Veda Haccı dönüşü
Ey Resul, Sana indirileni tebliğ et! (İnsanlara ulaştır) ve eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş olursun. Ve Allah Seni insanlardan koruyacak
Haber Merkezi





"Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı beğendim." (Maide 3)

Ebû Saîd-i Hudrî'den şöyle nakledilmiştir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) Zilhicce ayının on sekizi, Perşembe gününde Gadr-i Hum denen yere indiğinde, insanları Ali'ye davet etti ve O'nun iki pazısından tutarak yukarı kaldırdı; öyle ki insanlar Allah Resulü'nün koltuk altının beyazlığını gördü. Ondan sonra şöyle buyurdu:
"Allahüekber! Dinin tekmil oluşu, nimetin tamamlanışı ve Benim risâletime ve Benden sonra Ali'nin velayetine Rabb'in razı oluşundan dolayı, Allah'a hamd olsun. Ben kimin mevlâsı (velâyet sahibi) isem, Ali de onun mevlâsıdır."

Cerîr'den şöyle nakledilmiştir:
Veda Haccı'nda, hac merasimi için Resulüllah (s.a.v.) ile birlikte idik. Dönüşte "Gadr-i Hum" denen bir yere ulaştık. Allah Resulü (s.a.v.) namaz için toplanmamızı emretti.
Bizler (Muhacirler ve Ensar) toplandığımızda, Allah Resulü (s.a.v.) ortamızda ayağa kalkarak şöyle buyurdu:
"Ey insanlar, neye şehadet ediyorsunuz?" Onlar da, "Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ediyoruz" dediler.

Tekrar sordu: "Sonra neye şehadet ediyorsunuz?" Şu cevabı verdiler: "Muhammed'in (s.a.v.) Allan'ın kulu ve Resulü olduğuna."
"Peki, sizin veliniz kimdir?" diye sorduğunda, "Allah ve O'nun Resulü, bizim mevlâmızdır" dediler.
Râvi diyor ki, Allah Resulü (s.a.v.) daha sonra Ali'nin pazısına vurdu ve O'nu ayağa kaldırdı. Daha sonra da onları bırakıp kollarını tuttu ve şöyle buyurdu:
"Allah ve Resulü kimin mevlâsı ise, bu (Ali) da onun mevlâsıdır; Allah'ım, O'nu seveni sev ve O'na düşman olanın düşmanı ol! Allah'ım, insanlardan kim, O'nu severse, Sen de O'nun sevgilisi ol ve kim O'na buğzederse, Sen de ona buğzet."

Yine şöyle rivâyet edilmiştir:
"...Namaza toplanın" diye seslendi. Herkes toplandığında, Allah Resulü (s.a.v.) yanında Ali de bulunduğu halde dışarıya çıktı ve şöyle hitab etti:
"Ey insanlar, Beni her kadın ve erkek mü'minin mevlâsı bilmiyor musunuz?" "Evet, biliyoruz" dediklerinde şöyle devam etti:
"Ben kimin mevlâsı isem, Ali de onun mevlâsıdır; Allah'ım, O'nu seveni sev ve O'na düşman olana düşman ol, O'na yardım edene yardım et ve O'nu yalnız bırakanı yalnız bırak; O'na destek ol; O'na buğzedene buğzet ve O'na muhabbet besleyene, muhabbet göster."

Sa'd'dan şöyle nakledilmiştir:
Mekke yolunda Resulüllah (s.a.v.) ile birlikte idik. "Gadr-i Hum" denen yere ulaştığında, insanların durmasını emretti. Sonra ileri gidenleri geri getirtti ve geri kalanlar da yanına ulaştılar. Herkes yanına toplandığında, onlara şöyle hitab etti:
"Ey insanlar, sizin veliniz kimdir?" Üç defa, "Allah ve Resulü'dür" dediler. Ardından Ali'nin elinden tutup ayağa kaldırdı ve şöyle buyurdu:
"Kimin velisi, Allah ve Resulü ise, bu (Ali) da onun velisidir; Allah'ım, O'nu seveni sev ve O'na düşman olana düşman ol." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)
















































































