logo
01 HAZİRAN 2026

En değerli kaleciler belli oldu

Son 11 yıldır kalesini yerli isimlere emanet eden Trabzonspor, Süper Lig'in en değerli kalecisine sahip. Bordo-mavili takımın 1 numarası Uğurcan Çakır, 14 milyon 500 Bin Euro'luk değeriyle Lig'in en pahalı oyuncusu olma unvanını da elinde bulunduruyor

13.01.2021 13:50:00
En değerli kaleciler belli oldu
En değerli kaleciler belli oldu
Trabzonspor, Süper Lig'de son 11 yıldır kalesini yerli kalecilere emanet ederken, söz konusu süre içerisinde kadrosunda yabancı kaleci bulundurmadı. Bordo-mavililer kalesini en son koruyan isim ise Tony Silva oldu.

Senegalli kaleci en son Trabzonspor'un 22 Kasım 2009'da Kasımpaşa ile oynadığı ve 3-1 kaybettiği maçta Karadeniz ekibinin kalesini koruyan son yabancı kaleci oldu. Söz konusu dönemden sonra Trabzonspor'un kalesine yabancı bir isim geçmezken, Tolga Zengin ve Onur Recep Kıvrak isimleriyle uzun süre kalesinde istikrarı yakalayarak bu bölgede sorun yaşamadı.

Kaleci Onur'un adından eldivenleri devralan Uğurcan Çakır ise Süper Lig'in en değerli oyuncusu oldu. Trabzonspor takım kaptanı olan ve kalede önemli bir istikrar yakalayan Uğurcan Çakır, Avrupa takımlarının ise takibinde bulunuyor.

Süper Lig'in en değerli kalecileri

Trabzonspor'un kadrosunda bulunan Uğurcan Çakır, Erce Kardeşler, Arda Akbulut ve Muhammet Taha Tepe'nin transfermarkt verilerine göre toplamda 15 milyon 450 bin Euro değeri bulunuyor. Söz konusu rakamlarla birlikte bordo-mavili takımın kalesi Süper Lig'in en değerli kalesi olma unvanını elinde bulundurdu.

Uğurcan Çakır'ın 14 milyon 500 bin Euro, Erce Kardeşler 500 bin Euro, Arda Akbulut'un 250 bin Euro ve Muhammet Taha Tepe'nin ise 200 bin Euro değeri bulunuyor.

Karadeniz ekibini ise Fenerbahçe kalesi takip ediyor. Sarı-lacivertlilerin 1 numarası Altay Bayındır 11 milyon Euro, Harun Tekin 300 bin Euro ve Oytun Özdoğan'ın ise 50 bin Euro'luk değeriyle toplamda 11 milyon 350 bin Euro değere sahip.

Başakşehir'in milli kalecisi Mert Günok'a 4 milyon 400 bir Euro'luk piyasa değeri belirlenirken, Muhammed Şengezer 500 bin Euro, Volkan Babacan 300 bin Euro, Ahmet Kıvanç ise 50 bin Euro'luk piyasa değerine sahip. Başakşehir'in file bekçilerinin toplam değeri 5 milyon 250 bin Euro. Başakşehir'i takip eden ekip ise Galatasaray oldu.

Sakatlığı nedeniyle uzun süredir forma giyemeyen Muslera'ya 3 milyon 500 bin Euro, Okan Kocuk'a 900 bin Euro, Fatih Öztürk'e ise 400 bin Euro değer biçildi. Sarı-kırmızılı eldivenlerin toplam değeri 4 milyon 800 bin Euro olarak hesaplandı.

Ligin zirvesinde yer alan Beşiktaş'ın 3 kalecisinin piyasa değeri ise 2 milyon 150 bin Euro olarak hesaplandı. Ersin Destanoğlu'na 1 milyon 300 bin Euro, Utku Yuvakuran'a 800 bin Euro ve Emre Bilgin'e de 50 bin Euro değer biçildi.

Süper Lig'de yer alan diğer takımların transfermarkt verilerine göre kalecilerinin piyasa değeri şöyle oluştu:

Çaykur Rizespor: 3 Milyon 850 bin Euro

Sivasspor: 3 milyon 400 bin Euro

Göztepe: 1 milyon 850 bin Euro

Gaziantep FK:1 milyon 750 bin Euro

Kayserispor: 1 milyon 400 bin Euro

Konyaspor: 1 milyon 350 bin Euro

Gençlerbirliği: 1 milyon 125 bin Euro

Alanyaspor: 1 milyon 25 bin Euro

Hatayspor: 1 milyon 75 bin Euro

Fatih Karagümrük: 1 milyon 25 bin Euro

MKE Ankaragücü: 975 bin Euro

Yeni Malatyaspor: 950 bin Euro

Antalyaspor: 800 bin Euro

Denizlispor:800 bin Euro

Kasımpaşa: 650 bin Euro

BB Erzurumspor: 400 bin EuroİHA

Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım’ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?

Rafael Leao için transfer piyasası alev aldı! Matteo Moretto’nun "Galatasaray’ın ciddi ilgisi var" açıklamasıyla transfer savaşı başlarken, ezeli rakip Fenerbahçe de pusuda bekliyor 

01.06.2026 11:22:00
Haber Merkezi
Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?
Rafael Leao Türkiye'de en çok hangi takımda başarılı olur?
AC Milan defterini kapatarak yeni bir meydan okumaya yelken açtığını resmen ilan eden Rafael Leao için transfer piyasası alev aldı! Matteo Moretto'nun "Galatasaray'ın ciddi ilgisi var" açıklamasıyla transfer savaşı başlarken, ezeli rakip Fenerbahçe de pusuda bekliyor. Peki, sol çizgide bir dünya markası olan 26 yaşındaki yıldız futbolcu hangi takımın oyun sistemine daha çok uyuyor?






Adı uzun süredir Fenerbahçe ve Galatasaray'la anılan Rafael Leao, AC Milan'a veda etmeye hazırlandığını resmen duyurdu. Şöyle açıkladı dünyaca ünlü yıldız ayrılık kararını:

- Bence kişisel olarak Milan'a verebileceğim her şeyi çoktan verdim. Ben de yeni bir ligde yeni bir meydan okuma hedefliyorum.






MORETTO SON DURUMU AÇIKLADI

Bu flaş vedanın ardından transfer bombacısı Matteo Moretto, Süper Lig'i ayağa kaldıracak kulis bilgilerini paylaştı:

- Türkiye'den Galatasaray, Rafael Leao ile ilgileniyor. Çünkü ortada Galatasaray'ın ciddi bir ilgisi var. Premier Lig tarafında da bazı kulüpler devrede... herhangi birinin diğerlerinden daha ileri bir aşamada olup olmadığını bilmiyorum ancak şu an için daha çok durum yoklaması yapıyorlar. Barcelona ise artık yarışta değil, şu anda devrede bulunmuyor.

Fenerbahçe'nin de Leao için pusuda beklediği bilinirken, akıllardaki o kritik soru önem kazanıyor:
Rafael Leao'ya kimin daha çok ihtiyacı var?






KİMİN DAHA ÇOK İHTİYACI VAR?

Galatasaray, sol kanatta yaratıcılık ve adam eksiltme problemi yaşadığı anlarda kapalı savunmaları açmak için Leao'yu bir "çilingir" olarak kullanabilir.

Fenerbahçe'nin oyun yapısının Leao'ya daha çok ihtiyacı var. savunmaları yıpratma konusunda dünyanın en iyilerinden biri olan Leao, Fenerbahçe'nin dikine oyununa daha rahat uyum sağlayabilir.






FENERBAHÇE'NİN KISIRLIĞINI ÇÖZECEK

- Fenerbahçe'nin maç başına 7.9 başarılı top sürme oranı var. Leao gibi bir dripling canavarı, sarı-lacivertlilerin bu geçiş oyununu elite seviyeye çıkarabilir.

- Fenerbahçe ceza sahası dışından 242 şut denerken, bunların sadece 11'i gol oldu. Portekizli yıldızın sol çizgiden içeri kat edip uzak köşeye vurduğu şutlar, bu kısırlığı çözecek cinsten.






GALATASARAY İÇİN KAOS YARATIR

- Galatasaray, maç başına 3.5 büyük şans üretmesine rağmen 1.9'unu kaçırdı. Leao, sadece bir bitirici değil; ceza sahası çevresinde yarattığı kaosla savunma eşleşmelerini darmadağın eden bir aktör.

- Sarı-kırmızılıların hücum hattında sol ayak golü (16) ile sağ ayak golü (45) arasında büyük fark var. Hücumun sol yönünü domine edebilir. Leão, Galatasaray setine bambaşka bir boyut katabilir.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor

Fenerbahçe'de yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Aziz Yıldırım’ın Dortmund'un dünyaca ünlü golcüsü Serhou Guirassy ve kulübüyle sözlü anlaşmaya varması transfer gündemine bomba gibi düştü

31.05.2026 22:47:00
Haber Merkezi
Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor
Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor
Fenerbahçe'de yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Aziz Yıldırım'ın Dortmund'un dünyaca ünlü golcüsü Serhou Guirassy ve kulübüyle sözlü anlaşmaya varması transfer gündemine bomba gibi düştü.

Tarihi operasyonun arkasından sürpriz bir isim çıktı! Gineli santrforun Türkiye ve İstanbul hakkında bilgi toplamaya başladığı öğrenilirken, transferi bizzat bitiren ve Guirassy'ye sarı-lacivertli kulübü öve öve bitiremeyen ismin Trabzonsporlu İbrahima Yattara olduğu iddia edildi.







Fenerbahçe'de haziran ayında yapılacak olağanüstü seçimli genel kurul öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım, camiayı ayağa kaldıracak dev bir hamleye imza attı.

Sarı-lacivertlilerin eski başkanı, Avrupa futbolunu kasıp kavuran dünyaca ünlü golcü Serhou Guirassy ve kulübü Dortmund ile sözlü anlaşmaya vardı. Aziz Yıldırım'ın seçimi kazanması halinde, bu dev transfer anında resmiyete dökülecek ve Gineli santrfor sarı-lacivertli formayı sırtına geçirecek.







FENERBAHÇE HAKKINDA BİLGİ TOPLUYOR

Transfer kulislerine bomba gibi düşen bu gelişmenin ardından 28 yaşındaki golcünün, Türkiye ve İstanbul hakkında şimdiden detaylı bilgi toplamaya başladığı öğrenildi. Yıldırım cephesinin kurduğu sıcak temasın ardından Guirassy'nin Türkiye fikrine son derece sıcak baktığı ve seçim sonuçlarını beklemeye koyulduğu gelen bilgiler arasında.







FENERBAHÇE'Yİ ÖVE ÖVE BİTİREMEDİ

Bu dev transfer operasyonunun arkasındaki en çarpıcı detay ise bir dönem Süper Lig'e damga vuran Trabzonspor efsanesi İbrahim Yattara oldu!

Şu an dünya futbolunun en elit golcülerinden biri olarak gösterilen Serhou Guirassy, Yattara'nın uzaktan akrabası. Yıldırım'ın hamlesi sonrası Yattara'nın, Guirassy'ye Fenerbahçe'yi ve Türkiye'yi öve öve bitiremediği, İstanbul devine transferi için bizzat referans olduğu iddia edildi.







YATTARA YEĞENİNDEN BAHSETMİŞTİ

Yattara, daha önce Türkiye'de verdiği bir röportajda yeğeninden gururla bahsetmişti:

- Guirassy daha küçükken onun çok büyük bir futbolcu olacağını biliyordum. Bendeki kumaşın aynısı onda da var.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.

Pavlidis Beşiktaş'a koşuyor

Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi biletini kaçırdığı için mali darboğaza giren Benfica'nın Yunan golcüsü Vangelis Pavlidis için tarihi bir operasyon başlattı

31.05.2026 17:52:00
Haber Merkezi
Pavlidis Beşiktaş'a koşuyor
Pavlidis Beşiktaş'a koşuyor
Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi biletini kaçırdığı için mali darboğaza giren Benfica'nın Yunan golcüsü Vangelis Pavlidis için tarihi bir operasyon başlattı.

Siyah-beyazlılar, Portekiz ekibinin 40 milyon Euro'luk inadını "20 milyon Euro peşin + bonuslar" içeren dev bir paketle kırmaya çalışıyor. Diğer oyuncularından nakit yaratamayan Benfica'nın bu teklifi reddetmesi çok da beklenmiyor.







Yeni sezon transfer çalışmalarını sürdüren ve taraftarını heyecanlandıracak dünya çapında bir golcü arayışında olan Beşiktaş, Benfica forması giyen Yunan santrfor Vangelis Pavlidis için masada.

Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılamayacağı için ciddi bir ekonomik darbe alan ve acil nakit akışına ihtiyacı olan Portekiz kulübünün zor durumu Beşiktaş'ın iştahını kabarttı.







20 MİLYON EURO NAKİT İYİ PARA

Beşiktaş yönetimi, Benfica'nın kapısını reddedilmesi güç bir paketle çaldı. Siyah-beyazlılar, Pavlidis için talep ettiği 40 milyon Euro'luk değerlemeye formüllerle ulaştı.

- 20 milyon Euro net peşin ödeme,
- Sonraki satıştan pay maddesi,
- Başarıya ve performansa bağlı, toplam paketi 40 milyon Euro'ya tamamlayan bonuslar.







DÜNYA KUPASINDAN UMUTLARI VAR

Gelen bilgilere göre Benfica yönetimi, toplamda 40 milyon Euro'yu bulan bu teklife mesafeli... amaçları paranın tamamını peşin almak. Ancak bu durum Portekiz kulübü içinde büyük bir krize yol açmış durumda. Maddi sıkışıklık yaşayan Benfica'nın elindeki diğer satılık oyuncular Andreas Schjelderup (sadece Club Brugge istiyor) ve Richard Ríos'a (sadece Flamengo devrede) bu paraları verebilecek kulüp yok.







PORTEKİZLİLER YAN ÇİZERSE

İki oyuncunun Dünya Kupası'nda parlamasını uman Benfica yönetimi, Beşiktaş'ı bekleterek ateşle oynadığının da farkında. Siyah-beyazlı yönetim transferde kararlı ancak alternatifsiz değil.

Transfer kulislerinde konuşulanlara göre, Beşiktaş'ın sunduğu bu cazip "20 milyon peşin + bonuslar" formülünün reddedilmesi durumunda, Portekizlilerin inadını kırılması beklenmeyecek. Pavlidis'ten vazgeçerek listesinde yer alan diğer alternatiflere yönelecek.

Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?

Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor

31.05.2026 17:44:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor.

Hakan Safi'nin yardımcısı Metin Sipahioğlu'nun kamuoyunu düzeltmeye çalışırken sunduğu "limit aşımında sadece basit ve sabit bir para cezası ödenir" algısı, UEFA'nın katı ve doğrusal olmayan "Mali Yaptırım Matrisi" ve transfer yasağından kupalardan men edilmeye kadar uzanan "Sportif Ceza Eşikleri" gerçeğiyle tamamen çelişiyor.

Türk futbolunun mali yapısı ve kulüplerin UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) karşısındaki durumu, spor kamuoyunda en çok dezenformasyona uğrayan konuların başında geliyor. Son dönemde Hakan Safi ve çalışma arkadaşı Metin Sipahioğlu'nun "limit aşımı ve cezalar" ile ilgili sözleri Fenerbahçe için "eyvah eyvah" denecek cinsten.







MESSI VE RONALDO ÖRNEKLERİ TEHLİKESİ

Sipahioğlu'nun, kamuoyundaki bazı iddiaları "baştan yanlış" diyerek düzeltmeye çalışırken sunduğu matematiksel formüller ve ceza oranları, UEFA'nın güncel mevzuatıyla karşılaştırıldığında ciddi yapısal yanlışlar barındırıyor.

Üstelik Hakan Safi'nin argümanlarını Avrupa dışı liglerde (MLS ve Suudi Arabistan) oynayan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi üzerinden kurması, Fenerbahçe gibi doğrudan UEFA radarına giren kulüpler için tehlike çanlarının çalmasına neden olabilecek türden kafa karışıklığına işaret ediyor.







SİPAHİOĞLU'NUN İDDİALARININ ALTI BOŞ

Metin Sipahioğlu açıklamasında, limit aşımı durumunda ilk cezada "%10 ile %25", ikinci cezada ise "%25 ile %50" arasında sabit yüzdeli oranlar uygulanacağını ve bunun aşım tutarı üzerinden hesaplanacağını iddia ediyor. Ancak UEFA talimatlarında böyle düz ve sabit yüzdesel aralıklar bulunmuyor.







MALİ YAPTIRIM MATRİSİNİ ATLADI

UEFA, Kadro Maliyet Oranı ihlallerinde "Mali Yaptırım Matrisi" adı verilen, çarpan sistemine dayalı karmaşık bir mekanizma kullanıyor. Ceza miktarı; aşımın büyüklüğüne  ve kulübün son 3 yıldaki ihlal geçmişine göre belirlenen bir katsayı ile çarpılarak hesaplanıyor.

Kulüp ilk kez ihlal yapıyor olsa bile, eğer aşım miktarı UEFA'nın tolerans sınırlarını radikal biçimde aşıyorsa, ceza doğrusal bir yüzdeden çok daha ağır bir çarpanla katlanır. Dolayısıyla "Aşımın %20'sini öder, geçeriz" mantığı mevzuatla bağdaşmamaktadır.







"PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" YOK

Sipahioğlu'nun modellemesinde olay sadece nakdi bir para cezası olarak yansıtılıyor... kulüplerin sıcak para ödeyerek bu süreçten sıyrılabileceği izlenimi doğuyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde UEFA'nın "Önemli İhlal" kriteri var.

Eğer bir kulüp, limiti sadece ufak bir farkla değil, radikal bir şekilde delmişse, bu durum ilk ihlalde bile doğrudan sportif ceza mekanizmasını tetikler.

Bu sportif yaptırımlar arasında; Avrupa kupalarında yeni transferleri kadroya yazamama, transfer yasağı, puan silme ve en ağır aşamada kupalardan men edilme yer alır. UEFA, parayı veren kulübün kuralları sınırsızca çiğnemesine asla göz yummaz.







TRANSFER KARLARI ÇOK KRİTİK

Sipahioğlu, "Fenerbahçe'nin geliri 300 milyon euro, bunun %70'i harcanabilir" diyerek düz bir hesap yapıyor. Bu anlatım, Türk kulüplerinin en büyük can simidini denklemin dışında bırakıyor: Transfer Kârları.

UEFA'nın Kadro Maliyet Oranı formülünde payda kısmını (yani limitin hesaplandığı gelir tarafını) sadece bilet, yayın ve sponsorluk gibi standart işletme gelirleri oluşturmaz. Bu formüle "Oyuncu Satışından Elde Edilen Net Kâr" doğrudan eklenir.

Özellikle son yıllarda ciddi oyuncu satışları yaparak "transfer şampiyonu" olan Türk kulüplerinin gerçek limit potansiyeli, bu detay verilmediğinde eksik hesaplanmış olur. Kulübün harcama limitini yukarı çeken en dinamik unsur, oyuncu ihracatından gelen kârlardır.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.