logo
03 TEMMUZ 2026

Endonezya'da bombalı saldırı

10.09.2004 00:00:00
 
Endonezya'nın başkenti Cakarta'daki Avustralya Büyükelçiliği yakınında düzenlenen bombalı saldırda 8 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Endonezya polisi, saldırının arkasında El Kaide bağlantılı örgütlerden şüpheleniyor

Avustralya Büyükelçiliği yakınında sabah saatlerinde meydana gelen patlamada 3'ü elçilik binasını korumakla görevli en az 8 kişi hayatını kaybetti. Endonezya'da yayın yapan yerel bir radyo, Jakarta'daki Avustralya Büyükelçiliği dışında meydana gelen patlamada yaralı sayısının 100'ün üzerinde olduğunu duyurdu.

Elçilik çalışanlarının yara almadan kurtulduğu patlama, büyükelçilikte maddi hasara yol açtı. Patlamanın bomba bir yüklü bir araçtan kaynaklandığı öğrenildi.

Avustralya, ABD ve diğer bazı ülkeler, yakın zaman önce vatandaşlarını dinci militanların Endonezya'da yeni saldırılar planlayabileceği yolunda uyarmıştı.

Endonezya'da geçen yıl aynı mahalledeki bir otele düzenlenen intihar saldırısında 12 kişi ölmüştü. Endonezya'nın turistik Bali adasındaki iki gece kulübüne 2002'de düzenlenen saldırılarda da 200'den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması

Büyük şehirlerin ışık kirliliğinden kaçan milyonlarca insan, Samanyolu'nu ve kuyruklu yıldızları görebilmek için yollara düşüyor. Lüks oteller ışıklarını söndürürken, seyahat acenteleri "Karanlık Gökyüzü Parkı" turları satıyor

02.07.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel seyahat endüstrisi, deniz, kum ve güneş üçlüsünden sıkılan modern gezginler için rotayı gökyüzüne çevirdi. Dijitalleşme ve şehirleşmeyle birlikte yapay ışıkların altında gökyüzünü kaybeden insanlık, artık tatil planlarını yıldızların en net göründüğü rotalara göre yapıyor. Turizm raporları, "Astro-Turizm" (Gök Turizmi) veya "Karanlık Gökyüzü Turizmi" olarak adlandırılan bu yeni seyahat akımının, sektörün en hızlı büyüyen niş alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Outside Online'ın seyahat trendleri analizlerine göre; çıplak gözle yıldız gözlemi, gece safarileri, astro-fotoğrafçılık turları ve gece treni yolculukları, insanların hayatın temposunu yavaşlatma arzusuna doğrudan hitap ediyor. Özellikle bu yaz Avrupa hattında gözlemlenecek olan tam güneş tutulması gibi büyük gök olayları, İzlanda ve Kuzey İspanya gibi serin destinasyonlara olan seyahat talebini şimdiden zirveye taşımış durumda.

'Starlight' destinasyonları yükselişte

Astro-turizmin büyümesi, sadece amatör astronomları değil, büyük otel zincirlerini ve yerel yönetimleri de harekete geçirdi. Dünyanın yapay ışıklardan en uzak ve atmosfer kalitesi en yüksek bölgeleri, uluslararası kuruluşlardan "Karanlık Gökyüzü Parkı" veya "Starlight Destinasyon" sertifikası alabilmek için yarışıyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 2026 Turizm Liderleri Ödülleri'nde Portekiz'deki Dark Sky Alqueva bölgesinin birinci seçilmesi, bu alandaki kurumsallaşmanın en net örneği olarak gösteriliyor.

Acenteler; profesyonel teleskoplar, astronom rehberliği ve astro-fotoğrafçılık eğitimlerini içeren özel paket turlar hazırlıyor. Geleneksel beş yıldızlı oteller konsept değiştirerek odalarının çatılarını cam kubbeye dönüştürürken, kamp ve glamping (lüks çadır) alanları ise geceleri tüm çevre aydınlatmalarını kapatarak misafirlerine "yıldız banyosu" deneyimi sunuyor.

Türkiye'nin yaylaları doğal gözlemevine dönüşüyor

Işık kirliliğinin küresel bir sorun haline gelmesi, coğrafi avantajları yüksek olan ülkeler için yeni bir ekonomik kazanç kapısı aralıyor. Sektörel akademik çalışmalar ve saha raporları, Türkiye'nin yüksek rakımlı yaylalarının ve kırsal alanlarının astro-turizm açısından çok yüksek bir potansiyel barındırdığını ortaya koyuyor.

Özellikle Tokat'ın Dumanlı ve Batmantaş yaylaları, Akdeniz'in Toros dağları ve Karadeniz'in ışık kirliliğinden uzak yüksek bölgeleri, gökyüzü fotoğrafçılarının ve kampçıların yeni gözdesi haline geldi. Uzmanlar, sürdürülebilir turizm politikaları ve doğru tanıtım stratejileriyle kırsal bölgelerin, ekolojik dengeyi bozmadan astro-turizm sayesinde kalkınabileceğini vurguluyor. Çıplak gözle Samanyolu galaksisini izleme deneyimi, artık kitle turizminin yerini alan en lüks seyahat alternatifi olarak kabul ediliyor.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.

BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor

BTP kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş döneminden beri sürdürülen geleneksel Yaz Gençlik Kampı, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın katılımıyla 3-5 Temmuz tarihlerinde Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek. Kampta eğitimler, yarışmalar ve teşkilat toplantıları düzenlenecek

02.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor
BTP Gençlik Kampı yarın başlıyor
Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) geleneksel hâle gelen Yaz Gençlik Kampı başlıyor.

Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek kamp, 3-5 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek.

Türkiye'nin dört bir yanından teşkilat mensupları ve gençlerin katılacağı kampta eğitim seminerleri, teşkilat toplantıları, yarışmalar ve gençlik şöleni gerçekleştirilecek. Kampın onur konuğu ise BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş olacak.

"Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz"

Kampa ilişkin sosyal medya hesabından videolu bir paylaşım yapan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Kurulduğumuz günden beri 25 yıldır devam eden Bağımsız Türkiye Partisi Geleneksel Yaz Gençlik Kampı bu yıl da Afyonkarahisar'da gerçekleştirilecek. Gençlerimizle buluşacağız, hasbihal edeceğiz, teşkilatımızı daha da güçlendireceğiz. Şimdiden hayırlı olsun."



"Seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program"

BTP Genel Merkezi'nin yaptığı videolu paylaşımda ise şu ifadelere yer verildi:

"Geleneksel Gençlik Kampımız yarın başlıyor! 3-4-5 Temmuz'da; seminerler, oyunlar, yarışmalar ve şölenlerle dolu dolu bir program bizi bekliyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen Bağımsız Türkiyeli gençler, Genel Başkanımız Hüseyin Baş ile bu kampta bir araya gelerek hem Türkiye'nin geleceğini konuşacak hem de gençliğin enerjisini ve coşkusunu tüm ülkeye yayacak."

BTP'nin 2026 Yaz Gençlik Kampı'yla ilgili organizasyon komitesinde yer alan Genel Başkan Yardımcıları Zeki Garaçoğlu ve Fatih Akburak da değerlendirmelerde bulundu.

"Geleceği planladığımız önemli bir kamp"

Genel Başkan Yardımcısı Zeki Garaçoğlu, BTP gençlik kamplarının sadece bir sosyal etkinlik olmadığını belirterek şunları söyledi:

"BTP kampları aslında Türkiye'nin meselelerinin konuşulduğu büyük bir platform olarak değerlendirilebilir. Bu kampta bağımsız Türkiye idealinin nasıl inşa edileceği konusunda çok önemli toplantılar yapılıyor, Milli Ekonomi Modeli konuşuluyor ve ülkenin sorunlarına çözümler üretiliyor. BTP kampı aynı zamanda geleceği planladığımız önemli bir organizasyondur."

"Hem eğiten hem eğlendiren bir kamp olacak"

BTP Gençlik Kolları Başkanı Fatih Akburak ise bu yılki kampın yine dolu dolu geçeceğini ifade ederek şunları söyledi:

"Bu yıl da enerjisi yüksek, dopdolu, hem eğiten hem de eğlendiren çok güzel bir kamp gerçekleştireceğiz. Kampımız cuma günü başlayacak ve pazar günü Genel Başkanımız Sayın Hüseyin Baş'ın yapacağı kapanış konuşmasıyla sona erecek."

BTP'nin kurucusu merhum Prof. Dr. Haydar Baş döneminde başlatılan ve artık geleneksel hâle gelen Yaz Gençlik Kampı'na bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanından yoğun katılım bekleniyor. Kamp boyunca gerçekleştirilecek eğitim programları, istişare toplantıları ve sosyal etkinliklerle gençler hem bir araya gelecek hem de Türkiye'nin geleceğine dair fikir ve projelerini paylaşma imkânı bulacak.

BTP lideri Hüseyin Baş: 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız'

BTP lideri Hüseyin Baş, Ankara'daki NATO zirvesi öncesi gecekonduların brandalarla kapatılmasını eleştirerek, iktidarın sefaleti gizlemeye çalıştığını savundu. Baş, yaşanan derin ekonomik krizden ve planlı fakirleşmeden kurtuluşun tek yolunun Milli Ekonomi Modeli olduğunu vurguladı

02.07.2026 17:47:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız'
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş gündeme ilişkin açıklama yaptı.

Ankara'da NATO zirvesi için atılan adımları değerlendiren BTP lideri, "İtibar, brandanın önünü güzelleştirerek değil brandanın arkasını güçlendirerek elde edilir.  Güçlü devlet fakirliğe branda çekip misafirin göz zevkinin düşünen değil, branda çekilmeye gerek kalmayacak bir ülke oluşturmaktır" dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"Bugün yabancı liderlerin geçeceği güzergahlardaki gecekondular panellerle, brandalarla kapatılıyor. Vatandaşımız, kendisi için atılmayan adımların bir gecede başkaları için atıldığını görünce haklı olarak isyan ediyor. Halkı sefalete mahkûm edenlerin, bu fakirlikten utanmak yerine bunu gizlemek için harcadığı çaba ibretliktir.

"Brandanın arkasına gizlemeye çalıştığınız acı ekonomik gerçeklerle eninde sonunda yüzleşeceksiniz"

Buradan iktidara sesleniyorum; Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız!.  İtibar, brandanın önünü güzelleştirerek değil brandanın arkasını güçlendirerek elde edilir.  Güçlü devlet fakirliğe branda çekip misafirin göz zevkini düşünen değil, branda çekilmeye gerek kalmayacak bir ülke oluşturmaktır. O brandanın arkasına gizlemeye çalıştığınız acı ekonomik gerçeklerle eninde sonunda yüzleşeceksiniz.

Bugün eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik krizin tam ortasındayız. Etrafımızda savaş halinde olan ülkelerde bile enflasyon bizden kat kat düşüktür. Başımıza fiziki bombalar düşmüyor olabilir ancak her gün çarşıda pazarda patlayan zam bombaları yüzünden, savaşan ülkelerden daha beter bir ekonomik tablonun içindeyiz. Dünyada enflasyonda ve faizde ilk 5'te olmamız bir kader değil, bilinçli bir tercihin sonucudur.

"Türk halkı bilinçli olarak fakirleştirilmiştir"

Türkiye planlı bir krizin içine sokulmuş, Türk halkı bilinçli olarak fakirleştirilmiştir. İnsanımız; "Kiramı nasıl ödeyeceğim, evime nasıl ekmek götüreceğim, çocuğumu nasıl okutacağım?" sorunlarına boğdurularak suni gündemlerle uyuşturulmak istenmektedir.

"Bu kör kapitalist zihniyetin Türk milletine verebileceği hiçbir şey kalmamıştır"

Bu ülkeyi yönetenlerin bu kara tabloyu düzeltmek gibi bir derdi de niyeti de yoktur. Milyonlarca emekli ve memur Cuma günü TÜİK'in açıklayacağı enflasyon rakamlarını beklemektedir. Ancak TÜİK yine iktidarın siparişine uygun olarak enflasyonu düşük gösterecek ve milyonların hakkına el uzatacaktır. Bugün 20 bin lira alan emeklimiz, o ucube "kök maaş" sistemi yüzünden yine hüsrana uğrayacaktır. İktidar ekranlarda "zam yaptık" propagandası yaparken, insanımız aynı sefalet ücretini almaya devam edecektir.

Bu kör kapitalist zihniyetin Türk milletine verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Fabrikalarımız, madenlerimiz, topraklarımız satıldı ama millete yine sadece fakirlik düştü. Kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akarken milletin sefalete mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz.

"Onurlu bir yaşam için Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması şarttır"

Aziz milletimize ilan ediyoruz: Milli Ekonomi Modeli olmadan bu ekonomik enkazın altından kalkılamaz. Onurlu bir yaşam ve tam bağımsız bir ekonomi için, yerli ve millî tek model olan Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması şarttır. Türk halkı, layık olduğu onurlu ve başı dik yaşama ancak ve ancak Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) iktidarıyla kavuşacaktır."

İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı

İBB davasında Ekrem İmamoğlu, hakimle yaşadığı tartışmanın ardından duruşma salonundan çıkarıldı.
 

02.07.2026 12:16:00
Haber Merkezi
 
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
İBB davasında 61. gün: İmamoğlu salondan çıkarıldı
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 61. günü Silivri'de başladı.

Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş'in savunması öncesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, söz aldı. Mahkeme heyetinin 9 Temmuz'da savunmaları bitirmesine yönelik talepte bulunan İmamoğlu, pazartesi iki davasının olduğunu ve sonraki hafta iki davasının daha olduğunu söyledi. İmamoğlu, "Burada insan üstü bir gayretle hakkımızı hukukumuzu savunma konusunda bir süreç yönetiliyor" dedi ve savunmaların 9 Temmuz'a yetişmeyeceğini söyledi.

Mahkeme başkanı CMK'nın 203. maddesini uyguladığını söyledi ve Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması için talimat verdi. Duruşmayı 9 Temmuz'da bitireceğini ifade eden mahkeme başkanı savunma hakkını engellemediğini ileri sürdü.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin'in de salondan dışarı çıkarılması talimatını verdi. Mahkeme başkanı, kararına itiraz edenler arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a "Milletvekilisiniz diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" dedi. Gerginlik sürerken mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

Salon boşaltıldı, mahkeme başkanı salondan çıkartılması için talimat verdiği kimsenin tekrar salona alınmamasını söyledi. Ekrem İmamoğlu, 9 Temmuz tarihinin dün ortaya çıktığını ifade etti ve "9 Temmuz'da operasyon mu olacak, milli seferberlik mi ilan edilecek" dedi. Mahkeme başkanı tartışma sırasında, "Savunmasını alamayacağımız sanıklar ikinci celsede savunmasını yapabilir. Biz 9 Temmuz'da bitirmek üzere karar aldık" ifadelerini kullandı.

Resmi ilan yayımlayan gazete sayısı düştü

Basın İlan Kurumu verilerine göre, resmi ilan yayımlayan gazete sayısı 2024 yılında 753 iken, 2025 yılında yüzde 12,5 azalarak 659 oldu. Bu yayınların yüzde 95,9'unu yerel, yüzde 3,3'ünü yaygın (ulusal) ve yüzde 0,8'ini bölgesel yayınlar oluşturdu

02.07.2026 11:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Resmi ilan yayımlayan gazete sayısı düştü
Resmi ilan yayımlayan gazete sayısı düştü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Süreli Yayın İstatistikleri'ni açıkladı. Basın İlan Kurumu verilerine göre, resmi ilan yayımlayan gazete sayısı 2024 yılında 753 iken, 2025 yılında yüzde 12,5 azalarak 659 oldu. Bu yayınların yüzde 95,9'unu yerel, yüzde 3,3'ünü yaygın (ulusal) ve yüzde 0,8'ini bölgesel yayınlar oluşturdu. Türkiye'de 2025 yılında resmi ilan yayımlayan gazetelerin yıllık toplam tirajı 2024 yılına göre yüzde 15,1 azalarak 392 milyon 797 bin 801 olup, tirajın yüzde 81,9'unu yaygın (ulusal), yüzde 17,7'sini yerel ve yüzde 0,4'ünü bölgesel gazeteler oluşturdu.

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinin sayısı 357 oldu

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı 2024 yılında 349 iken, 2025 yılında yüzde 2,3 artarak 357 oldu. Toplam tekil ziyaretçi sayısı 8 milyar 840 milyon 299 bin 804 olarak gerçekleşti. Bu ziyaretçi trafiğinin yüzde 66,3'ü genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oluştu. Toplam sayfa görüntüleme sayısı 45 milyar 314 milyon 725 bin 824 olarak gerçekleşti. Bu görüntüleme sayısının yüzde 74,2'si genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oldu.

Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 46,8'i aylık yayımlandı

Resmi reklam yayımlayan dergi sayısı 2024 yılında 474 iken, 2025 yılında yüzde 0,8 azalarak 470 oldu. Resmi reklam yayımlayan dergilerin yüzde 46,8'i aylık, yüzde 15,1'i haftalık, yüzde 13,6'sı on beş günlük, yüzde 11,1'i iki aylık, yüzde 6,8'i günlük ve yüzde 6,6'sı üç aylık olarak yayımlandı.

Resmi ilan yayımlayan gazetelerin yüzde 57,4'ü günlük yayımlandı

Resmi ilan yayımlayan gazetelerin yüzde 57,4'ü günlük, yüzde 42,6'sı haftada iki-altı gün arası olarak yayımlandı. Bu yayınların toplam tirajının yüzde 98,9'unu günlük, yüzde 1,1'ini haftada iki-altı gün arası yayımlanan gazeteler oluşturdu.

Resmi ilan ve reklam yayımlayan toplam süreli yayın sayısı 2 bin 173 oldu

Süreli yayın sayısı 2024 yılında 2 bin 40 iken, 2025 yılında yüzde 6,5 artarak 2 bin 173 oldu. Bu yayınların yüzde 90,9'u siyasi/haber/güncel, yüzde 3,3'ü sektörel/mesleki, yüzde 1,6'sı kültür/turizm/tanıtım, yüzde 1,3'ü ekonomi/ticaret/finans içerikli yayımlanırken, yüzde 2,9'u ise diğer içerik türlerinde yayımlanmıştır.

Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 3 bin 714 oldu

Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 2024 yılında 4 bin 315 iken, 2025 yılında yüzde 13,9 azalarak 3 bin 714 oldu. Çalışanların yüzde 37,8'i lise ve dengi okul, yüzde 34,9'u lisans, yüzde 13,7'si lise altı, yüzde 11,2'si ön lisans ve yüzde 2,4'ü yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların kadro unvanlarına göre ise yüzde 43,8'i muhabir, yüzde 26,7'si sayfa sekreteri, yüzde 20,3'ü sorumlu müdür, yüzde 7,1'i yazar ve yüzde 2,1'i haber müdürü olarak görev yaptı.

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 3 bin 690 oldu

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 2024 yılında 3 bin 404 iken, 2025 yılında yüzde 8,4 artarak 3 bin 690'a yükseldi. Çalışanların yüzde 57,7'si lisans, yüzde 24,4'ü lise ve dengi okul, yüzde 10,2'si ön lisans, yüzde 4,8'i lise altı ve yüzde 2,9'u yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanları incelendiğinde, yüzde 39,3'ü muhabir, yüzde 37,0'si internet editörü, yüzde 10,9'u sorumlu müdür, yüzde 9,3'ü yazar ve yüzde 3,5'i haber müdürü olarak görev yaptı.

Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde kadın yazarların oranı yüzde 45,6 oldu

İnternet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanı ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, sorumlu müdürlerin yüzde 67,2'si erkek, yüzde 32,8'i kadın, haber müdürlerinin yüzde 78,9'u erkek, yüzde 21,1'i kadın, internet editörlerinin yüzde 53,2'si erkek, yüzde 46,8'i kadın, muhabirlerin yüzde 57,4'ü erkek, yüzde 42,6'sı kadın, yazarların ise yüzde 54,4'ü erkek, yüzde 45,6'sı kadın.

Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"

Ankara Valiliği, düzenlenecek olan NATO Zirvesi kapsamında alınacak önemler hakkında açıklama yaptı

02.07.2026 11:00:00
İHA
 
Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"
Ankara Valiliği: "Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların 5-10 Temmuz arasında şehre girişine izin verilmeyecek"
Ankara Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "07-08 Temmuz 2026 tarihlerinde ilimizde düzenlenecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında alınan tedbirlerin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi amacıyla; UKOME kararı gereği ve NATO Zirvesi kapsamında alınacak trafik tedbirleri nedeniyle 06-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş/gidiş istikametine tüm makamların kullandığı yol güzergâhları ile etkinliğin yapılacağı etkinlik alanları olmak üzere Ankara Çevre Yolunun (O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkii Bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi üzeri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Hilton Garden Inn Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevresi skuter türü araçların girişine kapatılmış olup park halinde bulunanlar da 04 Temmuz 2026 tarihine kadar kaldırılacaktır" ifadelerine yer verildi.


Bazı noktalar motokuryelerin kullanımına kapatılacak



Yapılan açıklamada motokuryelerin kullanımına kapatılacak noktalar hakkında, "06-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı'ndan başlanarak geliş/gidiş istikametine Ankara Çevre Yolunun (O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi) Mamak ilçesi Ortaköy mevkii bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy yolu arasında kalan bölümü, Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevreleri motokuryelerin kullanımına kapatılmıştır" ifadeleri kullanıldı.


Yakıt tankeri, beton mikseri gibi araçların şehre girişine izin verilmeyecek



Zirve nedeniyle bazı araçların şehre girişine izin verilmeyeceği belirtilen açıklamada, "Zirve nedeniyle kullanılacak güzergâhlar üzerinde, yola cephesi olan ikametlerin ve iş merkezlerinin müştemilatları önünde ve bahçeleri içerisinde, ayrıca taksi duraklarının önünde, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, AVM'ler, umuma açık yerler ve marketlerin otoparklarında, araç tamir servisleri, işyerlerinin otoparkları ve önlerinde bulunan araç, karavan gibi taşıtlar ile konteynerlerin 04-09 Temmuz 2026 tarihleri arasında bu alanlara park etmemeleri gerekmektedir. Yakıt tankeri, beton mikseri, çekici ve diğer ağır tonajlı araçların 05 Temmuz 2026 saat 16.00'dan 10 Temmuz 2026 saat 10.00'a kadar şehir içerisine girişine izin verilmeyecektir" denildi.

Gıda ve ilaç gibi malzeme taşıyan kamyonların kullanabileceği güzergahlarda paylaşılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Gıda maddesi taşıyan kamyonlar 06 Temmuz 2026 saat 00.00'dan 09 Temmuz 2026 saat 05.00'a kadar geliş güzergâhlarına göre Çevre Yolundan İstanbul Yoluna katılarak Fatih Sultan Mehmet Bulvarı merkez istikametini takiben Rajiv Gandhi Caddesinden GİMAT istikametine ve Hipodrom Caddesi üzerinden Roma Meydanı ışıklardan (U) dönüşü yaparak Toptancı Haline giriş yapabileceklerdir. İlaç ve bozulacak acil malzeme taşıyan kamyonlar 06 Temmuz 2026 saat 00.00'dan 09 Temmuz 2026 saat 05.00'a kadar Fatih Sultan Mehmet Bulvarını kullanmak suretiyle Dumlupınar Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Ankara Bulvarı, Mevlana Bulvarı, İnönü Bulvarı ile Atatürk Bulvarı haricindeki güzergâhları kullanabileceklerdir. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına belirtilen tarih ve saatlerde alınan tedbirlere riayet etmeleri önem arz etmektedir."

Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır" dedi

01.07.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor" dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok şehrimizde meydanlarda bir narkoterör örgütünün elebaşının posterleri asılmakta, caddelerde bir bebek katilinin fotoğrafını taşıyan bildiriler dağıtılmakta, sokaklarda PKK paçavrasını taşıyan gruplar serbestçe yürümekteler. 12 suçsuz insanı; kadın, erkek ve bebek demeden yakarak öldüren PKK'lı teröristler, Türk milletine ve Türk devletine karşı meydanlarda insan hakları, demokrasi nutukları atmakta, Diyarbakır'da Kürtçenin ikinci resmi dil olması amacıyla kongreler düzenlenmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne geçen 103 sene içerisinde Türk bayrağını, Türk devletini ve Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olma şuurunu destekleyen ve savunan, 1984'ten bu yana da PKK terör örgütüne karşı birçoğu korucu olarak vatan savaşı veren insanlarımız, gelinen aşamada devletin DEM ve PKK'ya taviz vererek mücadeleyi sona erdirdiği ve vatansever yurttaşları DEM ile PKK'nın insafına terk edeceği düşüncesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan batıya göç etmeyi düşünmeye başlamışlardır. Yaşanan durum, ağır bir milli travmanın yaklaştığını göstermektedir.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman şöyle demiş: 'Büyük İsrail Projesi, çevredeki devletleri parçalı ve etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.' ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail'in çevresinde ulus devlet istemediğini ifade etmiş. Önce Irak parçalandı, sonra Suriye. Sıra İran ve Türkiye'ye geldi. ABD ve İsrail'in ortak operasyonu ile İran'a savaş açıldı. Plan; İran üst yönetimini öldürmek, yönetim boşluğunun oluştuğu aşamada silahlandırılan Kürtleri ayaklandırmak, PKK ve PYD'yi Irak'tan İran'a sokarak İran'da isyan çıkarmaktı. Bunun için de İran'ın batısında yoğun bombardıman yapılarak PKK ve PYD'nin geçeceği bölgelerdeki İran güvenlik güçleri etkisizleştirilmeye çalışıldı. İran bu oyunu bozdu ve İsrail ile ABD'yi geri püskürttü.

"Terörsüz Türkiye projesi, Büyük Orta Doğu projesinin bir parçası"
İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.

DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.

Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."

İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 60. duruşması başladı

 

01.07.2026 11:58:00
Anadolu Ajansı
 
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı
İBB Davası'nın 60. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 51 sanığın tahliyesiyle davada, 59 tutuklu sanık bulunuyor. 

2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenen 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) başvurular başladı

 

01.07.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
 
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı
2026-KPSS Lisans başvuruları başladı

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül, Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül'de yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da uygulanacak.

Sınavın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile Alan Bilgisi oturumlarına başvurular 1-13 Temmuz'da, DHBT'ye başvurular ise 22-30 Eylül'de alınacak.

Adaylar, başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.

Tüm adaylar için 6 Eylül'deki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorunlu olacak. Sınavın diğer oturumlarından hangilerine gireceklerine adaylar karar verecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye 2026-KPSS Lisans Kılavuzu'ndan erişilebiliyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.