logo
10 AĞUSTOS 2026

El-Ebhasu'l-Museddede, Ziyauddin Salih b. Mehdi el-Mukbilî (ö. h.1108)

3. Kaynak: El-Ebhasu'l-Museddede, Ziyauddin Salih b. Mehdi el-Mukbilî (ö. h.1108).

16.01.2022 01:03:00
 
El-Ebhasu'l-Museddede, Ziyauddin Salih b. Mehdi el-Mukbilî (ö. h.1108)
El-Ebhasu'l-Museddede, Ziyauddin Salih b. Mehdi el-Mukbilî (ö. h.1108)

3. Kaynak: El-Ebhasu'l-Museddede, Ziyauddin Salih b. Mehdi el-Mukbilî (ö. h.1108).

Salih bin Mehdi el-mukbili hicri 1040 Miladi 1630 yılında Yemen'de, Sana şehrine 45 kilometre uzaklıktaki Kukiban kasabasının Mukbel köyünde dünyaya gelmiştir.

Büyümesi ve ilk eğitimi sila (thila) şehrinde olmuş, bu şehrin ileri gelen alimlerinden en başta da Muhammed bin İbrahim bin Mufaddal'dan dersler almıştır. Daha sonrasında Sana şehrinde ilmi tedrisatına devam etmiştir.

Yemen'de 11. Asrın en büyük İslam alimlerinden biri idi, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Ulumu-l kuran, Ulumu-l Hadis, Sarf nahiv (Arap dili), Arap edebiyatı başta olmak üzere birçok ilimde söz sahibi idi.

Kendisi Zeydi mezhebine müntesipti. Bazı konularda Zeydileri, bazı konularda Mutezileyi, çoğu konularda Mutasavvıfları haklı görüp destekledi, görüşlerini benimsedi.

Hayatını cahilliğe ve taassuba karşı mücadele ile geçirdi.

Mehdi El- Mukbili, Mutaassıp bazı cahil Zeydiler tarafından yaşadığı şehir olan Sana'dan (1080 hicri, 1669 Miladi yılında) zorla çıkartıldı. Evini barkını bütün malvarlığını satan, El Mukbili Muhacir olarak Mekke'ye hicret etti.

Hayatının sonuna kadar Mekke'de yaşadı ( 1108 hicri, 1696 Miladi).

Fethül Kadir adlı tefsir eserinin sahibi, Yemenli büyük zeydi alim Şevkani, Mehdi El Mükbili'den şöyle bahsetmektedir;

" El Mükbili, görüşlerini güçlü delillerle ispatlayan, gerçeği söylemekten çekinmeyen, kendisini tehdit edenleri umursamayan, büyük bir alimdi".

Mekke'de bulunduğu zamanda bazı mutaassıplar ve cahiller tarafından devamlı haksız şikayetlere maruz kaldı. Osmanlı idaresindeki Mekke kadılığına yapılan şikayetler neticesinde davalı olunan El Mükbili'nin masumiyetine Mekke kadısı karar verdi.

Mekke kadısını kandıramayan bu cahil mutaassıp güruh, hızlarını alamayıp payitahta İstanbul'a Padişaha, El Mukbiliyi, "Nasibi oldu" diyerek şikayet etmeyi başarmışlardır. Kendisini sorgulamak üzere gönderilen ilim heyetleri yaptıkları görüşmeler neticesinde, El Mukbilinin sapık bir görüş üzere, olmadığına hükmetmişlerdir.

El Mukbili ayetten hadisten yoksun görüşleri tenkit etmiş, Tenkit ettiği konu ile alakalı Sünni veya Şii yazılan eserlerden istifade yolunu tercih etmiştir. Görmüş olduğu yanlışlıkları, Sünni ve Şii kaynaklarla eleştirdiğinden dolayı, her iki cenahın cahil ve mutaassıpları tarafından insafsızca dedikodulara maruz kalmıştır.

Şevkani gibi, kendisinden sonra gelen zeydi mezhebine bağlı alimler, El Mükbilinin metodunu benimsemiş, yazdıkları eserlerde Şii ve Sünni alimlerin görüşlerine yer vermişlerdir.

El Mukbilinin yazmış olduğu eserlerin bazıları;

  1. Ebhas-ul Müseddede fi funu-n Muteaddide.

  2. İthaf-li talebetü-l keşşaf.

  3. Erva-hin Nevafih liesa-riisa-r.

  4. Hubbu-l gamam ala buluği-l meram

  5. El ilmu-l şamih fi tafsilil hak ala aba-i vel meşayih

  6. El Minar fi-l Muhtar min cevahiril bahr-izziha-r.

  7. Minheci-t talib haşiyeti ala muhtasarı ibnil haccab.

Ebhas-ul Müseddede fi funu-n Muteaddide.

Eserin bugünkü Türkçemize tercümesi "Fazla zanaatlarda olağan üstü araştırma"dır. Kuranı Kerimde geçen bazı ayeti kerimelerin tefsiri ile bazı hadisi şeriflerin değişik yollardan mütevatir bir biçimde nasıl geldiğini açıklayan delilleri ile ortaya koyan, bazı alimlerin de, değişik konulardaki görüşlerini tenkit eden bir eserdir.

Ebhas-ul Müseddede fi funu-n Muteaddide eserinin 334. ve 335. Sayfalarında Müellif şöyle yazar;

Hz. Ali hakkında şahitlerden rivayet olunan en açık manada, en meşhur mana ile mütevatir olan, "Ben kimin velisi isem Ali'de onun velisidir". (Müsned (Ahmet bin Hanbel) 1. Cild, 84. Sayfa, 641. Nolu hadiste.)

Bazı rivayetlerde de fazlalık olarak," Allah'ım O'na dost olana dost ol, O'na düşman olana düşman ol." Müstedrik (Nişaburinin) 3. Cild, 118. Sayfa, 4576 nolu hadiste geçtiği üzere ve bazı rivayetlerde de fazlalık olarak," O'na yardım edene yardım et, O'nu aldatanı (hayal kırıklığına uğratanı) aldat (hayal kırıklığına uğrat).

Bu hadis bir çok yollar ile rivayet olmuştur. Manasından faziletli, lafzından da mütevatir, olduğu söylenmiştir.

Suyuti "Ca-mi'ul Kebir" adlı eserinde,atıfta bulunmuş, Ahmet bin Hanbel (1. Cilt 84. Sayfa 641. Hadis), Hakim (3.cilt 118. Sayfa, 4576. Hadis) İbn-i Ebi Şeybe (Musannif 6. Cilt, 366. Sayfa, 32072 hadis) Taberi ( El kebir 3. Cild 179. Sayfa 3049 hadis) İbn-i Mace (1.cild 45. Sayfa 121. Hadis) İbni ganiye ve Tirmizi (5. Cild 633. Sayfa 3713 nolu hadis) Nisai (El Kebir 5. Cilt 45. Sayfa 8145 nolu hadis) İbn-i Ebi Asım (sünnet 1151 nolu hadis) Şirazi ve Ebu Nuaym (hilyesinde 4. Cilt 23. Sayfa) İbn-i Ukde ve İbn-i Habban (15. Cild 315. Sayfa 6931 nolu hadis) ve Hatip.

Bazen bir sahabeden bazen iki sahabeden bazen daha çok sahabeden rivayet etmiştir. Ravileri İbn-i Abbas, Bureyde bin hasib, Berâ bin A-zib, ceriril cebli, Cündebil Ensa-ri, Habşi bin çünedeh, Ebi Tufeyl, Zeyd bin Erkam, Zeyd bin Sabit, Huzeyfe esedil gaffari, Ebi Eyyübel Ensa-ri, Saad bin Ebi Vakkas, Ömer bin Hattab, Malik bin huvveyris….

Diye yazdığı sahabe isimlerine 336. Ve 337 sayfada Hz. Ali'nin ve Ehlibeytin üstünlüklerini ve delillerini vererek devam eder.




 


 


 


 

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı

09.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile yürüttüğü vize serbestisi uygulamasında kalan 6 kriter için çalışma başlatıldığını duyurdu.
Türkiye son 10 yıldan fazla süredir AB ile yürüttüğü görüşmelerde 6 kritere takılmış durumda.
Yılmaz, konuyla ilgili yeni açıklamasında Avrupa'dan da siyasi irade görmek istediklerini belirtti. "Kişisel verilerin korunması en önemli maddelerden. Geri kabul ve terör tanımı ile ilgili bir mesele de var. KVKK konusunda Adalet Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Akın Bakanımız, bir bilim kurulu oluşturdu, çalışma yürüttü ben de koordine ediyorum," diyen Yılmaz, şöyle devam etti: "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak."

Söz konusu 6 kriter şu şekilde sıralanıyor:

Terörle mücadele yasasında değişiklik
AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması
Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması
Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi
Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması

Yılmaz, "Dışişleri, Adalet, İçişleri bütün bakanlıklarımızı bir araya getirdik, toplantılar yaptık. O kurulda bu kanun tartışıldı. Bu biraz mutfak çalışmasıydı. Burada yeni bir yaklaşım geliştirildi. Kurumlarımız tarafından şimdi Dışişleri Bakanlığımız üzerinden Avrupa kurumları ile istişareler yapılacak. Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var" diye de ekledi.

UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı

UltraAslan tribün lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin, gözaltına alındı. Şirin'e halka yanıltıcı bilgi yayma, uyuşturucu ve dolandırıcılık suçlamaları yöneltildi

09.08.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı
UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin gözaltına alındı
Galatasaray tribün liderlerinden  "Sebahattin Şirin" ismini kullanan Muzaffer Şirin , sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı .

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, "Sebahattin Şirin" ismini kullanan Galatasaray tribün liderlerinden Muzaffer Şirin hakkında "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 14 ve 15'inci maddelerine muhalefet", "Uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma", "Örgütlü olarak karaborsa bilet dolandırıcılığı" ve "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından soruşturma başlatıldı.

Hakkında yakalama talimatı verilen Şirin'in gözaltına alındığı öğrenildi.

Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek

Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşme maratonu sonunda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek

09.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek
 Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa dün Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edildi. Düzenleme yarın Meclis Genel Kurulu'na gelecek
Terörsüz Türkiye süreci için hazırlanan ve 360 milletvekilinin imzasıyla 5 Ağustos Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, 8 Ağustos'ta TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi.

Gözler şimdi 10 Ağustos Pazartesi günü başlayacak TBMM Genel Kurulu görüşmelerine çevrildi.

Terörsüz Türkiye sürecini yasal zemine oturtmayı amaçlayan teklif 12 maddeden oluşuyor.

PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propagandası ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.

Ön şart Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete'de yayımlanması.

Bu gerçekleştiğinde, düzenlemeden yararlanmak için 6 ay süre tanınacak.

Çerçeve yasa teklifine göre; yargılamalar 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza 10 yıl süreyle ertelenecek.

15 yıldan çok ceza alan hükümlülerin cezasının infazı 5 yıl, 15 yıldan çok alanlarınki de 10 yıl ertelenecek.

Bu sürede "terör suçu" işlenirse erteleme kararı kaldırılacak. Düzenlemeden faydalanacaklar için 2 ila 3 yıl siyaset yasağı uygulanacak.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında olacak.

Yani terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan bu hükümlerden faydalanamıyor.

Göçükte hayatını kaybeden işçi, Kozan'da toprağa verildi

Adana'nın İmamoğlu ilçesinde Yedigöze İçme Suyu Projesi kapsamında yürütülen tünel çalışmaları sırasında meydana gelen göçükte ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 57 yaşındaki işçi Bekir Çelik, memleketi Kozan'da son yolculuğuna uğurlandı

09.08.2026 15:05:00 / Güncelleme: 09.08.2026 15:08:13
İhlas Haber Ajansı
 
Göçükte hayatını kaybeden işçi, Kozan'da toprağa verildi
Göçükte hayatını kaybeden işçi, Kozan'da toprağa verildi
Olay, dün İmamoğlu ilçesine bağlı Eğriçam Mahallesi'nde, Adana ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Yedigöze İçme Suyu Projesi kapsamındaki tünel çalışmaları sırasında meydana geldi. Tünel içerisinde kaya parçalarının kopması sonucu göçük meydana gelirken, 5 işçi göçük altında kaldı. İşçilerden 3'ü kendi imkanlarıyla göçükten çıkarken, Bekir Çelik, bölgeye sevk edilen AFAD, itfaiye ve sağlık ekiplerinin çalışması sonucu ağır yaralı olarak kurtarıldı. Göçük altında kalan 55 yaşındaki Necmettin Tok ise olay yerinde hayatını kaybetti. Ağır yaralı olarak Adana Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Bekir Çelik, burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

Otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırılan Çelik'in cenazesi yakınları tarafından alınarak Kozan ilçesine bağlı Durmuşlu Mahallesi'ndeki camiye getirildi. Burada öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. İmam Hatip Samet Arslan tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Çelik, dualar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.

"13 yıl önce 4 yaşındaki oğlunu kaybetmiş"

Evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Bekir Çelik'in yaklaşık 13 yıl önce 4 yaşındaki oğlu Mustafa Çelik'i de trafik kazasında kaybettiği öğrenildi. Çelik'in cenazesinde ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, mahalle sakinleri de cenazeye katılarak aileye taziyelerini iletti.

"İmamdan cenaze evlerinde yemek uyarısı"

Cenaze namazının ardından Durmuşlu Camii İmam Hatibi Samet Arslan, cenazeye katılan vatandaşlara cenaze evlerinde yemek konusunda çağrıda bulundu. Cenaze sahiplerinin acılı günlerinde yemek hazırlamak veya misafirlere ikramda bulunmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirten Arslan, "Yıllardan beri Durmuşlu köyümüzde cenaze evlerinde ilk 3-4 gün yemek yemiyoruz. Cenaze evlerimize de yemek yaptırmıyoruz. Niye böyle yapıyoruz' Çünkü o insanların acısı, sıkıntısı ve başlarına gelen varken biz Müslümanlar olarak bunu önemsiyoruz. İnsanlar acısını yaşarken biz boğazımızın derdine düşemeyiz arkadaşlar. Dolayısıyla köylülerimiz bilir, alışkanlık gereği gelen misafirlerimiz için bir istirhamımız şudur; lütfen cenaze evlerinde, ister bu cenazemizde olsun, ister diğer cenazelerimizde olsun, cenaze sahibine yük olmayalım. Komşumuz Bekir abimize Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi.

Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi

09.08.2026 05:51:00
AA
 
Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem
Gaziantep'te 4,5 büyüklüğünde deprem

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Gaziantep ilimizin Nurdağı ilçesinde saat 03.42'de meydana gelen ve Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay illerimizde hissedilen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız." 

BTP Lideri Baş günler öncesinden ‘mezhep savaşı’ ve ‘BOP’ uyarısı!

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Orta Doğu’da tırmanan istikrarsızlık ve bölgesel çatışma risklerine karşı tarihi bir adım atarak "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı

08.08.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
BTP Lideri Baş günler öncesinden ‘mezhep savaşı’ ve ‘BOP’ uyarısı!
BTP Lideri Baş günler öncesinden ‘mezhep savaşı’ ve ‘BOP’ uyarısı!
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Orta Doğu'da tırmanan istikrarsızlık ve bölgesel çatışma risklerine karşı tarihi bir adım atarak "Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı.

Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde bir araya gelen liderler, bölgedeki güç dengelerini kökten değiştirecek ortak bir savunma paktına imza attı. Dev anlaşmanın hemen ardından Beyaz Saray'dan ilk değerlendirme geldi.

Trump: "Bu iş yakında bitiyor"



Mekke'deki tarihi imza töreninin ardından Oval Ofis'te gazetecilerin karşısına çıkan ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki askeri hareketliliğe ve İran'a yönelik operasyonlara değindi. Trump, Orta Doğu'daki çatışma ortamının sonuna yaklaşıldığını savunarak, "Bence bu iş çok yakında sona erecek. Karşı tarafın uzun süre dayanabileceğini düşünmüyorum" dedi.

Öte yandan Trump, Amerikan ordusunun mühimmat stoklarına ilişkin soruya, bazı silah türlerinde sınırsız tedarike sahip olduklarını ancak yüksek hassasiyetli bazı füze stoklarında sınırlar bulunduğunu kabul ederek yanıt verdi. Trump ayrıca, karşı tarafın kendileriyle bir anlaşma arayışında olduğunu ve yeni bir askeri darbe almak istemediklerini iddia etti.

"Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, katılımcı üç ülkeden herhangi birine yapılacak silahlı bir saldırıyı, tüm üye ülkelere yapılmış sayan kolektif bir caydırıcılık maddesi içeriyor. Anlaşma uyarınca savunma sanayisi, askeri eğitim, ortak caydırıcılık ve lojistik iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesi hedefleniyor.

Paktın mimarları, bu ortaklığın üçüncü bir ülkeye karşı doğrudan bir saldırı ittifakı olmadığını, aksine bölgedeki enerji koridorlarını korumayı ve kolektif güvenliği tesis etmeyi amaçladığını vurguluyor.

Washington sorumluluğu bölgeye mi devrediyor?



Uluslararası analistler, Mekke Anlaşması'nın Trump yönetiminin Orta Doğu stratejisiyle de uyumlu olduğunu belirtiyor. Trump'ın "bölgesel yük paylaşımı" politikasını destekleyen uzmanlar, Washington'ın doğrudan askeri müdahaleler yerine bölgedeki müttefiklerinin güvenlik sorumluluğunu daha fazla üstlenmesini tercih ettiğini, Mekke Paktı'nın da bu stratejinin bir parçası olduğunu ifade ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"na ilişkin yaptığı resmi açıklamada, kolektif caydırıcılığı temel alan bu paktın hiçbir ülkeyi hedef almadığını ve bölgenin huzurunu amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açık olduğunu belirtti. Erdoğan, paktın meşru müdafaa hakkını teyit ettiğini vurgulayarak bölgesel istikrar mesajı verdi.

BTP Lideri Hüseyin Baş: "Dış politikadaki tek pusulamız milletin çıkarları olmalıdır"



Anlaşmadan günler önce (3 Ağustos) yayınladığı mesajda BTP Lideri Hüseyin Baş şöyle diyordu:

'ABD ve stratejik ortağı İsrail'in yıllardır ateşe verdiği coğrafyamızda kaos her geçen gün daha da büyüyor.

Gazze'de aylardır devam eden insanlık dramı, Lübnan'a yönelik saldırılar, Suriye'deki istikrarsızlık, İran'a yönelik tehditler ve bugün Yemen üzerinden yaşanan gelişmeler birbirinden bağımsız değildir. Bunların tamamı, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bölgeyi yeniden şekillendirmeye yönelik aynı planın farklı aşamalarıdır.

ABD ve İsrail, bölge ülkelerini birbirine düşüren, mezhep ve etnik ayrılıkları derinleştiren politikalarla Ortadoğu'yu sürekli çatışma içinde tutmak istemektedir. Çünkü parçalanmış ve birbirleriyle mücadele eden ülkeler, küresel güçlerin müdahalesine her zaman daha açık hale gelir.

İran'a yönelik saldırılarda da aynı senaryo işletildi. Ağır bir karşılık gördüklerinde "ateşkes" çağrısı yapıp toparlanmaya çalıştılar; ardından yeniden saldırgan politikalarına döndüler. Bu anlayışın değişmeyeceği açıktır. Çünkü mesele barış değil, bölgeyi sürekli kriz içinde tutmaktır.

Bugün en büyük tehlikelerden biri de savaşın mezhep eksenine taşınmak istenmesidir. Böyle bir senaryo gerçekleşirse kazanan ne bölge halkları ne de İslam dünyası olacaktır. Kazanan yalnızca bölgeyi yıllardır dizayn etmeye çalışan küresel güçler olacaktır.

Bu nedenle Yemen'de yaşanan son gelişmeler son derece dikkatle değerlendirilmelidir.

Türkiye, güvenliğini doğrudan ilgilendirmeyen bölgesel çatışmaların tarafı haline gelmemeli; hiçbir küresel planın veya askeri bloklaşmanın parçası olmamalıdır. Dün Gazze'de yaşanan katliam karşısında etkili bir duruş sergileyemeyen uluslararası çevrelerin bugün Yemen konusunda ortaya koyduğu hassasiyet de sorgulanmalıdır.

Türkiye'nin dış politikadaki pusulası; milletimizin çıkarları olmalıdır.

Bağımsız Türkiye Partisi olarak anlayışımız nettir.

Türkiye'nin görevi yeni savaş cephelerinin tarafı olmak değil, bölgede barışı, adaleti ve diplomatik çözümü savunan öncü ülke olmaktır.

Tam bağımsız Türkiye; hiçbir küresel gücün eksenine girmeyen, kendi iradesiyle karar alan, komşularıyla iyi ilişkiler kuran ve bölgesinde güven veren güçlü bir devlettir.

Bugün Türkiye'nin ihtiyacı da tam olarak budur."

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.