logo
24 HAZİRAN 2026

Ekrem İmamoğlu'ndan Yusuf Tekin'e kreş resti

İmamoğlu, "Devlet, herkesi sevecek, herkesi. İşin özeti bu. Sen kalkmışsın, bizim zaten maneviyatımıza hakaret ediyorsun. Bir de kalkmışsın, ‘Kreşleri kapatacağım’ diye yazı yolluyorsun. Senin yazın var ya vız gelir tırıs gider kardeşim. Vız gelir tırıs gider. Hadi gel de kapat. Hadi gel de kapat. Gel 150 tane kreşi kapat bakalım. Cesaretin varsa, bekliyorum" dedi.

25.11.2024 15:59:00
Haber Merkezi
Ekrem İmamoğlu'ndan Yusuf Tekin'e kreş resti
Ekrem İmamoğlu'ndan Yusuf Tekin'e kreş resti
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı"nı kamuoyu ile paylaştı. 

Harbiye Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu'nda düzenlenen tanıtım toplantısında İmamoğlu'na, eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu eşlik etti. CRR'yi hınca hınç dolduran kadın mesai arkadaşları da İmamoğlu'nu yalnız bırakmadı. Konuşma yapacağı platforma yoğun ilgi altında çıkan İmamoğlu, görsel içeriklerle zenginleştirdiği sunumunda şunları söyledi:

"BAŞLIKLARIN BİZİ ÜZDÜĞÜ VE BAŞIMIZI ÖNE EĞDİĞİ SONUÇLAR VAR"

"Bugün, tabii bu tür başlıklara dair birtakım sunumları sizlerle paylaşırken, elbette ki hizmetlerimizi anlatırken gururumuz var. Ama hizmetlerin ötesinde, açıkçası başlıkların bizi üzdüğü ve hüzne doğru başımızı öne eğdiği de sonuçlar var. Bunlardan bir tanesi, bugün yoğun bir biçimde kadına şiddeti ve özellikle çocuğa şiddeti konuşuyor isek ve buna çözüm arama ve çare bulma konusunda bir gayret ortaya koyuyorsak, elbette önemli ve mutlak başarıya ulaşma konusunda kararlıyız. Ama bir bakıma da hüzünlüyüz, 21. yüzyılda bu çağda, bu ortamda gerçekten gurur duyduğumuz, onur duyduğumuz Cumhuriyetimizin 101. Yaşında. Dün Öğretmenler Günü'ydü. Bize güzellikleri ve iyilikleri öğreten güzel öğretmenlerimizin hayatta da önümüze ışık tutan, başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün öğretmenlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyorum ve her birisini minnetle yad ediyorum."

"İKİNCİ YÜZYILA DÖNDÜĞÜMÜZ BU EVREDE…"

"O öğretmenlerin bize öğrettiği ve yine 101 yıl önce kurulan cumhuriyetin, dünyada birçok milletten daha önce, gerçekten toplumsal eşitliği, kadının toplumun içindeki yerini ve her insanın tebaadan kurtarılarak, eşit birey olmalarını sağlayan, cumhuriyeti bizimle buluşturulan, bu güzel, kutlu yolculuğun 101'nci yaşında, ikinci yüzyıla döndüğümüz bu evrede, böylesi konuları başlık yaparak, sizlere çözüm arayan ve çareleri oluşturmamızdaki yolculuğu tariflemenin görevini yerine getirirken, elbette ki hüzünleniyorum ve başım öne eğik. Çünkü görevimizi yerine getiremiyoruz. Birazdan sizlere bahsedeceğim hem günün tespitlerini hem bugüne kadar yaptıklarımızı ve özellikle bundan sonraki planlarımızı anlatırken, bütün sorumluluk duygumla bu yolculuğa, bütün yol arkadaşlarımla birlikte çıktığımı ve kayıtsız şartsız takipçisi olacağımı ve gerçekten bu şehirde kadına şiddetin ve özellikle çocuklarımıza dönük şiddetin, istismarın inşallah tümden ortadan kalktığını ama özellikle ülkemizde böylesi konuların bir daha konuşulmadığı günleri hep birlikte yakalamanın da hedefini koyduğumuzu ve takipçisi olacağıma hepinizin huzurunda söz veriyorum."

"KADIN VE ÇOCUK GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ MESELELERİMİZDİR"

"1999 yılında, yani tam 25 yıl önce, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, bu büyük toplumsal soruna dikkat çekmek adına, 25 Kasım'ı 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü' olarak ilan etmiştir.  1989 yılında ise, BM Genel Kurulu tarafından, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme imzalanmış, 20 Kasım, 'Dünya Çocuk Hakları Günü' ilan edilmiştir. İBB olarak, bu iki tarihe verdiğimiz büyük önem kapsamında hem kadın güvenliği ve hem de çocuk güvenliği öncelikli meselelerimizdir. Özellikle son zamanlarda maalesef çocuğa ve hatta bebeklere artan kan dondurucu şiddet ve 20 Kasım'ın sembolik önemi dolayısıyla, çocuğun güvenliğini de eylem planımıza dahil ettik. Bununla birlikte bugün, özellikle kadın güvenliği ve kadına yönelik şiddetle mücadelede atılacak adımlara odaklanacağız."

"KADINLARI VE ÇOCUKLARI KORUYAMAYAN BU SİSTEMİN ACİZLİĞİNİN VE ACIMASIZLIĞININ YANSIMASI"

"Kadına yönelik şiddet, ülkemizin en büyük kanayan yaralarından, en büyük toplumsal sorunlarından biridir. Son 20 yılda, ülkemizde yaklaşık 6.000 kadın öldürülmüştür. Hem de büyük çoğunluğu, en yakınları tarafından öldürülmüştür. Kadınların üçte ikisi, en güvende hissetmeleri gereken yerde, evlerinde, öldürülüyor; bu ne kadar acı bir gerçek. Bunun yanı sıra; kadınların üçte biri, hayatlarında en az bir kez şiddete maruz kalmaktadır. Bu veri, ülkemizde yüz binlerce kadının en temel insan hakkı olan; korkusuz, huzurlu, sağlıklı, güvenli bir yaşamı yaşayamadıklarını gösteriyor. Son dokuz yılda 227.287 çocuğumuz -Bakırköy'ün nüfusundan bile daha fazla- cinsel suçların kurbanı oldu. Çocuk istismar vakaları, 2015 yılından bu yana, yaklaşık 10 yılda, iki kat artmıştır. Bunlar kabul edilemez rakamlar, bunlar kabul edilemez gerçekler. Kadınları ve çocukları koruyamayan bu düzen, en savunmasızlardan başlayarak, tüm toplumu sinsice tüketmektedir. İstanbul surlarında vahşice katledilen İkbal ve Ayşenur kızlarımız, Narin çocuğumuz, Sıla bebeğimiz, kan donduran bir vahşetle öldürülen bebeklerimiz ve yaşam hakkından mahrum edilen onlar gibi yüzlercesi, bireysel trajediler değil; kadınları ve çocukları koruyamayan bu sistemin acizliğinin ve acımasızlığının yansımasıdır."

"BİR KIZ ÇOCUĞU BABASI VE DR. DİLEK KAYA İMAMOĞLU'NUN GURURLU EŞİ EKREM İMAMOĞLU OLARAK…"

"Bu korkunç cinayetler, her kamu yöneticisinin, her siyasetçinin, birinci gündeminin şiddetsiz toplum ve kadın ve çocuk güvenliği olması gerektiğini bize her gün çok acı şekilde hatırlatmaktadır. Bir kız çocuğu babası olarak ve kadınların eşit bir yaşama ulaşması için çalışmalar yürüten bir akademisyenin, kız çocuklarının okuyabilmesi için 'Büyüt Hayallerini' projesini geliştiren, 'Cam Işığı Kesemez' kitabının da yazarı Dr. Dilek Kaya İmamoğlu'nun gururlu eşi Ekrem İmamoğlu olarak bunları söylüyorum. Açıkçası, bizim bu acı rakamları görerek önümüze bakmamız ve görev yaptığım bu 5,5 yıldır her daim bunu hissettiğimi ve buna dönük kararları belediye içerisinde alma konusunda özen gösterdiğimi bilmenizi istiyorum. Gerçekten kadınların ve çocukların bu şehirde yanında olmak adına çok çalıştım ve çalışmaya da devam edeceğim. Buradan bu sözü hepinize veriyorum: Daima kadınlar ve çocuklar ilk önceliğimiz olacaktır, daima sizlerin yanında olacağız. Asla yalnız yürümeyeceksiniz; İBB yanınızda, yanı başınızda olacak. Kadınların hak ettikleri şiddetsiz ve güvenli yaşamı yaşamaları için gayret içinde olacağız. İBB ve TBB Başkanı olarak; ne yapabiliyorsam, elimden ne geliyorsa, daha fazlasını yapacağım."

BİR ANNEYLE YAŞADIĞI SOHBETİ PAYLAŞTI

"Küçük bir örnek vermek isterim. 0-4 yaş arası çocuğu olan annelerin bu şehirde çocuklarıyla birlikte ücretsiz dolaşmalarını istememin altında yatan gerçek şu idi. İlçe Başkanıydım. İlk kez Beylikdüzü'nün Yakuplu Mahallesi'nde bir evi ziyaret ettiğimde… 2010'lardan bahsediyorum. Bir kadının feryadını hiç unutmuyorum. Üç çocuğuyla, 'Ben evimden dışarı çıkamıyorum. Evimin dışında bildiğim tek yer, şu sokağın önü ve pencere kadar yer' dedi. Anadolu'daki kasabasını, köyünü tariflerken, 'Ben orada daha özgürdüm. Burada çıkamıyorum. Hastaneye, sağlık ocağına bile çocuğumu götüremiyorum' dedi. Bu kadar acizlik içerisinde olduğunu bana ifade eden bir kadını hiç unutmuyorum. Eşi de yanımda, boynu bükük dinliyordu. Ve eşi de asgari ücrete yakın bir ücretle çalışan bir hemşerimizdi."

"SİZE, HANIMEFENDİLERE ÖZELLİKLE BİRİNİ ŞİKAYET EDECEĞİM"

"Daha sonrasında bunu onlarca, yüzlerce kez dinledim. Ve arkadaşlarım burada şahit. O gün masada çalıştığım bir kısmı belediye başkanımız oldu. Şişli'de, Sarıyer'de, Eyüpsultan'da o dönemde birlikte düşünce ürettiğimiz arkadaşlarımız yanımızda, burada. O zaman dedim ki arkadaşlarıma, 'Bir bakın bakalım, bu şehirde ne kadar çocuk var 0-4 yaş arası.' '800 küsur bin gibi bir sayı verdiler bana. Dedim ki, 'Çalışın bakalım.' Biz bu çocukların annelerini, çocuklarıyla beraber bu şehirde özgürce dolaştırabilir miyiz? Yani bunun ben sosyal faydasını görebiliyorum. Çünkü daha yeni kırsaldan gelmiş. Zaten şehri bilmiyor. Cesaret de edemiyor büyük bir kısmı. Ama aynı zamanda maddi anlamda da buna yeteri kadar gücü yok. O zaman bizim işini kolaylaştırıp, ona cesaret vermemiz lazım. O ihtiyaç tespitiyle çocuklarımıza birazdan hizmetlerden bahsedeceğim. Ama bunu özellikle burada söylemek istedim. Çünkü son perdeyi kapatırken de söyleyeceğim sözlerim var. Size, hanımefendilere özellikle birini şikayet edeceğim. '0-4 yaş arası çocuğu olan annelere Anne Kartı vereceğiz' dediğimizde bize ne dediler? 'Kimin parasını kime veriyorsun' dediler. Ben ne dedim? 'Milletin parasını millete veriyorum.

"SİZLERE LAYIK OLMA GAYRETİMİZ EN ÜST SEVİYEDE DEVAM EDECEKTİR"

"Bugüne kadar 4,5 buçuk yılda 200 milyonun üzerinde kez, -belki 210 milyon olmuştur- anneler, çocuklarıyla İstanbul'u doya doya geziyor ve yolculuk ediyor. Ben, bunu dünyanın her yerinde anlatıyorum. Dünyanın en önemli şehirlerinin belediye başkanları, 'Bunu nasıl yaptınız? Biz de yapabilir miyiz' diye bana soruyorlar. Bu kadar düzenli bir iş yaptık. Ve çok mutluyum. Ve annelere diyorum ki, 'Güzel hanımefendiler, o güzel geleceğimiz olan bebelerin sevgili anneleri, inanın huzurlu olmanızı istiyoruz. Çünkü çocukları, sizler daha fazla vakit ayırıp yetiştiriyorsunuz. Bu anlamda bizim yapacağımız her katkı, aslında bu ülkenin geleceğine büyük katkı. Onun da farkındayım. İlk kademe, sizi oradan, o seyahatten alıp kreşlerimize götürmek. Oradan alıp istihdam ofisimiz, bölgesel istihdam ofislerine götürmek. Oradan alıp Enstitü İstanbul İSMEK'e götürmek… İş garantili iş bulmak. Oradan alıp, çalışan hanımefendiler yapmak, evine ekmek götüren hanımefendiler olmanızı sağlamak. İşte bizim yolculuğumuz böyle bir yolculuk. O bakımdan kesinlikle daha fazlasını yapacağım ve inşallah sizlere layık olma gayretimiz en üst seviyede devam edecektir."

"BİRİNCİ DÖNEMİMİZDE YAPTIKLARIMIZ"

"2019-24 yılları arasında İBB'nin Çocuk Etkinlik Merkezi (ÇEM) sayısı sıfırdı, şu anda 105. Yani kreş. Yuvamız İstanbul ÇEM'imiz bulunuyor. Bu dönem hedefimiz 200 ÇEM. Bugüne kadar Anne Kart ile 0-4 yaş arası çocuğu olan 725.000'den fazla kadın, ücretsiz ulaşımdan faydalandı. Anne Kart uygulaması da Yuvamız İstanbul da kadınların istihdamda yer alabilmesi için önemli desteklerdir. Kadınların dayanışma ve destek gördüğü 12 İBB Kadın Hizmet Merkezi kurduk. Enstitü İstanbul İSMEK, çoğu kadın 2,5 milyonu aşkın İstanbulluya, istihdama hazırlık eğitimi verdi. 'İBB iş mi yaratacak' diye bizimle alay edilmesine rağmen, Bölgesel İstihdam Ofislerini kurduk ve 72.000 kadına iş sağladık. Kadın destek hatlarımızla 7.568 kadının yanında olduk. Kadın Danışma Birimlerimizde ve Otogar Kadın Danışma Birimimizde toplam 7.828 kadına, destek sunduk. 'Kadın dostu' bir İstanbul için, daha fazla kadın karar alıcı olması gerektiğini biliyoruz. Bu yüzden, İBB'de üst düzey kadın yönetici sayısını yüzde 142 arttırdık ve daha önce kadın olmayan iş kollarında kadın istihdam ettik. Kadın sığınma evi yaptık. Kadının sağlığı için, ücretsiz HPV aşısı, 40 yaş üstü mamografi ve 50 yaş üstü kemik ölçümü desteklerine başladık. 'Kızlar okusun diye' projemizle, toplamda 10.000 kız çocuğuna destek olduk."

"İKİNCİ DÖNEMİMİZDE YAPACAKLARIMIZ…"

"İkinci dönemimizde, kadın ve çocuk güvenliği konusunda daha da iddialı olacağız. 65 somut aksiyon içeren bir 'Kadın Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planını' hazırladık. Çoğu aksiyon, aynı zamanda çocuğa şiddeti de önleyecek mahiyettedir. Ayrıca ek olarak, çocuk güvenliği konusunda da hedeflerimizi yazdık. İBB olarak iddia ediyoruz ki; bu Eylem Planı, bugüne kadar açıklanmış en kapsamlı, özellikle de kadına yönelik şiddetle mücadeleyi her açıdan ele alan eylem planıdır. Hedefimiz hem İstanbul'da bu planı uygulamak hem de TBB aracılığıyla bu fikirlerin ülkemizdeki tüm belediyelere, hatta tüm kurumlara, ilham vermesini sağlamaktır. 
Mücadelemiz, 5 temel başlık üzerinde şekillenecektir; kadına yönelik şiddetin temel sebeplerini yok etmekten, şiddet gören kadınların yanında olmaya kadar, sokaklarımızı ve ulaşımı daha da güvenli hale getirmekten, kadın istihdamına destek olmaktan, gerekli yapısal reformlar için mücadeleye etmeye kadar; ortak akılla, tüm paydaşlar ve uzmanlarla istişare içinde, '360 derece' bir eylem planı hazırladık… Ülkemizdeki her kadına şu sözü veriyorum:
Asla yalnız yürümeyeceksiniz. Ekrem İmamoğlu olarak yanınızda olacağım, İBB olarak yanınızda olacağız."

"DEĞİŞİM, EĞİTİM VE BİLİNÇLENMEYLE GELECEKTİR"

"Kadına yönelik şiddetin temelinde, maalesef, kadınların 'ikincil bir konumda' olduğu düşüncesi var. Şiddetin özünde; kadınların, hayatlarıyla ilgili kendi kararlarını vermeye hakları olmadığı düşüncesi var. Özetle; kadınların, erkeklerle 'eşit olmadığı' düşüncesi var. Bu yüzden, kadına yönelik şiddetin temellerini kazımak istiyorsak, sadece polisiye önlemler yetmeyecektir; bir zihniyet değişikliği yaratmamız şart. 'Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu' 2023 Endeksi Raporu'na göre ülkemiz, maalesef 146 ülke arasında 129. sıradadır. 100 yıl önce, kurucu vizyonu, Mustafa Kemal Atatürk sayesinde, kadın-erkek eşitliği olan Cumhuriyetimize hiç yakışmayan bir durum. Kadına yönelik şiddetle mücadelemizde gerçekten başarılı olmak istiyorsak, bu sıralamamızı acilen düzeltmeliyiz, en üst sıralara taşımalıyız. BM'nin 'İnsani Gelişmişlik ve Sürdürülebilir Kalkınma' kriterlerinden biri kadın-erkek eşitliğidir. Ülkem için vizyonum; Türkiye'yi, dünyada insani gelişmişlik ve sürdürülebilir kalkınmada dünyada ilk 20 ülkeden biri yapmaktır."

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

"Yapılan yalan yanlış algı operasyonlarına aldırmadan, 2011'de tüm siyasi partilerce, TBMM'de oy birliği ile onaylanan İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmaya devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi, devletimizin, tüm kurumlarımızın kadına yönelik şiddete 'sıfır tolerans' mesajıdır ve bu yüzden 'İstanbul Sözleşmesi yaşatır' demekten imtina etmeyeceğiz. Fikirlerimizi özgürce ifade etmemizi istemeseler de her lafımızın altında bir şey arasalar da her söylediğimize bir dava açsalar da ne doğru bildiğimizi söylemekten, ne de doğru bildiğimizi yapmaktan bir adım geri atmayacağız. Biz, tüm bu davaların, incelemelerin, soruşturmaların siyasi maksatlı olduğunu biliyoruz. Davalarınız bizi yıldırmaz ama ülke gündemini ve mahkemeleri meşgul ettiğinize değmez. Neyi doğru biliyorsak onu söyleyeceğiz. Kadınların yaşam hakkını koruyan ne varsa biz de onu koruyacağız. O yüzden sonuna kadar ifademiz nettir: İstanbul Sözleşmesi yaşatır."

"KIZ ÇOCUKLARIMIZA, 'HAYALLERİNİ BÜYÜT, İSTEDİĞİN HER HAYALİ GERÇEKLEŞTİREBİLİRSİN' MESAJI VERİLECEKTİR"

"6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa'nın tam ve etkin uygulanması yönünde, kadınlara hakları hakkında bilgilendirme kampanyalarını güçlendireceğiz ve İBB Kadın Merkezlerimizde 'Mor Rehber' Projemizle; fiziki, online ve dijital platformlarla yılda 100.000 kadına hukuki bilgilendirme sağlayacağız. 8 Mahalle Evimizde 34.000'den fazla kadın ve çocuğa, dayanışma ve destek ortamı sunulmuştur. Bu dönem hedefimiz, Mahalle Evleri'nde 50.000 kadına güvenli dayanışma ve dostluk ortamı sunmaktır. Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri'mizde, en iyi uzmanlarla çalışarak; çocuklarımıza, eşitliği, hoşgörüyü, diyalogla sorun çözmeyi öğreteceğiz ve kadın 'rol modellerle' tanıştıracağız. Kız çocuklarımıza, 'Hayallerini büyüt, istediğin her hayali gerçekleştirebilirsin' mesajı verilecektir. Bu, geleceğimize en büyük yatırım olacaktır. İBB Çocuk ile çocuk hakları festivallerini, çocuk hakları bilgilendirme broşürlerini ve eğitimlerini güçlendireceğiz. Çocuklarımız, gençlerimiz ve aileleri için 'dijital şiddetle mücadele' eğitimleri ve bilgilendirmeleri yapacağız."

"ERKEKLERE YÖNELİK 'ŞİDDETSİZ ERKEKLİK MODELİ' KAMPANYALARIMIZ OLACAK"

"Kız öğrenci yurtlarımızda 'flört şiddeti' ve riskleri konusunda eğitimler vereceğiz. Erkek öğrenci yurtlarımızda ise, dünyada uygulanan en iyi örnekler bazında, genç kızların kararlarına ve sınırlarına saygılı olmayı öğreteceğiz. Kadınlara yönelik 'Öz Savunma Atölyelerimizi' İBB Kadın Merkezlerinde yaygınlaştıracağız. İBB, 94.000 çalışanına, kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi verecektir. Çevrimiçi verilecek bu eğitim sonrası, her çalışan çevrimiçi bir sınava girecektir. Ülkemizdeki tüm kamu, özel sektör ve tüm belediyelerin benzer uygulaması yapması için tavsiyede bulunacağız. Bu eğitimler, ulaşımdaki tüm personelimize, zabıta ve güvenlik personelimize de daha nitelikli ve acil durum müdahale odaklı şekilde verilecektir. Madde bağımlılığı bilinçlendirme kampanyalarımız olacaktır. Şiddette önemli bir faktör madde bağımlılığıdır. 'Şiddete seyirci kalma' kampanyalarımız olacaktır. Erkeklere yönelik 'şiddetsiz erkeklik modeli' kampanyalarımız olacak. Kadına saygı, kadını eşit görme ve şiddetin asla kabul edilmeyecek bir davranış olduğu zihinlerde yer etmelidir. Tüm merkezlerimizde ve ebeveyn-çocuk ilişkilerinde uzman STK'larla, baba-çocuk eğitimlerini yaygınlaştıracağız. Evde demokrasi kültürü geliştikçe, bu değişim en çok da anneye yansıyacak ve annenin işini kolaylaştıracak."

"GÜVENLİ SOKAKLAR, GÜVENLİ MAHALLELER, GÜVENLİ ULAŞIM"

"Elbette, emniyet güçleri bize bağlı değil. Biz, İBB olarak, bir yerel yönetim olarak yapabileceklerimize odaklandık. Bu konuda da yapacaklarımızla ilgili sadece birkaç örnek vermek isterim: 'İstanbul'da 961 Güvenli Mahalle' hedefiyle yola çıkacağız. Mahallelerimizin gözü, kulağı sevgili muhtarlarımızla yakın iş birliği içindeyiz. 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Muhtarın El Kitabı'ndan 2.000 adet dağıttık, yine dağıtacağız. Ayrıca çevrimiçi eğitim ve seminerlerimize katılan muhtarlarımıza, 'Kadın ve Çocuk Güvenliği Sertifikası' vereceğiz. Mahallelerde, kadınlara ve çocuklara güvenli alanlar yaratmak için mücadele edeceğiz. Zabıtamıza kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi vereceğiz. Ayrıca, dönemimizde 257 kadın zabıta işe alındı. Bu rakamı bu dönem 2 katına çıkaracağız."

"ZABITALARIMIZ, MUHTARLARIMIZLA EL ELE ÇALIŞACAK"

"Zabıtalarımız, muhtarlarımızla özellikle mahalled ölçeğinde el ele çalışacak, risk taşıyan bölgelerde yoğunlukları artırılacak. Kurduğumuz 'Kadın Danışma Birimi'ni, 'Kadın Destek Hatları' ve 'Kadın Konukevi'nin yanı sıra; sosyal yardım, özellikle SEDEP ve Halk Süt ekiplerimiz, şiddetle mücadelemizin önemli araçlarından olacaktır. Ev ziyaretlerimizde, şiddet veya istismar tespit eden ekiplerimiz, bunu mutlaka ilgili birimlere raporlayacak, onların hızlı aksiyon almalarını sağlayacaklar. Ulaşımda, kadın ve çocuk güvenliği önceliğimiz olacaktır. İETT'nin 22:00 sonrası 'ara durak' uygulamasına güçlendirerek devam edeceğiz. İstedikleri noktalarda inmelerini sağlayacağız. 163 kadın İETT şoförümüz var, bu sayıyı daha da artıracağız. İBB Ulaşım Akademisi tarafından, taksi şoförlerine ve toplu ulaşım amaçlı hizmet veren minibüs, servis, otobüs şoförlerimize verilen eğitimlerde, kadına yönelik şiddet ve taciz konuları güçlendirilecektir. İETT, metro, metrobüs ve durak ve garajlarda, toplam 710 noktada, 'Kamera sistemimizle şiddeti ve tacizi denetliyoruz: Güvendesiniz' anonsu ve caydırıcı uyarılar yapacağız."

"KADINLARIN SIĞINABİLECEĞİ GÜVENLİ ALANLAR OLACAK"

"İBB'nin sorumluluğuna giren kamusal alanlarda ve özellikle riskli bölgelerde aydınlatma çalışmaları yapılacak. 'İstanbul Senin'den KADES uygulamasına, yönlendirme entegrasyonu için gerekli izinleri almaya çalışacağız. İstanbul Senin uygulamasına, dünyadaki en ileri uygulamalardan esinlenerek, ek özellikler getirilmesi için gayret göstereceğiz. Konum takibi ve zaman dolduğunda hedef konuma varılmaması durumunda, belirli kişilere bildirim gönderilmesi, risk anında sahte bir arama gelmesiyle karşı tarafın uzaklaştırılması gibi imkanlar sunmak için aplikasyonları güçlendirme yolunda arkadaşlarım çalışmalarını sürdürecekler. İBB, BM'nin Kadınlar İçin Güvenli Şehirler ve Güvenli Kamusal Alanlar Küresel Girişimi'ne üye olacak. En iyi uluslararası uygulamalardan faydalanacağız. Akşam yoğun kullanılan bazı yerlerde, 'kriz alanları' kuracağız. Bu alanlar, kadınların sığınabileceği güvenli alanlar olacak. İstanbul Kent Konseyi'nde 'Kadın Meclisimiz' var. Ayrıca, kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda bir 'Danışma Kurulu' da kurmayı arkadaşlarımla değerlendiriyoruz. Her halükârda, yöneticilerimiz, düzenli şekilde kadın ve çocuk STK'ları ile çalışma, istişare toplantıları yapıyorlar ve yapmaya fazlasıyla devam edecekler."

"İBB, ŞİDDETE MARUZ BIRAKILAN KADIN VE ÇOCUKLARIN YANINDA"

"İstanbul'da şiddete maruz bırakılan hiçbir kadın, hiçbir çocuk, kendini yalnız ve çaresiz hissetmesin istiyoruz. Bu konuda özenli çalışacağız. Şiddet gören her kadının, her çocuğun sesini duyacağız, her koşulda koşa koşa onların yanında olacağız. Kadın Danışma Birimimiz ve Otogar Kadın Danışma Birimimiz, bugüne kadar 8.000'e yakın kadına destek olmuştur. Kadın Danışma Birimini daha da etkinleştirmek için gayretlerimiz var. Kadın Destek Hatlarımız; fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik ve dijital şiddete maruz bırakılan kadınlara hizmet vermektedir. Bu hatların bilinilirliğini, düzenli kampanyalarla artıracağız. Kadın Destek Hattı'nı, işitme engelli kadınların erişimi için işaret diliyle görüntülü destek sunacağız."

"PSİKOLOJİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN, ÖZEL BİR BÖLÜM OLUŞTURMAYI PLANLIYORUZ"

"Görünmeyen, ancak kadınların en fazla şikâyet ettikleri şiddet türü, 'psikolojik şiddettir'. Psikolojik şiddetle mücadele için, özel bir bölüm oluşturmayı planlıyoruz. İstanbul'da, 12 Kadın Merkezi açarak, 14. 000 üzerinde kadına hizmet verdik. Kadın Merkez sayısını esaslı şekilde artıracağız. Bu dönem hedefimiz, tam 50 Kadın Merkezi açmak olacak. Mor otobüslerimizin sayısını artırarak, İstanbul'un merkezden uzak mahallelerindeki kadınların da yanında olacağız. Eylül 2024'te İstanbul Barosu ile imzaladığımız protokol sayesinde, 1.700'e yakın vatandaşımız, avukat desteğinden faydalandı. Başvuruların yüzde 90'ı, gördük ki kadınlar. Şiddete maruz bırakılan kadınlar için son çare, sığınma evidir. Bu eve, 'Kadın Konukevi' diyoruz. İBB'nin ilk Kadın Konukevini biz açtık. İkincisi de bitmek üzere. İstanbul'da, en kısa sürede, 3. Kadın Konukevini de yapacağımıza buradan söz veriyorum. Ayrıca, Kadın Konukevlerinden ayrılan kadınlara, 10.000 TL nakdi destek vermeye devam edeceğiz ve değişen koşullarda bu rakamı güncelleyeceğiz. Yeni başlangıçlarında onların yanında olmaya kararlıyız."

"İSMEK VE BÖLGESEL İSTİHDAM OFİSLERİ ARACILIĞIYLA, 72.000 KADINA İŞ SAĞLADIK"

"Kadın güçlü olduğunda, tüm toplum ayağa kalkar, gelişir, zenginleşir. Kadın istihdamında, dünyada son sıralardayız. Şiddet gören kadın için ise istihdam, şiddetten kurtulmak için en önemli çıkış kapısıdır. Bu konuda da tüm imkânlarımızla, kadınların yanındayız. Enstitü İstanbul İSMEK sayesinde, 2,5 milyonu aşkın İstanbullu, mesleki eğitim programlarımızdan faydalanmıştır. Özellikle teknolojik yetkinlik kazandıran alanlarda, kadınların yeni beceriler edinmesini, özgüven kazanmasını, sağlayacağız. Kadın yoksulluğuyla mücadelede önemli bir araçtır. İSMEK ve Bölgesel İstihdam Ofisleri aracılığıyla, 72.000 kadına iş sağladık. Yeni dönemimizde, hedefimizi daha da yükselteceğiz. Bu hususta, şiddet gören kadınlara öncelik vermeye gayret edeceğiz. 50 kadın emeği kiosk ve büfesi, 10 Mor Cafe ve her ilçede mobil satış noktalarıyla, kadınların ekonomik bağımsızlığını ve istihdamını artırıyor, dijital dünyanın olanaklarıyla onları buluşturuyoruz."

"YUVAMIZ İSTANBUL, ANNE KART GİBİ UYGULAMALARIMIZ ARTARAK DEVAM EDECEKTİR"

"Sosyal ve Ekonomik Destek Programı (SEDEP) başta olmak üzere, kadınları ekonomik anlamda destekliyoruz. İBB bünyesinde de 'şiddete sıfır tolerans' ilkesi kapsamında, tüm çalışanlarımız için güvenli ve saygılı bir çalışma ortamı sağlamayı taahhüt ediyoruz. Uygulamalarımızın tüm belediyeler ve tüm kamu ve özel sektör kurumlarına yayılması için gayret edeceğiz. Kadınların çalışabilmesine destek olan Yuvamız İstanbul, Anne Kart gibi uygulamalarımız artarak devam edecektir. Çalışma hayatındaki şiddet ve tacizin ortadan kaldırılması konusundaki İLO (Uluslararası Çalışma Örgütü) 190 Sayılı Sözleşmesi'ne, iş akitlerimizde atıf yapmaktayız. İBB bünyesindeki tüm işe alımlarda, 6284 Sayılı Kanun kapsamında bir adli kovuşturma veya hüküm olmamasına dikkat edeceğiz. Özellikle kadına şiddet konusunda… Kadın girişimcilerimizi desteklemek için finans kuruluşlarıyla, 'mikro-kredi' projeleri geliştireceğiz; İBB bir 'kolaylaştırıcı' görevi üstlenecektir."

"GEREKLİ YAPISAL REFORMLARDA İBB, KADINLARIN SESİ OLACAKTIR"

"Elbette ki, kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele, devletimizin tüm kurumlarının sorumluluğudur. Bu sorunların etkili yapısal reformlar ve adil yasalar olmadan çözülmesi de mümkün değildir. Kadınların ve çocuklarımızın hak ettiği güvenli yaşam ortamını sağlamak için, yapılacak pek çok yasal reform var. Güzel şehrimizde imzalanan ve 2011'de TBMM'de oybirliği ile onaylanan 'İstanbul Sözleşmesi'ne mutlaka dönmeliyiz. Sahte algı operasyonlarıyla, her siyasi görüşten, tüm kadın STK'ların itirazına rağmen, bir gecede bu önemli uluslararası sözleşmeden çıkıldı. Oysa İstanbul Sözleşmesi, devletin kadına yönelik şiddete 'sıfır tolerans' göstereceği taahhüt ve beyanıydı. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa'nın da tam ve etkin uygulanmasının peşinde olacağımızı ve inşallah iddiayla ifade ediyorum; önümüzdeki iktidarımızın ilk günlerinde hayata geçireceğimiz ilk işimiz bu olacak."

"KADINI İKİNCİ PLANDA GÖREN ZİHNİYETİN TAMAMEN KARŞISINDAYIZ"

"Esasında İBB olarak, kendi yetki alanlarımızda, tüm imkanlarımızla İstanbul Sözleşmesi'nin tüm temel ilkelerini ve felsefesini uyguluyoruz: Eğitime ve bilinçlendirmeye verilen önemden sığınma evlerine kadar, karar alıcılarda daha fazla kadın olmasına, kadın-erkek eşitliğini her alanda tesis etmeye kadar, kadın destek birimlerimizden kadınlara hukuki destek sağlamamıza kadar, sözleşmeyi İstanbul ölçeğinde hayata geçiriyoruz. Kadını ikinci planda gören zihniyetin tamamen karşısındayız, karşısında olmaya devam edeceğiz. Gerekli yasal reformları gündeme getireceğiz, takipçisi olacağız. Örneğin; şiddet uygulayanlara caydırıcı cezaların verilmesi, bunun için de yasal reformla, özellikle 'iyi hal indirimlerinin' ve 'haksız tahrik' uygulamalarının suistimaline son verilmesi… Yargıçların, kolluk kuvvetlerinin düzenli şekilde 6284 Sayılı Kanun konusunda eğitim görmeleri, mesleğe giriş sınavlarında 6284'le ilgili soruların olması ve yürütme-yasama-yargı-bürokraside, her alanda, daha fazla kadın karar alıcının bulunması, gerçek değişimi getirecektir. Sevgili İstanbullular, bu konuların takipçisi olacağız. Kadınların eşit ve güvenli bir yaşam sürmesi, çocuklarımızın korkusuzca büyümesi hepimizin sorumluluğudur. Kadının ve çocuğun mücadelesi hepimizin mücadelesidir. Birlikte başaracağız. Yalnız değilsiniz; İstanbul yanınızda."

"KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ, CUMHURİYETİMİZİN KURUCU VİZYONUDUR"

"25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olduğundan, bugünkü sunumumuz Kadına Yönelik Şiddete odaklanmıştır. Ancak birkaç gün önce, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü olduğundan ve son günlerde ülkemizde bu kapsamda yaşanan vahim olaylar yüzünden Eylem Planımızda, çocuklarımızı korumaya yönelik de birçok aksiyon göreceksiniz. Çocuklarımız için, pek çok uluslararası ve ulusal STK'larla iş birliklerini geliştireceğiz. Kadın-erkek eşitliği, Cumhuriyetimizin kurucu vizyonudur. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de en önem verdiği ilkelerin başında gelir. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu ve vazgeçilmez unsurlarındandır. Bizim görevimiz, bu eşitliği gerçekten hayata geçirmek ve en başta kadınların yaşam hakkını korumak, güvenli yaşamalarını, kendilerini gerçekleştirmeleri ve mutlu bir hayata ulaşmaları için elimizden gelen her gayreti göstermektir…"

"KARA CAHİL CÜMLELERLE İNSANIMIZA VE GEÇMİŞİMİZE HAKARET EDEN, ATATÜRK'E KADAR DİL UZATAN MİLLİ EĞİTİM BAKANI…"

"Ben, bir konuyla ilgili biraz sizleri meşgul edeceğim. O da Türkiye'de milli eğitimle uzaktan yakından ilgisi olmayan, bana göre eğitimle ilgili başarısızlıklarını örtmek için, birkaç haftadır Türkiye'mizin geçmişine dil uzatan, laf söyleyerek insanları etkilemeye çalışan, kara cahil cümlelerle insanımıza ve geçmişimize hakaret eden, Atatürk'e kadar dil uzatan Milli Eğitim Bakanı, bediyelerimize bir yazı yolladı. Ve yazıda ne diyor biliyor musunuz? Bu Çocuk Etkinlik Merkezi dediğimiz kreşler var ya, 'Belediyelerin kreş yaptıklarını tespit ettik. Belediyeler, derhal bu kreşleri kapatın' diye bize yazı yazdı. Hani ben bunlara, Allah akıl versin diye dua ediyorum ya… Bakın; Mustafa Kemal Atatürk ne demiş biliyor musunuz? 'Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlara karşı ihmal ve kusurun sonucudur' demiş. Bu akıl da diyor ki bize, 'Kadınları ve çocukları ihmal edin!' Bakın, başka bir açıklaması yok bunun."

"BU AKLA, BU MİLLET, ÖNÜMÜZDEKİ SANDIKTA, 'GİT KARDEŞİM BAŞIMDAN' DİYECEK"

"105 tane kreş açtık. Sıfırdı. Daha ilgincini söyleyeyim mi size? İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da belediye başkanlığına aday gösterilen adayları, kreş vaatlerinde bulundular. Daha dün, 8 ay önce. Şimdi adayları kreş vaadini niye gösterdiler? Çünkü, ben ne dedim hatırlıyor musunuz, 'Bizim kreşlerimiz, sizin Kanal İstanbul'unuzu yendi, yendi. Bizim Kent Lokantalarımız, milletin vicdanıyla sizi altüst etti, yerle bir etti.' Şimdi kalkıyorsunuz, bu yazıyla insanlara Milli Eğitim Bakanı olarak diyorsunuz ki, 'Bu kreş işi belediyelerin değil, Milli Eğitim'in işi. Siz kreşlerinizi kapatın!' Niye açmadınız? Niye açmadınız? Hangi yüzyıldayız? Kreş niye açmadınız? Bakın; bu var ya bu, akıl değil, bu akıl tutulması. Ne yapacağını şaşırmak. Bakın, size bir şey söyleyeyim sevgili hemşehrilerim: Şu anda açtığımız 105 kreşte kaç kişi çalışıyor biliyor musunuz? 1500 kişi çalışıyor. Bu 1500 kişinin, görmemiş olan varsa davet ediyorum, lütfen en yakın kreşe bakın, bu çalışan 1500 kişinin yüzde 97'si kadın. Sen diyorsun ki, 'Kreşleri kapat!' Yahu sen, 'Bu şehirde bugüne kadar 20 bin annenin faydalandığı kreşleri kapat' diyorsun. Ben de diyorum ki; seneye biz, 150'yi aşan kreşe ulaşacağız. 20 bin çocuk oraya gidecek, 20 bin anne de iş bulacak' diyorum. Kafaya bak! Ben, gece-gündüz istihareye yatsam, bunlara dua etsem, yetmez bunlara. Allah bunlara akıl versin. Allah bunlara akıl versin. Ama bu akla, bu millet, önümüzdeki sandıkta, 'Git kardeşim başımdan' diyecek, 'Git kardeşim başımdan' diyecek. Bu kadar net. Böyle bir akıl olmaz."

"AKLI BAŞINDA BİR MİLLİ EĞİTİM BAKANI NE YAPAR?"

"Bakın; böyle bir işin siyaseti olmaz. Aklı başında bir milli eğitim bakanı ne yapar? Ben de kaç tane kreş yapsam diye, can atar. Öyle değil mi? Hani İBB, 105 açtı… Yahu 105 nedir? 150 açtık diyelim. Hedefimiz 200'e yakındı. İlçe belediyelerimizle varsayalım 350. Yahu 350 kreş nedir Allah'ını seversen? 20 milyonluk şehirde yaşıyoruz. Nedir? Sevgili hanımefendiler, iyi biliyorsunuz, bir çocuk bir yıl kreşe gittikten sonra acayip bir çocuk oluyor. Öyle değil mi? Yahu ben bu kreşleri niye açıyorum? Niye bu hedefi koydum? Ben diyorum ki, 'Benim bir evladım bile, hiçbir çocuktan bir adım geri kalamaz kardeşim.' Devletin işi nedir? Devletin işi, bir çocuk geri kalmışsa, onu diğerleriyle eşitlemektir. Niye 'devlet ana' diyoruz? Niye devlete 'baba' diyoruz. Niye? Ama devlete form değiştirmeye çalışıyorlar. Nasıl? Devlet ürkütecek. Devlet korkutacak. Devlet kızacak. Devletin kaşları çatık olacak. Yasayı yok sayacak. Biz de ne diyoruz biliyor musunuz? Devlet hoşgörülü olacak. Devlet, ana kucağı olacak. Devlet, baba ocağı olacak. Devlet, vatandaşını okşayacak. Devlet, insanını ayırmayacak. Devlet, partizanlık yapmayacak. Devlet, kime oy verirse versin, vatandaşını başının tacı yapacak. Devlet inancına bakmayacak. Devlet giyimine, kuşamına bakmayacak. Devlet, herkesi sevecek, herkesi. İşin özeti bu. Sen kalkmışsın, bizim zaten maneviyatımıza hakaret ediyorsun. Bir de kalkmışsın, 'Kreşleri kapatacağım' diye yazı yolluyorsun. Senin yazın var ya vız gelir tırıs gider kardeşim. Vız gelir tırıs gider. Hadi gel de kapat. Hadi gel de kapat. Gel 150 tane kreşi kapat bakalım. Cesaretin varsa, bekliyorum."

"SENİ EKREM İMAMOĞLU'YLA YAN YANA GÖRÜRLERSE, 'CIZ', YANARSIN!"

"Ha dersen; 'Ben, Milli Eğitim Bakanı olarak, bir dakika ya, İmamoğlu ne diyor?' Cesaretin varsa, davet ediyorum seni. Birebir eşlik edeceğim, sana kreşleri gezdireceğim. Sana kreşleri gezdireceğim tek tek. Bakacaksın, orada kaç tane genç kızımız kreş öğretmeni olarak çalışıyor. Bakacaksın, dünyada bu kadar kaliteli bir kreş yapısı gördün mü? Davet ediyorum. Ama cesaret edemezsin gelmeye. Seni Ekrem İmamoğlu'yla yan yana görürlerse, 'cız', yanarsın. Yanarsın. Sizi koltuk meraklılarız sizi. Birilerine şirin görünmek… Başka bir şey değil derdiniz. Yazık. Vatandaşımıza bu uygulamalarınızla yazık ediyorsunuz. Üzülüyorum. Ben diyorum ki, 'Yahu bir tane daha kreş yapsam da 100 tane çocuk daha gelsin. 100 çocuk demek, annelerin daha çok iş bulması demek. Ben çocuklara gidiyorum. 4-5 yaşında çocuk kreşe başlamış, 5-6 ay sonra bana her şeyi soruyor. Benden her şeyi istiyor. Bana; her şeyi soran, benden her şeyi isteyen çocuk lazım kardeşim. Sorgulamayan çocuk, bu millete lazım değil."

KADIN DERNEKLERİNE 'SUÇ DUYURUSU' ÇAĞRISI

"O bakımdan biz, evet, 150 kreş yapacağız. İlerleyen zaman diliminde 200'e çıkacak. E bugün 1500 çalışanımız varsa, o zaman 3000 çalışanımız olacak. Hem de hayırlı iş yapacak. Bu memlekete evlat yetiştirecek, evlat. Çocuk yetiştirecek, hayırlı iş yapacak. Siz bu yazınızı alın, çöpe atın. Evet, bu konuda iade yazısı, ama aynı zamanda yürütmeyi durdurması, şusu busu her şeyiyle ilgili hukuki girişimlerimizi yapacağız. Ben olsam, Sayın Başkan burada (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Göllü), özellikle anneler adına, kadınlar adına, bu vatandaş hakkında suç duyurusunda bulunun, suç duyurusunda bulunun. Buradan söyleyeyim. Biz, var olan kusurlarımızı, ihmallerimizi giderelim diye ortak mücadele için bu planlamayı yaptık ve bunları size sunduk. Ama işte bu tür engeller, daha büyük engeller. Bunlar, kötü kafalar. Ama bunlardan da kurtulacağız. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Sizler sayesinde bütün İstanbul'umuza ve ülkemize bunları duyurduk, bütün belediyelere duyurduk. Allah, bizi size mahcup etmesin. Sizlere, özellikle hanımefendilere gerçekten mahcup olmayalım. Başımız öne eğilmesin. Size bakarken başımız dik olsun. Gözünüzün içine bakalım. İnşallah kötü haberler değil, hep iyi haberler aldığımız cennet vatanımızda mutlu bir geleceğe yürüyelim. Hepimizin yolu açık olsun…"

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.