Yüce Allah’ı bilmek, tanımak
“Yüce Yaratıcı bilinir ki; Zatı birdir, tektir, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Ne doğurmuş, ne de doğurulmuştur. O’nun bir dengi yoktur. Eşsiz, tektir
Haber Merkezi





O'nun benzeri bir şey yoktur. Gerçek manası ile gören ve duyan O'dur. O'nun bir benzeri, aynısı yoktur.
O'nun bir yardımcısı olmadığı gibi, bir ortağı da yoktur. O'na ne arka çıkacak biri vardır; ne de bir veziri. O'nun yerini tutacak biri olmadığı gibi; O'na yol gösterecek biri de yoktur.
Yüce Yaratıcı, elle tutulacak bir cisim olmadığı gibi hissedilen bir cevher madde de değildir.
Üzerinde bir hüküm yürütülecek, araz dahi değildir. Bir şeyle terkib edilmiş olmadığı gibi; bir âlet veya birkaç şeyin bir araya gelmişi de değildir.
O'nun ne mahiyeti vardır; ne de bir sınırı. O öyle Yüce Allah'tır ki; semayı yükseltmiş; yeri de düşürmüştür.
O, tabiat cinsi şeylerden biri de değildir. Tanyeri gibi ağarıp doğan bir şey de değildir. Gelen bir zulmet de değildir. Parlayan bir nur da değildir.
İlim olarak her şeyin yanında hazırdır. Bir değme durumu olmadan, onları müşahede eder. Üstün, her şeyin üstesinden gelen hâkim ve güçlüdür.
Merhametlidir, bağışlayandır. Ayıpları kapatır, izzet sahibi, yardımcıdır. Şefkatli bir Yaratıcı, meydana getiricidir.
Evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır, tek mabuddur. O diridir, ölmez. Ezelidir, yok olmaz. Mülkü ebedi, saltanatı sonsuzdur.
Durur uyumaz; güçlüdür, yorulmaz. Büyük isimler O'nundur, kerem yollu hibeleri edendir. Cümle yaratılmışlara yok olmaları hükmünü vermiştir. Şöyle buyurdu:
"Yeryüzündekilerin tümü yok olacaktır. Ancak Celal ve ikram sahibi Rabb'in zatı bâki kalacaktır."
Evveldir, âhirdir, zâhirdir, bâtındır. Tek mabuddur. O diridir, ölmez. Ezelidir, yok olmaz. Durur, uyumaz; güçlüdür, yorulmaz. Büyük isimler O'nundur, kerem yollu hibeleri edendir.
Onların rızıklarını da ecellerini de takdir etmiştir. O'nun sona bıraktığını kimse öne alamaz. Öne aldığını da kimse sona bırakamaz.
Bu âlem de onların yaptıkları da, Allah'ın iradesi ile meydana gelmiştir. O Yüce Allah, kullarına muhtaç değildir.
Yarattıklarının rızkını verir. Kendisi, kullarını yedirir; ama Kendisi yemez. Yarattıklarının rızkını verir; ama kimseden rızıklanmaz.
Kendi hükmünü yürütür; ama O'na hiç kimse hüküm yürütemez. Yarattıklarının hepsi O'na muhtaçtır.
Kendisine bir menfaat gelmesi veya bir zararı def etmek için kullarını yaratmamıştır. Gözle görülen tüm mahlûkatı, hiçten var eden O'dur. Bu sıfatında da tektir. Her şeyi takdir ettiği yöne ve dilediği vakte kadar yürütür.
O Yüce Zat hayatla canlıdır. Kudretle güçlüdür. İrade ile diler.
O Yüce Zat; verdiği hüküm ve kazada adil; verdiği nimet ve karşılıksız iyilikte ihsan sahibidir.
O Yüce Zat; yaratır, meydana getirir; öldürür, diriltir. Yeniden meydana getirir, icad eder. Sevap verir, ceza keser.
Cömerttir; cimrilik etmez. Hilmi vardır; acele etmez. Ezberler, unutmaz. Ayıktır, yanılmaz. Uykuya dalıp gafil olmaz. Açar, kapatır. Güldürür, ferahlatır. Sevdirir, tiksindirir.
Kızar, razı olur. Öfkelenir, darılır. Merhamet eder, bağışlar. Verir, vermez. Aziz Celil Allah, yedi kat semada ve bunlar arasında bulunanı ve altlarında olanı da bilir.
Keza yerdekileri de bilir. Keza yerin içinde olanları ve onların arasında olanları bilir. Yerin gizliliğinde kalanı da bilir. Denizlerde saklı duranları da bilir.
Biten her tüyü, dikilen her ağacı, çıkan her bitkiyi bilir. Her yaprağın düştüğü yeri de bilir. Hâsılı; bunların sayısını da bilir.
Şunları da bilir: Çakıl taşlarının, kumların, toprakların, dağların ağırlığını, denizlerin ölçeğini, kulların amellerini, sırlarını, nefeslerini ve konuşmalarını…
Hâsılı; Yüce Allah her şeyi bilir; O'na gizli kalan bir şey yoktur. O'nun durumu kullara benzemez; O'nun bilgisi dışında kalan hiçbir şey yoktur.
İnsan ilk başta nefsine bakmalı; yapılışını incelemeli. Kâinatta mevcut olan harikalara göz atmalı. Onları bir bir tetkik etmeli. Bundan sonra Yaratan'ın varlığını istidlal eylemeli.
Çünkü kâinatta bulunan bütün varlıklar Allah'a götüren birer yoldur. Onun kuvvetini, kudretini belirten birer hikmettir. Güzel iş daima iyi bir ustaya delildir." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)













































































