Hükümet kanadında 2009 yılı büyüme (küçülme) rakamlarını yeniden revize etme konusu gündemde.Hükümet 2009 yılı için önce yüzde 4'lük bir büyüme öngörmüştü, bu rakamı 13 Nisan'da yüzde 100'lük bir değişimle yüzde 3.6'lık bir daralmaya revize etmişti.Şimdi de Devlet Planlama Teşkilatı'nın yaptığı çalışmalara göre daralma daha da derinleşecek ve yüzde 3.6'nın da üzerine çıkacak.Hükümetin ekonomi kurmaylarını bir telaş sarmış vaziyette. Herkes "bu olumsuz tabloyu Başbakan'a nasıl ifade edeceğiz"in derdinde?Öyle ya Başbakan gittiği her yerde, yaptığı her konuşmada her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söyleyip duruyor.Olumsuz resmi rakamlar, ekonomik daralma konusunda yapılan ve yapılması planlanan negatif revizyonlar havalarda uçuşurken, Başbakan'ın ekonomiyi tozpembe gösterme gayretleri de havada kalmış oluyor.Nitekim AKP'nin kalesi diyebileceğimiz, Başbakan'ın ilk yıllarda üst üste daha önce açılan fabrikaları açmasıyla gündeme gelen Kayseri'de bile feryatlar yükseliyor.O açılan fabrikalar durmadan işçi çıkarıyor, hatta kepenk kapatıyor.Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Hasan Ali Kilci, Başbakan'ın sürekli güllük gülistanlık olarak belirttiği ekonomimiz için bakın neler söylüyor:"Hükümete kalırsa her şey günlük gülistanlık. Bunların hepsi safsata. İşletmeler sıkıntı yaşıyor. Bu zor günlerde bunların elinden kim tutacak? Hükümeti dinlerseniz sorun yok. Hükümet bizi kandırıyor. Çok sıkıntılı günler geçiriyoruz. Bu sıkıntılar 2001 krizinde bile yaşanmamıştı. İşsizlik rakamları, kapasite kullanım rakamları ortada. Kapasite kullanım oranı geçen yıla göre yüzde 30 azalmıştır. Geçen aya göre ise yüzde 5 artmıştır. Hükümet de bunu, 'kapasite kullanımı arttı' diye gösteriyor."Sanayici, üretici, köylü, işçi, memur 2001 krizini bile arar vaziyette?Göstermelik açıklamalara da kimsenin inandığı yok.Vatandaş bugüne kadar öyle ya da böyle Hükümet kanadından yapılan açıklamalara inandı, güvendi; ama baktı ki hep kaybeden kendisi oldu.Bıçak kemiğe dayandı, şimdilik feryatlar yükseliyor, yarın ise ne olacağı belli olmaz.KTO Başkanı Kilci'nin çözüm önerisi ise oldukça tanıdık. Kilci, "İşçi, memur ve emekliye en az 500 TL yardım edilmeli" diyor.Görünen o ki Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllardan beri gündem ettiği vatandaşlık maaşı projesinin mayası tutmaya başladı. Gerçi dünyanın en az 52 ülkesinde maya çoktan tuttu da ülkemizde maalesef yeni yeni tutuyor.Önceleri "nasıl verilecek" diye itiraz edenler, bugün neden verilmesi gerektiğini anlamaya başladı.Bunlar güzel gelişme, ama 500 TL'yi hala bu hükümetten beklemek sadece bir hayal. Hükümet birçok kere vatandaşa böyle bir kaynak aktaramayacağını ifade etti.Eğer IMF ile yeniden masaya oturmaya niyetliyseniz ve milli bir projeniz yoksa IMF ya da türevleri size böyle bir konuda asla izin vermeyecektir. Çünkü siz kendi paranızla vatandaşınıza 500 TL para verdiğiniz zaman, -bunu 40 milyon kişiye verdiğinizi farzedin- bu reel piyasada ilk hamlede 20 milyar TL'lik bir işlem hacmi, yani geniş bir pazar oluşturacaktır. Böyle bir durumda piyasalar canlanacak, Türk insanı milli paranın kullanımının faydasını görecek, devlet vatandaşına verdikçe çok kazandığını fark edecek ve IMF'nın bütün oyunları bozulacak.Bunun nasıl olacağını ve sonuçlarını merak edenler, Brezilya Devlet Başkanı Lula Da Silva'nın açıklamalarını bir daha okusun. Böyle bir olumlu tabloya ne IMF izin verir, ne de IMF'ye vaatlerde bulunarak iktidar koltuğuna oturanlar böyle bir iyileşmeye imza atar.Dolayısıyla bu mantıkla, bu hükümetle ekonomide aşağıya doğru revizyonlar devam eder durur.Doğru adımları yanlış kişilerden beklemeyelim.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD’den diplomasi maskeli kuşatma / 26.04.2026
- Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe / 25.04.2026
- Muhalefet için stratejik çıkış yolu / 24.04.2026
- Tom Barrack ve "sömürge valisi" diplomasisi / 23.04.2026
- Trump’ın İran kararı müttefiklerini vurdu / 22.04.2026
- ABD’nin 100 yıllık deniz hegemonyasının sonu mu? / 21.04.2026
- Trump’ın abluka ısrarı küresel enerji koridorunu yeniden kararttı / 20.04.2026
- Petro-Dolar sisteminin çöküşü ve kağıttan imparatorluğun son çırpınışları / 19.04.2026
- Sınıflarda yankılanan kurşun sesleri / 18.04.2026
- Bütçenin yükü vatandaşa, rantı faiz lobisine / 17.04.2026
- Monarşiden milli iradeye, geçmişten geleceğe / 25.04.2026
- Muhalefet için stratejik çıkış yolu / 24.04.2026
- Tom Barrack ve "sömürge valisi" diplomasisi / 23.04.2026
- Trump’ın İran kararı müttefiklerini vurdu / 22.04.2026
- ABD’nin 100 yıllık deniz hegemonyasının sonu mu? / 21.04.2026
- Trump’ın abluka ısrarı küresel enerji koridorunu yeniden kararttı / 20.04.2026
- Petro-Dolar sisteminin çöküşü ve kağıttan imparatorluğun son çırpınışları / 19.04.2026
- Sınıflarda yankılanan kurşun sesleri / 18.04.2026
- Bütçenin yükü vatandaşa, rantı faiz lobisine / 17.04.2026

























































