliği ile sıkıntısıyla oluşan bozuk bir psikoloji ile sınıfa girmemeli. Öğretmenlerimize en kıymetli varlıklarımızı teslim ediyoruz. Ülkemizin geleceğini onlara teslim ediyoruz. Hakları ödenemez olan öğretmenlerimizi ekonomik, sosyal yönden diğer gelişmiş ülkelerdeki meslektaşlarının standartlarına kovuşturulması gerekiyor.

Çünkü açlık, yokluk küfre yakındır ve açlık en güzel insanı bile bozar. Allah kimseyi açlıkla yoklukla terbiye etmezsin! Bu sorunların hepsi samimi bir şekilde ele alınırsa çok rahat bir şekilde çözülür. Eğitim de, öğretim de, öğretmen ve öğrenci de hak ettiği kıymeti ve değeri her açıdan bulur.

Son söz Mevlana'mızın olsun "Samimiyet yoksa bilgi, birikim, liyakat, ehliyet, tecrübe vs. sahipsiz aksesuardan ibarettir.

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

27.12.2020, 27.12.2019, 27.12.2018, 27.12.2017, 27.12.2016, 27.12.2015, 27.12.2014, 27.12.2013, 27.12.2012, 27.12.2011, 27.12.2010, 27.12.2009, 27.12.2008, 27.12.2007, 27.12.2006, 27.12.2005, 27.12.2004, 27.12.2003, 27.12.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.