logo
24 HAZİRAN 2026

Ekonomi diken üstünde korku dağları aştı

04.01.2006 00:00:00
2005 yılında Türkiye sözde yolunda giden ekonomi söylemiyle geçiştirilmeye çalışılsa da, başta hükümet üyeleri olmak üzere tüm Türkiye her an patlak verebilecek ekonomik kriz korkusuyla yaşadı. Şüphesiz 2005'e damgasını vuran en önemli olay, 26- 27 Kasım'da gerçekleştirilen Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi oldu Yolsuzlukla Mücadelede hayal kırıklığı! Batık banka sahipleri Ali Balkaner, Hayyam Garipoğlu ve Dinç Bilgin davaları sonuçlanarak ağır ceza alan isimlerdi.... Yurtdışı yasağı olan Murat Demirel Bulgaristan'da yakalandı, şartlı olarak serbest bırakıldı. Yargıya intikal eden bir diğer konu da SSK'ya ilaç satımındaki usulsüzlük nedeniyle yabancı bir ilaç şirketi hakkında yürütülen soruşturmaydı. Dava halen devam ediyor...Sonuçta toplam yolsuzluğun çok azına ulaşılabilirken, yolsuzluklara yenileri eklendi! Çocuk yuvalarında yaşanan üzücü olaylar 2005 devlete ait çocuk yuvalarında meydana gelen olaylarla hatırlanmaya aday bir yıl oldu. Yılda 8 bin kadar çocuğun koruma altına alındığı Türkiye'de, önce Urla Barbaros Çocuk Köyü'ndeki tecavüz skandalı, ardından Bornova Erkek Yetiştirme Yurdu'ndaki isyan, Ağrı Yetiştirme Yurdu'ndaki iddialar "nerede hata yapılıyor?" sorusunu hep canlı tuttu. Ama Malatya'daki çocuk yuvasında yaşanan işkence Türkiye'yi adeta ayağa kaldırdı. Nazi kamplarını hatırlatan sahneler, 2005'e damgasını vuran görüntülerdi. Ekonomi?Korku dağları aştı!Ekonomide enflasyon 2005 yılında gündemdeki yerini, yüksek rakamlarıyla değil; "Bu düşüş vatandaşın cebine niçin yansımıyor? Yoksa düşen başka bir şey mi" boyutuyla korudu. Soru anlamlı idi ama bir başka anlamlı nokta reel faizlerdeki yüksek oranların Türkiye'yi sıcak parayı davet eder hale getirmesi idi. Merkez Bankası'nın müdahalelerine rağmen YTL yılı fazla değerli kapadı. IMF'nin 3 yıllık stand-by anlaşması için gönderilen niyet mektubunu onaylaması, birinci ve ikinci gözden geçirme görüşmelerinde mutabakat sağlanarak 1 nokta 6 milyar dolarlık kredi diliminin serbest bırakılması, Ekonomideki IMF hakimiyetinin ve aynı kötü günlerin devam edeceğinin de işaretlerini taşıyordu.İhracatta nitelik tartışmaları yaşanırken ithalat aldı başını gitti dış satım ise iyice azaldı. Dış ticaretteki açılan makas 2001 krizi rakamlarını çoktan aştı! Ekonominin 2006 yılına bıraktığı somut başlıklar; Türkiye'de dış ticaretini her gün biraz daha tehdit eden Çin rekabeti, büyümedeki gerileme, işsizlik, sosyal güvenlik kuruluşlarının kronik açığı ve kredi kartlarında milyar YTL'yi aşan batık borç miktarı? Sonuç?Eller yürek üstünde, korku kapıda! Ekonomi?MEM Kongresi yapıldı, Tarihi Günler!Yılın sonuna doğru 26-27 Kasım tarihlerinde İstanbul, tarih günlere tanıklık etti. BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleme aldığı "milli Ekonomi Modeli" yurt içi ve yurt dışından gelen 50 akademisyen tarafından masaya yatırıldı. Sonuç? Liberal ekonomi dışında bir model olarak MEM, kabul edilerek iktisat tarihindeki yerini aldı.Dünyanın sayılı uzmanlarının model ve müellifi hakkındaki görüşleri Türkiye adına gurur verici idi.BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ise kongrenin kapanış konuşmasında modeli anlatırken ayakta alkışlanıyor ve "IMF' ye mahkumuz" zinciri kırılıyordu! Özelleştirmeler (Yabancılaştırma) Yılı Oldu 2005 2005 özelleştirmelerde de bir dönüm noktası oldu. 1986 yılından bugüne sadece 10 milyar dolarlık özelleştirme yapan Türkiye 2005 'de neyi var neyi yoksa elinden çıkardı. Dahası bir peşkeşe dönen satışlar dişimizin kovuğuna dahi yetmekten uzaktı! Satışlar ciddi tartışmalara yol açarken yolsuzluk iddiaları hükumetin içindende yüksek sesle ifade edilmeye başlandı!Televizyonlarda canlı yayınlanan satışlarda, Telekom, Erdemir, Tüpraş, Star Televizyonu, Galataport gibi özelleştirmeler gerçekleştirdi. Galataport'u satın alan Ofer ismi ve Dubai sermayesinin planladığı sarmal kuleler büyük tartışmalar yarattı. Ekümenik Tartışması 2005'de iyice alevlendi! AB çerçevesinde yürütülen kritik tartışma başlıklarından en önemlisi Fener Rum Patrikhanesi üzerindeydi. Ekümenik sıfatının kullanımı, Patrikhane'nin Kudüs Patriği'yle ilgili iddiaları tartışmak üzere düzenlediği zirve gemin iyice azıya alındığı andı. Patrik İsatanbul'un göbeğinde kendi mahkemesini kurdu! Hem de sorumluluların onayı ile! Hatta aynı Patrik Papa'yı da Ayasofya da ayine çağırdı. ABD büyükelçisi Edelman "Ekümenik Patrik" sıfatı ile  Ankara'da resepsiyon verirken hükumet yine suskun kalmayı tercih etti.AB politikaları çerçevesinde  Ordunun konumu  tartışma konusuydu AB yalanına boğulmuş Türkiye'de ordunun konumu, yine Türkiye'nin gözde konusu olmayı sürdürdü. Ordu, MGK eski genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç ve Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral İlhami Erdil davalarının yanısıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı brövesinden 'Atatürk Kocatepe'de' simgesinin çıkarılması tartışmalarıyla da gündeme geldi. Ama yılın son çeyreğinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt'ın emekli edilerek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün görev süresinin uzatılacağı ve kendisine Cumhurbaşkanlığı önerildiği senaryosu kulis fısıltılarından manşetlere taşınınca konu iyice alevlendi. Tartışma, Genelkurmay Başkanlığı'nın "Orgeneral Özkök'ün görev süresinin uzatılması yönünde bir düşünce ve beklentisi yoktur" açıklamasıyla sona erdi. Tüm bu tartışmalara rağmen 2005 yılında da Ordu, tüm diğer yıllarda olduğu gibi "en güvenilen kurum " anketlerinde birinciliği kimselere bırakmadı. Sözde Ermeni Soykırımı tartışmaları senenin manşetinden inmediSözde Ermeni soykırımı tartışmaları senenin manşetlerden inmeyen başlığı idi. Türkiye hemen her dış politika alanında olduğu gibi sahte bir soykırım gündemi ile sürekli kan kaybettirildi. Başbakan Erdoğan'ın "arşivlerimiz açık, siz de kendi arşivlerinizi açın" çağrısı ile ülke temel tezlerinden iyice uzaklaşarak AB standartlarına yükseldi! Ve ilk kez Türkiye soykırımcı akademisyen ve gazetecilere kapılarını açtı. İstanbul'daki Ermeni Soykırım konferansını yargı durdurdu ama işin içine bir kez daha siyaset karıştı ve konferans bulunan bir hile-i şeriyye ile yapıldı. Konferansta gazeteci Cengiz Çandar'ın yediği yumurta konferans kadar ilgi topladı! Sözde soykırımla ilgili olarak İsviçre'nin Tarih Kurumu Başkanı Halaçoğlu hakkındaki tutuklama kararı ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in yine İsviçre'de gözaltına alınması hatırlanması gereken diğer başlıklardı. Konuyla gündeme sıkça gelen bir diğer isim de yazar Orhan Pamuk oldu. Pamuk'un "1 Milyon Ermeni'yi Türkler katletmiştir" açıklamaları üzerine başlayan protestolar, bir kaymakamın "kitaplarını imha edin" talimatı ile AB'cileri kızdırdı.. Pamuk, AB koridorlarında Türkiye üzerindeki tartışma konularından biriydi. Alman Yayıncılar Birliği'nin geleneksel 'Barış Ödülü' gibi bazı ödülleri alan Orhan Pamuk, bu açıklamalarına rağmen yine Nobel'i alamadı. Geçmişe dair polemikler konusunda en verimli yıldı 2005 yılı herhalde geçmişe dair polemikler alanında bugüne kadarki en verimli yıl oldu. İlk konu, Ulu önder Atatürk'ün 2.5 yıl evli kaldığı Latife Hanım'ın günlükleri ve mektuplarıydı. Yayın yasağı Şubat ayında dolan evraklara ilişkin tahmin ve açıklamalar uzun süre manşetleri süsledi... Sonunda Latife Hanım'ın ailesi "Özel evrakın açıklanmaması ve Tarih Kurumu'nda saklanması'' talebinde bulundu ve konu kapandı....Türk Tarih Kurumu'na göre bu kapamanın 100 yıla kadar müddeti var. Geçmişe dönük diğer tartışmaların kaynağındaki isimse Bülent Ecevit'ti. Ecevit'in; İsmet İnönü'nün kendisine 'Musul'u al' şeklinde bir vasiyeti olduğu, Vahdettin'in hain olmadığı gibi açıklamaları gündemi uzun sürelerle meşgul etti. Doğal afetler yine can yaktı Doğal afetler  yine çok can yaktı. Sivas'ta ve Karadeniz'in çeşitli bölgelerindeki sel ve heyelanlar, İzmir'de arka arkaya yaşanan depremler bunlar arasında en önemlilerdi. Bingöl'de 5.9'luk sarsıntıyla afet evlerinin yıkılması büyük tepki topladı. Kütahya'da yaşanan grizu patlaması 18 madencinin hayatına maloldu. Her 10 ocaktan 9'unun ruhsatsız olduğu Türkiye bu konuyu kısa zamanda gündeminden düşürdü. Afetler konusunda Bayındırlık eski Bakanı Zeki Ergezen'in, "Kırsal kesimdeki bir ilimizde olabilecek 5.9'luk depremde binaların yüzde 72'si yıkılacak" açıklaması da trajik Türkiye gerçeğinin 2005'te ortaya çıkan bir yansımasıydı. Eğitim İmam Hatip tartışmaları ile gündeme gelebildi Eğitim konusu yine imam hatip tartışmalarıyla gündeme gelebildi. Bu yıl Orta Öğretim Kurumları sınavında 65 bin, ÖSS'de 57 bin öğrenci sıfır çekti, doğu illeri yine başarı sıralamasının altından kurtulamadı. Liselerin 4 yıla çıkarılması,öğrenci merkezli müfredatın Türkiye geneline yayılması, ÖSS sisteminin yenilenmesi gibi yapısal bazı değişiklikler Hükümetle YÖK arasındaki meslek liseleri katsayı tartışmalarının gölgesinde kaldı. ABD ile ilişkiler her zamanki gibi gündemdeydi Amerika Birleşik Devletleri'yle ilişkiler bu yıl da gündemdeki yerini korudu. İngiltere'de yayınlanan bir ankette, Türk halkının yüzde 82'sinin Amerikan Başkanı Bush'u dünya için tehlikeli bulduğu sonucunun çıkması, Türklerin gözündeki Amerika imajının sorgulanmasına yol açtı. Konu, Erdoğan - Bush görüşmesinin Irak'la birlikte temel gündemi oldu. Bu çerçevede en önemli olay, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, üstü kapalı eleştirilere rağmen ertelemediği Şam ziyaretiydi. Sezer, burada "Hoşgeldiniz onurlu cumhurbaşkanı" pankartlarıyla karşılandı. Yılın son günlerinde önce FBI, ardından CIA başkanlarının Ankara ziyareti ciddi sorulara yol açtı. Alman DPA ajansı ziyaretin sebebini İran'a yapılacak ABD saldırılarına, Türkiye'nin öncülük etmesi olarak duyurdu. Aynı günlerde İsrail'in Türkiye'den üs istediği ortaya çıktı!2005'te sağlık çok tartışıldıŞubat ayındaki hastane devirleri sırasında yaşanan olumsuzluklar, Edirne ve Kayseri'de yoğun bakım ünitelerinde şok etkisi yaratan bebek ölümleri, piyasada bulunan 5 milyon şişenin toplatılmasına neden olan sahte rakı skandalı, tarım ilacı var diye Avrupa'nın almadığı ürünlerin iç piyasaya sürülmesi, sahte bal tartışması, Rusya'ya ihracata darbe vuran 'Akdeniz Sinekli" ürünlerin yine iç piyasaya verildiği iddiaları ve tabii beyaz et sektörünün yumuşak karnı haline gelen kuş gribi bu konudaki temel tartışmalardı. Tabii Malatya'daki ishal salgınını da unutmamak lazım. Trafik terörü bu yıl yine yollardaydı. Yol kenarlarındaki mıcırlar özellikle TV spikeri Mehmet Tacettinoğlu'nun hayatını kaybetmesinden sonra sıkça gündeme geldi. Yine yıl boyunca nice canlar yakan LPG'li araçlar konusunda, Adana'da 9 kişinin yanarak hayatını kaybettiği olay, 2005'in en büyük trajedilerinden biriydi. Sonuç yollar yetersiz, araç sayımız hızla artıyor ve her gün canavara 25 kişi vermeye devam ediyoruz.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.