"Kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar." (Yunus: 21).İnsanoğlu yeryüzü sahnesine geliyor, nöbetini tutuyor ve de; "(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız" (Taha:55) İlahi fermanı gereğince geldiği yere dönüyor.Bizden evvel, nice kavimler geldi geçti.Kur'an'da ismi geçenlere göz atacak olsak; Nuh kavmi, Hud kavmi, Semud milleti, Lut kavmi, Medyen halkı, Şuayb kavmi, Eyke halkı?Kerim Kitabımızda kıssaları anlatılan bu milletlerin ilahi mesajı anlama, kavrama ve yaşama konusunda hiç te öyle başarılı sınav verdikleri söylenemez.Mesaja kulak asmadıklarından, kendi içlerinden gönderilen elçileri dikkate alıp dinlemediklerinden ötürü, her biri bir başka acıklı azaba, bela ve musibete çarpılmışlar, öte dünyadaki cezaları ise daha büyük.Zaman dönmüş dolanmış, sıra bizim nöbetimize gelmiş, bu gün bizler nöbetteyiz ve dünya nöbetimizi nasıl tuttuğumuza, nasıl bir sınav verdiğimize bakılmakta ve hayatımız an be an kaydedilmektedir: "Sonra, nasıl yapıp davranacaksınız diye gözlemek için, onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık." (Yunus: 14)İçimizden bazıları, bizden evvelki milletlerin başlarına gelen felaketleri ve sebeplerini, inceden inceye ve ürpererek okuyor, onların düştükleri hatalara düşmemek için kılı kırk yarıyor, son elçi ve son Kitabın uyarılarını dikkate alarak dünya nöbetini tamamlamaya gayret ediyor.İçimizden bazıları da servet, şöhret ve şehvet hırsı ile, dünyaya kazık çakacağını zannederek, uyarıları dikkate almadan, kul hakkına riayet etmeden, mazlumu ezerek, yetimin malına el koyarak servet biriktirdiğini zannediyor halbuki Kur'an ifadesiyle karnına ateş biriktirmektedirler.Hatta zulüm bataklığına saplanmış olan bazılarımız, açıktan demeseler bile, hal dilleri ile, tuttukları iş, girdikleri yol itibariyle yine Yunus Suresinin şu ayetinin kapsamına girmektedirler: "Böyle iken, âyetlerimiz kendilerine, açık deliller halinde okunduğunda, âhirette huzurumuza varacaklarını ummayanlar, 'Bize bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir!' derler. De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem asla olacak bir şey değil. Çünkü ben sadece bana vahyedilene tâbi olurum ve eğer sizin arzunuza uyar da Rabbime isyan edersem, o müthiş günün azabından korkarım." (Yunus: 15)Evet, nöbetteyiz ve her anımız elçiler tarafından yazılmaktadır.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Utanmaz yüz tükenmez söz zenginiyiz erenler / 24.06.2026
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026

























































