logo
22 HAZİRAN 2026

Erdoğan Hamas'ın kararından memnun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Azerbaycan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, "Hamas verdiği cevapla barışa ve müzakerelere hazır olduğunu bize ifade etti. Bu bana göre çok çok değerli bir adımdır" dedi

 

08.10.2025 11:56:00 / Güncelleme: 08.10.2025 13:26:18
Anadolu Ajansı
Erdoğan Hamas'ın kararından memnun
Erdoğan Hamas'ın kararından memnun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Azerbaycan'daki temaslarının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türk Devletleri İşbirliği Günü'nü 3 Ekim'de kutladıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Böylece Teşkilatımızın temellerinin atıldığı Nahçıvan Antlaşması'nın 16. yılını geride bırakmış olduk. Kısa sayılabilecek bir zaman diliminde aile meclisimiz olarak gördüğümüz bu müstesna kuruluş, mühim mesafe kat etti. Kurumsal yapısını tahkim ederken, Türk dünyasının müşterek vizyonunu da küresel çapta daha görünür hale getirdi. Bugünkü zirvemizde de dış politika dahil sektörel, beşeri ve kültürel işbirliğimizi kapsayan içerikli bir gündemi değerlendirdik. Türk dünyasının kurumsal bütünleşme sürecinin yanı sıra diğer ülke ve uluslararası teşkilatlarla ibirliğini geliştirmeye matuf adımları ele aldık. Teşkilatımızın uluslararası aktör olma konumunu pekiştirerek bu gayeyle 'Türk Devletleri Teşkilatı Plus' ismini verdiğimiz yeni bir format ihdas edilmesini kararlaştırdık. Savunma sanayisi, enerji ve bağlantısallık konularının yanı sıra kritik mineraller alanında işbirliği başlatma kararını Gebele Bildirisi'nde kayda geçirdik. Zirvenin teması olan bölgesel barış ve güvenlik özelinde bildiriyi şekillendirdik. Gazze, Suriye, Güney Kafkasya'daki istikrar süreci gibi öncelikli dış politika konularına dair ortak yaklaşımlarımızı bildiriye yansıttık. Dışişleri Bakanlarımızın bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında daha sık aralıklarla bir araya gelmeleri için gerekli talimatı da verdik."

"KKTC'nin teşkilat üyesi ülkelerle temaslarının arttığına şahit oluyoruz"

Zirvede Türkmenistan ve Azerbaycan ortaklığında Fuzuli'de yapılacak caminin temel atma törenine canlı bağlantıyla katıldıklarını belirten Erdoğan, Türkmenistan'ın zirvede Türk Akademisi ile Türk Kültürü ve Mirası Vakfına gözlemci üye olarak kabulünün aile fotoğrafının tamamlanmasında yeni bir merhale teşkil ettiğini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) teşkilatta layık olduğu en üst seviyede temsiline büyük önem atfettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 2022'den itibaren gözlemci ülke sıfatıyla teşkilat üyesi ülkelerle doğrudan temaslarının arttığına şahit oluyoruz. Mayıs ayında Budapeşte zirvemizde olduğu üzere Gebele Zirvesi'nde de Türk dünyasının, Kıbrıs Türklerinin özden gelen haklarının güvence altına alınması konusunda dayanışma ifadelerini bildiride vurguladık. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türk Akademisi'ne gözlemci üyeliğine ilişkin kararı yürürlüğe koyan gerekli düzenlemeyi de hayata geçirdik." dedi.

"Önümüzdeki yıl biz dönem başkanı olacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve marjında gerçekleştirdiği görüşmelerde muhatapları ile küresel ve bölgesel gündemdeki meseleleri ele alma imkanı bulduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Teşkilatımız artan uluslararası görünürlüğü, genişleyen etki alanı ve derinleşen işbirliği zeminleriyle küresel bir aktör de olma yolunda ilerliyor. Bu yolda kurumsallaşmamızı derinleştirecek işbirliğimizi çeşitlendirecek ve teşkilatımızı küresel ölçekte daha da müessir kılacağız. Bu vesileyle Türk Devletleri Teşkilatı dönem başkanlığını layıkıyla tamamlayan Kırgızistan'ı ve başarılı bir zirve düzenleyen Azerbaycan'ı tebrik ediyorum. Önümüzdeki yıl biz dönem başkanı olacağız ve zirveyi inşallah Türkiye'de tertipleyeceğiz. Bu düşüncelerle Aile Meclisimizin 12. Zirvesi'nin Türk dünyası ile tüm dost ve kardeş ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum."

"Riskin olduğu yerde tedbir de muhakkak beraberinde gelecektir"

Bir basın mensubunun, "Dünyada büyük gerilimler yaşanıyor. Bu gerilimlerin bir küresel çatışmaya dönüşme riski var. Bu kapsamda bazı ülkeler arasında savunma anlaşmaları yapılıyor. Türk Devletleri Teşkilatı'nda savunma ve güvenlik konusunda daha ileri adımlar mümkün mü'" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı artık sadece kültürel bir birliktelik değil. Stratejik bir dayanışma platformudur. Dünyadaki gerilimler herkesi etkilediği gibi, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Çatışma bölgelerine yakınlıkları da hesaba katılırsa aile meclisimizin bu gerilimlerden dünyanın diğer ülkelerine nazaran daha fazla etkilendiğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla riskin olduğu yerde tedbir de muhakkak beraberinde gelecektir. Ancak her türlü duruma karşı da hazırlıklıyız. İstihbarattan, sınır güvenliğinden siber alana kadar çok boyutlu işbirliğini konuşuyoruz. Dünyada savunma harcamalarını artırma ve güvenlik konusunda ileri adımlar atma hususunda bir eğilim söz konusu. Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri olarak bizler de bu yönde adımlar atıyoruz. İleri adımlar da her açıdan değerlendirilir ve gerektiğinde atılır."

"Arkadaşlarımız Şarm El-Şeyh'teler"

Erdoğan, "BM ziyareti dönüşünüzde ABD Başkanı Sayın Donald Trump'la görüşmenize ilişkin 'Hem Gazze ile hem de Filistin ile ilgili önce ateşkes, sonra kalıcı barışa ilişkin atılacak adımların yollarını anlattık' dediniz. Sonrasında arka arkaya adımlar geldi. Donald Trump Hamas'a geçtiğimiz cuma günü bir süre vermişti. Sonra sizinle telefon görüşmesi yaptılar. Bu süreçte Türkiye'nin hem ABD hem de Hamas'ı ikna yolları ne oldu'" şeklindeki bir soruya, şu yanıtı verdi:

"Filistinlilerin tamamı bilir ki Türkiye, Filistin'in menfaatini korur ve gözetir. Gazzeli mazlumların hakkını da Filistin'in diğer bölgelerindeki kardeşlerimizin hukukunu da kendimizi savunur gibi müdafaa ederiz. Gazze'de akan kanın durması, mazlumların güvenliğinin sağlanması için yıllardır çaba sarf ediyoruz."

"Hamas ile bu süreçte de hep temas halinde olduk. Şu anda yine temas halindeyiz. En makul yolun ne olduğunu, Filistin'in geleceğe emin adımlarla yürüyebilmesi için ne yapılması gerektiğini anlatıyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"İşte şu anda arkadaşlarımız Şarm El-Şeyh'teler. Tüm gün oradaydılar. Yarın sabahtan itibaren de görüşmelere başlayacaklar. Hem Amerika ziyaretimizde hem de en son telefon görüşmemizde Filistin'de çözümün nasıl gerçekleşebileceğini Sayın Trump'a izah ettik. Onun da bizden özellikle Hamas'la görüşme, Hamas'ın ikna edilmesi ricası oldu. Bu konuda muhataplarımızla süratle irtibata geçtik. Sayın Trump'ın barış çabalarını desteklediğimizi ben kendisine söyledim. Bunu ayrıca kamuoyuna da ilan ettik. Hamas verdiği cevapla barışa ve müzakerelere hazır olduğunu bize ifade etti. Yani ters bir söylem içerisine girmedi. Bu bana göre çok çok değerli bir adımdır. Hamas, İsrail'den önde gidiyor. Niye bunu söylüyorum' Çünkü bu kadar kayıp verdi. 100 binin üzerinde yaralısı var. Bütün kaldıkları yerler yer ile yeksan oldu. Artık başlarını sokacakları herhangi bir yerleri dahi yok. İsrail'in benzer ve yapıcı tavırlar sergilediğini biz şu ana kadar görmedik, görmüyoruz. Zaten onlardan böyle bir tutum da beklemiyoruz. İki devletli çözüm temelinde İsrail-Filistin sorununu ortadan kaldırmaya çalışacağız, gayret edeceğiz. Temennimiz odur ki, inşallah bunu sizlerin de verdiğiniz desteklerle başarırız."

"Önceliğimiz acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de önceliğin acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması olduğunu belirterek, "Önce bunu başarmamız lazım. İnsani yardımların Gazze'ye bir an evvel kesintisiz biçimde ulaştırılması şart." dedi.
 
"Gazze için bir barış umudu doğdu. ABD Başkanı Trump'ın barış planını kabul ettiler. Şimdi o barış planına baktığımızda dikkati çeken iki uluslararası oluşum var. Biri Filistin'deki geçici yönetiminin üzerine konumlanan bir Barış Konseyi, diğeri de güvenlik için bir Uluslararası İstikrar Gücü. Siz her konuşmanızda 'Gazze için, her türlü çaba için biz varız' diyorsunuz. Bu iki uluslararası oluşumda, Barış Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü'nde Türkiye yer alabilecek mi? Türk askeri Gazze'de olacak mı?" sorusuna Erdoğan, "Önceliğimiz acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması. Önce bunu başarmamız lazım. İnsani yardımların Gazze'ye bir an evvel kesintisiz biçimde ulaştırılması şart." yanıtını verdi.
 
Gazze'nin İsrail saldırıları neticesinde yok edilen altyapısının bir an önce ayağa kaldırılmasının öncelikleri arasında bulunduğu dile getiren Erdoğan, "Bunun için yoğun bir diplomasi trafiği sürdürüyoruz. Gazze'nin Filistin halkının toprağı olarak kalması ise çok çok önemli. Gazze'yi nihayetinde Filistinlilerin yönetmesi de çok mühim." ifadelerini kullandı.
 
Güvenliğin hangi yolla sağlanacağı ve istikrar gücünün nasıl kurulup işletileceği konusunun ayrıntılı olarak değerlendirilebileceğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Bunun için ben doğrusu Şarm El-Şeyh'teki müzakereleri çok çok önemsiyorum. Bugün de görüşmeler başladı ama yarınki görüşmeler mühim. Bizim Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız da orada olacak. Oradan çıkacak netice büyük önem arz ediyor. 'Her türlü çabaya destek veririz' derken tüm ihtimalleri göz önünde bulundurarak, bu açıklamayı yaptım. Umarız İsrail verdiği sözleri tutar ve bu barışı sabote edecek adımlar atmaz. Biz, kalıcı ateşkes ve barış için umutlu olduğumuz kadar, aynı zamanda da ihtiyatlıyız."
 
"Filo, hukuksuz ablukanın görünür olmasını sağlamıştır"
 
"Sumud Filosu'ndan 36'sı Türk, 137 aktivisti ülkemize getirdiniz. Yabancı aktivistler uçaktan Türkiye'ye teşekkür ederek indiler. Burada Türkiye'nin küresel gücü daha da belirginleşti. Ülkemizin bölgemizdeki tüm konularda etkin ve yetkin olduğu, ikili pozisyonda olduğunu görüyoruz. Bundan sonraki süreci nasıl okumalıyız?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları ifade etti:
 
"Söylediğiniz ilk etaptı. İkinci etapta 14'ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı toplam 16 kişi İsrail'den alındı. Ürdün'e geçtiler, oradan da İstanbul'a geldiler. Yani iki ayrı parti halinde İsrail'deki Sumud gruplarını almış olduk. Bu filo İsrail'in Gazze'ye uyguladığı hukuksuz ablukanın görünür olmasını sağlamıştır. Bu bakımdan önem arz ediyor. Sadece insani yardım taşıyan gemilerini, Gazze kara sularına kadar ulaştırmış ve ablukayı kırmışlardır. Başarının bana göre en önemli yanı bu. Türkiye olarak Sumud Filosu harekete geçtiği ilk andan itibaren insansız hava araçlarımız ve gemilerimizle süreci yakından takip ettik. Örneğin pazar günü Akıncılarımızın elde ettiği görüntülerden, ben de neredeyse sabahtan akşama kadar Sumud Filosu'nun nerede ne yaptığını, ne durumda olduğunu izledim."
Erdoğan, ekiplerin sürekli izlediğini, Dışişleri Bakanlığı ve istihbaratın bu süreçte gerçekten çok çalıştığını vurguladı.
 
"Hem diplomasi hem hukuk cephesinde mücadele"
 
İsrail'in, uluslararası hukuku çiğneyerek uluslararası sularda filoya müdahale ettiğini anımsatan Erdoğan, "Hem kendi vatandaşlarımızı hem de filodaki diğer ülke vatandaşlarını İsrail'in elinden almak için yoğun çalıştık. Kısa sürede de vatandaşlarımızın tahliyesine başladık. Zaten ilk heyet geldiğinde arkadaşlarımız, kendi kızım da dahil olmak üzere, vatandaşlarımız ve diğer ülkelerden gelenler onları karşıladı." diye konuştu.
 
Erdoğan, Türk Hava Yollarının gayet güzel bir şekilde hazırlıklarını yaptığını, giysiler hazırladığını, vejetaryen menüye varıncaya kadar yemekler sunduğunu belirterek, "'Hiçbir yerde görmediğimiz ilgi ve alakayı Türk Hava Yollarından gördük' dediler. Orada uluslararası diplomasinin ötesinde farklı bir güzellik ortaya çıktı. Bütün arkadaşlardan Allah razı olsun. Türk Hava Yolları yöneticilerinden Allah razı olsun. İkinci etaptakiler de Ürdün üzerinden geldiler. Onlar da yine sahil-i selamete en güzel şekilde çıktılar." dedi.
 
Türkiye'ye ulaşan aktivistlerin yaşadıklarını hem doktor raporları hem de hukuki metinlerle kayıt altına aldıklarını dile getiren Erdoğan, hem diplomasi hem hukuk cephesinde mücadeleyi sürdürdüklerinin, bundan bir milim geri adım atmayacaklarının altını çizdi.
 
"Tarihin doğru tarafında durmanın övüncünü yaşıyoruz"
 
"2023 7 Ekim'inden bu yana Gazze'de olanlar nedeniyle hem uluslararası sistem hem insanlık ailesi hem de tek tek her birimiz çok sarsıcı ve yaralayıcı bir iki yıl geçirdik. Lakin kuşkusuz siz konumunuz, Filistin davasına sadakatiniz ve tecrübeniz gereği olup bitenleri farklı bir yüzünü, perdesiz bir şekilde gördünüz. Bizim gördüğümüzden farklı bir boyutunu, arka bahçeyi de gördünüz. Gazze özelinde siz ne gördünüz? Değerlendirmeniz ne olur?" sorusuna Erdoğan, "Gazze diyebilirim ki adeta kıyametin dünyada görünen bir ön yüzü oldu. 
 
Düşünün, 67 bin Gazzeli şehit. Öbür tarafta 169 binden fazla yaralı. Fakat çok daha enteresanı var. Bugün yanımdaki arkadaşlardan bir tanesi 'Bu rakamlar yanlış' dedi. 'Neden?' dedim. 'Rakamlar böyle değil. Enkaz altında kalanları da masaya yatırdığımız zaman rakamların 600 bin civarında olduğu söyleniyor' dedi. Hadi biz şu anda sadece 169 bin yaralıyı konuşuyoruz. Şehitlerimizi konuşuyoruz. Ama insanlık bütün bu olanlar karşısında sessiz. Yapılan herhangi bir şey ne yazık ki yok." cevabını verdi.
 
Acı, kan ve gözyaşı dolu iki yılın artık geride bırakıldığını, Gazze'de büyük bir drama, soykırıma şahit olunduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"İsrail'in uluslararası hukuku ayaklar altına alan saldırıları tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. İsrail'in yaptıkları meşru müdafaa değil, planlı bir soykırımdır ve terördür. İsrail'in gözler önünde pervasızca gerçekleştirdiği katliamları ve onları görmezden gelenler, insanlık tarihinin utanç kayıtlarına geçmiştir. Bunların affedilir yanı yok. İsrail bebekleri öldürürken, hastaneleri, ambulansları, pazar yerlerini, mülteci çadırlarını, Birleşmiş Milletler misyonlarını, okulları, ibadethaneleri hedef alırken, 'ama'lı 'fakat'lı cümleler kuranlar, gelecek nesillere bu tutumlarını izah edemeyeceklerdir. Tarih doğru tarafta duranları da yanlışta ısrar edenleri de kayda alıyor. Nazilerin soykırımında kimin nerede durduğu ortadadır. Bosna'da ve diğer coğrafyalarda soykırımlar yaşanırken görmezden gelenler de ortadadır. Onları bizim jenerasyon gayet iyi biliyor. Bugün onlar nasıl bir utanç yaşıyor ise Gazze soykırımına sessiz kalanları da yarın benzer bir akıbet beklemektedir. Biz dün de bugün de tarihin doğru tarafında durmanın övüncünü yaşıyoruz. Bundan dolayı huzurluyuz."

"Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacaktır" 
 
Bir gazetecinin, Suriye'de SDG'nin 10 Mart mutabakatına ısrarla uymadığını belirterek, "Siz defalarca uyarılarınızı yaptınız. Farklı gruplarla birlikte SDG'yi de İsrail'in kışkırttığı ortada. Bugün bazı görüşmeler de var. Onun ötesinde de Suriye ile İsrail arasında güvenlik görüşmelerinden, anlaşmalarından da bahsediliyor. Bizim sonraki süreçte hareket planınız ne olacak?" sorusu üzerine Erdoğan, bu konuda net bir duruş sergilediklerini söyledi.

Suriye'nin yeniden istikrarsızlığa sürüklenmesine asla müsaade etmeyeceklerine dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin, sahadaki tüm gelişmeleri yakından izlediğini, sabırlı, sağduyulu, vakur tavrının bir acziyet olarak asla algılanmaması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, "Suriye Demokratik Güçleri verdiği sözü tutmalı. Suriye ile bütünleşmeyi tamamlamalıdır. Ortak tarih, ortak gelecek ruhuyla hareket edilirse inanıyorum ki birçok sorun çözülür. Daha önce söyledim. Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacaktır. Türk, Kürt ve Arap ittifakı bölgede ebedi barışın ve huzurun anahtarıdır. Kimse provokasyonlara gelmemeli, yanlış heveslere kapılmamalı." ifadesini kullandı.

Halep'teki gerginlikte Suriye yönetiminin hassasiyetini koruduğunu ve Suriye Demokratik Güçlerinden 10 Mart mutabakatına uygun davranmasının beklendiğini de ilan ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim için olmazsa olmazdır. Bunun aleyhine tutumları kabul etmemiz mümkün değildir. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve yönetimi de bizimle aynı görüşte. Türkiye olarak Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Umarız hem F-35 konusu çözülür, hem de CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sağlanır"
 
"Amerika'dan döndükten sonra Trump'la bir görüşme daha gerçekleştirdiniz. Bu görüşmede hangi konuları ele aldınız? F-35 konusu gündeme geldi mi? CAATSA yaptırımları kalkacak mı?" sorusu üzerine Erdoğan, Türkiye ile Amerika arasında her alanda olduğu gibi savunma sanayisi alanında da bir işbirliğinin mevcut olduğunu belirtti.

Bu ilişkileri geliştirmek amacıyla her iki konuyu da Amerika ile müzakere ettiklerini ve olumlu sonuçlar beklediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Trump'la yaptığımız görüşmede bu yönde müspet mesajlar aldık. F-35 konusunu açık ve net bir şekilde gündeme getirdik. Bunun yanında Türkiye bu projede ortak, parasını ödemiş, yükümlülüklerini yerine getirmiş bir ülke. Bizi bu programdan çıkaran gerekçelerin hiçbir meşruiyeti yok. Bunu Sayın Trump da daha önce dolaylı olarak dile getirmişti. Somut adımların atılması için gerekli teknik görüşmeler de her düzeyde yapılıyor. Umarız neticede hem F-35 konusu çözülür, hem de CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sağlanır. Bunu da başarmamız gerekiyor. Ziyaretimiz, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmış, aramızdaki diyalog ve dostluğu daha da güçlendirmiştir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptığınız görüşmelerde gündeme gelen önemli konulardan biri de Halk Bankası'nın durumuydu. Bu görüşmeden acaba nasıl bir sonuç elde edildi?" sorusuna ise "Sayın Trump gerek Amerika'daki temaslarımızda gerek son telefon görüşmemizde 'Halk Bankası'nın problemi bizim için bitmiştir' dedi. Tabii bu önemli bir siyasi irade beyanıdır, bizim için de kıymetlidir. Diğer yandan, tamamlanması gereken bazı süreçlerin olduğunu da biliyoruz. Temennimiz, bu süreçlerin bir an önce olumlu şekilde neticelenmesidir." yanıtını verdi.
 
"O kare, gerçek Türkiye fotoğrafıdır"
 
Erdoğan, "Meclis'in açıldığı 1 Ekim resepsiyonunda bir fotoğraf verildi. Bu fotoğrafın kamuoyunda çok tartışıldığını gördük. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine şu görüşleri paylaştı:
"Meclis açılış resepsiyonu davetine katılanların oradaki yer alışı bizim için çok çok önemliydi. DEM Grubuyla da orada bir araya geldik, sohbetlerimiz oldu. Bu sohbetlerin dışında da geleceğe yönelik neler yapılabilir? Bunları konuşma, görüşme fırsatımız oldu. Bundan sonrası da inşallah hayır olur diye düşünüyorum. Resepsiyonda çekilen fotoğraf karesine gelirsek. O kare, gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Birileri Türkiye'yi kamplara bölünmüş, paramparça gibi göstermeye çalışıyor, ancak hakikat oradaki birlik ve beraberlik tablosudur. O tablonun parçası olamayanlar, oturup kendilerini hesaba çekmelidir."
"Son dönemde terör örgütlerinin ve çetelerin, çocukları ve genellikle 18 yaşın altındaki çocukları kullanmaları, ailelerimizde hassasiyetle karşılanıyor. Bu konuyla ilgili 11. Yargı Paketi'nde cezalandırmalarda artış sağlanacak. Bunların yanı sıra başka yaptırımlar da olacak mı?" sorusunu yanıtlayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"18 yaş altı kişilerin işlediği cinayetler yüreğimizi yaktı, yakıyor. Çocuklarımızı terör örgütlerinin, suç çetelerinin elinden kurtarmakta kararlıyız. Devlet olarak bu konuda topyekun bir mücadele içindeyiz. 11. Yargı Paketiyle cezalarda caydırıcılığı arttırıyoruz. Ama sadece ceza yetmez. Aileyi güçlendirmeden, eğitimi desteklemeden, sosyal dayanışmayı büyütmeden kalıcı çözüm olmaz. Yalnızca ceza ile, yalnızca eğitim sisteminde yapılacak düzenlemelerle çözülemeyecek kadar komplike bir sorunla maalesef karşı karşıyayız. Ceza düzenlemelerinin yanı sıra yalnızlaşan, şiddete maruz kalan ya da tanık olan çocukların suça bulaşmadan korunmasını önceleyen tedbirler üzerinde çalışıyoruz. Yani suça bulaşan çocukların yanı sıra suça sürükleyen etkenlere de yoğunlaşmış durumdayız."

İstanbul'daki hava kirliliği mayısta geçen yıla göre yüzde 8 azaldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 azaldığı belirlendi

22.06.2026 12:00:00
AA
İstanbul'daki hava kirliliği mayısta geçen yıla göre yüzde 8 azaldı
İstanbul'daki hava kirliliği mayısta geçen yıla göre yüzde 8 azaldı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 azaldığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026'nın mayıs aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da mayıs ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 26 istasyonda metreküp başına 31,2 mikrogram, geçen yılın aynı ayında ise 34 mikrogram olarak belirlendi.

Partiküler madde kaynaklı hava kirliliği geçen yıla göre yüzde 8 azaldı.

Mayıs ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 54,62 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 53,74 mikrogramla "Sultangazi 2" ve 47,64 mikrogramla "Tuzla" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,37 mikrogramla "Sultangazi 1" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,45 mikrogram, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,05 mikrogram ölçüldü.

Bu kapsamda, kentteki partikül madde hava kirliliği oranının 17 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 90,57 ile "Sarıyer", yüzde 79,39 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyon yüzde 58,59 ile "Sultangazi 1" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 36,34'le "Esenler" ile yüzde 35,97 ile "Ümraniye 1" istasyonları takip etti.

Mayıs ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hava kirliliğini azaltıcı yönde meteorolojik koşulların etkili olmasıyla hava kirliliği seviyeleri daha düşük gerçekleşti.

Ayrıca, Marmara Bölgesi'nde yağış miktarları geçen yıla göre yaklaşık yüzde 60 arttı. İstanbul'da da mayıs ayında yağışların geçen yıla kıyasla daha fazla olması, atmosferdeki kirleticilerin temizlenmesine katkı sağlarken, hava kalitesinin iyileşmesine neden oldu.

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı

CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı. Özgür Özel cephesi, kurultay çağrısı yapılmaması durumunda rotayı doğrudan yargıya çevirmeye hazırlanıyor.

22.06.2026 11:55:00
Haber Merkezi
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
 CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan hukuki ve siyasi kriz derinleşiyor. Noter onaylı imzaların teslim edilmesinin ardından başlayan 10 günlük sürenin dolmasına günler kaldı
Cumhuriyet Halk Partisi'nde 38. Olağan Kurultay hakkında verilen "mutlak butlan" kararının yankıları devam ederken, parti içindeki "meşruiyet" tartışması yerini "kurultay takvimi" krizine bıraktı. Özgür Özel yönetimi tarafından toplanan noter onaylı 833 delege imzası, 17 Haziran'da Genel Merkez'e teslim edilmişti. Şimdi gözler, tüzüğün öngördüğü 10 günlük sürenin dolacağı 26 Haziran'a çevrilmiş durumda.

Özgür Özel cephesinin ısrarla vurguladığı olağanüstü kurultay çağrısının bir "siyasi tercih" değil, "tüzük zorunluluğu" olduğu belirtildi. Kılıçdaroğlu yönetimi tanınan süre içinde kurultay çağrısı yapmazsa, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurulacak. Delege iradesinin engellendiği ve tüzüğün uygulanmadığı iddiasıyla hazırlanan dilekçe mahkemeye teslim edilecek. Mahkemelerin bu tür başvuruları 15 gün içinde karara bağlama zorunluluğu bulunuyor.

Kılıçdaroğlu yönetiminin delegeden gelen bu imzalı "kurultay" baskısına yanıt verip vermeyeceği, partinin bu haftaki en önemli tartışma konusu… Kılıçdaroğlu Sözcü TV'de olağan kurultay yapılacağını açıklamıştı.

CHP Genel Merkezi'nde yarın gerçekleştirilecek toplantılar, partideki gerilimi zirveye taşıyacak. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı hamlesi iptal edildi. Kılıçdaroğlu yarın sabah 11.00'de MYK'yı, öğleden sonra 14.00'te ise Parti Meclisi'ni toplayacak. Hem MYK'da alınan kararlar hem de PM gündemine eklenen "il disiplin kurullarının durumu" maddesi, gözleri yeni bir ihraç dalgasına çevirdi. Salı toplantılarının, partideki "hukuki ve siyasi" hamleleri netleştirmesi bekleniyor.

Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sürecinde açık tutulan nüfus müdürlüklerinde 3 bin 25 kimlik kartı başvurusunun alındığını bildirdi

 

21.06.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"YKS maratonunu geride bırakırken bir evladımızın dahi hayaline ulaşmasına engel olmamak için nüfus müdürlüklerimiz hafta sonu boyunca görev başındaydı. Açık tutulan nüfus müdürlüklerimizde, cumartesi günü 2 bin 274, pazar günü 751 olmak üzere toplam 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu alınarak adaylarımızın sınavlarına zamanında katılmaları sağlandı.

Gençlerimizin hayallerine giden yolda büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan nüfus personelimize, sınav sürecinin huzur ve güven içerisinde tamamlanması için emek veren tüm İçişleri ailemizin mensuplarına teşekkür ediyor, tüm evlatlarımızın emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyorum."

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi

21.06.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Hakan Fidan'ın, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kahire'de Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildiği bildirildi.

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı

CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katılacağı yeni partiyi duyurdu

21.06.2026 15:28:00
Haber Merkezi
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni partisini açıkladı
CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, aldığı karara dair açıklamalarda bulundu.

Tugay, istifa etmeden önce mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'le telefonda konuştuğunu söyledi. Özel'in, "Senin kararın" dediğini belirten Tugay, istifa ettikten sonra bir kez daha konuştuklarını ifade etti. Tugay'ın aktardığına göre bu sefer Özel, "Eline sağlık. Bunlar bunu hak ediyor" dedi.

"Bundan sonra artık Özgür Özel ve kurmaylarının vereceği siyasi kararları takip ediyorum" diyen Tugay, "Yeni parti kurulacak ve ben orada olacağım" ifadelerini kullandı.

Başka bir partiye gitmesinin söz konusu olmadığını belirten Tugay, "Benim partiden istifa etme sebebim Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan ile partinin başına atanması ve aldığı ihraç, atama kararlarıdır. Ben CHP'den herhangi bir ideolojik görüş değişikliği nedeniyle ayrılmadım. 2027 yılı sonunda Türkiye seçime gidecek, bu tarihe kadar elimizden gelen her şeyi yapmak durumundayız. Özgür Özel CHP'nin başına yeniden dönene kadar istifa kararım kesindir. Eğer bunlar olursa ben de CHP'ye yeniden dönerim. AKP'ye geçmem gibi bir durum söz konusu bile değil" dedi.

Beyoğlu ve Şişli'de bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul'un Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde güvenlik tedbirleri kapsamında trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı

21.06.2026 08:15:00
İHA
Beyoğlu ve Şişli'de bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu ve Şişli'de bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube ekiplerince, bugün güvenlik tedbirleri kapsamında saat 10.00 itibariyle Beyoğlu ve Şişli'de kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı.

Bu kapsamda; İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, Atıf Yılmaz Caddesi, Turnacı Başı Caddesi, Hamalbaşı Caddesi, Kamer Hatun Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Meşrutiyet Caddesi, Bostanbaşı Caddesi, İlk Belediye Caddesi, Hayriye Caddesi, Asmalı Mescit Caddesi, Cihangir Caddesi, Tak-ı Zafer Caddesi, Galip Dede Caddesi, Zambak Sokak, Meşelik Sokak, Mis Sokak, Billurcu Sokak, Balo Sokak, Sadri Alışık Sokak, Akarsu Yokuşu Sokak, Defterdar Yokuşu Sokak, Kazancı Yokuşu Sokak, Kumbaracı Yokuşu Sokak, Osmanlı Sokak, Dünya Sağlık Sokak, Akyol Sokak, Halas Sokak ile Nuri Ziya Sokak trafiğe kapatılacak.

Ayrıca, Selime Hatun Cami Sokak, Çiftevav Sokak, Miralay Şefikbey Sokak, İnönü Caddesi, Mete Caddesi ile Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu Caddesi gerek duyulması halinde trafiğe kapatılacak.


Alternatif güzergahlar



Taksim'de kapanan yollar için alternatif güzergahlar da açıklandı. Bu kapsamda, Meclis-i Mebusan Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Irmak Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bülent Demir Caddesi, Bahriye Caddesi, Fişekhane Deresi Caddesi, Dereboyu Caddesi, Melek Sokak, Evliya Çelebi Caddesi, Irmak Caddesi (Taksimden Dolapdere İstikameti, Akağalar Caddesi, Kurtuluş Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Elmadağ Caddesi, Abdulhak Hamit Caddesi, Dolapdere Taksim Caddesi kullanılabilecek.

Şişli'de de gerek duyulması halinde, Taşkışla Caddesi ile Askerocağı Caddesi trafiğe kapatılacak. Alternatif güzergah olarak ise, Abdi İpekçi Caddesi, Mim Kemal Öke Caddesi, Kadırgalar Caddesi, Dolmabahçe Gazhane Caddesi, Maçka Caddesi, Teşvikiye Caddesi, Vali Konağı Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi trafiğe açık olacak.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin olayda gözaltına alınanların sayısı 10'a yükseldi

20.06.2026 12:07:00
İHA
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Edinilen bilgiye göre, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Maltepe'de kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı.

Olayla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, şehir kameralarını mercek altına aldı.

Kurulan ekip tarafından Erhan Karaal'ı kurtarmak için çalışma başlatılmıştı. Maltepe'de evinin yakınlarında kaçırıldığı öğrenilen Karaal, düzenlenen operasyonla Tuzla'da bir inşaat alanındaki atıl şekildeki bir prefabrikte elleri kolları bağlı halde bulunmuştu.

Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ekiplerce yürütülen çalışmada 2 kişi daha gözaltına alındı.

Olaya ilişkin gözaltı sayısı ise 10'a yükseldi.

Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku

Gaziantep'te 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği Bahar Apartmanı'na ilişkin davada verilen mahkumiyet kararları, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları gerekçesiyle bozuldu

20.06.2026 11:36:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:41:19
İHA
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Gaziantep'te 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 10 kişinin hayatını kaybetmesine, 7 kişinin de yaralanmasına neden olan Bahar Apartmanı'na ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini bozarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Daire, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, binanın mimari projesine ilişkin revize edilmiş belgelerin dosyada yer almadığını ve yıkımın kesin nedenlerinin yeterince ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden konusunda uzman en az 7 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve hükme esas alınabilecek yeni bir rapor alınması gerektiği ifade edildi.



Kararda ayrıca, dönemin Şehitkamil Belediyesi Ruhsat Proje Şube Müdürü Mustafa B. yönünden dikkat çeken bir değerlendirmeye yer verildi. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, binanın yapım sürecinde doğrudan görev almayan Mustafa B.'nin eyleminin, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçu kapsamında mı yoksa "görevi kötüye kullanma" suçu kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin yerel mahkemece tartışılmadığını belirterek bunu bozma gerekçeleri arasında gösterdi.

Mahkeme ayrıca, statik proje müellifi Mustafa T. ile belediyede ruhsat proje müdürü olarak görev yapan Mustafa B.'nin kusur durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının da yeniden incelenmesi istendi. Öte yandan, Mustafa B. ve Mustafa T. hakkında daha önce çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama emirleri kaldırıldı. İki sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Dosya, eksikliklerin giderilmesi ve yeniden hüküm kurulması amacıyla ilk derece mahkemesine gönderildi.

Olayın geçmişi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde Gaziantep'te yıkılan Bahar Apartmanı'nda 10 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın karar duruşması, 1. Ağır Ceza Mahkamesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İ.M.U. ile taraf avukatları katıldı. Sanık İ.M.U., hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklar Mustafa B., Mustafa T. ve İ.M.U.'ya "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 11 yıl 1 ay 10'ar gün hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, sanık İ.M.U.'nun tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Heyet, tutuksuz yargılanan sanıklar Mustafa B. ile Mustafa T. hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.

YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı

20.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:18:04
AA
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

TYT'de ter dökecek adaylar, sabah saatlerinden itibaren aileleriyle sınava girecekleri okullara geldi.

Ailelerine sarılarak, sınav hakkında son konuşmaları yapan adaylar, sınav giriş kağıtları ile kimlik kartlarının kontrol edilmesi ve güvenlik kontrollerinin ardından salonlara yönlendirildi.

Öğrenciler daha önce sınava alınmayacağı duyurulan eşyalarını ailelerine ve emanet noktalarına bıraktı.

YKS için salonlara girişler saat 10.00'da sona ererken okul görevlileri, kapının kapanmasına sayılı dakikalar kala adayları uyardı.

Bazı öğrencilerin okullara geç kalmamak için koşarak geldiği görüldü.

Diğer veliler, sınava son anda yetişen adaylara alkışlarla moral verdi.

Giriş saatinin sona ermesinin ardından kapılar kapatıldı. Sınava geç kalan bazı adaylar bu andan itibaren binalara alınmadı.

Çocukları sınava giren bazı veliler okulların önünde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti.

Bazı veliler, okul çevresinde taburelerde otururken bazıları da araçlarında heyecanla çocuklarını beklemeye başladı. 

2.5 milyona yakın aday başvurdu

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

 

Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?


 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu. İşte gerçekler...

20.06.2026 02:28:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:35:51
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?
Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı programda, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu.
Referandumların seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. 2010 Anayasa referandumu, seçim değil referandum. 13 seçim bile olmadı" dedi.

Kaç seçimi kaybetti? 

Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 - 8 Kasım 2023 tarihleri arasında 13 yıl, 170 gün boyunca CHP Genel Başkanlığı görevini yürüttü.
1) Bu süreçte CHP, 2011 genel seçimlerinde yüzde 25.98 oy alarak ikinci oldu, Kılıçdaroğlu 2007 seçimlerine oranla partisinin oy oranını yüzde 5.11 artırdı. İyi başlangıç!

2) 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu belirledi ve seçimi yüzde 38.44 oy alarak ilk turda kaybetti.

3) 2014'teki yerel seçimlerde CHP ikinci oldu.

4) Haziran 2015 seçimlerinde CHP yüzde 25.98 oy aldı. 2011 ile aynı! CHP yine ikinci oldu.

5) Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.32 oy alarak ikinci oldu. Oylar Haziran'a göre düştü.

6) 2017 anayasa referandumunu yüzde 48.59 "HAYIR" oyu alarak kaybetti.

7) 2018 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 22.65 oy alarak yeniden ikinci oldu ve ana muhalefet statüsünü korudu. CHP'nin oyları 2015'e göre düştü. Kılıçdaroğlu'nun iddia ettiği gibi partinin oy oranlarını yükseltmedi.

8) Eş zamanlı yapılan 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde ise partinin adayı Muharrem İnce, yüzde 30.64 oy alarak ikinci oldu.

9) 2019 Türkiye yerel seçimlerinde partisi, 25 yıl sonra Mansur Yavaş ile Ankara Belediye Başkanlığını, Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Belediye Başkanlığını kazandı. Ancak genel oyda CHP yine ikinci oldu.

10) Şubat 2022'de Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın genişletilmesi ve Altılı Masa'nın kurulmasına öncülük etti; böylelikle Demokrasi ve Atılım Partisi ve Gelecek Partisi de ittifaka katıldı. 2023 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 25.35 oy alarak mecliste 169 sandalye kazandı, ancak bunların 40'ı ittifak üyelerine dağıtıldı. 2018'den daha iyi, Haziran 2015'ten daha kötü bir sonuç!

11) Mayıs 2023'te cumhurbaşkanlığı ikinci turunda oyların yüzde 48.09'unu alarak Recep Tayyip Erdoğan'a kaybetti.

Dolayısıyla CHP, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde 5 genel seçimi, 2 yerel seçimi, 3 cumhurbaşkanlığı seçimini ve iki referandumu kaybetmiş oldu. Referandumlardan ilki Türkiye'de Anayasa'da yapılan birtakım değişiklikleri kapsayan 12 Eylül 2010 referandumu idi. Toplam sayı 12'ye ulaştı. Bunlarda Kılıçdaroğlu Genel Başkan idi.

Bir de 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu, ancak yüzde 37 oy alarak, AK Parti adayı Kadir Topbaş'a karşı kaybetti. Böylece 13 etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.