logo
27 AĞUSTOS 2026

Emekli maaşı Meclis gündeminde

En düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya yükseltecek kanun teklifi, salı günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanıyor. Milyonların gözü kulağı Meclis'e çevrilirken, 12. Yargı Paketi ve öğrenci affı da bu hafta yasalaşma yolunda
 

12.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Emekli maaşı Meclis gündeminde
Emekli maaşı Meclis gündeminde
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren devrim niteliğindeki yasa teklifleri için bu hafta yoğun bir mesaiye başlıyor.

Meclis gündeminin en sıcak başlığını, emeklilerin gelirini artıracak olan yeni ekonomik düzenlemeler oluşturuyor. Hükümet tarafından hazırlanan ve kamuoyunda uzun süredir beklenen ekonomik düzenleme paketi, salı günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda masaya yatırılacak.

Teklifin en dikkat çeken maddesi ise en düşük emekli aylığına yapılacak artış oldu. Yeni düzenlemeyle birlikte en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkarılması öngörülüyor. Komisyondaki görüşmelerin ardından teklifin hızla Genel Kurul'a gelmesi ve yasalaşması bekleniyor.

12. Yargı Paketi ve öğrenci affı

Meclis'in bir diğer önemli maddesi ise hukuk sisteminde önemli değişiklikler öngören 12. Yargı Paketi olacak. Yargı süreçlerini hızlandırmayı, hak mahrumiyetlerinin önüne geçmeyi ve ceza adalet sistemini güçlendirmeyi hedefleyen paket, Meclis Genel Kurulu'nda milletvekillerinin onayına sunulacak.

Yükseköğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalan binlerce gence müjdeli haber de bu hafta Meclis'ten gelecek. Çeşitli nedenlerle üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere geri dönüş yolu açan "Öğrenci Affı" düzenlemesi de yasalaşma sürecine giriyor. Düzenleme, eğitim hakkından mahrum kalan öğrencilere üniversitelerine dönerek eğitimlerini tamamlama fırsatı tanıyacak.

Meclis ihtisas komisyonları ve Genel Kurul, bu üç kritik düzenlemeyi yasalaştırmak için hafta boyunca kesintisiz mesai yapacak. Vatandaşların gözü, salı gününden itibaren Meclis'ten gelecek resmi açıklamalara kilitlenmiş durumda.

Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı

AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi

26.08.2026 22:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve MTA Genel Müdürlüğü'nce yürütülen "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi" kapsamında, 25 Nisan'da başlayan saha çalışmalarının ilk etabı 2 Mayıs'ta tamamlandı. Çalışmalar, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin katkılarıyla, farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.



AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir başkanlığındaki 6 kişilik araştırma ekibi, Şirvan ve Pervari ilçelerinin kırsalında fay hattı üzerinde incelemelerde bulundu. Ekipte Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ ve doktora öğrencisi Büşra Yerli yer aldı. İncekaya ve Köprüçay köyleri kırsalında açılan hendeklerde fayın geçmişteki hareketleri incelenirken, bölgede meydana gelen depremlerin zamanlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, açılan hendeklerde fayın geçmişte yüzeye kadar ulaşarak yıkıcı deprem ürettiğine ilişkin bulgular gözlemlediklerini belirtti. Fay hattının yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sözbilir, farklı segmentlerden oluşan fayın bazı kollarının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Sözbilir, fayın yeniden hareket etmesi halinde Siirt, Şirvan, Pervari ve Şırnak çevresindeki yerleşimlerin önemli ölçüde etkilenebileceğini belirterek, fayın son ne zaman kırıldığının ve deprem tekrarlama periyodunun ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.



Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ise çalışmaların, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan geniş kapsamlı proje kapsamında yürütüldüğünü ifade etti. Özkaymak, fayın en son ne zaman kırıldığını ve deprem tekrarlama periyodunu belirlemeye çalıştıklarını belirterek, elde edilecek sonuçların bölgedeki deprem riskinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Araştırmacılar, fay hattının farklı kollarında ilerleyen süreçte yeni hendek çalışmalarının yapılacağını ve tarihlendirme çalışmalarının ardından elde edilen sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi

26.08.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi'nde 5 Ağustos'ta yapılan ve Sibel Tan Çetinkaya'nın başkan vekili seçildiği oylamaya ilişkin yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Mahkeme 25 Ağustos'ta verdiği kararla oy pusulalarının reddedilmesi konusunda makul gerekçe bulunmadığına hükmetti.

Başkan vekilinin seçildiği turda beş oy geçersiz sayılmıştı.

Kararda, oylama sürecinin sağlıklı ve güvenli yürütülmediği, adaylar arasında gerginlik yaşandığı ve seçim işleminin hukuka aykırılık taşıdığı vurgulandı.

İstanbul Valiliği tarafından başkan vekili seçilinceye kadar, bu görevi Üsküdar İlçe Belediye Meclisi'nin birinci başkan vekilinin yürüteceği açıklandı. Başkan vekilinin bulunmaması durumunda ise ikinci başkan vekili görev yapacak.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında başkan vekilliğine CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya seçilmişti.

25 Ağustos'taki mahkeme kararına yedi gün içinde itiraz edilebilecek.

AKP Üsküdar ilçe teşkilatı seçimle ilgili iki ayrı suç duyurusunda bulunmuştu.

Taraflar birbirini meclis üyelerinin iradesine müdahale etmekle suçladı.

AKP grubu, üçüncü turda adaylarının kazandığını ancak bazı geçersiz oyların Çetinkaya lehine sayılması sebebiyle seçimin dördüncü tura sarktığını iddia etmişti.

'Herkes hür iradesiyle oyunu kullandı'
Üsküdar Belediyesi'ndeki oylama belediye tarafından canlı yayınlanmıştı.

Belediye meclis üyeleri arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Ancak ilk iki tur oyların geçerliliği ile ilgili herhangi bir tartışma yaşanmadı.

Çetinkaya ilk iki tur Gültekin'den fazla oy almasına karşın aranan üçte iki çoğunluğa ulaşılamayınca üçüncü tura geçildi ve ardından gerginlik arttı.

Burada Çetinkaya 21, Gültekin ise 18 oy aldı. Beş oy, harf ve yazım hataları gibi gerekçelerle geçersiz sayıldı.

Daha sonra CHP grubu tarafından verilen bir dilekçe üzerine oylamaya ara verildi.

AKP grubu ara verilmesine tepki gösterdi.

Aranın ardından salt çoğunluğun arandığı dördüncü tur oylamasına geçildi.

Burada Çetinkaya 22, Gültekin ise 18 oy aldı. Bunun üzerine Çetinkaya yeni başkan vekili ilan edildi.

AKP meclis grup başkan vekili Vefa Yunus Taylan, üçüncü turdan sonra ara verilmemesi yönündeki taleplerinin "gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini" söyleyerek sonuca itiraz etti.

Taylan ayrıca Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik'i "CHP'nin grup odasını işgal etmek ve meclis üyelerinin iradesini ıskat hale getirmekle" suçladı.

Buna cevaben CHP grup başkan vekili Mustafa Erhan Eyvel ise Taylan'ın iddialarını reddederek "Herkes sandıkta kendi hür iradesiyle oyunu kullandı" diye konuştu.

Eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de X hesabından yaptığı bir paylaşımda başkan vekilliği seçimini sert dille eleştirdi.

Türkmen, "Bugün Üsküdar Belediye Meclisi'nde yaşananlar bir oylama değil, adeta planlı rezil, sefil bir tiyatroydu" ifadelerini kullandı.

Paylaşımında AKP adayı Gültekin lehine dördüncü turda atılan ve geçersiz sayılan bir oy pusulasına yer verdi.

Türkmen, geçersiz kararını veren başkan vekilinin CHP'li olmasını eleştirdi.

Kararın hukuki dayanağı olmadığını ve bunun "Meclis iradesine yönelik ciddi bir müdahale" teşkil ettiğini söyledi.

Başkan vekilliği oylamasının ardından kameralar karşısına geçen Sibel Tan Çetinkaya ise gözaltındaki Sinem Dedetaş'a seslendi.

Çetinkaya, "Emanetiniz burada, özgür iradesiyle sizi seçen Üsküdar'ın emaneti burada. Sizi o zindandan alana kadar biz durmadan mücadele edeceğiz" dedi.

Çetinkaya ayrıca "Bütün çalışma arkadaşlarımızla birlikte o emaneti tertemiz bir şekilde size geri vereceğiz" ifadelerini kullandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

26.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı.

Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılmıştı.

Başsavcılık, 25 Ağustos'ta hazırlanan bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti olduğunu ve bunun üzerine, 16 Ağustos'tan beri tutuklu bulunan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Başsavcılık 2016'daki ölümün ardından "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar hakkında da "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma açıldığını belirtti ve ekledi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın 24/02/2026, 01/06/2026 ve 14/07/2026 tarihli, otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'böyle bir kayıt yoktur' şeklinde cevap veren, ancak 18/08/2026 tarihinde kayıt vardır diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturma devam etmektedir."

Eski AKP milletvekili ve aynı zamanda Denizolgun'un yeğeni olan Fatih Süleyman Denizolgun'un Bakırköy savcılığına "şüpheli ölüm" başvurusu bulunuyordu.

Savcılıktan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un "gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır" denildi.

Savcılık açıklamasında, Denizolgun'un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu" kaydedildi.

Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.

Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Denizolgun cemaatin ilk lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu. 1959'da ölen Tunahan'ın mezarı da Karacaahmet'te bulunuyor.

Denizolgun'un ölümünün ardından cemaatin başına Tunahan'ın bir başka torunu Alihan Kuriş geçti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.

Kuriş'e "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor.

İfade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Kayseri’de korkutan sarsıntı

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem çevre ilçe ve illerde de hissedilerek kısa süreli paniğe neden oldu

26.08.2026 10:31:00
Haber Merkezi
 
Kayseri’de korkutan sarsıntı
Kayseri’de korkutan sarsıntı
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem çevre ilçe ve illerde de hissedilerek kısa süreli paniğe neden oldu.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde bugün saat 09.53'te 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İlçe merkezinde ve çevre yerleşim yerlerinde hissedilen sarsıntı, vatandaşlar arasında kısa süreli endişe yarattı.

Sarsıntı Yerin 7 Kilometre Derinliğinde Gerçekleşti

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşıldığı üzere, depremin merkez üssü Pınarbaşı ilçesi (Yukarı Borandere mevkii) olarak saptandı. Depremin yer yüzeyine oldukça yakın, yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşmesi sarsıntının bölgede kuvvetli hissedilmesinde etkili oldu.

Çevre İlçeler de Sallandı

Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, deprem sadece Pınarbaşı'nda değil; Bünyan, Sarız, Akkışla, Talas ve Kayseri il merkezinde de hissedildi. Kısa süreli sarsıntı nedeniyle ev ve iş yerlerinden dışarı çıkan bazı vatandaşlar sokaklarda yoğunluk oluşturdu.

Olumsuz Bir İhbar Yok

AFAD saha tarama ekiplerinden alınan ilk bilgilere göre, bölgede herhangi bir can kaybı, yaralanma ya da bina hasarı ihbarı yapılmadı. Ekiplerin tedbir amaçlı bölgedeki incelemeleri ve durum değerlendirmeleri sürüyor.

Hamzabeyli'de 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi

Edirne Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nda Türkiye'ye giriş yapan bir tırda, dedektör köpek Atlas'ın da katıldığı aramada 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi

26.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hamzabeyli'de 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi
Hamzabeyli'de 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi
Edirne Hamzabeyli Gümrük Kapısı'nda Türkiye'ye giriş yapan bir tırda, dedektör köpek Atlas'ın da katıldığı aramada 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi.

Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, şüphe üzerine tırda detaylı arama gerçekleştirdi. Dedektör köpek Atlas'ın da katıldığı aramada, 255 ayrı paket içerisinde toplam 287 kilo 910 gram esrar ele geçirildi.



Uyuşturucu maddeye el konulurken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucu madde kaçakçılığına yönelik çalışmalarının kararlılıkla devam ettiği belirtildi.

Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı

26.08.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Ayvacık'ta 37 kaçak göçmen ve 2 organizatör daha yakalandı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince, 36 Afganistan, 1 İran uyruklu olmak üzere 37 kaçak göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında lastik botta kaçak göçmenler olduğu bilgisi üzerine harekete geçti.

Sahil Güvenlik Gemisi 'TCSG-61' ve Sahil Güvenlik Botu 'KB-76' tarafından durdurulan lastik bottaki 20 kaçak göçmen beraberinde 17 çocuk olmak üzere toplamda 37 kaçak göçmen yakalandı.

Olayla bağlantılı Ayvacık İlçe Jandarma Komutanlığı'nca yapılan takip neticesinde ise 2 göçmen kaçakçısı şüpheli yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

26.08.2026 05:55:00 / Güncelleme: 26.08.2026 05:58:38
AA
 
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü dolayısıyla "Zafer Yürüyüşü" düzenlendi

Vali Naci Aktaş ve il protokolünün katılımıyla, Çakırözü köyündeki okul bahçesinde program gerçekleştirildi.

Burada, askeri birlik "Komando Andı" okudu, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait video izlendi. Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik grubu kahramanlık türküleri söyledi.

Vali Aktaş ve beraberindekiler, daha sonra Kara Kuvvetleri Bandosu ve Tarihi Tören Takımı eşliğinde Kocatepe'ye doğru "Zafer Yürüyüşü"nü başlattı.

Yürüyüşe askeri birlik, gençler ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

Ankara'da kargo paketlerinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

Ankara'nın Kahramankazan ilçesindeki bir kargo aktarma merkezinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi, 1 kişi tutuklandı

26.08.2026 05:00:00
AA
 
Ankara'da kargo paketlerinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
Ankara'da kargo paketlerinde 109 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 21 Ağustos'ta ilçedeki bir kargo aktarma merkezinde kontrol gerçekleştirildi.

Narkotik köpeğinin tepki verdiği 3 kargo paketinde cumhuriyet savcısı nezaretinde yapılan aramada, 109 kilo 300 gram eroin bulundu.

Kargoyu takibe alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 24 Ağustos'ta paketleri teslim alan A.S'yi yakaladı.

Gözaltına alınan şüpheli, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığındaki işlemlerinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şüpheli M.A.B. hakkında da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

Kargoların gönderilme süreci ve bağlantılı kişilerin tespiti amacıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığı ile Van İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüyle koordinasyon sağlandı.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

İçişleri Bakanlığı açıklaması

Öte yandan, operasyona ilişkin İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu, Van'dan İstanbul'a kargo yoluyla yüklü miktarda eroin gönderileceği bilgisinin elde edilmesi üzerine derhal çalışma başlatıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde bulunan kargo aktarma merkezinde, narkotik dedektör köpeği tarafından içerisinde uyuşturucu madde bulunan kargo tespit edildi. Yapılan aramada 109 kilo 300 gram eroin ele geçirildi.

Dağıtım merkezinde diğer kargolarda yapılan aramada ise 10 bin 917 paket gümrük kaçağı sigara, 875 gümrük kaçağı elektronik sigara, 450 gümrük kaçağı puro ele geçirildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile koordineli yürütülen çalışmalar sonucunda, İstanbul'un Bağcılar ilçesinde, içerisinde eroin uyuşturucu maddesi bulunan kargoyu teslim alan şüpheli şahıs suçüstü yakalandı.

Gençlerimizin geleceğini korumak, ailelerimizin huzurunu sağlamak için uyuşturucu imalatçısından sokak satıcısına kadar zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor, ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz." 

Masa başında çalışanlar, dikkat!


 
Spora yeni başlayan ya da uzun bir aranın ardından yeniden egzersiz yapan pek çok kişi, ilk antrenmandan saatler sonra kas ağrısı, sertlik ve hareket kısıtlılığı yaşayabiliyor. 'Acemi Sporcu Sendromu' olarak adlandırılan bu tablo, kasların alışık olmadığı yoğunlukta veya türde bir egzersize maruz kalması sonucu gelişiyor. Sendrom, sadece spora yeni başlayanlarda değil, deneyimli sporcularda da alışılmadık şiddette antrenman yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Masa başında çalışanlar bu dertten daha fazla muzdarip oluyor. 

25.08.2026 17:31:00
Murat Çorbacı
 
Masa başında çalışanlar, dikkat!
Masa başında çalışanlar, dikkat!

Atakent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, acemi sporcu sendromunun spor esnasında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekerek, "Kas ağrısının şiddeti antrenmanın ne kadar etkili olduğunun göstergesi değildir. Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak görmek, kişinin kaslarına gereğinden fazla yüklenmesine ve dinlenme sürecini atlamasına yol açabilir. Doğru yaklaşım; vücuda kademeli uyum süresi tanımak, ısınma ve dinlenmeyi ihmal etmemektir" diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı; korunmaya yönelik 7 etkili öneride bulundu.


Masa başında çalışanlarda yakınmalar daha şiddetli!

Tıp literatüründe "gecikmiş kas ağrısı" (Delayed Onset Muscle Soreness-DOMS) olarak bilinen acemi sporcu sendromu; kas ağrısı, hassasiyet, hareket kısıtlılığı ve bazen şişlikle kendini gösteriyor. Spora yeni başlayanların yanı sıra uzun süre hareketsiz kalanlar, masa başında çalışanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ile tatil, hastalık veya sakatlık sonrasında spora dönenler riskli grupta yer alıyor. Kas kütlesi ve kişinin önceki fiziksel aktivite düzeyi, belirtilerin şiddetinde etkili olabiliyor. Yaş ilerledikçe kas ve tendon yapısındaki esnekliğin azalması nedeniyle orta yaş ve üzerindeki kişilerde belirtilerin daha belirgin seyredebileceğini ifade eden Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, fiziksel aktivitesi düşük ve uzun süre oturarak çalışan kişilerin de spora başladıklarında daha şiddetli yakınmalar yaşayabileceklerini belirtiyor.

Antrenmana ısınmadan başlamayın

Acemi sporcu sendromu, özellikle "eksantrik" olarak tanımlanan, kasın yük altında uzadığı, hareketlerin yoğun olduğu egzersizlerin ardından daha sık ve şiddetli görülebiliyor. Merdiven inmek, yokuş aşağı koşmak, ağırlık antrenmanlarında ağırlığı yavaşça indirmek, çömelmek, pilates yapmak ve yeni bir grup egzersizine başlamak bu hareketlere örnek oluşturuyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, temel sorunun kasa aniden ve hazırlıksız şekilde alışık olmadığı bir yük bindirilmesi olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: "Yeterince ısınmadan ve açma germe hareketleri yapmadan antrenmana başlamak, ilk seanstan itibaren yüksek ağırlık  veya tekrar sayısıyla çalışmak ve vücuda kademeli uyum süresi tanımadan antrenman sıklığını hızla artırmak en sık yapılan hatalardır. Özellikle kasın yük altında uzadığı hareketlerin tecrübesiz şekilde ve yüksek şiddette uygulanması belirtileri artırabilir." Antrenman sonrasında kasların toparlanmasına yeterli süre tanımamak, aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamak, yeterince sıvı tüketmemek, dengesiz beslenmek, uykusuzluk ve kronik yorgunluk hâlinde egzersiz yapmak da acemi sporcu sendromuna zemin hazırlayabiliyor.

Sporda hissedilen acı başarılı egzersiz işareti değil!

Acemi sporcu sendromunun en sık görülen belirtisi kas ağrısı ve sertliği oluyor. Ağrı, egzersiz sırasında değil, genellikle antrenmandan 12-24 saat sonra ortaya çıkıyor ve 24-72'nci saatlerde en şiddetli düzeye ulaşıyor. Kaslarda dokunmayla hassasiyet, kas gücünde geçici azalma, eklemi rahat hareket ettirmede kısıtlılık, hafif şişlik ve güçsüzlük hissi de ağrıya eşlik edebiliyor. Belirtiler çoğunlukla 5-7 gün içinde kendiliğinden geriliyor.

Toplumda egzersiz sonrasında ne kadar çok ağrı hissedilirse antrenmanın o kadar etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış bulunduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, "Ağrıyı bir başarı ölçütü olarak değil, vücudun uyum ve toparlanma sinyali olarak değerlendirmek gerekir" diye konuşuyor.

Olağan dışı belirtilere dikkat!

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor. Doç. Dr. Nezih Ziroğlu şöyle diyor: "Sıradan kas ağrısı genellikle her iki tarafta simetrik hissedilir, dokunmakla hassastır ve günler içinde giderek azalır. Buna karşılık tek taraflı, ani başlayan, keskin ve lokalize bir ağrı; bölgede belirgin şişlik veya morarma; eklemde ani güç kaybı ya da basamama gibi bulgular kas veya tendon yırtığını düşündürür ve zaman kaybetmeden değerlendirme gerektirir."

Aşırı yoğun ve alışılmadık egzersizlerin nadiren "rabdomiyoliz" olarak adlandırılan, kas dokusunun ciddi düzeyde yıkımıyla seyreden bir tabloya da neden olabileceğine işaret eden Doç. Dr. Ziroğlu, "Olağan kas ağrısının ötesinde koyu renkli idrar, aşırı şişlik veya dayanılmaz ağrı gelişmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Belirtilerin bir haftadan uzun sürmesi, şiddetli olması veya olağan dışı bulguların eşlik etmesi de bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirme gerektirir" uyarısında bulunuyor.

Acemi sporcu sendromu genellikle kendiliğinden gerileyen ve ciddi olmayan bir tablo olsa da ağrıya rağmen dinlenmeden aynı şiddette antrenmana devam edilmesi; kas ve tendon yaralanmalarına, kas zorlanmalarına, eklem sorunlarına ve performans kaybına zemin hazırlayabiliyor.

Kaslarınızın toparlanmasına zaman tanıyın

Acemi sporcu sendromu çoğunlukla özel bir tedavi gerektirmiyor. Tedavide ağrının hafifletilmesi, kasların toparlanma sürecinin desteklenmesi ve kişinin günlük aktivitelerine güvenle dönmesinin sağlanması amaçlanıyor. Kasların dinlendirilmesi, hafif germe hareketleri, sıcak uygulama ve hafif masaj ağrının hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Gerektiğinde doktor önerisiyle ağrı kesici ilaçlardan da yararlanılabiliyor. Antrenman sonrasında hafif yürüyüş veya yüzme gibi düşük tempolu hareketlerin tercih edilebileceğini belirten Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, yeterli sıvı tüketmenin, protein açısından dengeli beslenmenin ve düzenli uykunun da kasların toparlanma sürecini desteklediğini vurguluyor.

Acemi Sporcu Sendromuna karşı 7 etkili önlem!

Doç. Dr. Nezih Ziroğlu, Acemi Sporcu Sendromu'na karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor:

1. Antrenmana mutlaka dinamik bir ısınma bölümüyle başlayın ve ardından germe hareketleri yapın.
2. Egzersizin yükünü, şiddetini ve süresini kademeli olarak artırın; haftalık antrenman yükünüzü bir öncekine göre yüzde 10'dan fazla artırmayın, ilk haftalarda "az ve düzenli" yaklaşımını benimseyin.
3. Kasın yük altında uzadığı yokuş aşağı koşu ve ağır çömelme gibi hareketleri tecrübe kazanana kadar düşük şiddette uygulayın.
4. Antrenmanlar arasında kas gruplarına yeterli dinlenme süresi tanıyın ve aynı kas grubunu art arda günlerde aşırı zorlamayın.
5. Yeterli su tüketin, dengeli beslenin ve beslenmenizde yeterli miktarda proteine yer verin.
6. Uyku düzeninize dikkat edin; yorgun veya uykusuz olduğunuzda yoğun antrenman yapmayın.
7. Mümkünse spora başladığınız ilk dönemde bir eğitmen veya uzman eşliğinde doğru teknikle çalışın; ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçının.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.